REFERANS OLARAK SAKLANMALI (Kitap ve Sünnet’ten Dualar)

721 views
Skip to first unread message

Cengiz Hocaoglu

unread,
Jul 20, 2014, 11:29:14 AM7/20/14
to Allah ve Peygamber Google Groups
SÜNNET DUALAR

Kitap ve Sünnet’ten Dualar

Hamd, bir olan Allah’adır. Salât ve selam da kendisind en sonra pey-gamber olmayan Muhammed sallallah u aleyhi ve sellemin üzerinedir.

۱-﴿رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ﴾

1- “Rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve illem teğfir lenâ ve terhamnâ lenekûnenne minel-hâsirîn”

"Rabbımız! Kendimize zulmettik . Eğer bizi bağışlamaz ve bize mer-hamet etmezsen, mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz." (Araf: 23)

۲-﴿رَبِّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ أَنْ أَسْأَلَكَ مَا لَيْسَ لِي بِهِ عِلْمٌ وَإِلاَّ تَغْفِرْ لِي وَتَرْحَمْنِي أَكُن مِّنَ الْخَاسِرِينَ﴾

2- “Rabbi innî e’ûzu bike en es eleke mâ leyse lî bihî ‘ilmun ve illâ teğfir lî ve terhamnî ekum-minel-hâsirîn”

"Rabbım" Ben, hakkında bilgim olmayan şeyi senden istemekte n yine sana sığınırım. Ve eğer bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen, hüs-rana uğrayanlardan olurum". (Hud: 47)

۳-﴿رَبِّ اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ﴾

3- “Rabbiğ-firlî velivâlideyye ve limen dehale beytiye mu’minen ve lilmu’minîne vel-mu’minât”

"Rabbım! Beni, anamı, babamı, mü'min olarak evime girenleri, mü'min erkekleri ve mü'min kadınları bağışla." (Nuh: 28)

٤-﴿رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ﴾ ﴿وَتُبْ عَلَيْنَآ إِنَّكَ أَنتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ﴾

4- “Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entes-Semi’ul-‘Alîm” “Ve tub ‘aleynâ inneke entet-Tevvâbur-Rahîm”

"Rabbimiz! Bizden(duâmızı) kabul buyur; şüphesiz, hakkıyıe işiten, hakkıyle bilen ancak sensin. Tövbemizi kabul et; zira tövbeleri ka-bul edip bağışlayan ancak sensin". (Bakara: 127, 128)

٥-﴿رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلاَةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاء﴾

5- “Rabbic-‘alnî mukîmes-salâti ve min zurriyyetî Rabbenâ ve tekabbel duâ”

"Rabbım! Beni, namazını dosdoğru kılan bir kimse yap; zürriyetimi de. Ve duamı kabul buyur. " (İbrahim: 40)

٦-﴿رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ﴾

6- “Rabbenâğ-firlî velivâlideyye ve lilmu’minîne yevme yekûmul-hisâb”

"Rabbımız! Hesabın görüleceği gün, beni, anamı babamı ve bütün mü'minleri bağışla." (İbrahim: 41)

٧-﴿رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ، وَاجْعَل لِّي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الآخِرِينَ، وَاجْعَلْنِي مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ﴾ ﴿وَلا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ﴾

7- “Rabbi heb lî hukmen ve elhiknî bissâlihîn, vec’al lî lisâne sıdkin fil-âhirîn, vec’alnî min vereseti cennetin-na’îm, velâ tuhzinî yevme yub’asûn”

"Rabbım! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat. Benden son-rakiler içinde, beni iyi dille anılanlardan eyle. Beni nimet cennetini n vâ-rislerinden kıl. İnsanların yeniden diriltile cekleri gün beni rezil etme." (Şuara: 83-85, 87)

٨-﴿رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ﴾

8- “Rabbi heb lî mines-sâlihîn”

"Rabbım! Bana iyilerden bir çocuk ihsan eyle" (Saffat: 100)

٩-﴿رَّبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ﴾

9- “Rabbenâ ‘aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileykel-masîr”
Rabbımız! Sana tevekkül ettik; sana yöneldik. Dönüş sanadır." (Mumtehine: 4)

۱۰-﴿رَبَّنَا لا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَا إِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ﴾

10- “Rabbenâ lâ tec’alnâ fitnetel-lillezîne keferû veğfir lenâ Rab-benâ inneke entel-‘Azîzul-Hakîm”

"Rabbımız! Bizi, inkâr edenlerle deneme ve bizi bağışla. Şüphesiz dâima gâlib ve hikmet sahibi olan sensin." (Mumtehine: 5)

۱۱-﴿رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَدْخِلْنِي بِرَحْمَتِكَ فِي عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ﴾

11- “Rabbi evzi’nî en eşkura ni’metekel-letî en’amte ‘aleyye ve ‘alâ vâlideyye ve en e’mele sâlihan terdâhu ve edhilnî birahmeti ke fî ‘ibâdikes-sâlihîn”

"Rabbım! Bana ve anama babama verdiğin nimetine şükretmemi ve hoşnut olacağın işi yapmamı bana kolaylaştır ve beni rahmetinl e iyi kulla-rın arasına sok." (Neml: 19)

۱۲-﴿رَبِّ هَبْ لِي مِن لَّدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاء﴾

12- “Rabbi heb lî min ledunke zurriyyet en tayyibete n inneke semî’ud-du’â”

"Rabbım! Bana kendi tarafından temiz bir zürriyet ihsan et. Şüphesiz sen, duaları hakkıyla işitensin." (Ali İmran: 38)

۱۳-﴿رَبِّ لا تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ﴾

13- “Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul-vârisîn”

"Rabbım! Beni tek başıma bırakma. Sen vârislerin en hayırlısısın." (Enbiya: 89)

۱٤-﴿لا إِلَهَ إِلا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ﴾

14- “Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez-zâlimîn”

"Senden başka ilâh yoktur. Seni tenzih ederim. Ben muhakkak zâ-limlerden oldum". (Enbiya: 87)

۱٥-﴿رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي، وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي، وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِي، يَفْقَهُوا قَوْلِي﴾

15- “Rabbiş-rah lî sadrî, ve yessir lî emrî, vahlul ‘ukdetem-min-lisânî yefkahû kavlî”

"Rabbım! Göğsümü aç. Bana işimi kolaylaştır. Dilimden şu düğü-mü çöz. Sözümü anlasınlar." (Taha: 25-28)
۱٦-﴿رَبِّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي﴾

16- “Rabbi innî zalemtu nefsî feğfir lî”

"Rabbım! Ben nefsime zulmettim; beni bağışla". (Kasas: 16)

۱٧-﴿رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنزَلَتْ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ﴾

17- “Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte vettebe’nâr-rasûle fektubnâ me’aş-şâhidîn”

'Rabbımız! İndirdiğin Kitab’a iman ettik, (gönderdiğin) peygamber e de tâbi olduk. Bizi şahitlerle birlikle yaz.' (Âli İmrân: 53)

۱٨-﴿رَبَّنَا لاَ تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ، وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ﴾

18- “Rabbenâ lâ tec’alnâ fitnetel-lilkavmiz-zâlimîn, ve neccinâ bi rahmetike minel-kavmil-kâfirîn”

"Rabbımız! Bizi, zalim kavme fitne konusu yapma. Ve bizi rahmetinl e kâfir kavimden kurtar." (Yunus: 85,86)

۱٩-﴿ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ﴾

19- “Rabbenağ-fir lenâ zunûbenâ ve isrâfenâ fî emrinâ ve sebbit ekdâmenâ vensurnâ ‘alel-kavmil-kâfirîn”

"Rabbimiz! Günâhlarımızı ve işimizdeki aşırılığımızı bağışla; ayakla-rımızı (hak yolda) sabit tut ve kâfir milletler e karşı bize yardım et." (Âli İmrân: 147)

۲۰-﴿رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا﴾

20- “Rabbenâ âtinâ mil-ledunke rahmeten ve heyyi’ lenâ min emrinâ raşedâ.”

"Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve şu işimizden bizim için bir kurtuluş yolu hazırla." (Kehf: 10)

۲۱- ﴿رَبِّ زِدْنِي عِلْمَاً﴾

21- “Rabbi zidnî ‘ilmâ”

"Rabbim, ilmimi artır." (Tâhâ: 114)

۲۲- ﴿رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ، وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ﴾

22- “Rabbi e’ûzu bike min hemezâtiş-şeyâtîn, ve e’ûzu bike Rabbi en yehdurûn.”
“Rabbim! Şeytanların vesvesele rinden sana sığınırım. Onların, yanım-da bulunmala rından sana sığınırım, Rabbim!” (Mu’minûn: 97-98)

۲۳- ﴿رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ﴾

23- “Rabbiğ-fir verham ve ente hayrur-râhimîn.”

"Rabbim! Bağışla ve merhamet et. Sen, merhametl ilerin en hayırlısı-sın." (Mu’minûn: 118)

۲٤- ﴿رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ﴾

24- “Rabbenâ âtinâ fid-dunyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kinâ ‘azâben-nâr.”

"Rabbimiz, bize dünyada iyilik ver; âhirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru." (Bakara: 201)

۲٥- ﴿سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ﴾

25- “Semi’nâ ve eta’nâ gufrâneke Rabbenâ ve ileykel-masîr.”

“İşittik ve itaat ettik; Rabbimiz, bağışlamanı dileriz. Dönüş sanadır.” (Bakara: 285)

۲٦- ﴿رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ﴾

26- “Rabbenâ lâ tuêhıznâ in nesînâ ev ehta’nâ Rabbenâ ve lâ tehmil ‘aleynâ isran kemâ hameltehû ‘alel-lezîne min kablinâ Rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâgete lenâ bihî ve’fu ‘annâ veğ-fir lenâ verhamnâ ente mevlânâ fensurnâ ‘alel-kavmil-kâfirîn.”

“Rabbimiz! Unutmuş yahut hata yapmışsak, (bu yüzden) bizi sorumlu tutma. Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi, bize de ağır bir yük yükleme. Rabbimiz! Gücümüzün yetmeyeceğini bize taşıtma. Bizi affet; bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfir milletler e karşı bize yardım et.” (Bakara: 286)

۲٧- ﴿رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ﴾

27- “Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ be’de iz hedeytenâ ve heb lenâ mil-ledunke rahmeten inneke entel-vehhâb.”

“Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikte n sonra kalplerim izi (bu yoldan) saptırma ve bize kendi katından bir rahmet bağışla; şüphesiz bağış sahibi olan yalnız sensin.” (Âli İmrân:

۲٨- ﴿رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذا بَاطِلاً سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ، رَبَّنَا إِنَّكَ مَن تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ، رَبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلإِيمَانِ أَنْ آمِنُواْ بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الأبْرَارِ، رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلاَ تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ﴾

28- “Rabbenâ mâ halefte hâzâ bâtilen subhâneke fekinâ ‘azâben-nâr. Rabbenâ inneke tudhilin-nâre fekad ehzeytehû vemâ liz-zâlimîne min ensâr. Rabbenâ innenâ semi’nâ munâdiyen yunâdî lil-îmânî en êminû bi Rabbikum feêmennâ Rabbenâ feğfir zunûbenâ ve kefir ‘annâ seyyiêtinâ ve teveffenâ me’al-ebrâr ve êtinâ mâ ve’attenâ ‘alâ rusulike ve lâ tuhzinâ yevmel-kiyâmeti inneke lâ tuhliful-mî’âd.”

"Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Seni (her türlü noksan sıfatlardan) tenzih ederiz. Bundan dolayı bizi cehennem azabından koru. Rabbimiz! Sen, kimi ateşe sokarsan onu zelil etmiş olursun. Zâlimlerin hiç yardımcıları yoktur. Rabbimiz! Biz, Rabbinize îman edin diye çağıran bir münâdî (Peygamber] yi işittik ve hemen iman ettik. Rabbimiz! Sen de bizim günahlarımızı bağışla, kusurlarımızı ört ve bize iyilerle birlikte ölüm ver. Rabbimiz! Peygamber lerinle bize vaat ettikleri ni de bize ver ve kıyamet günü bizi zelil etme. Şüphesiz sen, vadinden dönmezsin.” (Âli İmrân: 191-194)

۲٩- ﴿رَبَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ﴾

29- “Rabbenâ âmennâ feğfir lenâ verhamnâ ve ente hayrur-râhimîn”

"Rabbimiz! Biz îman ettik; bizi bağışla ve bize merhamet eyle. Sen merhametl ilerin en hayırlısısın." (Muminun: 109)

۳۰- ﴿رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا، إِنَّهَا سَاءتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا﴾

30- “Rabbenas-rif ‘annâ azâbe cehenneme inne azabehê kâne ğarâmâ, innehê sâet mustekarr ev-vemakâmâ.”

"Rabbimiz! Cehennem azabını bizden çevir. Onun azabı devamlıdır. Orası kalmak için kötü bir yer ve kötü bir makamdır." (Furkan: 65, 66)

۳۱- ﴿رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا﴾

31- “Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zurriyyâtinâ kurrete e’yunin vec’alnâ lilmuttekîne imâmâ.”

"Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve nesilleri mizden gözlerimizin bebeği iyi insanlar ihsan et. Bizi, Allah'tan sakınanlara önder yap." (Furkan: 74)

۳۲- ﴿رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَصْلِحْ لِي فِي ذُرِّيَّتِي إِنِّي تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّي مِنَ الْمُسْلِمِينَ﴾

32- “Rabbi evzi’nî en eşkura ni’metekel-letî en’amte ‘aleyyeve ‘alâ vâlideyye ve en e’mele sâlihan terdâhu ve eslih lî fî zurriyyetî innî tubtu ileyke ve innî minel-muslimîn.”

"Rabbim! Bana ve anama babama verdiğin nimetine şükretmeme ve hoşlanacağın amelleri yapmama beni muvaffak eyle; benim için zürriyetimde de iyiliği devam ettir. Ben sana tövbe ettim ve ben sana teslim olanlarda nım." (Ahkâf: 15)

۳۳- ﴿رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالإِيمَانِ وَلا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلا لِّلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ﴾

33- “Rabbenağ-fir lenâ ve li ihnâninel-lezîne sebekûnâ bil-îmâni velâ tec’al fî kulûbinâ ğil-lellillezîne âmenû Rabbenâ inneke raûfur-rahîm.”

"Rabbimiz! Bizi ve bizden önce îman etmiş olan kardeşlerimizi ba-ğışla, îman edenlere karşı kalblerim izde bir hasedlik yaratma. Rabbimiz! Şüphe yoktur ki sen, çok şefkatli, çok merhametl isin.” (Haşr: 10)

۳٤- ﴿رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ﴾

34- “Rabbenâ etmim lenâ nûranâ veğ-fir lenâ inneke ‘alâ kulli şe-yin kadîr.”

"Rabbimiz! Nurumuzu tamamla ve bizi bağışla. Şüphe yoktur ki, sen her şeye kadirsin." (Tahrîm:

۳٥- ﴿رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ﴾

35- “Rabbenâ innenâ êmennâ feğfir lenâ zunûbenâ vekinâ azâben-nâr.”

“Rabbimiz, şüphesiz biz îman ettik; öyleyse bizim günâhlarımızı ba-ğışla ve bizi cehennem azabından koru.” (Âli İmran: 16)

۳٦- ﴿رَبَّنَا آمَنَّا فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ﴾

36- “Rabbenâ êmennâ fektubnâ me’aş-şâhidîn.”

"Rabbimiz! Îman ettik, bizi şâhidlerle birlikte yaz." (Maide: 83)

۳٧- ﴿رَبِّ اجْعَلْ هَـذَا الْبَلَدَ آمِنًا وَاجْنُبْنِي وَبَنِيَّ أَن نَّعْبُدَ الأَصْنَامَ﴾

37- “Rabbic-‘al hâzel-belede êminen vecnubnî ve beniyye en ne’budel-esnâm.”

"Rabbim! Bu beldeyi emniyetli kıl, beni ve oğullarımı putlara tap-maktan uzak tut." (İbrahim: 35)

۳٨- ﴿رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ﴾

38- “Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîrin.”

"Rabbım! Ben, senin bana indireceğin mala muhtacım." (Kasas: 24)

۳٩- ﴿رَبِّ انصُرْنِي عَلَى الْقَوْمِ الْمُفْسِدِينَ﴾

39- “Rabbin-surnî ‘alel-kavmil-mufsidîn.”

"Rabbim! Bozgunculuk yapan bu kavme karşı bana yardım et." (Ankebut: 30)

٤۰- ﴿رَبَّنَا لاَ تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ﴾

40- “Rabbenâ lâ tec’alnâ me’al-kavmiz-zâlmîn.”

"Rabbimiz! Bizi zâlim kimselerl e beraber bulundurm a" (Araf: 47)

٤۱- ﴿حَسْبِيَ اللّهُ لا إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ﴾

41- “Hasbiyellâhu lâ ilâhe illâ huve ‘aleyhi tevekkelt u ve huve Rabbul-‘Arşil-Azîm.”

"Allah bana yeter. Ondan başka ilâh yoktur. O'na güvenip dayan-dım. O, büyük Arş'ın Rabbidir." (Tevbe: 129)

٤۲- ﴿عَسَى رَبِّي أَن يَهْدِيَنِي سَوَاء السَّبِيلِ﴾

42- “’Asâ Rabbî en yehdiyenî sevâes-sebîl.”

"Belki Rabbim bana doğru yolu gösterir." (Kasas: 22)

٤۳- ﴿رَبِّ نَجِّنِي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ﴾

43- “Rabbi neccinî minel-kavmiz-zâlimîn.”

"Rabbim! Beni zâlim kavimden kurtar." (Kasas: 21)

٤٤- " اللَّهُمَّ رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ"

44- “Allâhumme Rabbenâ âtinâ fid-dunya haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kinâ ‘azâben-nâr.”

“Allâhım! Ey Rabbimiz! Bize hem dünyada hem de âhirette iyilik ver ve bizi cehennem ateşinden koru.”

٤٥- "اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ النَّارِ وَعَذَابِ النَّارِ وَفِتْنَةِ الْقَبْرِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ وَشَرِّ فِتْنَةِ الْغِنَى وَشَرِّ فِتْنَةِ الْفَقْرِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ اللَّهُمَّ اغْسِلْ قَلْبِي بِمَاءِ الثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَنَقِّ قَلْبِي مِنْ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الْأَبْيَضَ مِنْ الدَّنَسِ وَبَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ خَطَايَايَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْكَسَلِ وَالْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ"

45- “Allâhumme innî e‘ûzu bike min fitnetin-nâri ve ‘azâbin-nâri ve fitnetil-kabri ve ‘azâbil-kabri ve şerri fitnetil-ğinâ ve şerri fitnetil-fakri, Allâhumme inni e‘ûzu bike min şerri fitnetil-mesîhid-deccâli, Allâhummeğ-sil kalbî bimâis-selci vel-beradi ne nekki kalbî minel-hatâyâ kemâ nekkaytes-sevbel-ebyeda mined-denesi ve bâ‘id beynî ve beyne hatâyâye kemâ bâ‘adte beynel-meşriki vel-mağribi, Allâumme innî e‘ûzu bike minel-keseli vel-me’semi vel-meğrem”

"Allahım! Cehennem fitnesind en ve cehennem azabından, kabir fitnesind en, kabir azabından, zenginlik fitnesini n şerrinden, fakirlik fitnesini n şerrinden sana sığınırım. Allahım! Mesih Deccal’in fitnesini n şerrinden sana sığınırım. Allahım! Kalbimi su, kar ve dolu ile yıka. Beyaz elbiseyi kirden temizlediğin gibi kalbimi hatalarda n temizle. Doğu ile batının arasın ayırdığın gibi benimle hatalarımın arasını ayır. Allahım! Tembellik ten, günah işlemekten ve borçlanmaktan sana sığınırım."

٤٦- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَالْهَرَمِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ "

46- “Allâhumme innî e‘ûzu bike minel-‘aczi vel-keseli vel-cubni vel-buhli vel-herami ve e‘ûzu bike min ‘azâbil-kabri ve e‘ûzu bike min fitnetil-meyhâ vel-memât.”

“Allâhım! Acizlikte n, tembellik ten, korkaklıktan, cimrilikt en, fazla ih-tiyarlayıp elden ayaktan düşmekten Sana sığınırım. Kabir azabından Sana sığınırım. Hayâtın ve ölümün fitnesind en Sana sığınırım.”

٤٧- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ جَهْدِ الْبَلَاءِ وَدَرَكِ الشَّقَاءِ وَسُوءِ الْقَضَاءِ وَشَمَاتَةِ الْأَعْدَاءِ "

47- “Allâhumme innî e‘ûzu bike min cehdil-belâi ve derakiş-şekâi ve sûil-kadâi ve şemâtetil-e‘dâi.”

“Allâhım! Belânın meşakkatinden, helaka ileten sebepten, kazanın kötüsünden, düşmanların sevinmesi nden sana sığınırım.”

٤٨- " اللَّهُمَّ أَصْلِحْ لِي دِينِيَ الَّذِي هُوَ عِصْمَةُ أَمْرِي وَأَصْلِحْ لِي دُنْيَايَ الَّتِي فِيهَا مَعَاشِي وَأَصْلِحْ لِي آخِرَتِيَ الَّتِي فِيهَا مَعَادِي وَاجْعَلِ الْحَيَاةَ زِيَادَةً لِي فِي كُلِّ خَيْرٍ وَاجْعَلِ الْمَوْتَ رَاحَةً لِي مِنْ كُلِّ شَرٍّ"
48- “Allâhumme eslih lî dîniyel-lezî huve ‘ismetu emrî ve eslih lî dunyâyel-letî fîhâ me‘âşî ve eslih lî âhiratiyel-letî fîhâ me‘âdî vec‘alil-hayâte ziyâdeten lî fî kulli hayrin vec‘alil-mevte râhaten lî min kulli şerrin”

“Allahım! Bana işimin ismeti olan dinimi ıslâh et. Yaşantımın içinde olduğu dünyamı ıslah et. Dönüşüm olan âhiretimi ıslâh et. Benim için hayatı her hayır hususunda ziyâde kıl ve bana ölümü her şerden rahat kıl!”

٤٩- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى وَالْعَفَافَ وَالْغِنَى"

49- “Allâhumme innî eselukel-hudâ vet-tukâ vel-‘afâfe vel-ğinâ”

“Allahım! Ben senden hidayet, takva, iffet ve zenginlik dilerim.”

٥۰- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَالْهَرَمِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ اللَّهُمَّ آتِ نَفْسِي تَقْوَاهَا وَزَكِّهَا أَنْتَ خَيْرُ مَنْ زَكَّاهَا أَنْتَ وَلِيُّهَا وَمَوْلَاهَا اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لَا يَنْفَعُ وَمِنْ قَلْبٍ لَا يَخْشَعُ وَمِنْ نَفْسٍ لَا تَشْبَعُ وَمِنْ دَعْوَةٍ لَا يُسْتَجَابُ لَهَا"

50- “Allâhumme innî e‘ûzu bike minel-‘aczi vel-keseli vel-cubni vel-buhli vel-herami ve ‘azâbil-kabri, Allâhumme êti nefsî tekvâhâ ve zekkihâ ente hayru men zekkâhâ ente veliyyuhâ ve mevlâhâ, Allâhumme innî e‘ûzu bike min ‘ilmin lâ yenfe‘u ve min kalbin lâ yehşe‘u ve min de‘vetin lâ yustecâbu lehâ.”

“Allahım! Ben acizlikte n, tenbellik ten, korkaklıktan, cimrilikt en, iyice yaşlanıp elden ayaktan kesilmekt en ve kabir azabından sana sığınırım. Allahım! Nefsime takvasını ver. Ve onu temizle. Onu temizleye nlerin en hayırlısı sensin! Sen onun sahibi ve mevlasısın. Allahım! Faydası olmayan ilimden, korkmayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım.”

٥۱- " اللَّهُمَّ اهْدِنِي وَسَدِّدْنِي ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالسَّدَادَ "

51- “Allâhummeh-dinî ve seddid-nî, Allâhumme innî eselukel-hudâ ves-sedâd.”

“Allahım! Bana hidayet ver! Beni doğruya muvaffak kıl! Allahım! Ben senden hidayet ve doğruya muvaffak kılmanı dilerim.”

٥۲- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ زَوَالِ نِعْمَتِكَ وَتَحَوُّلِ عَافِيَتِكَ وَفُجَاءَةِ نِقْمَتِكَ وَجَمِيعِ سَخَطِكَ"

52- “Allâhumme innî e‘ûzu bike min zevâli ni‘metik ve tehavvuli ‘âfiyetik ve fucâeti nigmetik ve cemi‘i sehatik”

“Allahım! Ben nimetinin zevalinde n, afiyetini n değişmesinden, intikamının aniden gelmesind en ve bütün öfkenden sana sığınırım.”

٥۳- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا عَمِلْتُ وَمِنْ شَرِّ مَا لَمْ أَعْمَلْ "

53- “Allâhumme innî e‘ûzu bike min şerri mâ ‘amiltu ve min şerri mâ lem e‘mel”

“Allahım! Ben bütün yaptıklarımın ve yapmadıklarımın şerrinden sa-na sığınırım.”

٥٤- " اللَّهُمَّ أَكْثِرْ مَالِي، وَوَلَدِي، وَبَارِكْ لِي فِيمَا أَعْطَيْتَنِي" [وَأَصْلِحْ حَيَاتِي عَلَى طَاعَتِكَ وَأَحْسِنْ عَمَلِي] وَاغْفِرْ لِي"

54- “Allâhumme eksir mâlî ve veledî ve bârik lî fîmâ e‘teytenî” (ve eslih hayâtî ‘alâ tâ‘atike ve ehsin ‘amelî) veğ-firlî.”

“Allahım! Malımı ve çocuğumu çoğalt. Bana verdikler ini de benim için bereketli kıl!” (Hayatımı itaatin üzere ıslah et ve amelimi güzelleştir) beni bağışla.”

٥٥- " لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْعَظِيمُ الْحَلِيمُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَرَبُّ الْأَرْضِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ"

55- “Lâ ilâhe illal-lâhul-‘azîmul-halîmu lâ ilâhe illal-lâhu Rabbul-‘arşil-‘azîm Lâ ilâhe illal-lâhu Rabbus-semâvâti ve Rabbul-ardi ve Rabbul-‘arşil-kerîm.”

“Halîm ve Azîm olan Allah’tan başka hakkıyla ibadet edilmeye layık başka bir ilâh yoktur. Yüce Arş’ın Rabbi olan Allah’tan başka hakkıyla ibadet edilmeye layık başka bir ilâh yoktur. Kerim Arş’ın Rabbi, yerin Rabbi ve göklerin Rabbinden başka hakkıyla ibadet edil-meye layık başka bir ilâh yoktur.”

٥٦- " اللَّهُمَّ رَحْمَتَكَ أَرْجُو فَلَا تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ وَأَصْلِحْ لِي شَأْنِي كُلَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ "

56- “Allâhumme rahmeteke ercû felâ tekilnî ilâ nefsî tarfete ‘ay-nin ve eslih lî şe’nî kullehû lâ ilâhe illâ ente”

“Allahım! Senin rahmetini dilerim. Bir göz yumup açıncaya kadar dahi beni nefsimle baş başa bırakma. İşimin hepsini düzelt. Senden başka hakkıyla ibadet edilecek başka bir ilâh yoktur.”

٥٧- " لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنْ الظَّالِمِينَ "

57- “Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez-zâlimîn”

“Allahım! Senden başka hakkıyla ibadet edilecek başka bir ilâh yoktur. Seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih ederim. Muhakkak ben zalimlerd en oldum.”

٥٨- " اللَّهُمَّ إِنِّي عَبْدُكَ وَابْنُ عَبْدِكَ وَابْنُ أَمَتِكَ نَاصِيَتِي بِيَدِكَ مَاضٍ فِيَّ حُكْمُكَ عَدْلٌ فِيَّ قَضَاؤُكَ أَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ سَمَّيْتَ بِهِ نَفْسَكَ أَوْ عَلَّمْتَهُ أَحَدًا مِنْ خَلْقِكَ أَوْ أَنْزَلْتَهُ فِي كِتَابِكَ أَوْ اسْتَأْثَرْتَ بِهِ فِي عِلْمِ الْغَيْبِ عِنْدَكَ أَنْ تَجْعَلَ الْقُرْآنَ رَبِيعَ قَلْبِي وَنُورَ صَدْرِي وَجِلَاءَ حُزْنِي وَذَهَابَ هَمِّي "

58- “Allâhumme innî ‘abduke vebnu ‘abdike vebnu emetike nâsiyetî biyedik mâdin fiyye hukmuk ‘adlun fiyye kadâuk eseluke bi kulli-smin huve lek semmeyte bihî nefsek ev ‘allemtehu ehaden min halgik ev enzeltehû fî kitâbik eviste’serte bihî fî ‘ilmil-ğaybi ‘indek en tec‘alel-kurâne rabî‘a kalbî ve nûra sadri ve celâe huznî ve ve zehâbe hemmî.”

“Allâhım! Ben senin kulunum. Kulların olan ana ve babanın evlâ-dıyım. Alnım senin elindedir . Senin emrin adâletlidir. Nefsini isimlen-dirdiğin veya Kitabında indirdiğin veya kullarından birine öğrettiğin veya da ğaybî ilim olarak katında gizlediğin senin isminle Kurân’ı kal-bimin baharı, göğsümün nuru kılmanı, hüznümün ve kederimin gitme-sini dilerim.”

٥٩- " اللَّهُمَّ مُصَرِّفَ الْقُلُوبِ صَرِّفْ قُلُوبَنَا عَلَى طَاعَتِكَ"

59- “Allâhumme musarrife l-kulûb sarrif kulûbenâ ‘alâ tâ‘atik”

“Ey kalpleri evirip çeviren Allahım! Bizim kalplerim izi senin itaa-tine çevir.”

٦۰- " يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْبِي عَلَى دِينِكَ "

60- “Yâ mukallibe l-kulûb sebbit kalbî ‘alâ dînik.”

“Ey kalpleri çeviren (Allahım!) Benim kalbimi dininde sabit kıl!”

٦۱- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ "

61- “Allâhumme innî eselukel-‘âfiyete fid-dunyâ vel-âhirah.”

“Allahım! Senden dünyada ve âhirette selamet isterim.”

٦۲- " اللَّهُمَّ أَحْسِنْ عَاقِبَتَنَا فِي الْأُمُورِ كُلِّهَا وَأَجِرْنَا مِنْ خِزْيِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ الْآخِرَةِ"

62- “Allâhumme ehsin ‘âkibetenâ fil-umûri kullihâ ve ecirnâ min hizyid-dunyâ ve ‘azâbel-âhirah.”

“Allahım! İşlerin tamamında sonumuzu güzel eyle! Dünyanın rezaletin den ve ahiretin azâbından bizi koru.”

