Üzüldüm..
Üretici - Sanayici –Tüketici halkasında kimse bir tek kişiye dokunmuyor.
Üretici yüksek maliyet, düşük süt fiyatları altında ezilirken tüketici satılan
çiğ sütün neredeyse 4 katı süt fiyatının altında eziliyor. Bir de şöyle diyoruz
süt tüketmiyoruz. Asgari ücret ortada 1 lt pastörize sütün fiyatı ortada. UHT
sütten bahsetmiyorum çünkü süt içmek istiyorum. Bir de üzerinde yazılan
oranlarda değerler içeren pastörize süt içmek istiyorum.
Yapılan son açıklamalarda açık açık abanın altından sopa gösterilmiyor mu?
· Çiğ süt fiyatı bu kadar kuruş arttı ama dünyada bu kadar kuruş. Şimdi arttırıldı ama sonra daha fazla düşüşlerle karşılaşılacaktır. Hele bir de yılın 12 ayı ahırınızda bağlı kalan inekleriniz hayali meralarda hayali otlamaya çıksınlar zararınız daha büyük olacaktır.
o Üretici sormaz mı? Peki, yurt dışında hammadde fiyatları ne kadar, mazot fiyatları ne kadar? Siz önce bizim hammadde ve mazot fiyatlarımızı uluslar arası normlara getirin, veya çiğ süt fiyatını arttırarak kar oranımızı aynı seviyeye çıkarın ondan sonra dünya ortalamasından fazla artış yapmanız için zorlarsak sonra konuşalım bunları.
· Ne denebilir ki
o Samanın kilosu geçen sene 0,110 YTL iken bu sene 0,230 YTL
o Besi yeminin 50 kg lık bir çuvalı bir sene önce 16,00 YTL iken bu sene 21,00 YTL.
o 1kg arpa 0,440 YTL oldu.
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEMBİR) Genel Sekreteri Hakkı Erdoğdu’nun 12 Trmmuz 2007 tarihli açıklamasından küçük bir alıntı; Arpanın kg fiyatının 42 Ykr'nin üzerine çıktığını bildiren Erdoğdu, şöyle devam etti: “TMO, arpa için 320 YTL/ton alış, 360 YTL/ton satış fiyatı açıkladı. Ancak, rekoltedeki düşüş nedeniyle üretici zaten az olan arpasını satmıyor. Geçen yıl piyasada 245 YTL/ton olan arpanın fiyatı bugünlerde 420 YTL/tona çıktı. Küspe, kepek fiyatları yüzde 50'nin üzerinde, karma yem fiyatları ise yüzde 19–37 arasında arttı. Hayvancılık sektörü büyük sıkıntıda. İthalatla da sorunun çözümü mümkün görünmüyor. Önceden 100 dolar olan arpanın uluslararası piyasadaki fiyatı 235 dolara çıktı. Biyoetanol üretimi nedeniyle talep çok arttı. Bu da fiyatları yükseltti. ( http://www.tarimmerkezi.com/haber_detay.php?hid=6364 )
· Türkiye’de kaliteli çiğ süt üretilmiyor.
o Üreticiye destek olunsa, birer küçük tank, birer sağım makinesi verilse, damızlık birliklerle, süt toplama kooperatifleri ile bankalar arasında aracı olunsa da üreticiye bubu koşulları sağlayacaksın yoksa senden süt alamayız dense?
o Hayvan ithalatı için arşınlanan bakanlık yolları hayvan kaçakçılığı, hayvan hastalıkları, ulusal hastalık taraması için de arşınlansa. Bir kez de kişisel çıkarlar için değil de ulusal çıkarlar için emek verilse….
o Ellerini taşın altına sokmayanlar, yoğun süt üretim kapasiteli köylerde kooperatifler bazında süt toplama üniteleri kurulmasına destek verseler olmaz mı? Biraz destek hepimize kazandırmaz mı?
· Süt üretimi düşük.
o
Süt üretimi düşük değil, insanlar çiğ süt fiyatı düşük olduğu için
para kazanamadıklarından sağdıkları sütlerini güğümlerle akın akın şehirlere
getirip minimum 900 kuruştan satmıyorlar mı? Bunlara sokak sütü demiyor muyuz.
Siz bu insanlara para kazandırmayacaksınız, üreticilerin birazcık ta olsa
kendisini geliştirmesini, daha modern koşullarda üretim yapmasın ı
desteklemeyeceksiniz, sonra kaliteli süt yok?
Büyük çiftliklerin kurulması küçük üreticinin gözden çıkarılmasına neden
olabilir ama kooperatifler kurmak bu kooperatiflerin ürettiği sütü ileri
işlemle süt ürünlerine dönüştürmek yine üreticinin elindedir. Bu nedenle küçük
üreticiyi silmeye çalışmaktansa uluslar arası standartlarda üretim yapmaya
teşvik etmek beklide mecbur bırakmak geleceği garantiye almak değimlidir?
Nihal GÜVEN
Ziraat Mühendisi - Zooteknist
From:
zoot...@googlegroups.com [mailto:zoot...@googlegroups.com] On Behalf Of Savaş ÇELİK
Sent: Wednesday, July 18, 2007
10:02 PM
To: zoot...@googlegroups.com
Subject: Re: [ziraatci.com]
REKABET KURULU KARARI-Çig süt ihaleleri
Aslında söz konusu başvuruya ilişkin yapılan Rekabet Kurulu değerlendirmesi sonuç olarak üreticileri tatmin etmese de, içerik olarak önemli bazı tespitleri içerdiği görülmektedir. Bunlardan birisi 29. maddede belirtildiği üzere üretici örgütlenmesinin yeterli olmadığına işaret eden aşağıdaki ibarelerdir.
"(29)Raportörlerce yerinde yapılan incelemeler sonrasında düzenlenen Önarastırma
raporunda süt üreticisinin ürününü uzun süreli olarak muhafaza edememesi ve ayrıca
yeterince örgütlenememesi sebebiyle, sütünü düsük fiyatlarla ya da maliyetinin altında
fiyatlarla satmak zorunda kaldıgına dair tespitlere yer verilmistir. Ülkemizde süt
üreticilerinin pazardaki güçsüz konumlarını gidermeye yönelik kooperatifler ve Hizmet
Üretme Birlikleri gibi tüzel kisiligi haiz olan ya da olmayan örgütlenmelerin ülke
düzeyinde olusturulmaya çalısıldıgı bilinmekle birlikte, bunların yeterli olduklarını kabul
edebilmek mümkün degildir. Ne var ki, pazarda ekonomik güçleri organize etme görevi,
Rekabet Kurumu'nun görevleri arasında degildir."
Bu görüşe katılmamak mümkün değil tabiki. Üreticilerin pazardaki güçsüz konumları buradaki dengeyi sağlama görevi olmadığını belirten bir kurumca dahi aşikar görülebilmekte demekki. Peki aynı sektördeki sanayicileri örgütlenme ve güçlü kılma adına görevli kurumlar da varmıydı acaba. Varsa bunlar kimlerdi onları bulup tebrik etmek gerekmezmi.
İkinci önemli tespit ise aşağıya çıkarılmıştır.
Çig süt alım ihaleleri bakımından Türkiye Damızlık Sıgır Yetistiricileri Merkez
Birligi'nin sikayetine yönelik olarak çig süt pazarında ürünün ve piyasanın özellikleri
dolayısıyla ve önarastırma raporunda yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde,
sikayete yönelik olarak bir sorusturma açılmasına gerek bulunmadıgına; Bununla
beraber çig süt piyasasında üreticiler aleyhine var olan olumsuzlukların giderilmesi ve
ilgili piyasanın isleyis mekanizmasının AB ve ABD'de tarımsal ürünlerle ilgili olarak
yürütülen politikalar da göz önünde tutularak iyilestirilmesi dogrultusunda gerekiyorsa
benzer yasal önlemlerin alınması için Baskanlık görüsü olusturularak ilgili Bakanlıga
bildirilmesine OYÇOKLUGU ile;
Bu tespit incelendiğinde aslında doğal seyrinde bir ihalenin gerçekleştiği yorumunu yapan kurumun, AB ve ABD politikalarını göz önüne aldıklarında yolunda gitmeyen birşeylerin olduğunun farkına varmakta ve bunun için yasal tedbir önermektedir. Ama sonuç bu bizim işimiz değil olmuştur. Zaten sorunda bu değilmi ülkede. Herkes yanlış meslek seçmiştir memlekette. Çünkü herkesin bir diğerinin işini kendi işinden daha fazla bildiği çoğu konuşmalardan anlaşılır değil mi? :)
Ne denebilir ki... Biz 21. yüzyılda dahi, hayvancılığı desteklemek adına, yapılan her suni tohumlama için yapıldığı günü takiben (yani peşinen) ve sonucun ne olduğunu önemsemeksizin, ticari bir firmayı işleten, belli kar marjları ile çalışan Veteriner Hekimlere destekleme öderken, aynı uygulama için üretici konumundaki hayvan sahibine, aynı suni tohumlama uygulaması desteği için sen 280 gün bekle, doğum olmazsa destek yok, doğum erken ya da geç olursa destek yok, fenotipte ırk özelliklerini görmezsen destek yok, kayda geç kalırsan destek yok, sisteme yanlış kaydedilirse düzeltilemiyorsa destek yok demiyormuyuz. Varsın ürün fiyatı da üreticinin aleyhine şekillensin. Bin derdin üstüne bir dert çok etkilemez. Yeterki dertsiz olanlara bir dert olmasın.
SAYGILAR...
Savaş ÇELİK
Zooteknist-Ziraat Mühendisi
13.07.2007 tarihinde Nihal <ni...@nihal.name.tr> yazmış:
![]()
Türkiye Damızlık Yetiştiricileri Birliği
Genel Sekreteri Fehmi AKSOY'un ve Tayfun ÇULCUOĞLU'nun 22.10.1998 tarih ve 3398
sayılı şikâyetine istinaden alınan 23.03.2000 tarihli karar ekteki dosyada
bilginize sunulmuştur.
İddiaları kısaca sunmaya çalıştım.
İnceleme den çıkan sonuçlar ve inceleme süreci oldukça ilginç. Üyelerimizin
bilgisine sunarım.
Şikayet;
E-IDDIALARIN ÖZETI:
1. Türkiye
Damızlık Sıgır Yetistiricileri Merkez Birligi adına Genel Sekreter Fehmi
Aksoy'un 22.10.1998 tarih ve 3398 sayılı sikayet basvurusunda, özetle;
- Süt sanayicilerinin ihale dönemlerinde anlasmalı olarak çig süt fiyatlarını
düsük tutarak, üretici elindeki hayvanların kasaba gitmesini saglayıp, hem
damızlık hayvan ithalatından rant sagladıkları, hem de ardından süt alım
fiyatlarını yükselterek stoklarındaki islenmis sütleri yüksek fiyatla satmak suretiyle
büyük gelir amacı güttükleri,
- Söz konusu süt sanayicilerinin SETBIR adı altında tekellestikleri ve düsük
kapasite kullanımı ile kendilerini riske atmadan kar elde ettikleri,
2. Tayfun ÇULCUOGLU'na ait 01.10.1998 tarih ve 3165 sayılı yazı ile 08.10.1998 tarih ve 3244 sayı ile intikal eden sikayet dilekçesinde, özetle;
- 18.09.1998 tarihinde sise sütü firmalarının fiyatlarını onbin lira artırmak suretiyle 110.000 TL'sına çıkartarak anlasmalı zam yaptıkları, öne sürülerek, bu fiil ve eylemleri ile 4054 sayılı Kanun'u ihlal eden süt firmaları hakkında gereken islemin yapılması talep edilmistir.
Nihal GÜVEN
Ziraat
Mühendisi-Zooteknist