Afrika'da bulunduğum son günlerden beri böylesi bir yazıyı kaleme alıp almama konusunda epey düşündüm. Ancak gezginler tarafından bazı şeylerin bilinmesi gerektiğine karar vererek aşağıdaki satırları kaleme aldım...
|
2013 SÖMESTRE AFRİKA
YOLCULUĞUMUZ..
Yazar: Murat Fıçıcı
2013 SÖMESTRE TAHMİNİ GEZİ PROGRAMI … Yaklaşık
bütçemiz 2500 Euro:3250 USD) Rota: İSTANBUL-KİLİMANJARO-ARUSHA
(5)-NAİROBİ(1)-KAMPALA(3)-ADDIS ABABA (1)-LUSAKA(1)
LIVINGSTONE(4)-LILONGWE(3)- PEMBA(2)-ZANZİBAR(3) 19 Ocak……….. İstanbul –
Kilimanjaro uçuşu 20 Ocak ……….. Arusha şehir gezisi 21-22-23-24
Ocak…….Manyara Gölü,Serengeti ve Ngorongoro safari(Safari sırasında 3 gecede
çadırda konaklama yapılacaktır) 25 Ocak…… Otobüs ile Nairobi’ye geçiş
Nairobi’de bir gece Milimani Backpacker’s Hostel’de konaklama 26 Ocak
…Kampala’ya otobüsle hareket (21.30 hareket ) 27 Ocak…13.00 Kampala’ya
varış....
|
|
Sömestre Gezi programı netleşmeye başladı. 19 Ocak 2013 Cumartesi akşamı
başlayan yolculukta ilk aktivitemiz safari olacak. 21 Ocak Pazartesi sabahı
Lake Manyara, Serengeti ve Ngorongoro'yu kapsayacak cip safarimiz başlayacak.
3 gece çadırda konaklamayı düşünüyoruz. Bu safariyi ayarlamak için bizden 3-4
gün önce iki kişilik bir ekip yola çıkacak. Safarinin ardından 25 Ocak Cuma
günü sabah erkenden minibüs ile Nairobi'ye geçiyoruz. Konaklamamız Milimani
Backpacker's Hostel'de olacak. Akşam ise dünyanın en iyi 50 et
lokantasından biri seçilen Carnivore'de değişik etleri deneyeceğiz. 26
Ocak Cumartesi grup ikiye ayrılacak; ilki Rwanda Air ile bir gün Kigali
aktarmalı Uganda'nın başkenti Kampala'ya geçecekler ve diğeri ise otobüs ile
direk Kampala'ya geçecekler. 24 saatlik Kigali aktarması yapacaklar ile
soykırım müzesini gezip Rwanda'da ki katliamın izini süreceğiz. Konaklama
meşhur Hotel Rwanda'da olacak. 28 Ocak Pazartesi Kampala, 29 Ocak Salı ise
Jinja'da rafting ile geçecek. 30 Ocak'ta 3 bölümden oluşacak gezinin ilk
bölümünü tamamlayarak Etiyopya havayolları ile Addis Ababa aktarmalı
Zambiya'nın başkenti Lusaka'ya uçuyoruz.
30 Ocak akşamı Addis Ababa'da Etiyopya kültürünü yakından tanıyacağımız
bir yemeğe katılacağız. Sabah ise Tomaco Kafe'de meşhur Etiyopya kahvesi ile
yapacağımız kahvaltının ardından Zambiya'ya uçuyoruz. Gece konaklamamız
Lusaka Backpackers Hostel'de. 1 şubatta Lusaka'dan Victoria şelaleleri ile
tanınan Botswana,Zimbabwe,Zambiya sınırında bulunan Livingstone şehrine
uçuyoruz.5 Şubata kadar 5 gün buradayız.Devil's Pool, microlight ve Boat
Cruise en gözde aktiviteler.
2013 SÖMESTRE TAHMİNİ GEZİ PROGRAMI … (Yaklaşık bütçemiz
2500 Euro:3250 USD)
Rota: İSTANBUL-KİLİMANJARO-ARUSHA (5)-NAİROBİ(1)-KAMPALA(3)-ADDIS
ABABA (1)-LUSAKA(1)
LIVINGSTONE(4)-LILONGWE(3)-PEMBA(2)-ZANZİBAR(3)
19 Ocak……….. İstanbul – Kilimanjaro uçuşu
20 Ocak ……….. Arusha şehir gezisi
21-22-23-24 Ocak…….Manyara Gölü,Serengeti ve Ngorongoro safari
(Safari sırasında 3 gecede çadırda konaklama yapılacaktır)
25 Ocak…… Otobüs ile Nairobi’ye geçiş
Nairobi’de bir gece Milimani Backpacker’s Hostel’de konaklama
26 Ocak …Kampala’ya otobüsle hareket (21.30 hareket )
27 Ocak…13.00 Kampala’ya varış
27-28-29 Ocak … 3 gece Red Chilli Hideaway Hostel’de konaklama..
30 Ocak …. Entebbe(Uganda)- Addis Ababa(Etiyopya) uçuşu ve gece Baro
Hostel’de konaklama
31 Ocak…Sabah Tomaco Cafe’de kahvaltının ardından Lusaka(Zambiya)’ya uçuş
Aynı gece Lusaka Backpacker’s Hostel’de konaklama
01 Şubat…Livingstone(Zambiya)’a uçuş
02-03-04-05 Şubat….4 gece Jollyboys
Backpaacker’s Hostel’de konaklama
05-06 Şubat
….Livingstone-Lusaka-Lilongwe(Malawi) kara yolculuğu
07-08-09 Lilongwe’de konaklama
10-11 Şubat Lilongwe-Pemba(Mozambik)
12-13 Şubat…Pemba’da dinlenme
14 Şubat…Pemba-Zanzibar kara yolculuğu
15-16-17 Şubat Zanzibar Safari Lodge’ta konaklama
18 Şubat …Dar esselam – Kilimanjaro otobüs yolculuğu
19 Şubat….İstanbul uçuşu
Bu rota için Türkiye'den sadece Etiyopya transit vizesini alacağız..
Tanzanya 50, Kenya 25, Uganda ise 50 dolar karşılığında sınırlarda vize
veriyorlar. Ruanda vizesi için ise havaalanında biraz uğraşmamız
gerekecek.
Zorunlu olan hiç bir aşı yok ama Sarı Humma aşısını vurulmanızı tavsiye
ederiz. Hudutlar sağlık müdürlüklerinde ücretsiz olarak yapılıyor.
Varuna Gezgin bireysel ve sırtçantalı gezginliği desteklemekte olup yılda
2 kez çalışan personeline ve üniversite öğrencilerine düşük bütçelerle gezi
kültürünü öğretme amaçlı gezi düzenlemektedir. Bu geziler yol arkadaşlığı şeklinde olup kimse kimseden sorumlu değildir.
|
·
Dostlar, Ben tesadüfen siteye girmesem bu etkinlik hakkında bazı şeyleri
atlayacaktım. Katılımcılar sanırım genelde Eskişehir'den oldukları için onlara
gerekli bilgilendirmeleri yapıyorsunuzdur. Ama ben üvey evlat ;-(((( gibi
kaldım Ankara'da. Yaaaa.... Beni de bilgilendirin. Bu vize, aşı, v.b. konular
hakkında...
·
·
Geziye Zimbabwe'yi de eklemeye çalışacağız.
Değerli Dostlar,
Program yukarıda yazıldığı şekilde açıklandı… Biz de buna göre
kendimizi hazırladık.
Programı yapıp yolculuğun sorumluluğunu üstlenen benim bildiğim kadarı
ile iki kişi var M. Murat Fıçıcı ve Baran Binboğa. Sonradan bakıyoruz dördü
genç çocuk, bir de 30’lu veya 40’lı yaşlarında Varuna’ya ortak-rehber Tulga ve
ne konumda olduğu pek belli olmayan ama sağa sola emirler veren Oytun adında 6
kişi daha programın sorunsuz yürümesi için gayret gösteriyorlar. Kalınacak
yerler ayarlanıyor, yolculuk için gerekli araçların ayarlanması yapılıyor ve
genelde de yol arkadaşlığı konusunda pek fazla bir sorun yok.
İlk 15 gün aynen, ufak tefek program değişiklikleri ile, söylendiği
gibi harika bir şekilde gerçekleşti. Bu nedenle tüm düzenleyen ekibe ne kadar teşekkür etsem azdır.
Şubat ayının 3’ü geldiğinde bir bakıyoruz ortaya yeni bir gelişme
çıkıyor. Murat, Baran ve Oytun Güney Afrika’ya gitmeye karar veriyorlar
(Johannesburg’ta maça gideceklermiş, böyle olduğuna göre karar çok önceden
verilmiş gibi görünüyor) . Fazla bir açıklama yapmadıklarından ve hatta Esra
adında bir öğretim üyesinin de katılmak istemesi üzerine uçak parasını
olduğundan fahiş şekilde dile getirip gelmesini engelledikten sonra sadece iki
genç kızımızla beşi Güney Afrika’ya gitmek üzere bizden ayrılıyorlar. Ortak
olan Tulga da daha önce ayrılmıştı. Bizlere de program da olmayan ama sonradan
eklemeye çalışacağız diye ileti yollanılan Zimbabwe’ye geçmek talimatı verildi.
Bu arada belirtmek gerek ki Zimbabwe sınırda Türklere vize vermiyormuş. Almaya
çalışacaklarmış… Vize ücreti de 100$.
18-20 kişilik grup Erdem adındaki yeni mezun bir çocuğa kaldı. Diğer
üçü de ona yardımcı oluyorlar, onlar da üç aşağı beş yukarı aynı yaştalar.
Hepsi iyi çocuklar… Ama sorun çıktı ve sabah erkenden gittiğimiz sınırda ikindi
saatlerine kadar beklemek zorunda kaldık.
Neyse ayrıntılara daha fazla girmeyeyim çok uzamaya başladı.
Ayın 4’ünden sonra eziyetler arttı… Herşey el yordamıyla ve o anda
yapılıyor. İlk 15 günlük sistemli, kimi zaman eziyetli de olsa hiç olmazsa
sistemli, gidişattan eser kalmadı.
Bu arada Mozambik’teydi sanıyorum, Tulga yeniden gruba katıldı.
7 Şubat’ta Malawi’de Darüsselam’a gidecek yöntem araştırılırken, arada
bir-iki gün konaklamalı ama ilk bölümün en az 10 saat ve ikinci bölümün ise 20
ila 36 saat sürecek iki uzun külüstür otobüs yolculuğu çıktı karşımıza. Bu
arada Mozambik’teydi sanıyorum, Tulga yeniden gruba katıldı. Erdem de orada
kaldı…
Artık buraya sanki kıtayı gezip tanımaya değil de külüstür otobüslerle
eziyet çekerek seyahat etmeye geldik herhalde düşüncesi saplanmaya başladı
kafama…
Tamam, dedim çocuklara, siz Darüsselam’a bu şekilde gidin ben artık
kaldıramayacağım uçakla gidiyorum dedim. Bu da bana fazladan bir 1000 liraya
patladı. Çocuklar 9’unda sabah çok erkenden Atahan ve Ezgi’nin liderliğinde
yola çıktılar. Tulga ve ben Pazartesi (11 Şubat) kalkacak Nairobi aktarmalı uçağı
beklemek üzere geride kaldık. Tulga
Nairobi üzerinden Türkiye’ye ben ise Darüsselam’a devam edeceğiz.
Bütün bu gelişmelerin üstüne yazdığım F.B.’ta görmüş olabileceğiniz “Plansız programsız hiç bir etkinliğe katılma...
Planlı programlı olduğunu düşündüklerini de çok iyi araştır aksi taktirde sana
hem manevi hem de maddi olarak çok pahalıya malolabilir...” sözünü
bir kenara yazın….
Sabah kahvaltı için kalkınca Tulga’ya bakındım göremedim. Kahvaltı
siparişini vermek üzere resepsiyona gittiğimde uyku sersemi tuvaletlere doğru
gittiğini gördüm ve kahvaltıda görüşürüz düşüncesi ile beklemeye başladım.
Kahvaltı bitti, bekle bekle ortalıkta yok… İyi dedim ne yapalım ben de sakin
sakin dinlenirim. Akşama kadar yok. Akşam yine yok. Ertesi sabah yok. Öğlen
yok. Akşamüzeri baktım dışarıdan geliyor: “Hayrola, sen yaşıyor musun?” Malawi
Gölü kıyısına gitmiş ve akşam orada kalmış yeni geliyormuş. İnsaf!.. Yol arkadaşlığı anlayışları bu
kadarmış demek ki!..
Neyse sabah kahvaltıda beraberdik ve havaalanına birlikte gittik. Uçak
Nairobi aktarmalı Darüsselam uçağı ve Tulga Nairobi’de THY uçağını bekleyecek
ve Türkiye’ye dönecek. O benden 6 saat daha fazla havaalanında olacak ben ise 5
saat kadar. Dedi benim lounge’lara giriş hakkım var seni de sokmaya çalışırım.
İyi dedim. Hiç olmazsa biraz rahat bir ortam.
Nairobi’ye indiğimizde THY ile işi olduğunu söyledi. Ben de buralarda
beklerim, işin bittiğinde buluşuruz dedim ve duty free dükkanlarının önünde
dolanmaya başlarım… Bekle babam bekle yok ortada… Ne hali varsa görsün diyerek
boş verdim… Ve bir daha da görmedim kendisini…
Bu arada ne Darüsselam’dan Zanzibar’a uçuş, ne Zanzibar’da ve Nguwi’de kalacağım
otel hakkında bir bilgi vermiyor bana Tulga. Ben Lilongwe’de Atahan’dan aldığım
adresler doğrultusunda hareket ediyorum. Fakat Lilongwe’deki sabah kahvaltısı
öncesi kızlarımla mesajlaştım ve Zanzibar’da ne yapmam gerektiği konusunda
bilgiler aldım. Bir saat sonra Tulga ile kahvaltıda kızlarla yazıştığımız
bilgilerin aynısı nasıl olduysa birden verilmeye başlandı Tulga tarafından… O
ana kadar ağzından taksitle, o da alabilirsen, almaya çalıştığım bilgiler su
gibi gelmeye başladı. Şaşırdım tabii…
Darüsselam’dan da Zanzibar’a uçtum. Neyse, sevdiğim iki çocuğumla
buluşacağım hiç olmazsa diye biraz keyifliyim. Atahan tarafından bana verilen
oteli buldum Zanzibar’da ve şans, kızlarımla karşılaştım önce… Bir süre aklı
sıra ekip liderleri olacak zatları bekledik sohbet ettik… Saat 10.00 hala
yoklar ortada… Odalarına gittik
uyandırdık. Biraz sonra teker teker terasa kahvaltıya geldiler… Oytun selam
bile vermedi. Erdem’le sarıldık öpüştük. Baran soğuk bir hoşgeldinle elimi
sıktı. Son olarak “LİDER” geldi ve resmi bir hoşgeldinle karşılaştım.
Beş dakika geçmeden salvo ateş başladı… Neden, yukarıda aklınızda tutun
dediğim kırmızılı yazı… Niçin böyle bir şey yazarmışım? Biri alıyor biri
bırakıyor. Bu arada grubu başıboş bırakmalarını da çok hoş bir şekilde
Atahan’la Ezgi’yi bu tür işlerde eğitmek olarak açıklıyorlar… Geri kalanlar
kobay ya…
Sürekli sitelerindeki duyurunun
son paragrafını başıma kakıyorlar… “Varuna Gezgin bireysel ve
sırtçantalı gezginliği desteklemekte olup yılda 2 kez çalışan personeline ve
üniversite öğrencilerine düşük bütçelerle gezi kültürünü öğretme amaçlı gezi
düzenlemektedir.
Bu geziler yol arkadaşlığı şeklinde olup kimse kimseden sorumlu
değildir.”
Ayın dördünden sonraki gelişmelerden kesinlikle sorumluluk almıyorlar. Buna
dayanakları da son 4 kelime: KİMSE KİMSEDEN SORUMLU DEĞİLDİR. Tabii ki kimse
kimseden sorumlu değildir, diyorum. Ama, altlarını ben çizdim, gezi düzenlemek
ve yol arkadaşlığı sizin sorumluluğunuz. Başınızı alıp gitmek
yanlıştı diyorum, son etaptaki Tulga’nın davranışları da yol arkadaşlığına
yakışmıyor, diyorum… Fakat her şeye bir bahaneleri var. Ben havaya konuşuyorum,
onlar salvo ateşe devam… Bir tek ben durumdan şikayetçi imişim. Şikayet ettiğim
konular da;
1-
Plansız programsız hareket (İlk 15 günden
sonrası için söylüyorum… Kesinlikle ilk 15 gün muhteşemdi!..)
2-
Tete’de 50 dolarlık iki kişilik minnacık odaya,
aynı yatakta iki kişi olmak üzere, dört kişinin yatmasının ayarlanması ve 50
doların 100 dolara çıkması.
Bunların dışındaki eleştirel düşüncelerimi de hiç dile getirmemiştim o
sabaha kadar, yani beni çapraz ateşe tutmaya başladıkları ana kadar… Bu kadar
eleştiriyi bile kaldıramıyorlar… Hayret!..
Dilerim gerçekten şikayetçi olanlar şikayetlerini dile getirmişlerdir
benden sonra ama maalesef hiç sanmıyorum. Hem üzerlerinde psikolojik baskı var
hem de bizim insanımız malum, çok saf ve temiz, canını çıkar ama son anda
ağzına bir parmak bal sür her şeyi unutur…
Haaa, bir de şunu ekleyim;
“Dostlar,
Ben tesadüfen siteye girmesem bu etkinlik hakkında bazı şeyleri atlayacaktım.
Katılımcılar sanırım genelde Eskişehir'den oldukları için onlara gerekli
bilgilendirmeleri yapıyorsunuzdur. Ama ben üvey evlat ;-(((( gibi kaldım
Ankara'da. Yaaaa.... Beni de bilgilendirin. Bu vize, aşı, v.b. konular
hakkında...”
Şeklindeki iletime hiçbir yanıt gelmediği halde seni her konuda
bilgilendirmiştik iddiasındalar…
İki gün kuzeydeki bir köyde kızlarımla sakin sakin kafa dinler, denize
girerek tatil yapabilirdim belki. Çünkü sonra geleceklerdi oraya sevgili “LİDER”lerimiz.
Fakat artık o kadar gerilmişim ki, kızlar eşyalarını toplarken ben THY’nı
aradım hemen dönüş olanaklarını sordum. Ondan sonrası da uzuuuuun bir yolculuk…
11 Şubat Pazartesi sabah altıda
başlayan, arada uzun beklemelerle 7 (YEDİ) uçak değiştirdiğim ve 13 Şubat 16.00
da noktalanan çoooook uzun bir yolculuk…
Daha çoook doluyum ama yeterince başınızı ağrıttım sanıyorum…
Sevgi ve doğa ile kalın…
Geçkin Gezgin