BUGÜN 18 MART :DÜVEL-İ MUAZZAMA'nın YENİLDİĞİ GÜN... BATUM KERKÜK MUSUL BAKÜ yazılı mezar taşlarını da görmüştüm GELİBOLU'da...

7 views
Skip to first unread message

Omer Faruk Yılmaz

unread,
Mar 17, 2013, 5:33:47 PM3/17/13
to ankara-osmany...@googlegroups.com, duzicio...@googlegroups.com, omerfarukmencik
BUGÜN 18 MART ... DÜVEL-İ MUAZZAMA'nın ÇANAKKALE BOĞAZI ile GELİBOLU YARIMADASI çevresinde yenildiği bir sürecin 95'nci yıldönümü.  OSMANLI DEVLETİMİZİ yıkarak ALMANLAR'ın saldırıları karşısında can çekişen ÇARLIK RUSYASI'na yardıma koşan BATILI BİRLEŞİK GÜÇLER 19 Şubat 1915 sabahı Çanakkale Boğazı'nın çevresindeki bütün askeri alanalrı ve ÇANAKKALE ŞEHRİMİZİ yerle bir etmeye kalkışırlar. Bunda başarılı da olurlar: Çanakkale'deki evlerin çoğu atılan bombalar ile yerle bir olur. Asya ve Avrupa kayasındaki bütün ''müstahkem mevkiiler'' (koruganlar, kaleler, kışlalar, karakollar, topçu mevzileri) de denizden atılan güçlü top gülleleri ile yele bir edilir. Bu alanları tek tek gezdiğim için biliyorum: ALMANYA'dan alınmış olan dev toplar bulundukları yerlerde bir süre sonra susmak zorunda kalırlar. Ancak yine de MÜTTEFİK KUVVETLER'e ait donanmalar aralarındaki sen ben çekişmesi yanında, kendilerini üstün görmenin de vermiş olduğu bir böbürlenme ile: Az sonra geçer gideriz. İSTANBUL da bizim olur, diyerek bombalamaya başladıklarında her şey istedikleri gibi gitmekte iken umulmadık bazı durumlar ortaya çıkmaya başlar. Çünkü OSMANLI Kara Kuvvetleri gibi OSMANLI Deniz Kuvvetleri de bu saldırıya karşı kendince hazırlanmış ve saldırgan düşmanı zayıf yerlerinden vurmayı tasarlamıştır.

İşte bu çerçevede Fatih Sultan MEHMET günlerinden beri tahkim olunan ÇANAKKALE BOĞAZI çevresinde Saldırgan Güçler'in üstünlüklerine de bağlı olarak alabildiğine bir şiddet içinde devam eden denizden karaya, karadan denize yapılan çarpışmalar 8 Mart 1915 sabahı OSMANLILAR'ın lehine dönmeye başlar. Çünkü o sabah her ne hikmet ise(!) artık günümüzde ''bir parti olarak'' hiç de sevilmeyen İTTİHAT ve TERAKKİ PARTİSİ'nin çok değerli  üyelerinden biri olan ALBAY CEVAT Bey komutasındaki NUSRAT Mayın Gemisi

BATUM KERKÜK MUSUL BAKÜ yazılı mezar taşlarını da görmüştüm GELİBOLU'da...

Geçtiğimiz yıllarda da 18 MART  TÖRENLERİ için geldiğinin bildiğim AZERBAYCANLILAR  gibi bugün de ÇANAKKALE'ye gelmiş olan AZERBAYCAN HEYETİ BAŞKANI İSMAİL AGAYEV konuşuyor da İÇİŞLEİR BAKANI BEŞİR ATALAY DÜVEL-İ MUAZZAMA'nın OSMANLI ORDULARI'nca önce DENİZ'de sonra da KARA'da yenilmesi ile sonuçlanmış olan bu ŞANLI KUTLAMA için neden iki çift söz söyleyemez; ç o k  şaşırdım.
Ayrıca her yıl 24 NİSAN'da kendilerince ŞAFAK HAREKÂTI adı verdikleri denizden yapılan çıkartma nedeni ile ANZAK GÜÇLERİ anısına yapılan nice etkinlikler ile deniz kıyısına inşa edilen bazı müştemilatlar da göz önüne alındığında AZERBAYCAN HEYETİ'nin çok yerindeki ''bir levha koymak'' istekleri neden dolaylı olarak engellenmek istenir? Kaldı ki GELİBOLU YARIMADA'sı İNGİLİZ FRANSIZ ve ANZAK GÜÇLERİ'in birbirinden bağımsız nice MEZAR YERLERİ ile ANITLARI bakımından da geçmişte neler yaşanmış olduğunun en önemli göstergeleri olarak gözler önündedir. TARİH apaçık ortada olmalı ki herkes gerçekleri çok açık bir biçimde görebilsin ve anlayabilsin. Ayrıca bizim için çok KUTSAL OLAN O TOPRAKLAR düşmanlarımız için de kendilerince KUTSAL'dır. Bu duygu ve düşünceleri onların çocuklarından da torunlarından da esirgenemez. Bu konuda ANAFARTALAR ve ARIBURNU SAVUNMALARI nedeni ile OSMANLI GENEL KURMAYI tarafından GAZİLİK ÜNVANI ile şereflendirilmiş olan GAZİ MUSTAFA KEMAL'in hepimiz için O KUTSAL TOPRAKLAR'da çarpışarak ölmüş olan ANZAKLAR için 1934'te söz konusu merasimler için yola çıkacak olan TÜRK HEYETİ'ne yazdırmış olduğu sözler GELİBOLU YARIMADASI'da ANZAK KOYU olarak da adlandırılan yerde TÜRKÇE ve İNGİLİZCE olarak bütün insanlığa, savaşların çok daha değişik yönlerini de göstermesi bakımından çok yüksek değerler taşımaktadır, bence.

