Günün Hadis-i Şerifi

58 views
Skip to first unread message

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 7, 2015, 4:51:31 AM5/7/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Ebû Vâil anlatıyor: Hz. Üsâme (radıyallâhuanh)'yi işittim diyordu ki:

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

Kıyamet günü bir adam getirilip ateşe atılır. 

Karnındaki bağırsakları dışarı çıkar.
Onları, eşeğin değirmen taşını döndürdüğü gibi döndürür. 

Derken, cehennem ahâlisi etrafında toplanır ve: 

"Ey falan kişi, sen dünyada iken (bize) Allah’ın emirlerini tavsiye eden, Allah’ın yasaklarından da sakındıran değil miydin?" derler. 

O: "Evet, Allah’ın emirlerini tavsiye eder, ama kendim yapmazdım, Allah’ın yasaklarından da sakındırır, ama kendim yapardım" 
diye cevap verir."

[Buhârî, Bed'ü'l-Halk 10, Fiten 17; Müslim, Zühd 51

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 8, 2015, 7:12:36 AM5/8/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Enes (radıyallâhuanh) anlatıyor: 
Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)  buyurdular:

"Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşı sebebiyle ikramda bulunursa, Allah yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder."

[Tirmizî, Birr 75]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 9, 2015, 10:00:46 AM5/9/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallâhuanhümâ) anlatıyor: 

Resulullah'a: "İslâm'ın hangi ameli daha hayırlı?" diye sorulmuştu.

"Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selam vermen" diye cevap verdi.

[Ebû Dâvud, Edeb 142]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 10, 2015, 7:06:41 AM5/10/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor:

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ın yanında bir adam vardı. 
Derken oradan birisi geçti. (Aleyhissalâtu vesselâm'ın yanındaki):

"Ey Allah'ın Resulü! dedi, ben şu geçeni seviyorum." 

"Pekiyi kendisine haber verdin mi?" diye Aleyhissalâtu vesselâm sordu. 

"Hayır!" deyince, "Ona haber ver!" dedi. 

Adam kalkıp, gidene yetişti ve: 

"Seni Allah için seviyorum!"dedi. 

Adam da: 

"Kendisi adına beni sevdiğin Zât da seni sevsin!" 
diye mukabelede bulundu."

[Müslim, Radâ 61]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 11, 2015, 6:00:09 AM5/11/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyururlar:  "Ölüp de pişman olmayan yoktur; mutlaka herkes nedâmet (pişmanlık) duyar: Muhsin (İyi yolda) olan hayrını daha çok artırmadığı için pişman olur, nedâmet duyar. Kötü yolda olan da nefsini kötülükten çekip almadığına pişman olur, nedâmet duyar.”

Tirmizî, Zühd 59, hadis no: 2405




Cengiz Hocaoglu

unread,
May 12, 2015, 6:09:47 AM5/12/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor:

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)  buyurdular ki:

"Üç kişi beraberken, ikisi aralarında hususî konuşmasınlar, 
bu öbürünü üzer."

[Buhârî, İsti'zân 45; Müslim, Selâm 36; Muvatta, Kelam 13; 
Ebû Dâvud, Edeb 29]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 13, 2015, 10:03:41 AM5/13/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Berâ (radıyallâhu anh) anlatıyor:

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"İki müslüman karşılaşıp musâfahada bulununca, ayrılmalarından önce (küçük günahları) mutlaka affedilir."

[Ebû Dâvud, Edeb 153; Tirmizî, İsti'zân 31]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 14, 2015, 10:06:41 AM5/14/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Berâ (radıyallâhu anh) anlatıyor:
Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Ehl-i Kitap (Yahudi ve Hristiyanlar) size selam verince onlara 
"Ve aleyküm" diye cevap verin."

[Buhârî, İsti'zân 22; Müslim, Selam 6; Ebû Dâvud, Edeb 149; 
Tirmizî, Tefsir, Mücâdele]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 16, 2015, 5:34:52 AM5/16/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor:

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ın yanında iki kişi hapşırdı. Efendimiz, bunlardan birine teşmitte bulundu
(yâni "yerhamukâllah!" dedi), diğerine teşmitte bulunmadı.
Niye böyle davrandığı sorulunca:

"Şu, Allah Teâlâ'ya hamdetti, öbürü Allah Teâlâ'ya hamdetmedi!" cevabını verdi."

[Buhârî, Edeb 127; Müslim, Zühd 53; Ebû Dâvud, Edeb 102;
Tirmizî, Edeb 4]


TEŞMİT: Aksıran kimseye: "Yerhamükâllah: Allah sana merhamet etsin" demektir. Aksırık tekerrür ederse, üç defaya kadar "yerhamükellah" (teşmit) da tekrarlanır. Hapşırana dua etmek İslam'a has bir âdet değildir. Diğer milletlerin de aksırana birtakım güzel temennîlerde bulunulduğu görülür. Ancak İslâm dini bunda ısrar etmiş ve bütün ümmete şâmil bir formüle bağlamıştır.

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 17, 2015, 5:43:54 AM5/17/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Hz. Sevbân (radıyallâhu anh) anlatıyor:
Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Hasta ziyaretinde bulunan kimse, ziyaretten dönünceye kadar cennet meyveleri arasındadır."

[Müslim, Birr 40; Tirmizî, Cenâiz 2]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 18, 2015, 10:00:38 AM5/18/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Büreyde (radıyallâhu anh) anlatıyor:

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hz. Ali (radıyallâhu anh)'a buyurdular ki:

"Ey Ali, bakışına bakış ekleme. Zira ilk bakış sanadır, ama ikinci bakış aleyhinedir."

[Tirmizî, Edeb 28; Ebû Dâvud, Nikâh 44]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 19, 2015, 7:40:41 AM5/19/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Aişe validemiz, “Şayet Kadir Gecesi’ne tevafuk edersem nasıl dua edeyim?” diye Allah Resulü’ne sormuş, Fahr-i Kâinat Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de ona,

“Allâhümme inneke afüvvün, tuhibbu’l-afve fa’fü annî”

(Allah’ım! Şüphesiz Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet.)

(Tirmizi, Da’avât 89)


Cengiz Hocaoglu

unread,
May 20, 2015, 5:26:23 AM5/20/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Ebû Sırma (radıyallâhu anh) anlatıyor:
Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Kim (bir müslümana) zarar verirse Allah da ona zarar verir. 
Kim de (bir müslüman) ile, nizaya husumete girerse 
Allah da onunla husûmete girer."

[Ebû Dâvud, Akdiye 31; Tirmizî, Birr 27; İbnu Mâce, Ahkâm 17]


Cengiz Hocaoglu

unread,
May 21, 2015, 5:07:51 AM5/21/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Ebû Hırâş es-Sülemî radıyallahu anh anlatıyor:


Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Kim kardeşine bir yıl küserse, bu tıpkı kanını dökmek gibidir."

[Ebû Dâvud, Edeb 55]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 22, 2015, 9:32:44 AM5/22/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor:


Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Sakın bir erkek, yanında mahremi olmadıkça  yabancı bir kadınla yalnız kalmasın."

[Buhârî, Nikâh 111, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 140, 181; 
Müslim Hacc 424]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 23, 2015, 7:56:14 AM5/23/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

Kardeşine üç kere teşmitte bulun, üçten fazla (hapşırırsa)
artık bu nezle olmuştur."

[Ebû Dâvud, Edeb 100; Tirmizî, Edeb 5; İbnu Mâce, Edeb 20]

TEŞMİT: Aksıran kimseye: "Yerhamukâllah: Allah sana merhamet etsin" demektir. Aksırık tekerrür ederse, üç defaya kadar "yerhamukellah" (teşmit) da tekrarlanır.

Aksıran kimse “Elhamdülillah” der. Bunu duyan kişi "Yerhamukâllah” der. Aksıran “Allah bize ve size hidayet versin” manasında “Yehdina ve yehdikumullah” der. Bunu böylece yapmak sünnettir.

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 24, 2015, 9:49:54 AM5/24/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir hadis-i kudsi'de) Rabbinden naklen buyururlar ki: "Bir kul günah işledi ve: "Ya Rabbi günahımı affet!" dedi.

Hak Teâla da: "Kulum bir günah işledi; arkadan bildi ki günahları affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır."

Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve: "Ey Rabbim günahımı affet!" der.

Alllah Teâla Hazretleri de:

"Kulum bir günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır."

Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve: "Ey Rabbim beni affeyle!" der. Allah Teâla da:

"Kulum günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle muâhaze eden bir Rabbi olduğunu bildi. Dilediğini yap, ben seni affettim!" buyurdu."

Buhari, Tevhid 35; Müslim, Tevbe 29, (2758).


Cengiz Hocaoglu

unread,
May 25, 2015, 10:10:51 AM5/25/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor:

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Hz. Cebrâil aleyhisselâm bana komşu hakkında o kadar aralıksız tavsiyede bulundu ki, komşuyu vâris kılacağını zannettim."

[Buhârî, Edeb 28; Müslim, Birr 140;
Ebû Dâvud, Edeb 132; Tirmizî, Birr 28]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 26, 2015, 8:58:20 AM5/26/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor:

"Hastayı ziyaret ederken az oturmak ve az gürültü yapmak sünnettendir."

[Rezîn ilavesidir. Buhârî,  İlm 39,
Cihad 176 Cizye 6; Megazî 83, İ'tisâm 26, Mardâ 17]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 27, 2015, 11:25:02 AM5/27/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Komşusu, zararlarından emin olmayan kimse
cennete giremez."

[Buhârî, Edeb 29; Müslim, İman 73]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 28, 2015, 10:27:32 AM5/28/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Ebû Eyyûb radıyallahu anh anlatıyor:


Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Bir Müslümana, kardeşine üç günden fazla küsmesi helâl değildir. 
Yani, bunlar karşılaşırlar da her biri diğerinden yüz çevirir. 
Bu ikisinden hayırlı olanı, birinci olarak selam verendir."

