Katletme operasyonu Ümraniye Hapishanesi dışında tamamlandı.
Operasyondan sonra açıklama yapan yakınlarımızın katili Bülent Ecevit
"Önemli bir başarı, Güvenlik Güçlerine teşekkür ederim, sonuç milletimize
hayırlı olsun" dedi. Yoksul halkın bu operasyondan ne çıkarı oldu. Bu
operasyonun hayrı olsa olsa Cotterelli ve onun ülkemizdeki uşaklarına
olmuştur. Onlarca canımızı katledenlere IMF ödül vermekte gecikmedi.
Adalet Bakanı, Sağlık Bakanı Osman Drumuş, Bülent Ecevit; yalan ve
iftira ile operasyonu sürdüdürürken gazeteler, televizyonlar da kıraldan
daha kıralcı davranıp hiçbir kuşku duymadan bu haberleri kendi komplolarını
da katarak yayınlıyor.Operasyonun ardından gerçekler açığa çıkmaya başladı
bile.
Bayrampaşa Hapishanesi’nden Bakırköy Kadın ve Çocuk Hapishanesi’ne
sevk
edilen Suna Ökmen bayanların üzerine ne olduğu bilinmeyen bir sıvı dökülerek
topluca yakıldıklarını söyledi. Ölüm Orucunun birinci ekibinde yer alan
Suna Ökmen’i korumaya çalışan Özlem Ercan, Güvenlik Güçleri tarafından
katledildi. Ölüm orucundaki hayati tehlikesi bulunanları kurtarmak adına
operasyon yapanlar onları korumaya çalışanları da katletti. Örgüt baskısıyla
ölüm orucuna girdiklerini açıklayanların yalanlarını hastanelerde ve
hücrelerde evlatlarımız ölüm oruçlarını sürdürmeye devam ederek açığa
çıkardılar.
Soruyoruz!
Müdahalenin sonucunda ölüm orucunda olupta tedaviyi kabul eden yada
ölüm orucunu bırakan bir tek tutuklu var mı?
Ölüm Orucu olamayan cezaevlerine örneğin Kırşehir cezaevine kimi
kurtarmak için neden müdahale edidi?
TAYAD’ta Ölüm Orucunda olan tutuklu ailelerine, kimin baskısından
kurtarmak
için müdahale edildi. Dövülerek gözaltına alınan ailelere
işkencehanelerinizde mi tedavi uygulayacaksınız?
Çocuklarımızın cesedlerinin ardından alkış tutan basın mensuplarına
sesleniyoruz!
Gidin kurtarıldı dediğiniz yakınlarımızın cesetlerini görün.
Az da olsa habercilik ahlakı taşıyorsanız operasyonda sağ kalanları
dinleyin. Silah vardı, telefon konuşmaları yapıldı, arkadaşları yaktı, ölüm
orucu yapılmıyormuş yalanlarını açığa çıkarmak için gidin görüşün, açsınlar
hücrelerin kapılarını, hastanelere gidin gerçekleri öğrenin. Komplo
kusmaktan vazgeçin...
ÜMRANİYE HAPİSHANESİNDE KATLİAMA YÖNELİK
OPERASYON DURDURULMALIDIR
Ölüm Orucu 64. gününde. Silahlarla evlatlarımızı tarayanlar, içeri
gaz
bombaları, kimyasal maddeler atarak ve köpüklü su sıkarak dört duvar
arasındaki insanları katletmeye çalışıyor. Bütün dünyanın gözleri önünde
açık bir katliam yapılıyor.
Onları ne kadar çok katlederlerse, hücrelere götürürlerse, ülkemizi
sattıkları efendilerini MECLİS’te rahat alkışlayacaklar.
Yakınlarımızın kendilerini yaktıklarını söyleyerek katliamlarının
üzerini
örtmeye çalışmaktadırlar. Devlet yalan üstüne yalan söylüyor. Ölüm Orucu
yok
diyorlar. Bunu söylerken hiçbir kanıt gösterme gereği bile duymuyorlar. Ölüm
Orucu yeni bir çok tutuklunun da katılımıyla bütün hastanelerde, hücrelerde
devam ediyor.
Bitmedi ... Evlatlarımız hücrelerden çıkarılıncaya kadar ve
talepleri kabul edilinceye kadar Ölüm Orucu da devam edecek.
TAYAD’LI AİLELER
----
21 ARALIK 2000
SAYI:291
DEVLET KATLEDİYOR... YAKIYOR...
BÜTÜN KATLİAMLARA RAĞMEN ÖLÜM ORUCU VE DİRENİŞ
HÜCRELERDE, HASTANELERDE SÜRÜYOR...
BUCA HAPİSHANESİ'NDE HÜCRELERDEKİ YAKINLARIMIZIN
ANLATIMLARINI YAYINLIYORUZ!.....
Diğer hapishanelerde başlatılan operasyon bir çok yerde katliamla
sonuçlanırken,şuan Ümraniye Hapishanesi'nde dördüncü gününde devam eden
operasyon devam ediyor. Devlet yeni katliamlar ekleyecek katliamlarına.
Bu operasyonlardan biri de BUCA Hapishanesi'nde yaşandı. Hapishanelerde
onlarca evladımız tüm dünyanın gözleri önünde katledilirken, Buca
hapishanesinden İzmir'de ki hücrelere götürülen yakınlarımızla, İzmir Barosu
Cezaevi İzleme heyeti olarak bir grup avukat görüşmüştür. Bu görüşmede
yakınlarımızın operasyonlara ve yaşadıklarına yönelik avukatlara
aktardıkları
anlatımlarını yayınlıyoruz:
Avukatların temsilci olarak görüştükleri yakınlarımızın isimleri; Esat
Uçkan,
Raşit Dörtyol, Ercan Yıldız, Turan Ustabaşı.
" 19 Aralık .2000 tarihinde sabaha karşı 05.10'da, özel teçhizatlı jandarma
maltaya girmiştir. Önce 10. Aralık 2000 tarihinden buyana açlık grevi
eylemlerinin sürdüğü 2 ve 3 numaraları koğuş kapılarından tutuklu ve
hükümlülerin üzerine yangın söndürücü ile bir madde sıkılmış ve kapılardan
uzaklaşmaları sağlanmıştır. Ardından jandarma 26 Aralık.2000 tarihinden
buyana açlık grevleri ve ölüm oruçlarının devam ettiği 4 ve 5 numaralı
koğuşlara girmiştir. Koğuşa giriş sırasında tutuklu ve hükümlülerin
üzerlerine
yangın söndürme aletlerinin içerisindeki maddeler sıkılmıştır.
Koğuşlara girilmesinin ardından tutuklu ve hükümlülerin üzerine tazyikli su
ve
köpük sıkılmıştır. Koğuşun köşesine kadar itilen tutuklu ve hükümlülere ölüm
orucunda bulunanlar da dahil olmak üzere jop, kalkan ve itfaiye
çengelleriyle
her biri yıkılıncaya kadar şiddet uygulanmıştır.
Bütün tutuklu ve hükümlüler kelepçelenerek, sıkılan (tazyikli su
nedeniyle
)zeminde bir karış seviyesinde biriken suyun içerisinde sürüklenerek tek ve
ikişer kişi olmak üzere alt katlarda bulunan hücrelere konulmuşlardır. Ölüm
orucu eylemcileri de kelepçeli ve yerde sürüklenmek suretiyle koğuşlardan
alınmış ve hastaneye götürülmüştür. Bu sırada jandarma
tarafından tutuklu ve hükümlülere "şimdi kurtuldunuz ama sağ
çıkamayacaksınız" şeklinde sözler sarf edilmiştir. Buca hapishanesi mimari
yapı
itibari ile hücreler bodrum katındadır. Üzerine su sıkıldığı için ıslak olan
tutuklu
ve hükümlüler koğuşlara sıkılan suyun alt kata da akması nedeniyle su altın
da
kalan hücrelerde 5-6 saat kadar kelepçeli halde tutulduktan sonra
hücrelerdeki
suyun tahliyesi gerçekleşmiştir.
Su tahliyesinin ardından kelepçelerin çıkarılması ve üst araması
yapılması için
jandarma hücrelere girmiştir. Jandarmaların hücrelere girmesinin ardından
joplarla itelenmek suretiyle zorla tutuklu ve hükümlülerin üst aramaları
yapılmıştır.
Sıkılan su nedeniyle giysilerinin tamamen ıslak olmasına rağmen
kendilerine
kuru giyecek verilmemiştir. Yakınlarının gönderdiği Yakınlarının gönderdiği
giyeceklerin avukat görüşü sırasında halen dağıtılmadığı söylenmiş ve görüşe
gelen tutuklu ve hükümlülerin üzerlerinin halen ıslak olduğu avukatlar
tarafından
bizzat gözlenmiştir.
Avukatlara, gardiyanlar tarafından giysilerin yakında dağıtılacağı
söylenmiştir.
Hücrelerde demir ranza üzerinde ince bir yatak ve kötü durumdaki
battaniyeler dışında eşyalar bulunmadığı, hücrelerin camlarının da kırık
olduğu,
çok soğuk olduğu, ve ısıtılmadığı, içme ve kullanma için su bulunmadığı,
uzunca
süre sigara sigara verilmediği halen gazete verilmediği tutuklu ve
hükümlüler
tarafından verilen bilgiler arasındadır.
Hücrelerde bulunan tutuklu ve hükümlülerin birbirlerini görmediklerini,
ancak
bağırarak haberleştikleri söylenmiştir. Hücrede bulunanların tamamı
öncelikli
olarak hücrelerden çıkarılma ve diğer tutuklu ve hükümlülerle aynı yere
konma,
hastaneye gönderilenlerin geri getirilmesi ve daha önceki talepleriyle Ölüm
Orucundalar. İki ve üçüncü koğuşlarda bulunan tutuklu ve hükümlüler açlık
grevinin 11. gününde olup sayım vermemektedirler.
20.Aralık 2000 tarihinde saat 16.00 itibariyle susuz ölüm orucu eylemini
sıvı
alarak ölüm orucu eylemine dönüştürmüşlerdir. Cezaevlerindeki tüm siyasi
tutuklu ve hükümlüler açlık grevindedir. Operasyon düzenlenen ve hücrelerde
bulunan tutukluların tümü ölüm orucuna başlamışlardır".
İki ve üçüncü koğuşlardakiler halen aynı koğuşlardadır. Dört ve beşinci
koğuştakiler aşağıdaki şekilde koğuşlarından alınarak hücrelere
dağıtılmışlardır:
İKİŞER KİŞİLİK HÜCRELEREDE KALAN TUTUKLULARIN
İSİMLERİ:
Ulaş Göktaş, Tuncay Karataş, Bülent Ersoy, Tamer Çadırcı, Esat Uçkan,
İlhami Sönmez, Levent Göktaş, Metin Köse, Sinan Akbayır, Turan Taşçı,
Deniz Kısmetli, Kenan Koray Korkmaz, Metin Koç, Savaş Dunlupınar,
Yalçın Hafçı, İsmail Atacan, Sedat Gürsel Akmaz,Mahmut Gökhan Özocak
TEK KİŞİLİK HÜCREDE OLANLAR'IN İSMLERİ:
Ercan Yıldız, Raşit Dörtyol, Ali Aycan, Faik Önder, Erkan Kuray, Süleyman
Erol, Selim Dündar, Gürol Tunç, Sadık Bayrakçı, Levent Derici
YEŞİLYURT ATATÜRK EĞİTİM HASTANESİNDE OLANLAR'IN
İSİMLERİ
Mesut Avcı, Abdullah Bozdağ, Serhat Karadumanlı, Celal Alpay, Barış
Yıldırım, Ümit
Kanlı, Mesut Taşdemir.
NEREDE OLDUĞU TESBİT EDİLEMEYENLERİN İSİMLERİ:
Ahmet Zencirci, Saffet Sarıoğlu, İsmail Özemtikoğlu"
TAYAD'LI AİLELER
----
22 ARALIK 2000
SAYI:292
BAYRAMPAŞA HAPİSHANESİ'NDEN EDİRNE'DEKİ HÜCRELERE
GÖTÜRÜLEN YAKINLARIMIZIN İSİMLERİNİ YAYINLIYORUZ...
