ekrem kadak sergisi

1 view
Skip to first unread message

Monad Balkan

unread,
Apr 3, 2014, 9:43:46 AM4/3/14
to

EKREM KADAK

   camaltı sergisi

        ‘süpür’

20 mart- 18 nisan 2014

 

(arda sanat galerisi; şehit mustafa doğan sok.84/ A, yıldızevler çankaya ankara¸0312 4387275 www. ardasanatgalerisi.com)

 

Arda ve Ekrem Kadak birbirlerini sevdiler; bu birlikte ikinci sergileri. Geçen yılki sergi bayağı bir sürpriz olmuştu sanatseverler için. Çünkü yepyeni bir teknikle karşılaşılmıştı. Yepyeni şöyle; Sanatçı eski bir zenaat olan camaltı tekniğini gözü çarpan bir şekilde yeniden düzenlemişti. Görünen ilgi üzerine bu yıl da yeni eserlerle Arda’da buluşuldu.  Genelde pek fazla büyük olmayan boyutlarda çalışılan camaltılarda Kadak bunda da bir yeniliğe gidiyor ve bayağı bayağı büyük çalışıyor. Bu da verdiği özel efektlere efektler katıyor. Geçen yıldan bu yana da yeni eserler yarattığını görünce ne kadar yoğun çalıştığını tahmin edebiliyoruz. Sanatçı cam yerine ‘resist’ kullanıyor. Bu da camın dümdüzlüğünün aksine daha esnek ve plastik hava veriyor.Ve camın kırılganlığına bir çare olarak ortaya çıkıyor. Çünkü bu herhangi camlatılmış bir resim değil ki kırılınca üzerine tekrar cam takasın. Camın kendisine yapılan resim bu. Kırıldı mı bitti gitti. Onun için bu resist iyi fikir. Yer yer üzerine gelen ışıktan dolayı da bombeliymiş gibi bir hava da veriyor ki bu da heyecanlı efektti daha çekici kılıyor. Genelde camaltının belli konuları vardır. Zenaatkar ustalar ki bunlara halk sanatçıları da denir,  daha çok dini motifler, halk efsaneleri (en revaçta şahmeran figürlerini biliyorum), günlük ilgi duyulan obje ya da olayları resmederler. Eskiden camaltı resimlerin büyüsü olduğuna ve nazardan koruduğuna, bereket getirdiğine  inanılırdı. Hala bu inançların geçerli olduğu yörelerimizin olduğunu biliyorum. İnanışlar kültürün alt yapısını bina ediyor. Halk sanatçıları resim sanatı eğitimi almadıkları için ortaya çıkardıkları eserler de pek naif görünüşlüdür. Ama bunların yanı sıra eğitimli ressamların da bu sanata eğildikleri görülmektedir. Sayıları çok az da olsa bu büyülü sanatla uğraşan sanatçılarımız var. Örneğin Ankara’da ilk aklıma gelen Aynur Ocak. Zaman zaman çok güzel camaltı sergilerine tanık olduk. Sanatçımız Ekrem Kadak esasındaaynur Ocak gibi bir resim sanatçısı. Geçen yıl camaltına merak sarmış olduğuna tanık olduk. Devam ediyor.  Bu sanatı icra etmek hayli zordur. Yağlıboya resimde ne yapacaksın resme koyarsın. Bunda ise resme en son koyacağınız (imzanız bile olsa) en baştan koyuyorsunuz. Çünkü bir kere camın tersine rsemi yapıyorsunuz ki önden bakıldığında ters bir resim olarak görülmesin.  Dolayısıyla yapacağınız resim önceden kafanızda bitmiş resim gibi olacak ve onu sondan başlayarak ilke doğru yapacaksınız.  E sonra cam kaygan bir madde; üzerinde boyanın durması zor. Cama önce yumurta akı gibi malzemeler sürülürdü eski zamanlarda. Şimdi çeşitli iyi netice veren tutkallar var. Tabii şimdi bu nedenle camaltının kendine özgü bir büyüsü de böylece ortaya çıkıyor. Dışından baktığın zaman resmi görüyorsun; resmin arkasına geçip baktığında sergide gezenleri, sohbet edenleri, velhasıl hiçbir şeyi görmüyorsun. Sır gibi bir şey. Her türlü boya kullanılabiliyor. Yağlıboya, sulu boya, akrilik, toz boya, toprak boya, pul, yaldız boyalar, cam boya, guaş… Kadak da karışık boyalar kullanmış. Sanatçı resim sanatının içerisinden geldiği için de kompozisyonları tutarlı, grafik düzen yerli yerinde, lekeler, koyuluk açıklık, ışık vs hepsi tamam.  Post modern de diyemiyorum Kardak’ın eserlerine çünkü eski bir halk sanatı. Gene onu biz modern sanata sokalım ve diyelim ki halkın süzülerek gelmiş soyutlaşmış ifadesini ekspresyonistleştirmiş olsun. Her resmin üzerine bir spot ışık sıkılmış. Böylece Sanatçının sarı tonlarla vermek istediği ışıklama çok daha çarpıcı oluyor. Sanki tablonun arkasından ışık sıkılmış gibi bir etki. Spotları söndürürsen ayni efekti vermez tabii. Evine alıp asacakların ayni tip bir ışıklandırma yapması lazım diye düşünüyorum. Bir de camaltı ince ve sabır isteyen bir iş olduğu için genelde camı masanın üzerine koyarsın, iskemleye oturur eline fırçayı alır ince ince çalışırsın. Kadak bu büyük ebatları nasıl hal ediyor bilemiyorum. Serginin ismi ‘süpür’: Sanırım sanatçı ‘süpür’ demekle ruh arındırmasına işaret ediyor. Süpür ve sıfırla yeni serüvenlere gebe olasın! Kutlarız.

 

monad balkan 25 mart 2014 ankara

 

EKREM KADAK.doc
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages