FW: BIR OYKU .. DAR AYAKABILARIM...

1 view
Skip to first unread message

Nurhan Kose

unread,
Jun 22, 2011, 9:06:27 AM6/22/11
to Birol Köse, canım kızım, cozda...@hotmail.com, dilek mumcu, eferide salı, elif dinci, elif şafak, emel canol, emin deliktas, erdoğan bey, esra deliktaş, fatma çınarlı, fehmi battal, feray, ferhat hoca, fethiye saglam, fulya hoca, funda hoca, g_tur...@hotmail.com, Gülay Küçük, gürkan köse, hamit içer, hayal erol, jale güler, leyla...@hotmail.com, Mailce, mail grubum, merve köse, mesude, mğrb, mustafa taşova, müdür, müdür yasemin, müd yard, n çolak, Naci GÜLDAŞ, nesrin dogan, nihal turabi, nilay özbilir, nil kcr, nizam hoca, nurcan veli, Nurhan Kose, nuriye hoca, özgür, özlem hoca, özlem özgöz, pembe, rabia sabih yýldýrým, rabia kocaman, rehci, reyhan bilgicak, selçuk, selüke grup, serafett...@hotmail.com, serpil akdağ, sevgi, SOSYAL BİLGİLER GRUP, şahin hoca, şero hoca, şeyda, Şule Gür, tahsin içer, Tuğba Ersin, tuğba içer, umrantu...@hotmail.com, ümit emre, Yasemin Karakaptan, yavuz selim, yeliz ing, zafer KOSE, zümre

 

From: ni...@fatih.edu.tr
To: hu...@fatih.edu.tr; rez...@hotmail.com; esrade...@hotmail.com
Subject: FW: BIR OYKU .. DAR AYAKABILARIM...
Date: Wed, 22 Jun 2011 11:40:24 +0300

 

 


O bayram bana ayakkabı almaya karar verdiler.
Hazır ayakkabı satan mağaza yoktu ş...ehirde. Tek ayakkabı yapan dükkánında ayakkabıcı çıplak ayağımı bir kartonun üzerine koydu, iyice basmamı
söyledikten sonra ağzındaki kurşun kalemi eline alıp ayağımın çevresini çizdi.
O ayağımın çizildiği karton benim ayakkabı numaramdı.
Günlerce yeni ayakkabılarımın hayalini kurdum. Babamın anlattığına göre ayakkabılarım siyah ve bağcıklı olacaktı.
Kapının her çalınışında koştum.
Ayakkabılarım bayramdan bir gün önce geldi, siyah-bağcıklı.
O gün onları giymedim. Bayram gecesi yatağımın altına yerleştirdim yeni ayakkabılarımı.
Arada bir kalkıp kutusundan çıkartıyor, yere koyuyor, yukarıdan, yandan, önden bakıp duruyordum. Parlak ve yuvarlak burnunu gecenin karanlığında kim bilir kaç kez okşadım.
Uyku girmedi gözüme.
Sabahleyin ev ahalisi kalktığında, ayakkabı kutusu kucağımda sandalyede oturuyordum ben.Ayakkabımı babam giydirdi.
Ayağıma olmamıştı ayakkabılarım, dardı ve canımı yakmıştı.
Ama bunu babama söylemedim. O ''Sıkıyor mu?'' diye sordukça ''Hayır'' yanıtını
veriyordum.
''Dar, ayağımı acıtıyor'' desem, geri gidecekti ayakkabılarım ve
ayakkabıcının hemen bir yeni ayakkabı yapması olanaksızdı.
O bayram sabahı canım yana yana yürüdüm.
Bir süre sonra acı dayanılmaz oldu.
Dişimi sıktım.
Topalladım.
Soranlara ''Dizimi vurdum'' dedim, ama ayakkabılarımın ayağımı sıktığını kimseye söylemedim.

Doğrusunu isterseniz yaşam dar ayakkabıyla yürümektir.
Kimi zaman dar bir maaş, kimi zaman sevimsiz bir iş...
Kimi zaman bir mekan dar ayakkabı olur bize, kimi zaman bir çevre, kimi
zaman bir sokak, ya da bir şehir...
Kimi zaman dostluklar, arkadaşlıklar, beraberlikler bir dar ayakkabıya
dönüşür.
Kimi zaman zamandır dar ayakkabı, geçmek bilmez.
Kimi zaman mutlu gözüken bir beraberliktir..
Kimi zaman zenginlik, kimi zaman başınızı koyduğunuz yastık...
Canınız yanar.
Topallaya topallaya gidersiniz.
Sonradan öğrendim yaşamın dar ayakkabıyla yürüme sanatı olduğunu...
Teşekkürler Leman ..))

 

Yorumcum Grubuna Katılmak İçin ; yoru...@googlegroups.com Mail Adresine Bir Mail Gönderiniz.

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages