[Maymunlar Cehennemi] Çürük Çetesi ve Üst Düzey Askerler Bedelli Askerliğe Neden Karşıymış!

3 views
Skip to first unread message

mhmtz...@gmail.com

unread,
Sep 27, 2009, 5:01:46 PM9/27/09
to tuketicihakli@googlegroups.com fatih5245@googlegroups.com herice@googlegroups.com apetown@googlegroups.com turktuketici@googlegroups.com info@aeselektronik.com.tr
Aşağıdaki kayıt Blogcu'ya yeni gönderildi.

Yazar: apehell
Yazı adresi: http://www.blogcu.com/apehell/52089711

Çürük Çetesi ve Üst Düzey Askerler Bedelli Askerliğe Neden Karşıymış!

Çürük Çetesi ve Üst Düzey Askerler Bedelli Askerliğe Neden Karşıymış! Son günlerde haberlerde  TV lerden ve tüm medyadan bol bol izlediğimiz "çürük çetesi" bizlere bedelli askerliğin neden işleme konulmadığını neden engeller çıkarıldığını tüm Türk halkının gözlerinin önüne serildi. Çürük çetesi içerisinde en yüksek kademede (Savcı Albay Zeki ÜÇOK) görev yapan askerlerin oluşu, ergenekon soruşturmalarında da asker eşinin (Gülay KÖMÜRCÜ) telefonunu "alo çürük hattı buyrun" diye açmasının kayıtlara geçmesi, türkiyenin en büyük spor kulübünün başkanının bile bu çete tarafından tehidet edilebilmesi bu konuyu kimlerin sömürdüğünün apaçık göstergesi. Bedelli askerlik çıktığında
malum çeteler ve çetelerden beslenen yüksek rütbeli askerlerin maddi kayıpları ortadadır. Bedelli askerlik çıktığında herkesin vereceği paralar yasal ve kayıtlı bir ortamda devletin kasasına girecek buradan savunma fonlarına veya başka fonlara akacaktı güya. Ancak bu durumda askerlik görevinin yapmamış, ertelemiş gecikmiş olan vatandaşların sırtından geçinen yüksek rütbeli sözde askerlerin ve çetelerin manfaatleri kesilmiş olacaktı. Bu tür çetelerle bağlantısı olan askerlerin bedelli askerlik çıkmaması yönünde genelkurmay nezdinde girişimler, kulisler yaptığı açıktır. Normal bir vatandaşın bedelli askerlik için ödeyeceği rakam 7500 Euro iken, gayri resmi yoldan alınan paralar kişiye ve gücüne göre değiştmektedir. Belkide yasadışı yoldan alınan paralarla PKK ya mali destek te sağlanmış olabilir. Oysa yasal çerçevede alınan paralar
ın nereye gideceği zaten yasalarla belirlenmiştir. İşte bir anlamda "Çürük Raporu" uygulaması "Bedelli Askerlik" uygulamasının kayıtdışı versiyonu gibidir. Türk kamuoyu son olaylarda (Ergenekon, Çürük Çetesi, Alo Çürük Hattı) görmüştür ki, asker kişiler siviller üzerinde kurdukları sistemle Türk vatandaşlarını sömürmekte ve çifte standartlı uygulamalar yapmaktadırlar. Hemde hem üst düzeyde askerlerin bu işte başı çekmeleri daha üst düzey askerlerin de bu işten haberleri olup olmadığını düşünmeye sevketmektedir. Bir general altındaki subayların darbe yapıp yapmayacağını bilmez hissetmez mi? Bir general altındaki subayların bir çeteyle irtibatlı olup olmadığını bilmez, hissetmez mi? Altındaki subaylar, askerler bir işe kalkmışsa bir genaral bu işlere kulak tıkar mı? veya bu işe ortak olur mu? bu işten maddiyat sağlar mı?
sessiz kalır mı? Zırt pırt rahatsızlık geçiren genç subaylar ordu içindeki bu pisliklerden rahatsız olmaz mı? Bunca olayın emir komuta zinciri dışında üst düzey askerin bilgisi dışında yapılması yüksek disiplinli olduğu sanılan TSK 'da mümkün müdür? Bu olaylar Türk Silahlı Kuvvetlerinin de aynı siyasetçilerin şikayet ettiğimiz huylarına sahip olduklarını göstermektedir. (Koltuk hırsı-darbe sevdası-halkı 2. sınıf sayma vs. gibi) TSK içinde bu türden askerler de olabilir, ancak bu tür kişilerin çoğalmasına neden olan uygulamaların ve çifte standartların kaldırılması gerekir. Bunları temizleyebilirsiniz ama bunların paralelinde konuşan bunların menfaatlerini destekler açıklamaları sahip bir genelkurmay başkanınız varsa değiştiremezsiniz. Veya bu kanaatlere sahip olan diğer generalleri değiştiremezsiniz. TSK bu noktada açılım yapmalıdır, örtba
s etmeden suçluları saklamadan, kendi suçlarını da kabul ederek, yanlış yaptım diyerek bundan sonraki süreçte bir yanda askerliğini yapmamamış insanları sömüren bir yandan devletin kasasına girecek milyarlarca liraya el koyan, göz diken TSK mensuplarının bu eylemlere girişmesini engelleyecek uygulamaların gecikmeksizin işleme alınmasıdır. Bu konuda İlker Başbuğ ve Tayyip Erdoğan el ele kol kola anlaşarak (diğer konularda nasıl anlaştılarsa) basın önüne çıkarak "bedelli askerlik" uygulamasının işleme konduğunu açıklamalıdırlar. Türkiyede sağlık hizmetlerinden yararlanmak herkesin hakkıdır. Eğitim herkesin hakkıdır. Türkiyede mahkemeler önünde bütün vatandaşlar zengin fakir, asker sivil ayrımı yapılmaksızın eşittir. En azından böyle bilinir değil mi? O zaman! Nasılki hastanelerde devletin kasasından ameliyat olacak hastalardan doktorlar görevlerini yapac
akları yerde el altından bıçak parası, bahşiş, rüşvet istiyorlarsa, nasıl ki işiniz adliyeye düşerde avukatların kucağına düşerseniz adaleti en kolay yoldan en hızlı sürede tecelli ettirmek yerine sizi tavuk gibi yoluyorlarsa işte bu son çürük çetesi olayında ortaya çıkan sonuç aynıdır. Askerler bedelli askerlik uygulamasını işleme hemen koyup gelen paraları kayıt altında devletin kasasına aktarmaları ve bu yolla elde edilen paraları savunma sanayii projelerinde kullanmaları gerekmektedir. Ancak mevcut durum askerleerin aksi yönde icraatlar bulunduklarıdır. Bundan sonra söz hakkı hükümettedir. Söz hakkını askerlere bırakınca sonucun ne olduğunu Büyükanıt döneminde de Başbuğ döneminde de gördük. Hükümetin görevi bir an önce duruma el koymak ve seçimle iş başına geldiklerinde verdikleri sözleri hatırlamak (unutmuşlardır)
ve yerine getirmektir.

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages