Pazar fıkraları

221 views
Skip to first unread message

ismail yalçın

unread,
May 24, 2015, 4:59:04 PM5/24/15
to
Pazar fıkraları
 
 
Kürsüdeki Adam
Babası, okula yeni başlayan Onur'a sordu:
-Nasıl oğlum, okulunu beğendin mi?
Onur cevapladı:
-Evet baba her şey güzel. Arkadaşlar, oyunlar hepsi iyi ama kürsüde duran bizden büyük bir adam var, her şeyimize karışıyor. Rahatımızı bozuyor.
 
Eğitimin Yaşı
Bir eğitimciye sormuşlar:
-Çocuk eğitimine kaç yaşında başlamalı?
-Çocuğunuz kaç yaşında?
-Bir yaşında.
-Bir sene geç kalmışsınız beyefendi.
 
Yanlışlar Görünmesin Diye
Temel, yazılı kağıtlarını o kadar küçük yazıyordu ki okumak mümkün olmuyordu.
 
Bir gün öğretmen iyice merak edip sordu:
-Oğlum neden yazıları hem küçük hemde sık yazıyorsun?
-Yanlişlarum görünmesun diye öğretmenum.
 
Öküzü Kim Sağar?
İkiz kardeşler ders çalışıyorlardı. Biri ötekine:
-Sana bir soru sorayım mı?
-Sor bakalım seni dinliyorum.
-Bir öküzün ön ayakları Bursa'da arka ayakları Balıkesir'de olsa, sütünü Bursalılar mı yoksa Balıkesirliler mi sağar?
 
Kardeşi bir süre düşünüp içinden çıkamayınca:
-Öküz sağılmaz!
 
Bilmeyen Öğretmen
Okula yeni başlayan Eren, öğretmeni konusunda hayal kırıklığı yaşamıştı. Annesine:
-Bizim öğretmen hiç bir şey bilmiyor! dedi.
 
-Nereden anladın yavrum?
 
-Sürekli harfleri gösterip, bu nedir diye bana soruyor.
 
Hırsızlar Çalar
Öğretmen yapılan deneyin sonucunu şöyle özetledi:
 
"Çocuklar, gördüğünüz gibi demir ile bakır açıkta kalınca oksitlenir. Yani paslanır. Şimdi size bir soru:
Acaba altınla gümüş açıkta kalsa ne olur?"
 
Arka sıradan bir öğrenci, hemen atılır:
 
"Çalarlar öğretmenim" :))
 
Taşmaz mı?
Küçük Sabri ile Volkan tenefüste konuşuyorlardı:
-Nehirler nereye dökülür?
-Denize..
-Hepsi mi?
-Tabiiki.
-Peki deniz nasıl taşmıyor o zaman?
-Elbette taşmaz. Denizin dibi süngerlerle dolu, suyu onlar çekiyor.
 
Doğum
İlkokulda üç çocuk bebeklerin nasıl dünyaya geldiklerini konuşuyormuş.
Dursun:
- Bizim ailede hep leylekler getirir.
Fadime:
- Bizde hep cül bahçesinde bulunur.
Temel:
- Biz façiruz, bizde hep pepekleri annem kendisi yapayi.
 
sör Olurdu
Prof
Profesör öğrenciye:
-Ulan eşeği bağlasan buraya o bile okulu bitirirdi, demiş. Öğrenci de cevaben:
-Bitirirdi tabi, hatta birkaç sene daha okur profesör olurdu, demiş.

ismail yalçın

unread,
May 31, 2015, 5:33:22 PM5/31/15
to
Pazar fıkraları
 
 
KÖPEK
İki arkadaş yolda sohbet ede ede giderlerken,gariban bir köpeğe rastlarlar.Onlardan biri,basar tekmeyi hayvana.
"Yahu der arkadaşı durup dururken hayvana niye vurdun?" Bizimki;
---Beni İstanbulda bir köpek ısırmıştı.
---Ne alakası var senin bu yaptığınla.Bizimki pişkin pişkin;
---Bu,onun mutlak akrabasıdır.
 
Kaldırım Malzemesi
Sadrazam, açık fikirli biri olduğu için yaptığı bazı işler dar kafalılar tarafından beğenilmez hatta aleyhine sözler söylenirdi.
 
İstanbul sokaklarının yer yer kaldırımlarla döşenmesi de bir ara düşmanlarına dedikodu fırsatı vermişti. Adamın biri, bu kaldırımların nasıl ve neyle yapıldığını sorunca Sadrazam şu cevabı verdi:
-Bize atılan taşlardan!
 
Kapı Komşusu
 
Polis iki uyuşturucu kullanan serseriyi parkta suçüstü yakalayıp, karakola götürdü. Hemen sorguya başladı:
-Adresin ne? Nerede oturuyorsun?
-Nerede olacak, parkta, inşaatta, neresi denk gelirse...
 
Sıra diğerine geldi:
-Sen nerede oturuyorsun?
-Kapı komşusuyum.
 
Temel Millet Vekili
 
birgün bizim temel millet vekilleri ile uçağa biner başlarlar birşey sallamaya birinci millet vekili şurdan on milyon atsam biri bulur ve bir kişiyi sevindiririm ikinci millet vekili ben yirmi milyon atsam iki kişi bulur ve ikikişiyi sevindirimiş olurum üçüncü dördüncü derken hepsi birşey sallar sıra temele gelir temel düşünür ve ULAN BEN BURDAN HEPİNİZİ ATSAM YETMİŞ MİLYON SEVİNİR NEDİYORSUNUZ LAN
 
Şart midur
Bir gün Temelle Dursun otururlarken Temel Dursun'a;
 
-"Ula usagum ben politikaci olacagum." demis
 
Dursun Temel'e dönüp;
 
-"Sen delimusun ki politikaci olacaksun.."
 
Temel Dursun a dönüp:
 
 
 
-"Şart midur??"
 
Çanakkale'de Ne İşi Varmış?
Cumhuriyet'in ilanından sonra İstanbul'da bir resepsiyon verilir.
Tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ataşeleri de davet edilir.
Davet güzel bir şekilde devam etmektedir fakat İngiliz ataşesi olan binbaşının bakışları Mustafa Kemal'in gözünden kaçmaz.
Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir.
Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir.Yaver Mustafa Kemal'e şöyle der:
- Paşam kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana:
Mustafa Kemal'in Çanakkale'de babasını öldürdüğünü söyledi.
Bunun üzerine Mustafa Kemal şöyle der:
- Git sor bakalım babasının Çanakkale'de ne işi varmış?
 
Kastamonu
Bölük komutani Ali okulu nu denetliyordu. Hasan`a sordu:
- Oglum, dünya kac parcadir?
- Bes parcadir komutanim.
- Say bakalim.
- Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya.
- Sen nerelisin?
- Kayseriliyim, komutanim.
- Su haritada Kayseri`yi göster bakalim.
Hasan Kastamonu`yu isaret edince:
- Oglum, orasi Kastamonu.
- Kayseri`nin bir mahallesi sayilir, komutanim.
 
Uşaklık
Atatürk'ün yanına ziyarete gelen iran kralı sohbet esnasında sürekli Atatürk'e laf göndermesi yapmaya çalışır ve tam kahve içeceklerken asker kahveyi kazayla Atatürk'ün üzerine döker. İran kralı:
- Türk milletini iyi eğitememişsiniz.
Atatürk:
- Ben Türk milletine her şeyi öğrettim bir uşaklığı öğretemedim.
 
Politikacı Olacak
Bir gün bir karı koca, 18 yaşındaki oğullarını bir testten geçirmeye karar verirler. Bir masanın üstüne bir miktar para, bir dini kitap ve bir şişe şarap koyarlar. Çocuk din kitabını seçerse din adamı, parayı seçerse işadamı, şarabı seçerse de işe yaramaz tembel biri olacaktır bu testin sonunda. Gizli bir yere saklanıp olacakları merakla beklemeye başlarlar. Bir süre sonra oğlan gelir. Parayı cebine koyar. Din kitabını görüp sayfalarını karıştırır ve onu da alır. Sonra şarabı görüp hepsini içer. Babası eşine dönüp der ki;
"Hanım bizim çocuğun durumu sandığımızdan da beter çıktı, galiba politikacı olacak!"
 
Siyasetçiler
İki emekli parkta güvercinlere yem atıyorlardı. Birinci ihtiyar:
- Şu güvercinlere ne zaman yem atsam siyasetçileri hatırlıyorum.
-Neden?
-Yerde dolaşırlarken elimizden yiyorlar, havalanınca kafamıza pisliyorlar.
 
Toplu Sözleşme
Toplu sözlesme pazarligindan yeni çikmis sendika baskani, salonda toplanmis isçilere atesli bir söylev çekmektedir:
- "Yoldaslar! Yönetimle yeni bir sözlesme yaptik. Bundan böyle
haftanin dört günü daha çalismayacagiz!" Kalabalik,
- "Yasasiiinn!" diye bagirir.
- "Çalisma saatimiz beste degil, dörtte bitecektiiir!"
- "Yathaaaaaa!!"
- "Çalismaya dokuzda degil, onbirde baslayacagiiizz!"
- "Helaaallll!!"
- "Maaslarimiz yüzde 150 artacaktiiirrr!"
- "Vaaaaaauuuuuvvvv!!"
- "Yalnizca Çarsambalari çalisacagiiiiz!"
Bu sözün ardindan derin bir sessizlik olur. Derken arkalardan bir ses duyulur:
- "Her çarsamba mi !"
 
Komünist Bayrağı
Rus devlet başkanı Brejnev Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz sarayda davet edilmişti. Ziyaretin ertesi sabahı Ford Brejnev'e geceyi nasıl geçirdiğini sordu: Çok iyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm.
 
- Yaa ne gördünüz?
- Beyaz sarayda komünist bayrağının dalgalandığını gördüm.
 
Brejnev'in bu cevabına Ford karşılık vermedi. Bir yıl sonra Ford'da Rusya'ya ziyarete gitti. Sabah olunca Brejnev ona nasıl uyuduğunu sordu. Ford: İyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm.
 
- Ne gördünüz?
- Kremlin'de komünist bayrağı dalgalanıyordu.
 
Brejnev pek memnun olmuştu. Ford devam etti:
 
- Ama bayrakta acaip yazılar vardı.
- Ne yazıyordu ne yazıyordu?
- Vallahi okuyamadım zira yazılar Çince idi

ismail yalçın

unread,
Jun 7, 2015, 5:31:10 PM6/7/15
to
Pazar fıkraları
 
 
radara girdin
Temel bir Gün yolda giderken polisler durdurur. Ehliyet ruhsat sorar. Temel:
-Naptum ben memur bey? diye sorar.
-Radara girdiniz ceza kesicez!
-Ula ne kızıyisun yemedik ya radarunuzi çikaruz da..
dikkatli ol
birgün temel hakem olmuş. Maçta foul olmuş.Ama temel fol yapan kişiye deyil yere düşen kişiye sarı kart vermiş.
 
Adam sormuş niye bana sarı verdinde foul yapana vermedin?
 
Temel cevap vermiş:
 
-Dikkatli ol bidaha düşme diye
 
Yetişmek İçin
Trafik polisleri tam gidecekken hızlı bir Araba görüp durdurmuşlar.
-Şanssız günündesin.Tam gidecekken seni yakaladık.
Adam:Abi ben zaten size yetişmek için hızlanmıştım.
Ekipmanlar
kadınla adam tatile çıkarlar.Adam balık tutma yasağı olmayan yerde balık tutar.Bu sırada kadında yanında kitap okuyordur.Adam yorulur ve yatmaya gider.Balık ekipmanlarını sandala koyar.Kadının canı sıkılır ve sandala biner,kitap okumaya başlar.Açılır ve balık tutma yasağının olduğu yere gelir.Güvenlik botu yaklaşır.İçinde bir adam duruyordur.Kadına:
-Burda balık tutamazsınız.
-Balık tutmuyorum.Sadece kitap okuyorum.
-Ama tüm balık ekipmanlarınız yanınızda.Korkarım sizi karakola götürmek zorundayım.
-Beni karakola götürürseniz,bana tecavüz ettiğinizi söylerim.
-Ama ben size dokunmadım bile.
-Ama tüm ekipmanlarınız yanınızda değil mi?!
Köpek
Bir adam yolda yürüyormuş.O sırada bir cenaze geçmiş yanından. 2 tabut var. Cenazenin arkasında köpek ve 20'ye yakın erkek kuyruk halinde.Tabutu taşıyan adama yaklaşmış:
-Başınız sağolsun.
-Sağolun.
-Ne oldu?Bu köpek nedir?
-Bu köpek bizim kadını ısırdı öldürdü.Adam merakla.
-Yaa....Bu ikinci tabut nedir?
-Bu köpek bizim kaynanayı ısırdı öldürdü.Adam düşünür:
-Bu köpeği 1-2 haftalığına bana ödünç verir misin?Adam hemen cevap verir:
-Tamam ama kuyruğun arkasına geç.
açma
bir Gün temel bir lokantaya gitmiş garson ona: efendim lütfen sağ taraftaki kapıyı açmayınız.demış temel ise tamam demiş ama içinde ukte kalmış gitmiş kapıyı tam açarken "açmaaaa"diye bı ses gelmış temel cok korkmuş ama yınede kapıyı açmıs o kapnın içinden yıne bır kapı cıkmıs onuda tam açarken yıne"açmaaaa"diye bı ses duyulmus 3kez daha bu tekrarlanmış.tam 4.de bi pencere çıkmıs temel tam onu açarken yıne "açmaaaa"demıs bı ses temel onuda acmıs bı de ne gorsun adam orda açma satıyormuş
Muhallebi
Bir Gün ayşe mutfaktan elini yüzünü bulaştırmış halde çıkmış.Annesi Ayşe'yi o halde görünce çok sinirlenmiş.
Ayşe'nin annesi:
"Aaaaa,yeter ama kızım sana ceza vermenin vakti geldi artık"demiş."Hah işte buldum.Akşama muhallebi yemiyeceksin"demiş.
Ayşe:
"Sizde yemiyeceksiniz,çünkü ben hepsini yedim"demiş.
Karyola
Psikoloğa başvuran adam ;
-Geceleri uyuyamıyorum efendim,sürekliyatağın
altında biri varmış gibi geliyor,yatağın altına
iniyorum bu seferde sanki yatağın üzerinde birileri
varmış gibi geliyor.
doktor da;
-Altı aylık bir çalışma sonucu bu sorunu hallederiz
-Peki vizite ücreti ne kadar?
-Seans başı 50 dolar,haftada üç seans.
Tabi adamın gidiş o gidiş.
Doktor bir kaç Ay sonra sokakta hastaya
rastlamış,gıcık bir şekilde gülerek;
-Ne oldu,hastalıktan kurtulabildin mi?
Adam da gülerek;
-Evet hem de bir şişe şaraba hallettim.
-Nasıl yani?
-Sizden çıktıktan sonra birheneye uğradım,
biramı içerken yanımdaki berduşla dertleştik,ona
bir şişe şarap ısmarladım,oda bana karyolanın
bacaklarını kesmemi tansiye etti...
9
deli doktoru delilerin yanına gelir ve ''eğer size soracağım soruyu bilirseniz taburcu olacaksınız''demiş.1.deliye sormuş:3+3 kaçtır?deli''385''demiş.2.deliye sormuş:3+3 kaçtır?deli''cumartesi''demiş.3.deliye sorar:3+3 kaçtır?deli''9''demiş.doktor:aferin nasıl bildin?deli:385den cumartesiyi çıkardım demiş.
 

temel ve azrail
Azrail temelin yanına gelir ve kardeş vaktin tamam hadi gidelim der.
 
Temel de uyanık ya yalvarır bana 5 yıl süre ver ondan sonra gel al canımı azrail tamam der temel de kendi kendine pilot olursam beni havada yakalayamaz derken 5yıl sonunda azrail pilot temelin yanına gelir ve vakit doldu gidelim der
 
temelde şimdi canımı alsan arkada 300 yolcu var onlar ne olacak der
 
azrail : oglum hepinizi bir araya getirene kadar anam ağladı zaten
 
Öksürük
Temel ile Dursun doktora gitmisler. Dursun öksürüyor, Temel ise kabiz imis. Doktor bunlara birer surup vermis fakat siseler karismis.Doktor bir hafta sonra kontrole gelmelerini istemis. Bir hafta sonra Dursun doktora gitmis. Doktor "nasil oldun, öksürügün geçti mi?" diye sormus. Dursun ise "Toktor pey haçan cesaret edup te öksüremeyrum" demis
 

DENİZLİ’NİN HOROZU
 
Günün birinde Japon araştırmacılar horozların genlerinde oynama yaparak konuşabilmelerini sağlamak amacıyla 2 horoz türünü incelemeye alırlar.
 
İnceleme altına alınan horozlardan biri Fransız horozu, diğeri de Denizli horozudur. Yani Türk horozudur.
 
Bilim adamları horozların konuşup konuşamadıklarını test edebilmek için deneyin sonunda öncelikle Fransız horozuna sorarlar :
‘Tavuk mu yumurtadan çıkar yoksa yumurta mı tavuktan’ diye.
 
Fransız horoz biraz düşünüp cevaplar : ‘İkisi de.’
 
Bilim adamları tatmin olmuş bir şekilde Denizli horozuna dönerler ve aynı soruyu ona da sorarlar.
 
Türk horoz cevap verir : ‘Valla benim için fark etmez, ben biner geçerim…’
 
Temel lokantaya gitmiş ve denizli tavuğu istemiş.Garson bir tavuk getirmiş. Temel tavuğun kıçına bakmış ve :
 
- Ula haçen bu ankara tavuğudur.Cidin bana denizli tavuğu getirin
demiş
Garson 2. tavuğu getirmiş.Temel yine tavuğun kıçına bakmış ve :
 
- Ula uşağum buda bursa tavuğidur cidin bana denizli tavuğu getirun
demis. Garson bir tavuk daha getirmiş.Temel yine tavuğun kıçına bakmış ve :
 
-Heh ula bu denizli tavuğidur demiş ve yemiş
 
Temel hesabı ödemeye gitmiş ve garsona:
 
-Ula uşağum sen nerelisun demiş? 
 
Garson pantolonunu indirmiş kıçını dönmüş ve :
 
-Sen bak daha iyi anlarsın ! ! !
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages