Trump kayyum atıyor - İskender Öksüz
Irkçı ne demektir? Bunu bilmek her zaman lazım şimdi ise elzem. Çünkü
2026 yılında bütün diplomatik kibarlıklar bir yana atıldı ve dünya
siyaseti, çırılçıplak ırkçılıkla yürüyor.
Irkçılık, Yeni Çağ’dan başlayarak Batı Avrupa’nın keşifler ve endüstri
devrimi ile yükseldi. Emperyalizm ile kolonyalizm ile… Emperyalistler
silahlarına, bağışıklık kazandıkları mikroplara ve çeliğe dayanarak
dünyanın geri kalanının hemen tamamını ele geçirdi. Bu üç sebebi, Jared
Diamond’un şaheseri Tüfek, Mikrop ve Çelik’ten aldım. (Türkçesi
TÜBİTAK’ça bu başlıkla, 2002’de yayımlandı. Aslı Guns, Germs and Steel,
1997.) Bu üçü sebeptir sebep olmasına da Diamond, kitabında daha nice
sebep sayar. Kesin olan, Batı’nın egemenliği ve yenilen toplulukların
Batı’ya direnememesidir.
ONLAR İNSAN DEĞİL Kİ
Bu dengesizlik keşiflerle başlayıp 20. asra kadar sürdü. 21. asırda da
devam ediyor. “Yok, öyle değil, 21. asırda milletler arası hukuk var,
düzen var, Birleşmiş Milletler…” falan diyenlerin artık pek sesi
çıkmıyor. Netenyahu ve Trump dilediği yere dilediğince saldırır, devlet
adamlarını eşleriyle birlikte kaçırır veya katleder ve “medenî dünya”
çoğunlukla sesini çıkarmaz, hatta alkışlarken, milletlerarası nizam,
hukuk gibi laflar artık laftır.
Dönelim dengesiz hâkimiyete. Bu hâl, iki soruya yol açtı. Ezilen
milletler sordu: Niçin ezildik? Niçin geri kaldık? Bu sorulara cevap
niteliğinde çok eser yazıldı. Biri de benim Niçin Geri Kaldık?
kitabımdır. Fakat ikinci bir soruyu da galipler sordu: Biz, dünyadaki
diğer insanları nasıl böyle kolayca ezip, hâkim olabildik? İşte en
yakıcısı bu ikinci soruya verdikleri cevaptı: Biz üstünüz, çünkü bizim
ırkımız üstün. Irkların bir üstünlük sırası vardı. En altta siyah ırk,
ortada sarı (veya Mongoloid ırk) ve en üstte de – başka kim olacak –
beyaz ırk bulunuyordu. Beyazların dışındakilerin insan olup olmadıkları
da tartışmalıydı zaten. Hrıstiyanlıkta “Tanrı insanı kendi suretinde
yaratmıştır.” inancı vardır. Eh, Tanrı siyah olamayacağına göre –
kırmızı veya sarı da olamazdı ya – beyazların dışındakiler de insan
olamazdı. Dolayısıyla ruhları yoktu.
MEDENİYET DENİLEN
Bulabilirseniz Régis Wargnier’in Man to Man (İnsan İnsana) filmini,
İngiltere’deki insanat bahçesini, Kraliyet Akademisi’nin siyahların
beyazlar gibi insan olduğu iddiasına toplu kahkahalarını izleyin.
Amerika’da bir kıtanın insanları, hemen tamamen yok edildi.
Öldürülemeyip hayatta kalan yerliler, ABD kanunlarına göre mülk sahibi
olamazdı. Bu kural ancak 1934’ten itibaren zayıflatıldı. Dünya Tarih
Ansiklopedisi (World History Encyclopedia) şöyle diyor: “ABD tarihinin
çoğunda Yerli Amerikanlar ABD kanunun ‘mülkiyet’ tanımına göre kanunen
arazi sahibi olmaktan men edilmişlerdi. Bu, 1823 tarihli ‘Johnson,
McIntosh’a karşı’ davasında alınan karara dayanırdı. Karar, Yerli
milletlerin gerçek mülkiyet değil ancak ‘yerleşme hakkı’nın bulunduğunu
söylüyordu. Bu doktrin 20. asrın ortalarına kadar ABD kanununu
şekillendirdi ve bugün hâlâ arazi statüsünü etkiler.” (Atıf:
https://bit.ly/yerli-mulk )
Fransa’nın, Cezayir’deki Setif katliamı (1945’te, Fransa’ya göre bir
günde 25 bin, Cezayir Hükümeti’ne göre 45 bin sivilin makineli tüfek
ateşiyle öldürüldüğü olay) ile Paris’te bir sabah 300 Cezayir asıllı
Fransız’ın ölü bulunması, o zihniyetin başka örnekleri. Fransa bu
olayları geri ülkelere medeniyet getirme başlığı altında anlatır.
İngiltere de Hindistan’a ve Çin’e medeniyet götürdü. Çinliler, İngiliz
tekstiline ilgi göstermeyince onları afyona müptela edip Hindistan’da
yetiştirdikleri afyonu, Çin’de satmaya başladılar. Çin yönetimi halkın
uyuşturucuyla zehirlenmesini kabul etmeyince Afyon Savaşları başladı.
Bir taraftan Çin’e zorla afyon satılıyor, diğer taraftan, kıtlık
çıkmasına aldırmadan Hint’te, Bengal’de halka zorla sadece afyon
ektiriliyordu.
İRAN TRUMP’LA MELANİE’Yİ KAÇIRSA
Bütün bunlar bugün nereden aklıma geldi. Şuradan: Dikkatle dinlerseniz
batı retoriğinde, hâlâ kendilerinin üstün ırk olduğu inancını
duyarsınız. Kendileri dışındakilerin ne kadar insan olduğuna, vatan
sahibi olup olmayacaklarına dair tereddütleri vardır. Egemenlik hakları
da belki bugün açıkça değil ama kapalı mekânlarda kahkahalarla
karşılanabilir.
Dünyadaki “aşağılık ırklar”ın egemenliğindeki bölgeleri, nasıl yeniden
tasarlamaya çalıştıklarını görmüyor musunuz? Bu tasarlamayı son derece
doğal buluyorlar. Onlar tasarlamayacak da yerliler mi tasarlayacak?
Genişletilmiş Orta Doğu… Adım adım. İşte Irak. İşte Suriye. Sıra
İran’da. Sonra sıra kimde?
İsrail nasıl başlamıştı: Vatansız bir halka, halksız bir vatan. Ya
Araplar? Onlar insan mı?
Trump, Venezüellaile başladı. Açık açık ülkelerin başına kayyum
atayacağını söylüyor. Atıyor da.
Olan bitenin garipliği anlaşılsın diye şöyle bir fantezi anlatayım.
İran, başarılı bir operasyonu ile Donald ve Melanie Trump’ı kaçırıp
hapsetse. Nasıl olur? Sonra Ayetullah, gözünün tuttuğu dost ve sağlam
bir Amerikan’ı başkan yapsa. Bu operasyonu hemen yapamazsa California,
Texas ve Florida gibi eyaletlerdeki Hispanikleri organize edip isyan
çıkartsa. Amerika onlarla meşgulken kaçırsa Trumpları. Olur mu?