[Buhârî, Edeb 62, İsti'zân 9; Müslim, Birr 25; Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 13; Ebû Dâvud, Edeb 55; Tirmizî, Birr 21]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 29, 2015, 10:13:36 AM5/29/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Ukbe İbnu Âmir (radıyallâhu anh) anlatıyor:


Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Kim bir ayıp görür ve onu örterse,
diri diri gömülmüş bir kızı ihya etmiş gibi olur."

[Ebû Dâvud, Edeb 45]

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 30, 2015, 10:11:19 AM5/30/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, elinde iki kitap olduğu halde yanımıza geldi ve:

"Bu iki kitap nedir biliyor musunuz?" buyurdular. Cevaben:

"Hayır, ey Allah'ın Resûlü! bilmiyoruz. Ancak bildirmenizi istiyoruz!" dedik. Bunun üzerine sağ elindekini göstererek:

"Bu Rabbülâlemin'den (gelmiş) bir kitaptır. İçerisinde cennet ehlinin isimleri mevcuttur. Hatta onların babalarının ve kabilelerinin isimler de mevcuttur ve sonunda da icmal yapmıştır. Bunlara asla ne ilave yapılır, ne de onlardan eksiltmeye yer verilir. Hiç değişmeden ebedi olarak sabit kalır" buyurdular. Sonra sol elindekini göstererek:

"Bu da Rabbülâlemin'den bir kitaptır. Bunun içinde de ateş ehlinin isimleri, onların atalarının isimleri ve kabilelerinin isimleri vardır. En sonda da icmâllerini yapmıştır. Bunlara asla ne ziyade yapılır, ne de eksiltmeye yer verilir!" buyurdular. Ashabı sordu:

"Öyleyse ey Allah'ın Resûlü, niye amel ediliyor? Madem ki her şey önceden olmuş bitmiş, yazılmış ve artık yazma işinden fariğ olunmuş (bir daha yapma gayreti de niye)?"

Resûlullah şu cevabı verdi:

"Siz amelinizle doğruyu ve istikameti arayın! İtidali koruyun, Zira, cennetlik olan kimsenin ameli, cennet ehlinin ameliyle sonlanır; (daha önce) ne çeşit amel yapmış olursa olsun. Keza cehennemlik olanın ameli de cehennem ehlinin ameliyle sonlanır, hangi çeşit amel ile amel etmiş olursa olsun!"

Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, sonra elindeki kitapları atıp, elleriyle işaret ederek dedi ki:

"Rabbiniz kullardan artık fariğ oldu, birkısmı cennetlik, birkısmı da cehennemliktir."

Tirmizi, Kader 8, (2142).

Cengiz Hocaoglu

unread,
May 31, 2015, 5:58:43 AM5/31/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Ebu Ümeyye eş-Şa'bani anlatıyor: "Ey Ebu Sa'lebe dedim, şu ayet hakkında ne dersin?" (Mealen): "Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda oldukça, sapıtmış olanlar size zarar vermez.." (Maide 105).

Bana şu cevabı verdi:

"Gerçekten bunu, iyi bilen birine sordun. Zira ben aynı şeyi Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a sormuştum. Demişti ki:

"Ma'rufa sarılın, münkerden de kaçının! Ne zaman uyulan bir cimrilik, takip edilen bir hevâ, (dine, ahirete) tercih edilen dünyalık görür, rey sahiplerinin(selefi dinlemeden) kendi reylerini beğendiklerini müşahade edersen, o zaman kendine bak. İnsanlarla uğraşmayı bırak. zira (bu safhaya gelince) arkanızda sabır günleri var demektir. O günler avuçta ateş tutmak gibi (sıkıntılı)dır. O günlerde, sizin kadar amel yapabilen bir kimseye elli kişinin ecri verilecektir."

Ebu Davud, Melahim 17, (4341); Tirmizi, Tefsir, Maide, (3060); İbnu Mace, Fiten 21, (4014).



Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 1, 2015, 6:28:23 AM6/1/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Ali b. Ebî Tâlib (Radıyallâhü anh)’ten rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur :

 “Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, o gece ibâdete kalkın. Ve o gecenin gündüzünü (on beşinci günü) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ dünyaya en yakın göğe rahmeti ile tecelli eder, (o andan) fecir oluncaya kadar: Benden mağfiret dileyen yok mu? Ona mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu? Onu rızıklandırayım. (Bir belâ ile) müptela olan yok mu? Ona afiyet vereyim (Belâdan kurtarayım.) Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu? (Onlara da istediğini vereyim), buyurur.

(İbn Mâce)

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 2, 2015, 7:03:37 AM6/2/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor:

"(Bir gün), ey Allah'ın Resûlü! dedim, iki komşum var, hangisine (öncelikle) hediyede bulunayım?"
"Sana kapı itibarıyla hangisi yakınsa ona!" cevabını verdi."

[Buhârî, Edeb 32, Şüf'a 3, Hibe 16; Ebû Dâvud, Edeb 132]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 3, 2015, 5:32:28 AM6/3/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: 

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)  buyurdular ki:

"Kim bir hastayı akşam vakti ziyaret ederse onunla mutlaka yetmiş bin melek çıkar ve sabaha kadar onun için istiğfarda bulunur. Ona cennette bir bahçe hazırlanır. Kim de hastaya sabahleyin giderse, onunla birlikte yetmiş bin melek çıkar, akşam oluncaya kadar ona istiğfarda bulunur. Ona cennette bir bahçe hazırlanır."

[Ebû Dâvud, Cenâiz 7; Tirmizî, Cenâiz 2; İbnu Mâce, Cenâiz 2]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 4, 2015, 6:00:22 AM6/4/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:


Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)  buyurdular ki:

"Allah hapşırmayı sever, esnemeden hoşlanmaz. Öyleyse sizden biri hapşırır ve Allah'a hamdederse, bunu işiten her müslüman üzerine, yerhamukâllah demesi hak (bir vazife)dir. Ancak esnemeye gelince, işte bu, şeytandandır. Biriniz namazda esneyecek olursa, imkân nisbetinde kendini tutsun ve 'hah' diye ses çıkarmasın. Zira bu, şeytandandır, şeytan kendisine gülüyor demektir."

[Buhârî, Edeb 125, 128, Bed'ül-Halk 11 ;Müslim, Zühd 56; Ebû Dâvud, Edeb 97; Tirmizî, Salât 273, Edeb 7]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 5, 2015, 7:22:09 AM6/5/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Cüleybib genç bir sahabidir.

Şehevi hisleri düşünce dünyasını çepeçevre sarmıştır. Bu halde iken Allah Resulü’nün huzuruna gelir ve ona sorar:

“Ey Allah’ın Elçisi! Zina etmeme izin ver!”

Orada bulunan sahabiler bu istek karşısında şaşırırlar ve Hz. Cüleybib’i susturmak isterler. Ama Nebiler Serveri duruma müdahale ederek onu yanına çağırır. Aralarında şu diyalog yaşanır:

- Böyle bir şeyin senin annenle yapılmasını ister miydin?

- Anam babam Sana feda olsun Ey Allah’ın Resûlü, istemezdim.

- Hiç bir insan da, anasına böyle bir şey yapılmasını istemez!

- Senin bir kızın olsaydı, ona böyle bir şey yapılmasını ister miydin?

- Canım Sana feda olsun Ya Resûlallah, istemezdim.

- Hiçbir insan da, kızı için böyle bir şey yapılmasını istemez!

- Halanla veya teyzenle böyle bir şey yapılmasını ister miydin?

- Hayır, Ya Resûlallah, istemezdim!

- Kız kardeşinle ister miydin bir başkası onunla zina etsin?

- Hayır, hayır, istemezdim.!

- İşte hiç kimse halasıyla, teyzesiyle ve kız kardeşiyle zina edilmesini istemez.

Evet, bu konuşma ile akıl plânında Allah Resûlü, Cüleybib’in aklını ikna eder. Ardından da elini bu gencin göğsüne koyar ve şöyle dua eder:

“Allah c.c ’ım! Bunun günahını bağışla, kalbini temizle ve namusunu muhafaza buyur.”

 

Cüleybib, bu duadan sonra iffet âbidesi haline gelmiştir. Ama kimse ona kız vermemektedir. Allah Resulü, aklını ikna ettiği bu sahabinin daha sonra derdine de derman olur. Bir kız babasına elçi göndererek kızını ister ve o kızla Cüleybib’i evlendirir. Daha sonraları vuku bulan bir savaşta Cüleybib şehit düşer. Muharebe sonunda Allah Resûlü, etrafındakilere sorar:

- Hiç eksiğiniz var mı?

Sahabe-i Kiram,

- “Yok ya Resûlallah, hepimiz tamamız!”derler. Ama Allah Resûlü:

- “Benim bir eksiğim var” der ve Cüleybib’in başucuna gelir. Başını dizine koyar ve şöyle buyurur:“Cüleybib benden, ben de Cüleybib’denim.”

Ve Cüleybib bu payeye kavuşarak ötelere uçar.



Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 6, 2015, 6:42:57 AM6/6/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Âişe radıyallahu anhâ anlatıyor: 

"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Sizden kim bir şey yerse "Bismillah (Allah'ın adıyla)" desin. Bidayette söylemeyi unutmuşsa, sonunda şöyle söylesin: "Bismillahi fî evvelihî ve âhirihî (başında da sonunda da Bismillah)."

[Ebu Dâvud, Et'ime 16; Tirmizî, Et'ime 47]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 7, 2015, 3:58:34 AM6/7/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Ebu Mes'ud el-Bedrî (radıyallahu anh) anlatıyor: 

"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Müslüman kişi, ailesinin nafakası için harcar ve bundan sevap umarsa bu ona sadaka olur."

[Buharî, Nafakât 1, İman 41; Müslim, Zekât 48 ; Nesâî, Zekât 60;
Tirmizî, Birr 42]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 8, 2015, 10:08:16 AM6/8/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: 
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Satışında, satın alışında, borcunu ödeyişinde cömert ve kolaylaştırıcı davranan kimseye Allah rahmetini bol kılsın".

Buhârî, Büyû 16; Tirmizî Büyû 75, (1320)

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 9, 2015, 11:06:37 AM6/9/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: 

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular:

"Allah'ın en çok sevdiği yerler mescidlerdir. Allah'ın en ziyade nefret ettiği yerler de çarşı ve pazarlardır."

Müslim, Mesâcid 288

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 10, 2015, 10:24:34 AM6/10/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Enes (radıyalahu anh) anlatıyor 
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Sizden hiç kimse, maruz kaldığı bir zarar sebebiyle ölümü temenni etmesin. Mutlaka bunu yapmak mecburiyetini hissederse, 
bari şöyle söylesin: "Rabbim, hakkımda hayat hayırlı ise yaşat, 
ölüm hayırlı ise canımı al!"

[Buharî, Merdâ 19, Da'avat 30; Müslim, Zikr 10; Tirmizî, Cenâiz 3; Ebu Davud, Cenâiz 13 ; Nesâî, Cenâiz 1]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 11, 2015, 11:04:39 AM6/11/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Ebu Mûsa (radıyallahu anh) anlatıyor: 

"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Şu Kur'ân'ı muhafazaya itina gösterin. Muhammed'in nefsini kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e kasem olsun Kur'ân-ı Kerim'in (hafızalardan) kaçması, develerin bağlarından boşanıp kaçmasından daha kolaydır."

[Buharî, Fedailu'l-Kur'ân 23; Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn 231

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 12, 2015, 10:07:23 AM6/12/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Üsâme İbnu Zeyd (radıyalahu anhümâ) anlatıyor: 

"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Kim, kendisine yapılan bir iyliğe karşı, bunu yapana: 

"Cezâkellâhu hayran (Allah sana hayırlı mükâfaat versin!)" 
derse teşekkürü en mükemmel şekilde yapmış olur."

[Tirmizî, Birr 86]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 13, 2015, 10:48:15 AM6/13/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor:

"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Âdemoğlu ihtiyarladıkça onda iki şey gençleşir: Mala karşı hırs ve hayata karşı hırs"

[Buharî, Rikâk 5; Müslim, Zekât 115; Tirmizî, Zühd 28 : 
İbnu Mâce, Zühd 27]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 14, 2015, 6:31:12 AM6/14/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Hz. Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Bir kimse diğer bir kimseyi fıskla veya küfürle itham etmesin. Aksi taktirde, itham edilen arkadaşında bunlar yoksa, kelime kendine dönderilir."

Buhârî, Edeb 44.


Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 15, 2015, 9:52:32 AM6/15/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor:
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Âdemoğlu için iki vâdi dolusu mal olsaydı, mutlaka bir üçüncüyü isterdi. Âdemoğlunun iç boşluğunu ancak toprak doldurur. 
Allah tevbe edenleri affeder."

[Buhârî, Rikâk 10; Müslim, Rikak 116; Tirmizî, Zühd 27]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 16, 2015, 8:25:21 AM6/16/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Ebu Zerr (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Ben sizin görmediğinizi görür, işitmediğinizi işitirim. Nitekim sema uğuldadı, uğuldamak da ona hak oldu. Semada dört parmak sığacak kadar boş bir yer yoktur, her tarafta Allah'a secde için alnını koymuş bir melek vardır. Allah'a yemin olsun, benim bildiğimi siz bilse idiniz az güler, çok ağlardınız, yataklarda kadınlarla telezzüz etmezdiniz, yollara, çöllere dökülür, (belanızı defetmesi için) Allah'a yalvar yakar olurdunuz." [Ebu Zerr (radıyallâhu anh) ilâve etti:] "Keşke sökülen bir ağaç olsaydım."

[Tirmizî, Zühd 9, (2313); İbnu Mâce, Zühd 19, (4190).]


Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 17, 2015, 10:41:26 AM6/17/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Ka'b İbnu Mâlik (radıyallâhu anh) anlatıyor: 


"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Bir sürüye salınan iki aç kurdun sürüye verdiği zarar, kişinin mal ve şeref hırsıyla dinine verdiği zarardan daha fazla değildir."

[Tirmizî, Zühd, 43]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 18, 2015, 7:06:41 AM6/18/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Şu üç kimse cennet ehlindendir:

- Güç ve saltanat sahibi olup da adaletten ayrılmayan, insanlara sadakalar veren ve (yaptığı her şeyde) başarı elde eden kimse,

- Yakınlarına ve ilişkide olduğu her Müslümana karşı merhametli olan ve ince kalpli davranan kimse,

- Kalabalık bir ailenin sahibi olduğu halde, durumundan şikayet etmeyen, kimseden de hiçbir şey istemeyen fakir kimse..."

(Müslim)

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 19, 2015, 7:35:10 AM6/19/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Ebu Saîd (radıyalahu anh)'den gelen bir rivayette, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuştur:

"Halka teşekkürde bulunmayan Allah'a da şükretmez."

[Tirmizî, Birr 35; Ebu Dâvud, Edeb 12]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 20, 2015, 5:18:06 AM6/20/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuştur:

"Sadaka Rabbin öfkesini söndürür ve kötü ölü mü bertaraf eder."

(Tirmizî, Zekât 28]

Açıklama: Hadiste, kulların isyanları karşısında gadaba gelen Cenâb-ı Hakk'ın öfke ve gadabını, sadakanın gidereceği ifade edilmektedir. Kötü ölümden murad, Resulullah'ın istiâzede bulunduğu ölüm tarzlarıdır: Göçük altında kalmak, kayalıktan düşmek, boğulmak, yanmak, ölüm anında şeytanın çarpması, savaştan kaçarken öldürülmek gibi... Bazı âlimler de bundan muradın "âni gelen ölüm" olduğunu "asılmak gibi herkese teşhir edilen ölüm" olduğunu söylemiştir.

(Kütüb-ü Sitte, Sadaka ve Nafakanın Fazileti Bölümü)

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 21, 2015, 7:48:13 AM6/21/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

"Kadınların en hayırlısı odur ki, kocası ona sevgiyle bakıp iltifat ettiğinde sevinir. Bir şey rica ettiğinde, bu ricasını yerine getirir. Namusunda ve malında kocasının hoşlanmayacağı bir harekette bulunmaz"

(Ebu Davud, Zekat, 32; İbn Mace, Nikah 5)

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 22, 2015, 9:42:37 AM6/22/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Mü’min, kulluk elbisesi günahlarla yıprandığında, onu tövbe iğnesiyle yamayandır. Talihli kişi, tövbesi üzerine ölendir.

Hadis-i Şerif (Bezzar)

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 24, 2015, 10:13:12 AM6/24/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Ebu Sa'îd el-Hudrî (radıyallahu anh) anlatıyor: 

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) şöyle buyurdu:

"Emin ve doğruluktan ayrılmayan ticaret ehli (ayette sırat-ı müstakim ashabı olarak zikredilen) 
peygamberler, sıddikler, şehidler ve sâlihlerle beraberdir."

[Tirmizî, Büyû 4; İbnu Mâce, Ticârât 1]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 25, 2015, 10:16:58 AM6/25/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Hz. Ebu Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:

Resûlulah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Hasedden kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yiyip tükettiği gibi, bütün hayırları yer tüketir."

[Ebu Dâvud, Edeb 52]

AÇIKLAMA:

1- İbnu Mâce'de Enes (radıyallâhu anh)'ten rivayet edilen bir hadis şöyledir: "Hased hasenatı yer tüketir, tıpkı ateşin odunu yiyip tükettiği gibi. Sadaka da hataları söndürür, tıpkı suyun ateşi söndürmesi gibi."

2- Hasedden kaçınmak, başkasının malı mevkii vs. dünyevî bir şeyinde çekememezliğe düşmemek demektir. Uhrevî umurda (işlerde) gıbta caiz ise de dünyevî umurda hased câiz değildir. Çünkü, hased, hasidi (hased edeni) mahsud (kendisine hased edilen kimse) hakkında gıybete ve yıkıcı gayretlere sevkederek zulme ve haksızlığa atar. Gıybet, zulüm ve haksızlık ise bunları yapanın hasenatının yok olmasına müncer olur (neden olur). Bütün bu durumlar mahsudun nimetçe, sevabça artmasına, hasidin de hüsran ve zararlarda batmasına sebep olur. Böylelerinin durumu âyet-i kerimede "Dünyayı da âhireti de kaybeder" (Hacc 11) diye ifade edilmiştir.
(Kütübü Sitte Hased Bölümü)

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 26, 2015, 10:10:52 AM6/26/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: 
Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"İlim talebi için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır."

[Tirmizî, İlm 2; İbnu Mâce, Mukaddime 17]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 27, 2015, 12:29:18 PM6/27/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Muâviye İbnu Câhime'nin anlattığıa göre; 

Câhime (radıyallahu anh) Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e gelir ve:

"Ey Allah'ın Resûlu, ben gazveye (cihada) katılmak istiyorum, 
bu konuda sizinle istişâre etmeye geldim" der.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Annen var mı?" diye sorar. "Evet" deyince, "Öyleyse ondan ayrılma zira cennet onun ayağının altındadır" buyurur.

[Nesâî, Cihad 6

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 28, 2015, 1:37:32 PM6/28/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Amr İbnu'l-As radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Şüphesiz, her derede, âdemoğlunun kalbinden bir parça bulunur (yani kalp her şeye karşı bir ilgi duyar). Öyleyse kimin kalbi bütün parçalara ilgi duyarsa, Allah onun hangi vadide helak olacağına hiç aldırmaz. Kim de Allah'a tevekkül ederse, kalbinin her şeye (ilgi kurarak dağılmasını önlemek için) Allah ona yeter."

Kutub-u Sitte


Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 29, 2015, 10:02:01 AM6/29/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Said İbnu'l-Âs (radıyallahu anh) anlatıyor: 

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:

"Bir baba çocuğuna güzel ahlâktan daha üstün bir miras bırakamaz"

[Tirmizî, Birr 33]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jun 30, 2015, 10:04:26 AM6/30/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Aişe anlatıyor: 

"Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Sizin en hayırlınız, ailesine karşı hayırlı olandır. 

Ben aileme karşı hepinizden daha hayırlıyım. 

Arkadaşınız öldüğü zaman (kusurlarını zikretmeyi) terkedin."

[Tirmizî, Menâkıb 85]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jul 1, 2015, 11:08:18 AM7/1/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

İbnu Abbâs anlatıyor: 
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:

"Kim Müslümanlar arasından bir yetim alarak yiyecek ve 
içeceğine dâhil ederse, affedilmez bir günah (şirk) işlememişse,
Allah onu mutlaka cennete koyacaktır."

[Tirmizî, Birr 14

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jul 2, 2015, 9:59:12 AM7/2/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Huzeyfe (radıyallâhu anh) anlatıyor:

"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı herhangi bir şey üzecek olursa namaz kılardı."

[Ebû Dâvud, Salât 312; Nesâî, Mevâkît 46]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jul 3, 2015, 10:07:34 AM7/3/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Amr İbnu Şuayb an Ebîhi an Ceddihî (radıyallâhu anh) anlatıyor:  

"Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: 

"Duaların en faziletlisi arefe günü yapılan duadır. 

Ben ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en faziletli söz:

"Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh lehü'lmülkü ve 
lehü'lhamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.*" sözüdür."

(*Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir, O'nun ortağı yoktur, mülk O'nundur, hamd O'na aittir. O, herşeye kâdirdir) 

[Muvatta, Kur'ân 32, (1, 214, 215); Tirmizî, Da'avât 133, (3579).]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jul 4, 2015, 10:03:11 AM7/4/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Sahbere (radıyallahu anh) anlatıyor: 

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Kim ilim taleb ederse, bu işi, geçmişteki günahlarına kefaret olur"

[Tirmizî, İlim 2]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jul 5, 2015, 9:44:41 AM7/5/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Sevgili dostlar Bahçeşehir merkez camiininde itikaf programına başlıyoruz inşallah. Müsait olanları bekleriz


Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) vefat edinceye kadar Ramazan'ın son on gününde itikafa girer ve derdi ki: "Kadir gecesini Ramazan'ın son on gününde arayın". Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'dan sonra, zevceleri de itikâfa girdiler." Buhârî,

Fadlu Leyletü'l-Kadr 3, İtikâf 1, 14; Müslim, İtikâf 5, (1172); Muvatta, İtikaf 7, (1, 316); Tirmizî, Savm 71, (790); Nesâî, Mesâcid 18, (2, 44); Ebu Dâvud, Sıyâm 77, (2462, 2464); İbnu Mâce, Sıyâm 59; (1771).

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) her Ramazanda on gün i'tikâfa girerdi. Vefat ettiği yılda ise yirmi gün i'tikâfa girdi." 

Buhârî, İ'tikâf 17; Ebu Dâvud, Savm 78, (2466). İbnu Mâce, Sıyâm 58 (1769)


AÇIKLAMA: İtikaf, lügat açısından, haps olmak, yerinde kalmak gibi mânalara gelir. Şer'î örfte: "Allah'ın rızasını kazanmak düşüncesiyle belli âdab çerçevesinde mescidde kalma"ya itikaf denir. Bu nâfile bir ibâdettir. Sadece nezredilmek suretiyle vâcib olur. İtikafın en az müddeti bir gün en fazla müddeti on gündür. İtikâf senenin her ayında olabilir. İtikafta iken, bazı âlimlere göre oruç şart değildir. Ancak Hanefîlere göre vâcib olan itikâf için oruç şarttır. Yine bazılarınca Mescid-i Nebevî, Kâbe ve Mescid-i Aksa'da, bazılarınca cuma kılınan mescidlerde itikaf câiz addedilirken, Hanefîler beş vakit namazın kılındığı her yerde itikafın câiz olacağına hükmederler.

Allah rızası için şu mescidde şu kadar müddet itikaf yapmaya niyet ettim demekle bunu nefsine vâcib kılar. Kalben bunu geçirirse de niyet yerine geçmiş olur. Bu niyetle mescide giren kimse abdest almak, gusletmek, abdest bozmak gibi zaruret olmadıkça mescidden ayrılmaz. Aksi takdirde itikafı bozulur.

Mu'tekif, mescidde kalır, namaz, tilavet ve tefekkür gibi ibadetin çeşitleriyle meşgul olur. Dünyevî meşguliyetleri terkeder. Kadına tekerrüb tamamen yasaktır.

İtikâfı erkekler mescidde yerine getirirler, bu şarttır. Kadınlar, evlerinin mescid olarak tanzim edilen odasında itikaf yapabilirler. Bu meşrudur, fakat mescidde itikafa girmeleri câiz değildir.



Cengiz Hocaoglu

unread,
Jul 6, 2015, 9:56:21 AM7/6/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Ebu Eyyub (radıyallahu anh) anlatıyor: 


Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teâlâ hazretleri sizi helak eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tevbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı."

[Müslim, Tevbe, 9, (2748); Tirmizî, Da'avât 105, (3533).]

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jul 7, 2015, 10:45:48 AM7/7/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: 

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

Allah Teâlâ Hazretleri diyor ki: 
"Ey âdemoğlu! Sen bana dua edip, (affımı) ümid ettikçe ben senden her ne sâdır olsa, aldırmam, ben seni affederim. Ey âdemoğlu! Senin günahın semanın bulutları kadar bile olsa, sonra bana dönüp istiğfar etsen, çok oluşuna bakmam, seni affederim. Ey âdemoğlu! Bana arz dolusu hata ile gelsen, sonunda hiç bir şirk koşmaksızın bana kavuşursan, seni arz dolusu mağfiretimle karşılarım."

[Tirmizî, Da'avât 106, (3534).

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jul 8, 2015, 10:38:26 AM7/8/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: 
"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Kıyamet günü, Allah öncekileri ve sonrakileri birleştirip topladığı zaman her vefasız için, onu tanıtan bir bayrak dikilir ve: 

"Bu falan (oğlu falanın) vefasızlığıdır" denilir."

[Buhârî, Edeb, 99, Cizye 22, Hiyel 9, Fiten 21; Müslim, Cihâd 10; Ebû Dâvud; Cihâd 162; Tirmizî, Siyer 28

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jul 9, 2015, 9:32:22 AM7/9/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Ebu Sâid (radıyallahu anh) anlatıyor:
Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Mü'min, sonu cennet oluncaya kadar hayır işitmekten asla doymayacak."

[Tirmizî, İlm 19, (2687)]

AÇIKLAMA: Yani, "mü'min-i kâmil, ölüp cennete girinceye kadar hayır işitmekten asla doymayacak, hayatta kaldığı müddetçe, son ânına kadar hayır işitmekten zevk almaya devam edecek" demektir.
(Kütüb-ü Sitte, İlim Bölümü-2)

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jul 10, 2015, 11:11:43 AM7/10/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Kim, bir ilimden sorulur, o da bunu ketmedip söylemezse
(kıyamet günü) ateşten bir gem ile gemlenir."

[Ebu Dâvud, İlm 9, (3658); Tirmizî, İlm 3, (2651).]

AÇIKLAMA: Bu ilimden maksad öğretilmesi gereken, farz olduğu açıkça bilinen ilimlerdir. Sözgelimi kâfir, İslam ve din hakkında bir şeyler sorsa bunun ketmedilmemesi gerekir. Keza yeni müslüman olmuş bir kimse namaz hakkında soracak olsa veya bir kimse gelip, haram helal hakkında soracak olsa bütün bunların cevaplanması, öğretilmesi gerekir. Bildiği halde bunları cevaplamayan hadisteki tehdide müstehak olur. Ancak hüküm, öğretilmesi gerekmeyen nafile şeyler hakkında böyle değildir.
(Kütüb-ü Sitte, İlim Bölümü-2)

ketm : Saklamak. Gizlemek. Sır tutmak. Söylememek.

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jul 12, 2015, 6:55:47 AM7/12/15
to Allah ve Peygamber Google Groups

Sehl İbnu Sa'd (radıyallahu anh) anlatıyor: "


Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Vallahi, senin hidayetinle bir tek kişiye hidayet verilmesi, senin için kıymetli develerden müteşekkil sürülerden daha hayırlıdır."

[Ebu Dâvud, İlm 10, (3661); Buhârî, Ashabu'n-Nebi 9; Müslim, 
Fedâilu'l-Ashâb 34, (2046).

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jul 13, 2015, 8:23:29 AM7/13/15
to Allah ve Peygamber Google Groups
Şuayb b Ebu Said'de (ra) rivayet edildiğine göre, bir adam : 

"Ey Allah'ın Rasulü! Ne halde olduğumu nasıl bilebilirim?" diye sordu. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: 

" Ahiret işlerinden bir şey dilediğinde ve aradığında sana kolaylaştırıldığını; dünya işlerinden bir şey dilediğinde ve aradığında sana zorlaştırıldığını görüyorsan, bil ki, şüphesiz iyi bir haldesin. Eğer ahiret işlerinden bir şey dilediğinde ve aradığında sana zorlaştırıldığını ; dünya işlerinden bir şey dilediğinde ve aradığında sana kolaylaştırıldığını görüyorsan, bil ki, şüphesiz kötü bir haldesin. 

[Kitabu'z-Zühd ve'r-Rekaik, Abdullah b. Mübarek (ra)]


Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages