UNESCO, PİRİ REİS, GELİBOLU

15 views
Skip to first unread message

Selim Akçaharman

unread,
Mar 8, 2013, 9:58:08 AM3/8/13
to ARED

UNESCO, PİRİ REİS, GELİBOLU
1978’den beri, üye ülkelerin
milli komisyonlarının önerileriyle belirlediği, insanlık tarihi için önemli
kişilerin doğum, ölüm tarihleriyle, önemli buluş ve eserlerin yıldönümlerini
anılmak veya kutlanmak üzere ilan eden UNESCO, yapımının 500. yıldönümü
nedeniyle Piri Reis’in dünya haritasını “2013 yılında UNESCO ile
ilişkilendirilen anma ve kutlama yıldönümleri” kapsamında ilan etti. 
Dünyada ve Türkiye’de “Anma ve Kutlama Yıldönümleri”
UNESCO’nun 2013 yılı için kabul
ve ilan ettiği ve de Azeri Besteci Üzeyir Hacibeyov’un ünlü eseri Arşın mal
Alan’ın 100 yıldönümünden başlayarak ABD’li insan hakları savunucusu Martin
Luther King’in “Bir Rüyam Var” adlı ünlü konuşmasının 50. yıldönümüyle sona
eren “Anma ve Kutlama Yıldönümleri Listesi”nde; Azerbaycan, Fransa, İran,
Letonya ve ABD’den üçer, Brezilya, Hırvatistan, Çek C, Danimarka, Almanya,
Hindistan, Rusya ve Ukrayna’dan ikişer, Angola, Bulgaristan, Küba, Mısır,
Gürcistan, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Litvanya, Polonya, Kore, Romanya,
Slovakya ve Uganda’dan birer yıldönümü bulunuyor.  
Öte yandan UNESCO tarafından
bugüne kadar, Türkiye’de; 1981’de doğumunun 100. yıldönümünde Mustafa Kemal
Atatürk’ten başlayarak aralarında Mimar Sinan, Yunus Emre, Uluğ Bey Nasrettin
Hoca, Hasan Ali Yücel, Nazım Hikmet, Mevlana, Kaşgarlı Mahmut, Kâtip Çelebi,
Osman Hamdi Bey ve Evliya Çelebi ve Itri’nin de bulunduğu toplam 19 anma ve
kutlama yıldönümü ilan edildi.
Bir Öneri:  Amasya’da doğan ve hayatının son 27 yılını “benim memleketim” dediği bu kentte geçiren ve de yazdığı 17
ciltlik Geographika adlı eseriyle Coğrafya biliminin isim babası olan Strabon’un ölümünün
2000. yıldönümü olan 2021 veya Geographika’nın yazıldığı MS 18’in 2000. yıldönümü
olan 2018, ülkemiz için anlamlı bir başka anma vesilesi olabilir. Bu
dileğimizin gerçekleşmesi için başvuruya yetkili tek kurum olan UNESCO Türkiye
Milli Komisyonu’nun büyük bir olasılıkla bu konuda da gerekli çalışmaları
yapacağına inanıyoruz.
Korsanlıktan Donanma’ya, Komutanlıktan İdama… Piri Reis
Hazırladığı “iki dünya
haritası” ve “232 Akdeniz haritası” içeren “Kitabı Bahriye” adlı kitabıyla
tarihe geçen ve asıl adı Mühyiddin Piri Bey olan ünlü denizci Piri Reis, 1465’de
Gelibolu’da doğmuş. Amcası, ünlü korsan Kemal Reis’in yanında korsanlık yaparak
başladığı denizcilik yaşamına Osmanlı Donanması’nda kaptan olarak devam eden
Piri Reis İnebahtı, Moton, Koron, Navarin, Midilli, Rodos ve Mısır seferlerine
katılır.
Mısır donanmasının komutanı
olarak görev yaptığı dönemde, çıktığı Basra seferinin sonunda tamir gereken
gemilerini bırakarak ganimetleri yüklediği gemilerle Mısır’a dönmesi üzerine
görev ihmali suçlamasıyla karşı karşıya kalır. Suçlamanın arkasındaki rivayete
göre Basra Valisi’nin istediği rüşveti vermemesi 89 yaşındaki büyük denizcinin
sonunu hazırlar. Piri Reis’in, 1554’de Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle ve
savunması dahi alınmadan idam edilir.
Ölümünden tam 375 yıl sonra
ortaya çıkan dünya haritalardan Piri Reis’in sadece büyük bir denizci değil
aynı zamanda büyük bir kartograf olduğu anlaşılır. Piri Reis’in, Afrika ve
Avrupa’nın batı kıyıları ile Amerika’nın doğu kıyılarını (Atlas Okyanusu)
gösteren 1513 tarihli haritası, dünya denizcilik tarihinin en önemli
belgelerinden biri sayılıyor. 1929 yılında Topkapı Sarayı’nda araştırma yapan
Müzeler Müdürü Halil Edhem Eldem ile Alman doğubilimci Prof. Dr. Paul Kahle
tarafından bulunan haritanın orijinali halen Topkapı Sarayı Müzesi’nde
sergileniyor. Sağ parçası kayıp olan ve deve derisi üzerine çizilerek dokuz
renkte resimlendirilen haritanın mevcut kısmı 86 cm yüksekliğinde ve altta
41 üstte 61 cm genişliğinde olup haritanın bir köşesinde “1513 yılında Gelibolu’da, merhum
Kemal Reis’in yeğeni Piri Reis tarafından yapıldığına” dair bir not bulunuyor.
Piri Reis’in Kolomb’un 1498
tarihli haritasından yararlandığı sır değil, zaten kendisi haritasının Güney
Amerika bölümlerinde Kolomb’un haritasından yararlandığına dair bir not düşmüş.
Ancak Kolomb’un haritalarının günümüze ulaşamamış olması Piri Reis’in
haritasının önemini daha da artırıyor.
Ancak bununla birlikte
topladığı birçok harita ve bilgiyi de bir bilim adamı titizliğiyle analiz
ederek kendi haritalarını ve kitabını ortaya çıkaran Piri Reis’in büyük bir kartograf
olduğuna hiç kimsenin kuşkusu yok. İspanya ve Fransa’nın batı kıyıları ile
Amerika’nın doğusu, Florida kıyıları, Antiller bugünküne yakın doğrulukta
çizilmiş olup harita ayrıca sanatçı ustalığındaki bazı desenleriyle de dikkat
çekiyor.
Topkapı Sarayı’nda 1513
haritasının kayıp parçasını bulmak amacıyla yapılan aramalar esnasında dönemin
müdürü Tahsin Öz tarafından bir harita parçası daha bulunur. Üzerinde bulunan
birinciye benzer nottan; bunun da Gelibolu’da, ancak diğerinden 15 yıl sonra,
1528 yılında ve gene Piri Reis tarafından yapıldığı anlaşılan bu ikinci harita,
Kuzey Amerika’nın doğu ve Grönland kıyılarını kapsayan ve birincinin biraz daha
geliştirilmiş bir hali olarak tarihe geçer.
Piri Reis’in memleketi, Çanakkale Savaşı’nın tanığı
Gelibolu…
Piri Reis’in seferleri
arasında fırsat buldukça hem dinlenmek hem de harita ve kitap çalışmalarını
yapmak üzere geldiği memleketi Gelibolu, aynı zamanda Çanakkale Savaşı’nın
yaşandığı ve Türk ordusunun büyük bir destan yazdığı Gelibolu yarımadasında
bulunuyor.
1973’de milli park ilan edilen
Gelibolu, 1915 yılındaki savaşta hayatını kaybeden, 250 bini Türk,  250 bini yabancı (İngiliz, Fransız,
Avustralyalı ve Yeni Zelandalı) 500 bin askerin anısını yaşatan pek çok anıta
ev sahipliği yapıyor. Kabatepe Müzesi, Kanlısırt, Conkbayırı’ndaki yazıtlar ve Atatürk
Heykeli (Atatürk’ün saatinin parçalandığı yer) ile İngiliz ve Yeni Zelanda anıt
mezarlıkları, Mehmet Çavuş Anıtı, 57. Alay Şehitliği, (tamamı şehit olan alay),
Anzak Koyu anıtı ve mezarlıkları,  Seddülbahir’deki Çanakkale Şehitleri Anıtı (42 metre yüksekliğiyle
Türkiye’nin en yüksek anıtı) ve Müzesi, Yahya Çavuş Anıtı, İngiliz Helles Anıtı,
Kilitbahir Kalesi ve Müzesi, Namazgâh Tabyası ve Seyit Onbaşı Anıtı, çeşitli
siperler ve savaş kalıntıları ile Alçıtpe Köyündeki özel müze ve de Bigalı
köyündeki Mustafa Kemal Evi, Gelibolu’da gezilebilecek başlıca 1915 hatıraları
olarak özetlenebilir.
Her yıl 13-18 Mart haftasında
Deniz Savaşları Zaferi’nin yıldönümlerinin kutlandığı Çanakkale’de ayrıca her
yıl 25 Nisan’da da Çanakkale Kara Savaşlarını anma törenleri düzenleniyor. Anzak
Günü olarak kutlanan Anzak Koyu’ndaki anma törenlerine Yeni Zelandalı ve
Avustralyalılar başta olmak üzere pek çok yabancı konuk da katılıyor.
Eski adı “iyi, güzel kent” anlamındaki Gallipoli olan
Gelibolu’da görülecek yerlerin başında 1358’de yapılan Süleyman Paşa Camisi ile
1656’ye tarihlenen Mevlevihane not edilebilir. Gelibolu’da, tarihe
geçecek eserler bırakmasına rağmen memleketinden çok uzakta ve talihsiz bir
şekilde bu dünyaya veda eden hemşerileri Piri Reis de unutulmamış. Biri Liman meydanında diğeri sahil bandında
olmak üzere iki Piri Reis Heykeli yapan Gelibolulu’lar ayrıca tarihi Gelibolu
Kalesi’nin içinde bir de Piri Reis Müzesi oluşturmuşlar

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages