Maskara alayları, müzikli yürüyüşleri, gazinoları ve çok kültürlü yapısıyla Tatavla Karnavalı, İstanbul’un en özgün kamusal eğlence geleneklerinden biri olarak öne çıkmıştır. 1940’lı yıllarda tamamen sona eren bu gelenek, Hüseyin Irmak’ın 2009’dan itibaren arkadaşlarıyla birlikte başlattığı özverili çalışmalar sayesinde yeniden hatırlanmış, semt buluşmaları, yürüyüşler, konserler ve söyleşilerle kamusal alanda yeniden görünür kılınmıştır.
Programda ayrıca 19. yüzyılda Tatavla’daki Baklahoran Panayırı ve Ay Dimitri Çayırı şenliklerinden sonra en çok rağbet gören eğlence yerlerinden biri olan Heybeliada’daki Apukurya kutlamalarına da değineceğiz.

Heybeliada’ya uzanan bu karnaval hattı, İstanbul’un çok kültürlü eğlence geleneğinin önemli bir hafıza alanını oluşturmaktadır. Çünkü biliyoruz ki özellikle Çam Limanı’nda düzenlenen panayırlar, üç hafta süren coşkulu eğlenceleriyle ün salmış, maskeli ada sakinleri ve İstanbul’un farklı semtlerinden gelen ziyaretçiler laterna, zurna ve keman, ilerleyen yıllarda ise gramofon eşliğinde sabahlara kadar süren şenliklere katılmıştır. Eğlenceler ada sokaklarına yayılır, Çam Limanı’ndaki Themistokli ve Fillippaki gazinolarında doruğa ulaşırdı.
Her yıl binlerce turisti kendine çeken Rio Karnavalı’ndan bile daha eski bir geçmişe sahip olan Tatavla Karnavalı’nın 1940’lı yıllarda yasaklanmasıyla yalnızca insanlar eğlencelerinden mahrum kalmamış, İstanbul çok önemli bir kültürel ve turistik değerini yitirmiştir. Bugün ise Irmak ve yol arkadaşlarının gayretiyle bu kadim karnaval geleneği, İstanbul’un hafızasında yeniden yerini almaya çalışmaktadır.
Belki Adalar’da da:))
Sevgilerimizle
Derya&Nevin