Bu bakımdan Necmettin Halil ONAN tarafından yazılan:

''Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir!'' şiiri ile Mehmet Akif ERSOY'un ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE adılı şiirinden başka bu konuda yazılmış olan nice şiirlere ek olarak ''GAZİ'' Mustafa KEMAL'in
çok anlamlı sözlerini birlikte okuyalım:  KUTSAL VATAN TOPRAKLARI için ölen şehitlerimiz ile gazilerimize ALLAHtan rahmet ve mağrifet dilerim. Nur içinde yatsınlar. İnşallah gerekmedikçe bir daha SAVAŞ adlı süreci yaşamayız.

"Bu memlekette kanlarını döken kahramanlar;

Burada bir dost ülkenin topraklarındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Siz Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar: Göz yaşlarınızı dindiriniz.

Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim de evlatlarımız olmuşlardır."


KUTSAL VATAN TOPRAKLARI için ölen şehitlerimiz ile gazilerimize ALLAHtan rahmet ve mağrifet dilerim. Nur içinde yatsınlar. İnşallah gerekmedikçe bir daha SAVAŞ adlı süreci yaşamayız.


Ömer F. YILMAZ

************************************************************************************************************

ÇANAKKALE Deniz Zaferi’nin 95'inci yıldönümü kutlamaları Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen ilk törenle başladı. İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Atatürk Anıtı'na çelenk koydu. Tören sonrası, Azerbaycanlı heyetin şehitliğe levha koyma isteği yüzünden gergin anlar yaşandı.

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 95'inci yıldönümü kutlamaları, Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleşen ilk tören ile başladı. İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Vali Abdülkadir Atalık ve Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, saat 09.00’da Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk anıtına çelenk konuldu. Törene, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere 20 CHP’li milletvekili de katıldı.

KILIÇDAROĞLU’NA BÜYÜK İLGİ 

CHP’li Kılıçdaroğlu, törene katılan vatandaşların ilgi odağı oldu. Adana’dan gelen gazi yakını 55 yaşındaki Celal Dolaşır, hatıra fotoğrafı çektirdiği Kılıçdaroğlu’nun elini öpmek istedi. Kılıçdaroğlu’nun buna engel olması üzerine Dolaşır, “Ben Adanalıyım, Allahın adamıyım” diyerek isteğini ısrarlı bir şekilde yineledi. Ancak, Kılıçdaroğlu, Dolaşır’ın yanağından öpmesine izin verdi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ardından, tören Salih Reis Firkateyni’nden zafer anısına 21 pare top atışıyla son buldu. Vali Abdülkadir Atalık ve İçişleri Bakanı Atalay birlikte tören alanından ayrılırken, Azerbaycan’dan gelen heyetle aralarında gergin anlar yaşandı.

Çanakkale Savaşları sırasında Azerbaycan’dan giden askerlerin de cephede görev aldığını söyleyen Beynal Halk Diaspora Merkezi Başkanı İsmail Agayev, Gelibolu Yarımadası’na Azeri şehitler adına bir levha konulması gerektiğini söyledi. Agayev, bu talebi yanlarına yaklaştığı Bakan Atalay ve Vali Atalık’a iletmek istedi. Elindeki metini de uzatmaya çalıştı. Ancak Vali Atalık ile Bakan Atalay’ın metni kabul etmemesi ve kendisini dinlemeden uzaklaşması üzerine sinirlenen Agayev, yüksek bir ses tonuyla şunları söyledi: “1'inci Dünya Savaşı sürecinde Çanakkale cephesinde verilen mücadele sırasında Türklük ve Müslümanlığın ayakta kalması için bu uğurda şehit olan 253 bin Mehmetçiğimiz ile aynı kaderi paylaşan 3 bin Azerbaycanlı şehidimizin hatırasına buraya bir levha koymak istiyoruz. Bizim levhamız hazırdır. Geçen yıl bu konuyu Başbakan ile görüşmüştük. Levhanın konulabileceğini bildiren bir mektup var elimizde. Abidenin yanına bu levhayı koymak istiyoruz. Biz bir millet, iki devletiz, kardaş. Biz sadece şehitlerimiz anısına bir levha istiyoruz. Neden bunu kabullenemiyorlar. Neden bunu anlamazlar ki. Azerbaycanlılar, burada dövüşüp, vuruşup şehit olmuştur. ABD ve İsviçre senatolarında, yalancı Ermeni soykırım iddiasıyla Türkiye’yi suçluyorlar. Biz özümüzü bilmesek, şehitlerimize kıymet vermesek, kim bize kıymet verebilir. Özümüz bizi ayırırsa, ABD, İsviçre ve Ermeni’den ne farkımız kalır.”

Tören, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Vali Abdülkadir Atalık’ın alandan ayrılmasıyla son buldu.

BAŞBAKAN'DAN ÇANAKKALE MESAJINDA ERMENİSTAN'A GÖNDERME
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddiaları konusunda:
 "Biz, Çanakkale ruhunu kendimize rehber edinmiş bir milletiz. Altını çizerek ifade ediyorum, bu ülkenin Mehmetçiği nasıl tarihe sığmayacak kadar büyükse bu ülkenin tarihi de parlamentolarca çarpıtılamayacak kadar temizdir, azizdir, şanlıdır, güneş gibi parlak bir hakikattir" dedi.

http://www.milliyet.com.tr/canakkale-deniz-zaferi-nin-95-inci-yildonumu-kutlamalari-basladi/turkiye/sondakika/18.03.2010/1213105/default.htm?ver=17


Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages