Yanlışı görmenin ve dönmenin erdemini arıyoruz,,A. Yağmur Tunalı,,Başkanlık sistemi sistemsizlik değildir. Kontrolsüzlük değildir. Sorumsuzluk hiç değildir. Demokratik bir ülkede sistemin adı ne olursa olsun denge denetim mekanizmaları işler. Rejimin Cumhuriyet veya Meşrutiyet olmasıyla da alakası yoktur, işler.,Bizdeki abartılara bakmayınız, rejimler araçtır. Hiçbir sisteme kutsallık izâfe edilemez. Avrupa’nın yarısı Meşrûtî krallık, yarısı Cumhuriyet’tir. Demokratik idarelerdir ve krallarının yönetim yetkisi yoktur. Krallar ve hanedanları yüksek saygıyla kabul edilir. Gerekmedikçe görünmezler. İngiltere hanedanının Meşrûtî demokrasiler içinde durumu özeldir ve dünyaca bilinir.,Osmanlı Türkiyesinde Meşrutiyet’e geçişle padişahların icra yetkisi büyük ölçüde hükûmetlere devredilmişti. Cumhuriyet’te, özellikle çok partili dönemden itibaren Cumhurbaşkanlarımız benzer şekilde sembolik ve temsilî de

0 views
Skip to first unread message

İsmail Yalçın

unread,
Feb 25, 2026, 10:11:43 PMFeb 25
to OSMAN SIMSEK, anadolu...@googlegroups.com
Yanlışı görmenin ve dönmenin erdemini arıyoruz

A. Yağmur Tunalı

Başkanlık sistemi sistemsizlik değildir. Kontrolsüzlük değildir.
Sorumsuzluk hiç değildir. Demokratik bir ülkede sistemin adı ne olursa
olsun denge denetim mekanizmaları işler. Rejimin Cumhuriyet veya
Meşrutiyet olmasıyla da alakası yoktur, işler.
Bizdeki abartılara bakmayınız, rejimler araçtır. Hiçbir sisteme
kutsallık izâfe edilemez. Avrupa’nın yarısı Meşrûtî krallık, yarısı
Cumhuriyet’tir. Demokratik idarelerdir ve krallarının yönetim yetkisi
yoktur. Krallar ve hanedanları yüksek saygıyla kabul edilir.
Gerekmedikçe görünmezler. İngiltere hanedanının Meşrûtî demokrasiler
içinde durumu özeldir ve dünyaca bilinir.
Osmanlı Türkiyesinde Meşrutiyet’e geçişle padişahların icra yetkisi
büyük ölçüde hükûmetlere devredilmişti. Cumhuriyet’te, özellikle çok
partili dönemden itibaren Cumhurbaşkanlarımız benzer şekilde sembolik ve
temsilî değerde konumlandırıldı. 1983 Anayasasıyla yetkileri artan bir
Cumhurbaşkanı bunun için yadırganmıştır.

PADİŞAH’TAN YETKİLİ
Her anayasa değişikliği gündeme geldiğinde Cumhurbaşkanı yetkilerinin
tırpanlanması konuşuldu. Ak Parti, darbe ürünü diyerek nefrete yakın bir
dille en çok eleştirendi. 2014’te Erdoğan Cumhurbaşkanı olunca iş
değişti. Makama o oturunca ihtilâlcilerin verdiği yetkiler de yetmedi ve
Anayasa’nın “tarafsız” hükmüne rağmen “partili” davranmayı seçti.
Cumhurbaşkanlarının Anayasa’ya uymayacağı öngörülemez bir işti. Uyarılar
fayda etmedi ve ne yapılacağı da bilinemedi. Devlet Bahçeli’nin “fiilî
durum”u meşrulaştıralım demesiyle 2017 referandumunu yaparak partili
Cumhurbaşkanlığına adım attık. “Fiilî durum”lar yine bitmedi. Normal
rejimlerde rastlanmayacak işlerden sonra bu sefer “fiilî durum”ları
normalleştirdik.
Burada kalmazdı, kalmadı. Düzen iyice bozuldu. Şimdiki partili
Cumhurbaşkanı, Anayasa’da makamı yüksek derecede korunan, devleti temsil
gücü yukarda kabul edilerek tarif edilen tarafsız Cumhurbaşkanı
profilinde değildir. O korunaklı alanı da terk etmeyen, hem taraflı, hem
de dokunulmaz bir figürdür.
DENGE BURADAN BOZULUYOR
Dikkat buyurun, Anayasa’nın bir maddesine göre Cumhurbaşkanımız partili,
diğer ilgili maddelerine göre, yemini de dâhil “tarafsız”dır. Yemin
metnini değiştirmediğimize göre partili olsa bile tarafsız kalması
beklenirdi. Tam tersi oldu. Diğer uygunlaştırmalara da girişmedik.
Ortaya krallıklarda bile bulunmayan yetkilerle donatılmış bir yönetim
figürü ortaya çıktı.
Bizde pek bilinmez, Meşrutiyet Padişahları Mehmed Reşad ve Vahideddin’in
yönetim yetkisi 1983’ten 2018’e kadar gelen Cumhurbaşkanlarından daha
azdı. 2018’den sonra gelen, her kararı bir kişiye bağlamaya varan
uygulamalar tarihimizde aransa zor bulunur.
Sonuç ortada: Hayatımıza belirsizlik ve güvensizlik hâkim. Kurumlar ve
kurallar isteğe göre işliyor. Krizlerden krizlere giriyoruz. Türkiye
“öngörülemez” ülkeler arasında sayılıyor. Önümüzü göremez hale
geliyoruz. Belli ki buradan darbe yiyoruz.
SİSTEM DERKEN SİSTEMSİZLİK
Bilelim ki başkanlık böyle bir idare şekli değildir. Cumhurbaşkanlığı
Hükûmet Sistemi’nin sistemle alakasının bulunmadığını yıllardır
yaşıyoruz. Memleketin dengesi bu belirsizlik ortamında bozuldu.
Kamplaşma ve kimlikler üzerinden siyasetin yarattığı kargaşanın kısa
vadenin sonunda zararı hepimize, başta yönetenlere olacak. Devlet
hayatında süremez ve sürdürülemez durumdur. Gerginlikte ip kopar.
Eşitsizlik kadar bozucu bir toplum durumu yoktur. Adalete güven olmayan
yerde örülen duvarlar da çatlar.
Akın Gürlek gibi güvenilirliği tartışılan bir figürün Adalet
Bakanlığı’na getirildiği memleket bunları yeni baştan düşünmek zorundadır.
BAŞKANLIK SİSTEMİ SORUMSUZLUK DEĞİLDİR
Dünyaya bakmak yol gösterici olabilir. Batı’da kuralları kendine göre
esnetme eğiliminde Trump gibiler çıkar. Yapabilecekleri sınırlıdır. O
başkanlık sisteminde yetkiler ve sorumluluklar tarif edilmiştir. Denge
denetim işler. Buna rağmen kuralları zorluyor ve çerçeve dışına
çıkıyorsa adalet sistemi devreye girer. Bir savcı çıkar Amerikan devlet
başkanını bile sorgulatır.
Yaşı yetenler hatırlayacaktır: 1995’te Beyaz Saray’da staj yapan Monika
Lewinski, Clinton’a Oval Ofis’te –affedersiniz- oral muamele çektiğini
iddia etmişti. Başkan reddetmişti. Sonra kızın elbisesindeki leke
analizinden doğru olduğu anlaşıldı. Başkanlık koltuğundaki Clinton’ın
bir kadınla karşılıklı rızaya dayanan ilişkisinin elbette siyaseten
karşılığı olurdu ama suç değildi. Ancak Amerikan Cumhurbaşkanı halkına
yalan söyleyemezdi. Yalandan yargıladılar ve biz o davayı saatlerce
canlı seyrettik. Sisteme bakar mısınız?
Amerika yine aynıdır. Yüksek Mahkeme, Trump’ın gümrük vergisini artırma
kararını yetkisini aştığı gerekçesiyle 6’ya 3 oy hesabıyla bozdu.
Otoriter Başkan’a büyük bir darbe vuruldu. Göreceksiniz, böyle devam
ederse “azil davası” da açarlar ve indirirler.
Orası Amerika’dır ve başkanlık sistemi var. Amerika’da kurallar işler.
Amerika’da hâkimler var. Türkiye’de de hâkimler var. Yalnız güven
kayboldu ve hâkimler için güvence yok. Düzgün insanların işini düzgün
yapması zorlaştı. Bozulma yüksek risk sınırlarında.
    “Neyi değiştirirsek düzeliriz?” sorusuna bir de buradan bakalım.
YORUMLAR (6)

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages