Pazar fıkraları
KÖPEK
İki arkadaş yolda sohbet ede ede
giderlerken,gariban bir köpeğe rastlarlar.Onlardan biri,basar tekmeyi
hayvana.
"Yahu der arkadaşı durup dururken hayvana niye vurdun?"
Bizimki;
---Beni İstanbulda bir köpek ısırmıştı.
---Ne alakası var senin
bu yaptığınla.Bizimki pişkin pişkin;
---Bu,onun mutlak
akrabasıdır.
Kaldırım Malzemesi
Sadrazam, açık fikirli biri
olduğu için yaptığı bazı işler dar kafalılar tarafından beğenilmez hatta
aleyhine sözler söylenirdi.
İstanbul sokaklarının yer yer kaldırımlarla
döşenmesi de bir ara düşmanlarına dedikodu fırsatı vermişti. Adamın biri, bu
kaldırımların nasıl ve neyle yapıldığını sorunca Sadrazam şu cevabı
verdi:
-Bize atılan taşlardan!
Kapı Komşusu
Polis iki uyuşturucu kullanan serseriyi parkta
suçüstü yakalayıp, karakola götürdü. Hemen sorguya başladı:
-Adresin ne?
Nerede oturuyorsun?
-Nerede olacak, parkta, inşaatta, neresi denk
gelirse...
Sıra diğerine geldi:
-Sen nerede
oturuyorsun?
-Kapı komşusuyum.
Temel Millet Vekili
birgün bizim temel millet vekilleri ile uçağa biner
başlarlar birşey sallamaya birinci millet vekili şurdan on milyon atsam biri
bulur ve bir kişiyi sevindiririm ikinci millet vekili ben yirmi milyon atsam iki
kişi bulur ve ikikişiyi sevindirimiş olurum üçüncü dördüncü derken hepsi birşey
sallar sıra temele gelir temel düşünür ve ULAN BEN BURDAN HEPİNİZİ ATSAM YETMİŞ
MİLYON SEVİNİR NEDİYORSUNUZ LAN
Şart midur
Bir gün Temelle Dursun otururlarken
Temel Dursun'a;
-"Ula usagum ben politikaci olacagum."
demis
Dursun Temel'e dönüp;
-"Sen delimusun ki politikaci
olacaksun.."
Temel Dursun a dönüp:
-"Şart midur??"
Çanakkale'de Ne İşi Varmış?
Cumhuriyet'in
ilanından sonra İstanbul'da bir resepsiyon verilir.
Tüm dünya ülkelerinin
elçileri ve ataşeleri de davet edilir.
Davet güzel bir şekilde devam
etmektedir fakat İngiliz ataşesi olan binbaşının bakışları Mustafa Kemal'in
gözünden kaçmaz.
Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya
devam etmektedir.
Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir.Yaver Mustafa
Kemal'e şöyle der:
- Paşam kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum,
o da bana:
Mustafa Kemal'in Çanakkale'de babasını öldürdüğünü
söyledi.
Bunun üzerine Mustafa Kemal şöyle der:
- Git sor bakalım
babasının Çanakkale'de ne işi varmış?
Kastamonu
Bölük komutani Ali okulu nu
denetliyordu. Hasan`a sordu:
- Oglum, dünya kac parcadir?
- Bes parcadir
komutanim.
- Say bakalim.
- Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya.
-
Sen nerelisin?
- Kayseriliyim, komutanim.
- Su haritada Kayseri`yi göster
bakalim.
Hasan Kastamonu`yu isaret edince:
- Oglum, orasi Kastamonu.
-
Kayseri`nin bir mahallesi sayilir, komutanim.
Uşaklık
Atatürk'ün yanına ziyarete gelen iran
kralı sohbet esnasında sürekli Atatürk'e laf göndermesi yapmaya çalışır ve tam
kahve içeceklerken asker kahveyi kazayla Atatürk'ün üzerine döker. İran
kralı:
- Türk milletini iyi eğitememişsiniz.
Atatürk:
- Ben Türk
milletine her şeyi öğrettim bir uşaklığı öğretemedim.
Politikacı Olacak
Bir gün bir karı koca, 18
yaşındaki oğullarını bir testten geçirmeye karar verirler. Bir masanın üstüne
bir miktar para, bir dini kitap ve bir şişe şarap koyarlar. Çocuk din kitabını
seçerse din adamı, parayı seçerse işadamı, şarabı seçerse de işe yaramaz tembel
biri olacaktır bu testin sonunda. Gizli bir yere saklanıp olacakları merakla
beklemeye başlarlar. Bir süre sonra oğlan gelir. Parayı cebine koyar. Din
kitabını görüp sayfalarını karıştırır ve onu da alır. Sonra şarabı görüp hepsini
içer. Babası eşine dönüp der ki;
"Hanım bizim çocuğun durumu sandığımızdan
da beter çıktı, galiba politikacı olacak!"
Siyasetçiler
İki emekli parkta güvercinlere yem
atıyorlardı. Birinci ihtiyar:
- Şu güvercinlere ne zaman yem atsam
siyasetçileri hatırlıyorum.
-Neden?
-Yerde dolaşırlarken elimizden
yiyorlar, havalanınca kafamıza pisliyorlar.
Toplu Sözleşme
Toplu sözlesme pazarligindan yeni
çikmis sendika baskani, salonda toplanmis isçilere atesli bir söylev
çekmektedir:
- "Yoldaslar! Yönetimle yeni bir sözlesme yaptik. Bundan
böyle
haftanin dört günü daha çalismayacagiz!" Kalabalik,
- "Yasasiiinn!"
diye bagirir.
- "Çalisma saatimiz beste degil, dörtte bitecektiiir!"
-
"Yathaaaaaa!!"
- "Çalismaya dokuzda degil, onbirde baslayacagiiizz!"
-
"Helaaallll!!"
- "Maaslarimiz yüzde 150 artacaktiiirrr!"
-
"Vaaaaaauuuuuvvvv!!"
- "Yalnizca Çarsambalari çalisacagiiiiz!"
Bu sözün
ardindan derin bir sessizlik olur. Derken arkalardan bir ses duyulur:
- "Her
çarsamba mi !"
Komünist Bayrağı
Rus devlet başkanı Brejnev
Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz sarayda davet
edilmişti. Ziyaretin ertesi sabahı Ford Brejnev'e geceyi nasıl geçirdiğini
sordu: Çok iyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm.
- Yaa ne gördünüz?
- Beyaz sarayda komünist
bayrağının dalgalandığını gördüm.
Brejnev'in bu cevabına Ford karşılık vermedi. Bir
yıl sonra Ford'da Rusya'ya ziyarete gitti. Sabah olunca Brejnev ona nasıl
uyuduğunu sordu. Ford: İyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm.
- Ne gördünüz?
- Kremlin'de komünist bayrağı
dalgalanıyordu.
Brejnev pek memnun olmuştu. Ford devam
etti:
- Ama bayrakta acaip yazılar vardı.
- Ne
yazıyordu ne yazıyordu?
- Vallahi okuyamadım zira yazılar Çince
idi