1-KENAN GÜNYEL,2-MEHMET YAMAN, 3-ADNAN HALİS,
4-BAYRAM KAMA, 5-HACI DAMİRKAYA, 6-İSMAİL YÜCE, 7-
CAN ALİ TÜRMEN, 8-ESRAL KARAGÖZ, 9-SADETTİN AYDIN
BAŞLIK, 10- MUHARREM YILMAZ, 11- İLHAN ZEYBEK, 12-
MUSTAFA GÖK, 13-HİKMET KALE, 14-CEM ŞAHİN, 15-OKTAY
KARATAŞ, 16-ERDİNÇ TAĞAÇ, 17-EMİN GÖKTURNA,
18-TÜRKER KAZAK, 19- ÖZKAN GÜZEL, 20- ERKAN ERDEM,
21-HÜSEYİN YILDIZ, 22-MEHMET CAN TARGAY, 23- HÜSNÜ
TURAN, 24-MEHMET.C ÖNDER, 25-MEHMET GÖKTAŞ,
26-MEHMET BOZTEPE, 27-AYHAN KOÇ, 28- KADİR KAYA,
29-İSMET ÜNVER, 30-RECEP CİNGİTAŞ, 31-HÜSEYİN İÇKE,
32-MEHMET GÜVEN, 33-SADIK BAL, 34-ASIM ÖZDEN(?), 35-
ŞADİ NACİ ÖZPOLAT, 36-HACI AZİZ HUN, 37-YILMAZ YİĞİT,
38-ORAL EROĞLU, 39-ÖKKEŞ KARAOĞLU, 40-MEHMET
KAYHAN, 42------, 43----, 43-BİROL ABATAY, 44-MURAT
TARGAY, 45-SAVAŞ DÖRTYOL,46-NURETTİN ECE, 47-MURAT
ACAR, 48-ALİ YALÇIN, 49-ÇETİN DÖNMEZ, 50- NİZAMETTİN
DOĞAN, 51-TURGAY GÜNEL, 52- KENAN GÜNGÖR, 53-MEHMET
HAKAN CANPOLAT, 54-HASAN SELİM AÇAN, 55-CAN POYRAZ,
56-KEMAL TURAN, 57-VOLKAN KARTAL, 58-NECATİ AYAZ,
59-KEMAL AYHAN, 60-HAYDAR BOZKURT, 61-MESUT
AKBULUT, 62-SÜLEYMAN ACAR, 63-RIZA YILDIRIM, 64-ÖZKAN
PEKGÜLEÇ, 65-RAMAZAN SADIKOĞULLARI, 66-MUAMMER
PAKKAN, 67-YÜCEL POYRAZ, 68-METİN TURAN, 69-BÜLENT
OCAK, 70-HAKKI AKÇA, 71-CENGİZ BAYIR, 72-POLAT
UZUNBIYIK, 73-VELİ KORKULU, 74-ALİ BABA ARI, 75-ALİ
HAYDAR GEÇKİN, 76-ERCAN KARTAL, 78-ŞERİF KARTOĞLU,
79-EROL KAPALAN, 80-ABDULLAH DERELİ, 81-ŞÜKRÜ TÖRE,
82-TURAN ÇİL, 83-HASAN RÜZGAR, 84-......., 85......, 86-ZÜLFİKAR
KUŞ, 87-ABDULLAH KALAY,88-TURAN BULUT, 89-MUZAFFER
ACUNBAY, 90-GENÇ ALİ KARABULUT, 91-MUSTAFA TOSUN,
92-AKIN DURMUZ, 93-HASAN AKSAKAL, 94-FAZIL AHMET
TANER, 95-HASAN DEMİR.,96-MEHMET TURAN ATMACA,
97-CİHAN KIRMIZIGÜL, 98-MEHMET AKBABA, 99-OZAN
AKIN,100-ŞENOL İSKENDER, 101-SADIK YILMAZ, 102-YILDIRAY
ALANBAY, 103-MUHARREM ESİNA, 104- KENAN BATU,
105-MAHMUT TOP.
Not :5 KİŞİNİN İSMİ LİSTEDE OKUNAMADIĞI İÇİN
BİLİNMİYOR....
TAYAD'LI AİLELER
----
22 ARALIK 2000
SAYI:293
ÜMRANİYE HAPİSHANESİ'NDE OPERASYON SÜRÜYOR....
KATLEDİLEN BİR ÇOK YAKINIMIZ VE ONLARCA AĞIR YARALI..
Ümraniye hapishanesinde halen süren katliama yönelik operasyonda onlarca
evladımız ağır yaralı ve katledilen evlatlarımız var. 4 günlük bir
direnişin ardından bombalarla, silahlarla ve ağır iş makineleri ile
yıktıkları koğuş duvarlarının ardında içeriye sıkılan tazyikli su ve köpükle
onlarca evladımız ağır yaralanmıştır. Bununla
birlikte direniş halen sürmektedir. Katledilen yakınlarımızın sayıları
konusunda
henüz bir netlik
yoktur. Yaralıların tam olarak nereye götürüldüklerini sağlık durumlarını
hiçbir şekilde bilmiyoruz.
Üç günlük bir direnişin ardından dördüncü gününde de direniş sürmüş ve
evlatlarımızı istedikleri gibi teslim almayı başaramamışlardır. Bütün
hapishanelerdeki operasyonlar devletin “toplumsal mutabakat”
anlayışıyla çözüldü. Hücreleri onlarca evladımızın kanı ve canı üzerine
açtılar.
Tüm bu kan revan içinde katliamlara rağmen, bitirebildiler mi Ölüm
Oruçlarını. Vazgeçti mi evlatlarımız taleplerinden. Vazgeçtiler mi Adalet,
Bağımsız, demokratik ve Özgür bir ülke umutlarından. Hayır. Yine Ölümüne
direniyoruz.
Ölüm Orucu bugün operasyonlar sürerken 64. Günüde bulunduğumuz her
yerde,
hücrelerde, hastaneler de devam ediyor. Ve sürecek ... Hücrelerden
yakınlarımız çıkarılıncaya kadar, taleplerimiz kabul edilene kadar devam
edeceğiz direnmeye. İçerde onlar , dışarıda bizler asla vazgeçmedik
inançlarımızdan. İnancımız; Bağımsız, adaletsizliğin olmadığı özgür bir
ülke. Bunun için direniyoruz. Bunun için yakılıyoruz. Katlediliyoruz. Yine
bedenlerimizi hücre hücre ölüme yatırdık.
Şu hiçbir zaman unutulmamalıdır ki, asla yakınlarımızı sahiplenmekten
vazgeçmedik. Evlatlarımıza acı çektirenlerin, işkence yapanların,
katledenlerin yakasında olacak iki elimiz.
Yine dün Uşak Hapishanesi’nde düzenlenen ikinci bir operasyonla
hastaneye kaldırılan yakınlarımızdan net olmamakla birlikte Yasemin Cancının
katledildiği haberini aldık. Katledilen evlatlarımızın isimleri ve ağır
yaralı durumda olanların, hücrelere götürülenlerin isimleri açıklanmalıdır.
YARALI OLAN YAKINLARIMIZIN İSİMLERİ:(İSTANBUL TABİB
ODASININ ALDIĞI
BİLGİLERE GÖRE)
1-Server Tuna( 3 Parmak Ampute-Kopmuş),2-Suavi Solmaz(Darp, Cerrahi
İzliyor),4-Murat Tekin,5- Özcan Çomak,6-Ahmet Akyüz, 7-Özgür Sağlam,
8-Mizrap Ateş( Nabız: Yok), 9-Mehmet Doğan, 10-Çimen Yaşar, 11-Aslan
Bahar,
12-Rıza Poyraz, 13- Ayhan Engin, 14-Bülent Özdilli, 15-Zeynep Arıkan,
16-Günay Kanbul, 17-Mehmet Ali Coşkun, 18-Memet Doğan, 19.? ?
?(Kurşunlanma), 20-Mehmet Kerem,21-Sedat Karakurt,22-Serdar Turan,
23-Yavuz
Dönmez, 24-Gülay Kavak,25-Erkan Kaya, 26-Muzaffer Öztürk, 27-Zehra
Kurtay,28-Sinan Duman.
TAYAD'LI AİLELER