٦۳- " رَبِّ أَعِنِّي وَلَا تُعِنْ عَلَيَّ وَانْصُرْنِي وَلَا تَنْصُرْ عَلَيَّ وَامْكُرْ لِي وَلَا تَمْكُرْ عَلَيَّ وَاهْدِنِي وَيَسِّرْ هُدَايَ إِلَيَّ وَانْصُرْنِي عَلَى مَنْ بَغَى عَلَيَّ اللَّهُمَّ اجْعَلْنِي لَكَ شَاكِرًا لَكَ ذَاكِرًا لَكَ رَاهِبًا لَكَ مِطْوَاعًا إِلَيْكَ مُخْبِتًا أَوْ مُنِيبًا رَبِّ تَقَبَّلْ تَوْبَتِي وَاغْسِلْ حَوْبَتِي وَأَجِبْ دَعْوَتِي وَثَبِّتْ حُجَّتِي وَاهْدِ قَلْبِي وَسَدِّدْ لِسَانِي وَاسْلُلْ سَخِيمَةَ قَلْبِي"

63- “Rabbi e‘innî ve lâ tu‘in ‘aleyye vensurnî ve lâ tensur ‘aleyye vemkur lî ve lâ temkur ‘aleyye vehdinî ve yessir hudâye ileyye vensurnî ‘alâ men beğâ ‘aleyye Allâhummec-‘alni leke şâkiran leke zâkiran leke râhiben leke mitvâ‘an ileyke muhbiten ev munîben Rabbi tekabbel tevbetî veğsil havbetî ve ecib de‘veti ve sebbit huccetî vehdi kalbî ve seddid lisânî veslul sehîmete kalbî.”

“Rabbim bana yardım et, aleyhimde olacak şeylerde yardım etme. Bana yardım et aleyhime yardımcı olma. Bana zafer ver bana karşı olanlara zafer verme, olayları benim iyiliğime gerçekleştir. Bana zarar olacak şekilde gerçekleştirme. Beni hidayete erdir ve hidayeti bana kolaylaştır. Bana saldırana karşı yardımını benden esirgeme. Ey Rabbim beni sana çok şükreden, seni çok zikreden, senin azabından çok korkan sana pek çok itaat eden, sadece senin için eğilen, sana yönelip yakaran bir kişi kıl. Ey Rabbim tevbemi kabul eyle, günah ve hatalarımı temizle, duâmı kabul et. Delilimi sabit eyle, delilimi doğru kıl. Kalbime hidayet eyle, kalbimden kin ve hasedi çıkar.”

٦٤- " اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا سَأَلَكَ مِنْهُ نَبِيُّكَ مُحَمَّدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا اسْتَعَاذَ مِنْهُ نَبِيُّكَ مُحَمَّدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَأَنْتَ الْمُسْتَعَانُ وَعَلَيْكَ الْبَلَاغُ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ "

64- “Allâhumme innâ neseluke min hayrin mâ seeleke minhu nebiyyuke Muhammedu n sallallâhu ‘aleyhi ve sellem ve ne‘ûzu bike min şerri meste‘âze minhu nebiyyuke Muhammedu n sallallâhu ‘aleyhi ve sellem ve entel-muste‘ânu ve ‘aleykel-belâğu ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.”

“Allah’ım! Peygamber’in Muhammed sallallah u aleyhi ve sellemin senden istediği şeyin hayrından biz de istiyoruz ve Peygamber’in Mu-hammed sallallah u aleyhi ve sellemin sana sığındığı şeyin şerrinden biz de sana sığınıyoruz. Yardımına müracaat edilen tek kapı sensin, eninde so-nunda sana ulaşacağız, Allah’tan başkasında güç ve kuvvet yoktur.”

٦٥- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ سَمْعِي وَمِنْ شَرِّ بَصَرِي وَمِنْ شَرِّ لِسَانِي وَمِنْ شَرِّ قَلْبِي وَمِنْ شَرِّ مَنِيِّي "

65- Allâhumme innî e‘ûzu bike min şerri sem‘î ve min şerri besarî ve min şerri lisânî ve min şerri kalbî ve min şerri meniyyî.”

“Allah’ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şer-rinden, kalbimin şerrinden ve cinsel organımın şerrinden sana sığını-rım.”

٦٦- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْبَرَصِ وَالْجُنُونِ وَالْجُذَّامِ وَمِنْ سَيِّئِ الْأَسْقَامِ"

66- “Allâhumme innî e‘ûzu bike minel-barasi vel-cunûni vel-cuzzâmi ve min seyyiil-egsâmi.”

“Allahım! Abraş hastalığından, delilikte n, cüzam hastalığından ve hastalıkların kötülerinden sana sığınırım.”

٦٧- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ مُنْكَرَاتِ الْأَخْلَاقِ وَالْأَعْمَالِ وَالْأَهْوَاءِ"

67- “Allâhumme innî e‘ûzu bike min munkerâtil-ehlâki vel-e‘mâli vel-ehvâi.”

“Allah’ım! Ahlakın, amellerin ve arzuların kötülerinden sana sı-ğınırım.”

٦٨- " اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ كَرِيمٌ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي"

68- “Allâhumme inneke ‘afuvvun kerîmun tuhibbul-‘afve fe‘fu ‘annî.”

“Allah’ım sen affedicis in, ikram sahibisin, affetmeyi seversin, beni de affet.”

٦٩- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَتَرْكَ الْمُنْكَرَاتِ وَحُبَّ الْمَسَاكِينِ وَأَنْ تَغْفِرَ لِي وَتَرْحَمَنِي وَإِذَا أَرَدْتَ فِتْنَةً فِي قَوْمٍ فَتَوَفَّنِي غَيْرَ مَفْتُونٍ وَأَسْأَلُكَ حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ وَحُبَّ عَمَلٍ يُقَرِّبُنِي إِلَى حُبِّكَ"

69- “Allâhumme innî eseluke fi‘lel-hayrâti ve terkel-munkerâti ve hubbel-mesâkîni ve en teğfira lî ve terhamenî ve izâ eradte fitneten fî kavmin feteveffe nî ğayra meftûnin ve es eluke hubbeke ve hubbe men yuhibbuke ve hubbe ‘amelin yukarribu nî ilâ hubbik.”

49- “Allâhumme innî eselukel-hudâ vet-tukâ vel-‘afâfe vel-ğinâ”

“Allahım! Ben senden hidayet, takva, iffet ve zenginlik dilerim.”

٥۰- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَالْهَرَمِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ اللَّهُمَّ آتِ نَفْسِي تَقْوَاهَا وَزَكِّهَا أَنْتَ خَيْرُ مَنْ زَكَّاهَا أَنْتَ وَلِيُّهَا وَمَوْلَاهَا اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لَا يَنْفَعُ وَمِنْ قَلْبٍ لَا يَخْشَعُ وَمِنْ نَفْسٍ لَا تَشْبَعُ وَمِنْ دَعْوَةٍ لَا يُسْتَجَابُ لَهَا"

50- “Allâhumme innî e‘ûzu bike minel-‘aczi vel-keseli vel-cubni vel-buhli vel-herami ve ‘azâbil-kabri, Allâhumme êti nefsî tekvâhâ ve zekkihâ ente hayru men zekkâhâ ente veliyyuhâ ve mevlâhâ, Allâhumme innî e‘ûzu bike min ‘ilmin lâ yenfe‘u ve min kalbin lâ yehşe‘u ve min de‘vetin lâ yustecâbu lehâ.”

“Allahım! Ben acizlikte n, tenbellik ten, korkaklıktan, cimrilikt en, iyice yaşlanıp elden ayaktan kesilmekt en ve kabir azabından sana sığınırım. Allahım! Nefsime takvasını ver. Ve onu temizle. Onu temizleye nlerin en hayırlısı sensin! Sen onun sahibi ve mevlasısın. Allahım! Faydası olmayan ilimden, korkmayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım.”

٥۱- " اللَّهُمَّ اهْدِنِي وَسَدِّدْنِي ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالسَّدَادَ "

51- “Allâhummeh-dinî ve seddid-nî, Allâhumme innî eselukel-hudâ ves-sedâd.”

“Allahım! Bana hidayet ver! Beni doğruya muvaffak kıl! Allahım! Ben senden hidayet ve doğruya muvaffak kılmanı dilerim.”

٥۲- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ زَوَالِ نِعْمَتِكَ وَتَحَوُّلِ عَافِيَتِكَ وَفُجَاءَةِ نِقْمَتِكَ وَجَمِيعِ سَخَطِكَ"

52- “Allâhumme innî e‘ûzu bike min zevâli ni‘metik ve tehavvuli ‘âfiyetik ve fucâeti nigmetik ve cemi‘i sehatik”

“Allahım! Ben nimetinin zevalinde n, afiyetini n değişmesinden, intikamının aniden gelmesind en ve bütün öfkenden sana sığınırım.”

٥۳- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا عَمِلْتُ وَمِنْ شَرِّ مَا لَمْ أَعْمَلْ "

53- “Allâhumme innî e‘ûzu bike min şerri mâ ‘amiltu ve min şerri mâ lem e‘mel”

“Allahım! Ben bütün yaptıklarımın ve yapmadıklarımın şerrinden sa-na sığınırım.”

٥٤- " اللَّهُمَّ أَكْثِرْ مَالِي، وَوَلَدِي، وَبَارِكْ لِي فِيمَا أَعْطَيْتَنِي" [وَأَصْلِحْ حَيَاتِي عَلَى طَاعَتِكَ وَأَحْسِنْ عَمَلِي] وَاغْفِرْ لِي"

54- “Allâhumme eksir mâlî ve veledî ve bârik lî fîmâ e‘teytenî” (ve eslih hayâtî ‘alâ tâ‘atike ve ehsin ‘amelî) veğ-firlî.”

“Allahım! Malımı ve çocuğumu çoğalt. Bana verdikler ini de benim için bereketli kıl!” (Hayatımı itaatin üzere ıslah et ve amelimi güzelleştir) beni bağışla.”

٥٥- " لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْعَظِيمُ الْحَلِيمُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَرَبُّ الْأَرْضِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ"

55- “Lâ ilâhe illal-lâhul-‘azîmul-halîmu lâ ilâhe illal-lâhu Rabbul-‘arşil-‘azîm Lâ ilâhe illal-lâhu Rabbus-semâvâti ve Rabbul-ardi ve Rabbul-‘arşil-kerîm.”

“Halîm ve Azîm olan Allah’tan başka hakkıyla ibadet edilmeye layık başka bir ilâh yoktur. Yüce Arş’ın Rabbi olan Allah’tan başka hakkıyla ibadet edilmeye layık başka bir ilâh yoktur. Kerim Arş’ın Rabbi, yerin Rabbi ve göklerin Rabbinden başka hakkıyla ibadet edil-meye layık başka bir ilâh yoktur.”

٥٦- " اللَّهُمَّ رَحْمَتَكَ أَرْجُو فَلَا تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ وَأَصْلِحْ لِي شَأْنِي كُلَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ "

56- “Allâhumme rahmeteke ercû felâ tekilnî ilâ nefsî tarfete ‘ay-nin ve eslih lî şe’nî kullehû lâ ilâhe illâ ente”

“Allahım! Senin rahmetini dilerim. Bir göz yumup açıncaya kadar dahi beni nefsimle baş başa bırakma. İşimin hepsini düzelt. Senden başka hakkıyla ibadet edilecek başka bir ilâh yoktur.”

٥٧- " لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنْ الظَّالِمِينَ "

57- “Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez-zâlimîn”

“Allahım! Senden başka hakkıyla ibadet edilecek başka bir ilâh yoktur. Seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih ederim. Muhakkak ben zalimlerd en oldum.”

٥٨- " اللَّهُمَّ إِنِّي عَبْدُكَ وَابْنُ عَبْدِكَ وَابْنُ أَمَتِكَ نَاصِيَتِي بِيَدِكَ مَاضٍ فِيَّ حُكْمُكَ عَدْلٌ فِيَّ قَضَاؤُكَ أَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ سَمَّيْتَ بِهِ نَفْسَكَ أَوْ عَلَّمْتَهُ أَحَدًا مِنْ خَلْقِكَ أَوْ أَنْزَلْتَهُ فِي كِتَابِكَ أَوْ اسْتَأْثَرْتَ بِهِ فِي عِلْمِ الْغَيْبِ عِنْدَكَ أَنْ تَجْعَلَ الْقُرْآنَ رَبِيعَ قَلْبِي وَنُورَ صَدْرِي وَجِلَاءَ حُزْنِي وَذَهَابَ هَمِّي "

58- “Allâhumme innî ‘abduke vebnu ‘abdike vebnu emetike nâsiyetî biyedik mâdin fiyye hukmuk ‘adlun fiyye kadâuk eseluke bi kulli-smin huve lek semmeyte bihî nefsek ev ‘allemtehu ehaden min halgik ev enzeltehû fî kitâbik eviste’serte bihî fî ‘ilmil-ğaybi ‘indek en tec‘alel-kurâne rabî‘a kalbî ve nûra sadri ve celâe huznî ve ve zehâbe hemmî.”

“Allâhım! Ben senin kulunum. Kulların olan ana ve babanın evlâ-dıyım. Alnım senin elindedir . Senin emrin adâletlidir. Nefsini isimlen-dirdiğin veya Kitabında indirdiğin veya kullarından birine öğrettiğin veya da ğaybî ilim olarak katında gizlediğin senin isminle Kurân’ı kal-bimin baharı, göğsümün nuru kılmanı, hüznümün ve kederimin gitme-sini dilerim.”

٥٩- " اللَّهُمَّ مُصَرِّفَ الْقُلُوبِ صَرِّفْ قُلُوبَنَا عَلَى طَاعَتِكَ"

59- “Allâhumme musarrife l-kulûb sarrif kulûbenâ ‘alâ tâ‘atik”

“Ey kalpleri evirip çeviren Allahım! Bizim kalplerim izi senin itaa-tine çevir.”

٦۰- " يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْبِي عَلَى دِينِكَ "

60- “Yâ mukallibe l-kulûb sebbit kalbî ‘alâ dînik.”

“Ey kalpleri çeviren (Allahım!) Benim kalbimi dininde sabit kıl!”

٦۱- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ "

61- “Allâhumme innî eselukel-‘âfiyete fid-dunyâ vel-âhirah.”

“Allahım! Senden dünyada ve âhirette selamet isterim.”

٦۲- " اللَّهُمَّ أَحْسِنْ عَاقِبَتَنَا فِي الْأُمُورِ كُلِّهَا وَأَجِرْنَا مِنْ خِزْيِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ الْآخِرَةِ"

62- “Allâhumme ehsin ‘âkibetenâ fil-umûri kullihâ ve ecirnâ min hizyid-dunyâ ve ‘azâbel-âhirah.”

“Allahım! İşlerin tamamında sonumuzu güzel eyle! Dünyanın rezaletin den ve ahiretin azâbından bizi koru.”

٦۳- " رَبِّ أَعِنِّي وَلَا تُعِنْ عَلَيَّ وَانْصُرْنِي وَلَا تَنْصُرْ عَلَيَّ وَامْكُرْ لِي وَلَا تَمْكُرْ عَلَيَّ وَاهْدِنِي وَيَسِّرْ هُدَايَ إِلَيَّ وَانْصُرْنِي عَلَى مَنْ بَغَى عَلَيَّ اللَّهُمَّ اجْعَلْنِي لَكَ شَاكِرًا لَكَ ذَاكِرًا لَكَ رَاهِبًا لَكَ مِطْوَاعًا إِلَيْكَ مُخْبِتًا أَوْ مُنِيبًا رَبِّ تَقَبَّلْ تَوْبَتِي وَاغْسِلْ حَوْبَتِي وَأَجِبْ دَعْوَتِي وَثَبِّتْ حُجَّتِي وَاهْدِ قَلْبِي وَسَدِّدْ لِسَانِي وَاسْلُلْ سَخِيمَةَ قَلْبِي"

63- “Rabbi e‘innî ve lâ tu‘in ‘aleyye vensurnî ve lâ tensur ‘aleyye vemkur lî ve lâ temkur ‘aleyye vehdinî ve yessir hudâye ileyye vensurnî ‘alâ men beğâ ‘aleyye Allâhummec-‘alni leke şâkiran leke zâkiran leke râhiben leke mitvâ‘an ileyke muhbiten ev munîben Rabbi tekabbel tevbetî veğsil havbetî ve ecib de‘veti ve sebbit huccetî vehdi kalbî ve seddid lisânî veslul sehîmete kalbî.”

“Rabbim bana yardım et, aleyhimde olacak şeylerde yardım etme. Bana yardım et aleyhime yardımcı olma. Bana zafer ver bana karşı olanlara zafer verme, olayları benim iyiliğime gerçekleştir. Bana zarar olacak şekilde gerçekleştirme. Beni hidayete erdir ve hidayeti bana kolaylaştır. Bana saldırana karşı yardımını benden esirgeme. Ey Rabbim beni sana çok şükreden, seni çok zikreden, senin azabından çok korkan sana pek çok itaat eden, sadece senin için eğilen, sana yönelip yakaran bir kişi kıl. Ey Rabbim tevbemi kabul eyle, günah ve hatalarımı temizle, duâmı kabul et. Delilimi sabit eyle, delilimi doğru kıl. Kalbime hidayet eyle, kalbimden kin ve hasedi çıkar.”

٦٤- " اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا سَأَلَكَ مِنْهُ نَبِيُّكَ مُحَمَّدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا اسْتَعَاذَ مِنْهُ نَبِيُّكَ مُحَمَّدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَأَنْتَ الْمُسْتَعَانُ وَعَلَيْكَ الْبَلَاغُ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ "

64- “Allâhumme innâ neseluke min hayrin mâ seeleke minhu nebiyyuke Muhammedu n sallallâhu ‘aleyhi ve sellem ve ne‘ûzu bike min şerri meste‘âze minhu nebiyyuke Muhammedu n sallallâhu ‘aleyhi ve sellem ve entel-muste‘ânu ve ‘aleykel-belâğu ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.”

“Allah’ım! Peygamber’in Muhammed sallallah u aleyhi ve sellemin senden istediği şeyin hayrından biz de istiyoruz ve Peygamber’in Mu-hammed sallallah u aleyhi ve sellemin sana sığındığı şeyin şerrinden biz de sana sığınıyoruz. Yardımına müracaat edilen tek kapı sensin, eninde so-nunda sana ulaşacağız, Allah’tan başkasında güç ve kuvvet yoktur.”

٦٥- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ سَمْعِي وَمِنْ شَرِّ بَصَرِي وَمِنْ شَرِّ لِسَانِي وَمِنْ شَرِّ قَلْبِي وَمِنْ شَرِّ مَنِيِّي "

65- Allâhumme innî e‘ûzu bike min şerri sem‘î ve min şerri besarî ve min şerri lisânî ve min şerri kalbî ve min şerri meniyyî.”

“Allah’ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şer-rinden, kalbimin şerrinden ve cinsel organımın şerrinden sana sığını-rım.”

٦٦- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْبَرَصِ وَالْجُنُونِ وَالْجُذَّامِ وَمِنْ سَيِّئِ الْأَسْقَامِ"

66- “Allâhumme innî e‘ûzu bike minel-barasi vel-cunûni vel-cuzzâmi ve min seyyiil-egsâmi.”

“Allahım! Abraş hastalığından, delilikte n, cüzam hastalığından ve hastalıkların kötülerinden sana sığınırım.”

٦٧- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ مُنْكَرَاتِ الْأَخْلَاقِ وَالْأَعْمَالِ وَالْأَهْوَاءِ"

67- “Allâhumme innî e‘ûzu bike min munkerâtil-ehlâki vel-e‘mâli vel-ehvâi.”

“Allah’ım! Ahlakın, amellerin ve arzuların kötülerinden sana sı-ğınırım.”

٦٨- " اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ كَرِيمٌ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي"

68- “Allâhumme inneke ‘afuvvun kerîmun tuhibbul-‘afve fe‘fu ‘annî.”

“Allah’ım sen affedicis in, ikram sahibisin, affetmeyi seversin, beni de affet.”

٦٩- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَتَرْكَ الْمُنْكَرَاتِ وَحُبَّ الْمَسَاكِينِ وَأَنْ تَغْفِرَ لِي وَتَرْحَمَنِي وَإِذَا أَرَدْتَ فِتْنَةً فِي قَوْمٍ فَتَوَفَّنِي غَيْرَ مَفْتُونٍ وَأَسْأَلُكَ حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ وَحُبَّ عَمَلٍ يُقَرِّبُنِي إِلَى حُبِّكَ"

69- “Allâhumme innî eseluke fi‘lel-hayrâti ve terkel-munkerâti ve hubbel-mesâkîni ve en teğfira lî ve terhamenî ve izâ eradte fitneten fî kavmin feteveffe nî ğayra meftûnin ve es eluke hubbeke ve hubbe men yuhibbuke ve hubbe ‘amelin yukarribu nî ilâ hubbik.”

“Allah’ım iyilikler yapmayı, kötülüklerden el çekmeyi, yoksulları sevmeyi, beni bağışlayıp esirgemen i ve beni bağışlamanı senden dilerim. Bir topluma bir fitne göndereceksen beni o fitneye düşürmeksizin vefat ettir. Bana seni sevmeyi, seni sevenleri sevmeyi ve senin sevgine yaklaştıran her ameli sevmeyi nasib eyle.”

٧۰- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنَ الْخَيْرِ كُلِّهِ عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ مَا عَلِمْتُ مِنْهُ وَمَا لَمْ أَعْلَمْ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الشَّرِّ كُلِّهِ عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ مَا عَلِمْتُ مِنْهُ وَمَا لَمْ أَعْلَمْ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا سَأَلَكَ عَبْدُكَ وَنَبِيُّكَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا عَاذَ بِهِ عَبْدُكَ وَنَبِيُّكَ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ وَمَا قَرَّبَ إِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ أَوْ عَمَلٍ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ النَّارِ وَمَا قَرَّبَ إِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ أَوْ عَمَلٍ وَأَسْأَلُكَ أَنْ تَجْعَلَ كُلَّ قَضَاءٍ قَضَيْتَهُ لِي خَيْرًا"

70- “Allâhumme innî eseluke minel-hayri kullihî ‘âcilihi ve êcilihî mâ ‘alimtu minhu vemâ lem e‘lem ve e‘ûzu bike mineş-şerri kullihî ‘âcilihi ve êcilihi mâ ‘alimtu minhu ve mâ lem e‘lem Allâhumme innî eseluke min hayrin mâ seeleke ‘abduke ve nebiyyuke ve e‘ûzu bike min şerri mâ ‘âze bihî ‘abduke ve nebiyyuk Allâhumme innî eselukel-cennete ve mâ karrebe ileyhâ min kavlin ev ‘amelin ve e‘ûzu bike mi-nen-nâri ve mâ karrebe ileyhâ min kavlin ev ‘amelin ve eseluke en tec‘ale kulle kadâin kadaytehû lî hayran.”

“Allahım! Şüphesiz ben senden hayrın her çeşidinden isterim, âcil olanı, âcil olmayanı, bilebildiğim hayrı ve bilemediğim hayrı. Âcil olan ve âcil olmayan, bilebildiğim ve bilemediğim şerrin hepsinden sana sı-ğınırım. Allahım! Senin (sevgili) kulun ve Peygamber'inin senden iste-diği hayır çeşitlerinden şüphesiz senden ben de isterim ve senin (sevgili) kulun ve peygamber'inin sana sığındığı şerlerden sana ben de sığınırım. Allahım! Şüphesiz ben senden cenneti ve beni cennet'e yaklaştırıcı söz ve amelde muvaffak olmayı isterim. Cehennem ateşinden ve beni ona yaklaştıran söz veya amelden de sana sığınırım. Benim için hükmettiğin her kaza ve kader hükmünü hayırlı kılmanı senden dilerim.”

٧۱- " اللَّهُمَّ احْفَظْنِي بالإِسْلاَمِ قائِماً واحْفَظْنِي بالإِسْلاَمِ قاعِداً واحْفَظْنِي بالإِسْلاَمِ راقِداً ولا تُشْمِتْ بِي عَدُوّاً وَلاَ حَاسِداً اللَّهُمَّ إِنِّي أسْألُكَ مِنْ كُلِّ خَيْرٍ خَزَائِنُهُ بِيَدِكَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ كُلِّ شَرٍّ خَزَائِنُهُ بِيَدِكَ"

71- “Allâhummeh-faznî bil-islâmi kâimen vehfaznî bil-islâmi râkiden vehfaznî bil-islâmi râkiden ve lâ tuşmit bî ‘aduvven ve lâ hâsiden Allâhumme innî eseluke min kulli hayrin hazâinuhû biyedik ve e‘ûzu bike min kulli şerrin hazâinuhû biyedik.”

“Allahım! Ayakta iken, oturmakta iken ve uyumakta iken beni İslam ile koru. Beni ne düşmanımın ne de hasetçi birinin diline düşürme! Allahım! Hazineler i senin elinde olan bütün hayırları senden dilerim. Hazineler i senin elinde olan bütün şerlerden de sana sığınırım.”

٧۲- " اللَّهُمَّ اقْسِمْ لَنَا مِنْ خَشْيَتِكَ مَا يَحُولُ بَيْنَنَا وَبَيْنَ مَعَاصِيكَ وَمِنْ طَاعَتِكَ مَا تُبَلِّغُنَا بِهِ جَنَّتَكَ وَمِنْ الْيَقِينِ مَا تُهَوِّنُ بِهِ عَلَيْنَا مُصِيبَاتِ الدُّنْيَا وَمَتِّعْنَا بِأَسْمَاعِنَا وَأَبْصَارِنَا وَقُوَّاتِنَا مَا أَحْيَيْتَنَا وَاجْعَلْهُ الْوَارِثَ مِنَّا وَاجْعَلْ ثَأْرَنَا عَلَى مَنْ ظَلَمَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى مَنْ عَادَانَا وَلَا تَجْعَلْ مُصِيبَتَنَا فِي دِينِنَا وَلَا تَجْعَلِ الدُّنْيَا أَكْبَرَ هَمِّنَا وَلَا مَبْلَغَ عِلْمِنَا وَلَا تُسَلِّطْ عَلَيْنَا مَنْ لَا يَرْحَمُنَا"

72- “Allâhumme-gsim lenâ min haşyetike mâ yehûlu beynenâ ve beyne me‘âsîke ve min tâ‘atike mâ tubelliğunâ bihî cennetek ve minel-yakîni mâ tuhevvinu bihî ‘aleynâ musîbâtid-dunyâ ve metti‘nâ bi es-mâ‘inâ ve ebsârinâ ve kuvvâtinâ mâ ehyeytenâ vec‘alhul-vârise minnâ vec‘al se’ranâ ‘alâ men zalemenâ vensurnâ ‘alâ men ‘âdânâ ve lâ tec‘al musîbetenâ fî dîninâ ve lâ tec‘alid-dunyâ ekbera hemminâ ve lâ mebleğâ ‘ilminâ ve lâ tusellit ‘aleynâ men lâ yerhamunâ.”

“Allah’ım sana karşı işlenecek günahlarla aramızda perde olacak korkundan, bizi Cennetine ulaştıracak kulluğundan, dünya musibetle rine karşı tahammülümüzü kolaylaştıracak güçlü bir iman nasib et. Allah’ım bizi yaşattıkça kulaklarımız, gözlerimiz ve gücümüzden bizi faydalandır. Aynı şeyleri soyumuza da nasib et. Bize zulmedenl erden intikamımızı al. Düşmanlarımıza karşı bize yardım et. Bizi dinimizde n yaralama. Dünyayı en büyük gayemiz eyleme. Dünyalık bilgilerl e de sonumuzu getirme. Bize acımayanları üzerimize güçlü ve kuvvetli kılma.”

٧۳- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْجُبْنِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْبُخْلِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ أَنْ أُرَدَّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمُرِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ الْقَبْرِ"

73- “Allâhumme innî e‘ûzu bike minel-buhli ve e‘ûzu bike min en uradde ilâ erzelil-‘umuri ve e‘ûzu bike min fitnetid-dunyâ ve ‘azâbil-kabri.”

“Allahım! Korkaklıktan sana sığınırım. Cimrilikt en sana sığını-rım. Bunamakta n sana sığınırım. Dünyâ fitnesind en ve kabir azabından sana sığınırım.”

٧٤- " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي خَطِيئَتِي وَجَهْلِي وَإِسْرَافِي فِي أَمْرِي وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ بِهِ مِنِّي اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي هَزْلِي وَجِدِّي وَخَطَايَايَ وَعَمْدِي وَكُلُّ ذَلِكَ عِنْدِي"

74- “Allâhummeğ-fir lî hatîetî ve cehlî ve isrâfî fî emrî ve mâ ente e‘lemu minnî Allâhummeğ-fir lî hezlî ve ciddî ve hatâyâye ve ‘amdî ve kullu z’âlike ‘indî.”

“Allahım! Benim günâhımı, bilgisizl iğimi, işimdeki israfımı ve benden daha iyi bilmekte olduğun bütün kusurlarımı bağışla! Allahım! Benim latifemi, ciddî hâlimi, hatâmı ve dileyerek işlediğim günâhımı bağışla! Bu kusurların hepsi bende vardır!”

٧٥- " اللَّهُمَّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي ظُلْمًا كَثِيرًا وَلَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ فَاغْفِرْ لِي مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَارْحَمْنِي إِنَّك أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ"

75- “Allâhumme innî zalemtu nefsî zulmen kesîran ve lâ yeğfiruz-zunûbe illâ ente feğfir lî meğfiraten min ‘indike verhamnî inneke entel-ğafûrur-rahîm.”

“Allahım! Ben nefsime çok zulmettim . Günâhları senden başkası bağışlamaz. Katından bir mağfiretle beni bağışla. Bana merhamet et. Muhakkak ki sen kullarının günâhlarını bağışlayan ve bütün insanlara merhamet edensin.”

٧٦- " اللَّهُمَّ لَكَ أَسْلَمْتُ وَبِكَ آمَنْتُ وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْكَ أَنَبْتُ وَبِكَ خَاصَمْتُ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِعِزَّتِكَ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ أَنْ تُضِلَّنِي أَنْتَ الْحَيُّ الَّذِي لَا يَمُوتُ وَالْجِنُّ وَالْإِنْسُ يَمُوتُونَ"

76- “Allâhumme leke eslemtu ve bike êmentu ve ‘aleyke tevekkelt u ve ileyke enebtu ve bike hâsemtu Allâhumme innî e‘ûzu bi ‘izzetike lâ ilâhe illâ ente en tudillenî entel-hayyul-lezî lâ yamûtu vel-cinnu vel-insu yemûtûn.”

“Allahım! Sana teslim oldum, sana iman ettim, sana tevekkül et-tim, sana yöneldim, bana verdiğin delillerl e mücadele ettim. Allahım! Beni doğru yoldan ayırmandan senin izzetine sığınırım. Senden başk ahakkıyl aibadet edilecek başk abir ilah yoktur. Sen ölmeyen dirisin (Hay’sın), insanlar ve cinler ise ölürler.”

٧٧- " اَللَّهُمَّ إنَّا نَسْألُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ وَعَزائِمَ مَغْفِرَتِكَ والسَّلامَةَ مِنْ كُلِّ إثْمٍ والغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ والفَوْزَ بالجَنَّةِ والنَّجاةَ مِنَ النَّارِ"

77- “Allâhumme innâ neseluke mûcibâti rahmetike ve ‘azâime meğfiratike ves-selâmete min kulli ismin vel-ğanîmete min kulli birin vel-fevze bil-cenneti ven-necâte minen-nâr.”

“Allahım! Bizler senin rahmetini n gerekleri ni, bağışlamanın azmini, her günahtan selamet, her iyilikten ganimet, cenneti kazanmayı ve cehennemd en kurtulmayı dileriz.”

٧٨- " اَللَّهُمَّ اجْعَلْ أوْسَعَ رِزْقِكَ عَلَيَّ عِنْدَ كِبَرِ سِنِّي وَانْقِطَاعِ عُمْرِي "

78- “Allâhummec-‘al evse‘a rizgike ‘aleyye ‘inde kiberi sinnî venkitâe ‘umrî.”

“Allahım! Yaşlandığım ve ömrümün sonunda üzerime en geniş rızkını ver.”

٧٩- "اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي، وَوَسِّعْ لِي فِي دَارِي، وَبَارِكْ لِي فِي رِزْقِي"

79- “Allâhummeğ-fir lî zenbî ve vessi‘ lî fî dârî ve bârik lî fî rizkî.”

“Allahım! Benim günahlarımı bağışla! Evimi genişlet ve rızkımı bereketli kıl!”

٨۰- " اللَّهُمَّ إنِّي أَسْأَلُك مِنْ فَضْلِكَ وَرَحْمَتِكَ ، فَإِنَّهُ لاَ يَمْلِكُهُمَا إِلاَّ أَنْتَ "

80- “Allâhumme innî eseluke min fadlike ve rahmetik feinnehû lâ yemlikuhu mâ illâ ent.”

“Allahım! Senin fazlından ve rahmetind en isterim. Bunun ikisini ancak sen malik olabilirs in.”

٨۱- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ التَّرَدِّي وَالْهَدْمِ وَالْغَرَقِ وَالْحَرَقِ وَأَعُوذُ بِكَ أَنْ يَتَخَبَّطَنِيَ الشَّيْطَانُ عِنْدَ الْمَوْتِ وَأَعُوذُ بِكَ أَنْ أَمُوتَ فِي سَبِيلِكَ مُدْبِرًا وَأَعُوذُ بِكَ أَنْ أَمُوتَ لَدِيغًا"

81- “Allâhumme innî e‘ûzu bike minet-teraddî vel-hedemi vel-ğaraki vel-haragi ve e‘ûzu bike en yatehabbe teniyeş-şeytânu ‘indel-mevti e‘ûzu bike en emûte fî sebîlike mudbiran e‘ûzu bike en emûte ledîğan.”

“Allah’ım! Yüksekten düşmekten, yıkıntı altında kalmaktan, suda boğulmaktan, yangından Sana sığınırım. Son nefesimde şeytanın gelip beni aldatmasından, senin yolunda savaşırken düşmandan kaçarken ölmekten ve zehirli hayvanların sokarak öldürmelerinden Sana sığınırım.”

٨۲- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْجُوعِ فَإِنَّهُ بِئْسَ الضَّجِيعُ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ الْخِيَانَةِ فَإِنَّهَا بِئْسَتِ الْبِطَانَةُ "

82- “Allâhumme innî e‘ûzu bike minel-cu‘i fe innehû bi’sed-dacî‘u ve e‘ûzu bike minel-hiyâneti fe innehâ bi’setil-bitânetu.”

“Allah’ım! Açlıktan Sana sığınırım o ne kötü bir durumdur. Ha-inlikten de Sana sığınırım o da ne kötü bir duygudur.”

٨۳- " اللَّهُمَّ إِنِّي أعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ، وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ، وَالْهَرَمِ، وَالْقَسْوَةِ، وَالْغَفْلَةِ، وَالْعَيْلَةِ، وَالذِّلَّةِ، وَالْمَسْكَنَةِ. وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْفَقْرِ وَالْكُفْرِ، وَالْفُسُوقِ وَالشِّقَاقِ وَالنِّفَاقِ، وَالسُّمْعَةِ وَالرِّيَاءِ. وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الصَّمَمِ، وَالْبَكَمِ، وَالْجُنُونِ، وَالْجُذَّامِ، وَالْبَرَصِ، وسَيِّئِ الْأَسْقَامِ"

83- “Allâhumme innî e‘ûzu minel-‘aczi vel-keseli vel-cubni vel-buhli vel-herami vel-kasveti vel-ğafleti vel-‘ayleti vez-zilleti vel-meskeneti ve e‘ûzu bike minel-fakri vel-kufri vel-fusûki veş-şikâki ven-nifâki ves-sum‘ati ver-riyâi ve e‘ûzu bike mines-samemi vel-bekemi vel-cunûni vel-cuzzâmi vel-berasi ve seyyiil-eskâmi.”

“Allahım! Acizlikte n, tembellik ten, korkaklıktan, cimrilikt en, iyice yaşlanıp elden ayaktan kesilmekt en, katı kalplilik ten, gafletten, fakirlikt en, zilletten, miskinlik ten sana sığınırım. Fakirlite n, küfürden, günahtan, meşakkatten, nifaktan, bir ameli insanlar duysunlar diye yapmaktan ve riyadan sana sığınırım. Sağırlıktan, dilsizlik ten, delilikte n, cüzam hastalığından, baras hastalığından ve hastalıkların kötülerinden sana sığınırım.”

٨٤- " اللَّهُمَّ إنِّي أعُوذُ بِكَ مِنَ الْفَقْرِ وَالْقِلَّةِ وَالذِّلَّةِ. وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ أَنْ أَظْلِمَ أَوْ أُظْلَمَ "

84- “Allâhumme innî e‘ûzu bike minel-fakri vel-killeti vez-zilleti ve e‘ûzu bike min en ezlime ve uzleme.”

“Allah’ım! Fakirlikt en sana sığınırım, darlık ve zilletten sana sığınırım, zulüm etmekten ve zulme uğramaktan da sana sığınırım.”

٨٥- " اللَّهُمَّ إنِّي أعُوذُ بِكَ مِنْ جَارِ السُّوءِ فِي دَارِ الْمُقَامَةِ، فَإِنَّ جَارَ الْبَادِيَةِ يَتَحَوَّلُ "

85- “Allâhumme innî e‘ûzu bike min câris-sûi fî dâril-mukâmeti feinne cârel-bâdiyeti yetehavve lu.”

“Allahım! Yakınımdaki kötü komşudan sana sığınırım. Yolculuk-taki ve çöldeki komşuluk devamlı değildir değişkendir.”

٨٦- " اَللَّهُمَّ إنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ قَلْبٍ لاَ يَخْشَعُ، وَمِنْ دُعَاءٍ لاَ يُسْمَعُ، وَمِنْ نَفْسٍ لاَ تَشْبَعُ، وَمِنْ عِلْمٍ لاَ يَنْفَعُ. أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَؤُلاَءِ الْأَرْبَعِ"

86- “Allâhumme innî e‘ûzu bike min kalbin lâ yehşe‘u ve min du‘âin lâ yusme‘u ve min teşbe‘u ve min ‘ilmin lâ yenfe‘u e‘ûzu bike min hêulâil-erba‘i.”

“Allah’ım! İtaat etmeyen kalbten, kabul olunmayan duadan, doymayan (aç gözlü) nefisten faydasız ilimden sana sığınırım. Bu dört şeyden sana sığınırım.”

٨٧- " اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ يَوْمِ السُّوءِ وَمِنْ لَيْلَةِ السُّوءِ، وَمِنْ سَاعَةِ السُّوءِ، وَمِنْ صَاحِبِ السُّوءِ ، وَمِنْ جَارِ السُّوءِ، فِي دَارِ الْمُقَامَةِ"

87- “Allâhumme innî e‘ûzu bike min yevmis-sûi ve min leyletis-sûi ve min sâ‘atis-sûi ve min sâhibis-sûi ve min câris-sûi fi dâril-mukâmeti.”

“Allahım! Kötü günden, kötü geceden, kötü saatten, kötü arkadaştan, kötü komşudan sana sığınırım.”

٨٨- " اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ وَأَسْتَجِيرُ بِكَ مِنَ النَّارِ"

88- “Allâhumme innî es elukel-cennete ve estecîru bike minen-nâr.” (Üç kere.)

“Allahım! Senden cenneti ister, cehennemd en sana sığınırım.” (Üç kere.)

٨٩- " اَللَّهُمَّ فَقِّهْنِي فِي الدِّينِ"

89- “Allâhumme fakkihni fid-dîn.”

“Allahım! Beni dinde anlayışlı kıl!”

٩۰- " اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ أَنْ أُشْرِكَ بِكَ وَأَنَا أَعْلَمُ، وَأَسْتَغْفِرُكَ لِمَا لاَ أَعْلَمُ"

90- “Allâhumme innî e‘ûzu bike en uşrike bike ve ene e‘lemu ve esteğfiru limâ lâ e‘lemu.”

“Allahım! Bildiğim halde sana şirk koşmaktan sana sığınırım. Bilmediğimden de senden bağışlanma dilerim.”

٩۱- " اَللَّهُمَّ انْفَعْنِي بِمَا عَلَّمْتَنِي وَعَلِّمْنِي مَا يَنْفَعُنِي وَزِدْنِي عِلْمًا"

91- “Allâhummen-fe‘nî bimâ ‘allemtenî ve ‘allimnî mâ yenfe‘unî ve zidnî ‘ilmen.”

“Allahım! Bana öğrettiklerini bana faydalı kıl, bana faydası olanı bana öğret, ilmimi artır.”

٩۲- " اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا وَرِزْقًا طَيِّبًا وَعَمَلًا مُتَقَبَّلًا"

92- “Allâhumme innî es eluke ‘ilmen nâfi‘an ve rizkan tayyiben ve ‘amelen mutekabbi len.”

“Allahım! Senden faydalı ilim, güzel rızık ve kabul edilmiş bir amel isterim.”

٩۳- " اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ يَا أَللَّهُ بِأَنَّكَ الْوَاحِدُ الْأَحَدُ الصَّمَدُ الَّذِي لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ أَنْ تَغْفِرَ لِي ذُنُوبِي إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ"

93- “Allâhumme innî es eluke yâ Allâhu biennekel-vâhidul-ehadus-samedul-lezî lem yelid ve lem yûled ve lem yekun lehû kufuven ehadun en teğfira lî zunûbî inneke entel-ğafûrur-rahîm.”

“Ey Allah’ım! Ya Allah sadece senden isterim çünkü sen her bakımdan tek ve bir olansın. Herkesin ve her şeyin ihtiyacını karşılayansın, doğmadın ve doğurmadın, hiçbir şey Sana denk olamaz. Günahlarımı bağışlamanı senden istiyorum . Sen çok affedici ve merhametl isin.”

٩٤- " اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِأَنَّ لَكَ الْحَمْدُ ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ [وَحْدَكَ لاَ شَرِيكَ لَكَ] الْمَنَّانُ [يَا] بَدِيعَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ، يَا ذَا الْجَلاَلِ وَالْإِكْرَامِ، يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ، إِنِّي أَسْأَلُكَ [الْجَنَّةَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ النَّارِ]"

94- “Allâhumme innî es eluke bienne lekel-hamdu lâ ilâhe illâ ente vahdeke lâ şerîke lekel-mennânu yâ bedî‘assemâvâti vel-ardi yâ zel-celâli vel-ikrâm yâ hayyu yâ kayyûmu inneke es elukel-cennete ve e‘ûzu bike minen-nâr.”

“Allah’ım sadece Senden isterim, hamd Sana mahsustur . Senden başka hakkıyla ibadet edilecek başka bir ilah yoktur. Senin hiçbir ortağın yoktur. Başa kakmadan her şeyi çok çok veren Sensin, gökleri ve yeri eşsiz biçimde yaratan Sensin. Ey büyüklük ve ikram sahibi olan Allah’ım, devamlı diri olan Sensin, bizzat kimseye muhtaç olmadan hayatını devam ettiren Sensin. Senden cenneti ister cehennemd en sana sığınırım.”

٩٥- " اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِأَنِّي أَشْهَدُ أَنَّكَ أَنْتَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ الْأَحَدُ الصَّمَدُ الَّذِي لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ"

95- “Allâhumme innî es eluke biennî eşhedu enneke entallâhu lâ ilâhe illâ entel-ehadus-samedul-lezî lem yelid ve lem yûled ve lem yekun lehû kufuven ehad.”

"Allahım! Ben şehadet ederim ki sen Allah’sın, Senden başka hakkıyla ibadet edilecek başka bir ilah yoktur, Birsin, doğmamış ve doğrulmamış olan Samed’sin, hiçbir dengi olmayan Allah’tan iste-rim.”

٩٦- " رَبِّ اغْفِرْ لِي وَتُبْ عَلَيَّ إِنَّكَ أَنْتَ التَّوَّابُ الْغَفُورُ"

96- “Rabbiğ-fir lî ve tub ‘leyye inneke entet-tevvâbul-ğafûr.”

“Rabbim! Beni bağışla, tövbemi kabul et, tövbeleri kabul edip ba-ğışlayan sensin.”

٩٧- " اَللَّهُمَّ بِعِلْمِكَ الْغَيْبَ وَقُدْرَتِكَ عَلَى الْخَلْقِ أَحْيِنِي مَا عَلِمْتَ الْحَيَاةَ خَيْرًا لِي وَتَوَفَّنِي إِذَا عَلِمْتَ الْوَفَاةَ خَيْرًا لِي اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَشْيَتَكَ فِي الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ وَأَسْأَلُكَ كَلِمَةَ الْحَقِّ فِي الرِّضَا وَالْغَضَبِ وَأَسْأَلُكَ الْقَصْدَ فِي الْغِنَى وَالْفَقْرِ وَأَسْأَلُكَ نَعِيمًا لَا يَنْفَدُ وَأَسْأَلُكَ قُرَّةَ عَيْنٍ لَا تَنْقَطِعُ وَأَسْأَلُكَ الرِّضَا بَعْدَ الْقَضَاءِ وَأَسْأَلُكَ بَرْدَ الْعَيْشِ بَعْدَ الْمَوْتِ وَأَسْأَلُكَ لَذَّةَ النَّظَرِ إِلَى وَجْهِكَ وَالشَّوْقَ إِلَى لِقَائِكَ فِي غَيْرِ ضَرَّاءَ مُضِرَّةٍ وَلَا فِتْنَةٍ مُضِلَّةٍ اللَّهُمَّ زَيِّنَّا بِزِينَةِ الْإِيمَانِ وَاجْعَلْنَا هُدَاةً مُهْتَدِينَ"

97- “Allâhumme bi‘ilmikel-ğaybi ve kudretike ‘alel-halgi ehyinî mâ ‘alimtel-hayâte hayran lî ve teveffenî izâ ‘alimtel-vefâte hayran lî, Allâhumme innî es eluke haşyeteke fil-ğaybi veş-şehâdeti ve es eluke kelimetel-hakki fir-ridâ vel-ğadabi ve es elukel-kasde fil-ğinâ vel-fakri ve es eluke ne‘îmen lâ yenfezu ve es eluke kurrete ‘aynin lâ tenkati‘u ve es eluker-ridâ ba‘del-kadâi ve es eluke berdel-‘ayşi ba‘del mevti ve es eluke lezzeten-nazari ilâ vechike veş-şevka ilâ likâike fî ğayri darrâe mudirrati n ve lâ fitnetin mudilleti n, Allâhumme zeyyinnâ bizînetil-îmâni vec-‘alnâ hudâten muhtedîn.”

“Allah’ım! İlminle gaybları bilirsin, gücünle tüm yaratıklarına hâkimsin, yaşamak benim için hayırlı ise beni yaşat, ölüm benim için hayırlı ise beni vefat ettir. Allah’ım açık ve gizli her yerde Senin korkunu isterim, öfkeli ve sakin halimde bile doğru ve hakkı söylemeyi Senden isterim. Zenginlik te ve fakirlikt e orta yolu tutmayı isterim, tükenmeyen nimetleri nden isterim, kesintisi z göz aydınlığı isterim, hükmünden sonra rızanı isterim; ölümümden sonra iyi bir hayat sürdürmeyi isterim. Sana şevkle kavuşmayı, cemaline bakma lezzetini, sıkıcı felaketle re uğramaksızın, sapıcı fitnelere düşmeksizin yaşamayı isterim. Allah’ım bizi, iman ziynetiyl e süsle, doğru yola kavuşanlara sebep olucu kıl.”

٩٨- " اَللَّهُمَّ ارْزُقْنِي حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يَنْفَعُنِي حُبُّهُ عِنْدَكَ اَللَّهُمَّ مَا رَزَقْتَنِي مِمَّا أُحِبُّ فَاجْعَلْهُ قُوَّةً لِي فِيمَا تُحِبُّ اَللَّهُمَّ وَمَا زَوَيْتَ عَنِّي مِمَّا أُحِبُّ فَاجْعَلْهُ فَرَاغًا لِي فِيمَا تُحِبُّ"

98- “Allâhummer-zuknî hubbeke ve hubbe men yenfa‘unî hubbuhû ‘indeke Allâhumme mâ razektenî mimmâ uhibbu fec‘alhu kuvveten lî fîmâ tuhibbu Allâhumme ve mâ zeveyte ‘annî mimmâ uhibbu fec‘alhu ferâğan lî fî mâ tuhibbu.”

“Allahım! Senin sevgin ve sevgisini n bana senin katında fayda verdiği kimseleri n sevgisi ile beni rızıklandır. Allahım! Beni sevdiğim şeylerle rızıklandırdığın zaman onu bana senin sevdiğin şeylerde benim için kuvvet kıl! Allahım! Benim sevdiğim bir şeyi gizlediğin zaman onu senin sevdiğin şeyde benim için boş vakit kıl!”

٩٩- " اَللَّهُمَّ طَهِّرْنِي مِنَ الذُّنُوبِ وَالْخَطَايَا اَللَّهُمَّ نَقِّنِي مِنْهَا كَمَا يُنَقَّى الثَّوْبُ الْأَبْيَضُ مِنَ الدَّنَسِ اَللَّهُمَّ طَهِّرْنِي بِالثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَالْمَاءِ الْبَارِدِ"

99- “Allâhumme tahhirnî minez-zunûbi vel-hatâyâ Allâhumme nekkinî minhâ kemâ yunekkas-sevbul-ebyadu mined-denesi Allâhumme tahhirnî bis-selci vel-beradi vel-mâil-bâridi.”

“Allahım! Beni günah ve hatalarımdan temizle. Allahım! Beyaz elbisenin kirden temizlend iği gibi beni de günahlarımdan temizle. Allahım! Beni günahlarımdan kar, dolu ve soğuk su ile temizle.”

۱۰۰- "اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْبُخْلِ وَالْجُبْنِ وَسُوءِ الْعُمُرِ وَفِتْنَةِ الصَّدْرِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ"

100- “Allâhumme innî e‘ûzu bike minel-buhli vel-cubni ve sûil-‘umuri ve fitnetis-sadri ve ‘azâbil-kabri.”

“Allahım! Cimrilikt en, korkaklıktan, ömrün sonlarında kötü du-ruma düşmekten, kalbin batıl şeylere kaymasından ve kabir azabından sana sığınırım.”

۱۰۱- " اَللَّهُمَّ رَبَّ جِبْرَائِيلَ وَمِيكَائِيلَ وَرَبَّ إِسْرَافِيلَ أَعُوذُ بِكَ مِنْ حَرِّ النَّارِ وَمِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ"

101- “Allâhumme Rabbe Cibrâîle ve Mîkâîle ve Rabbe İsrâfîle e‘ûzu bike min harrin-nâri ve min ‘azâbil-kabri.”

“Cebrail, Mikail ve İsrafil’in Rabbi olan Allahım! Kızgın ateşten ve kabir azabından sana sığınırım.”

۱۰۲- " اَللَّهُمَّ أَلْهِمْنِي رُشْدِي وَأَعِذْنِي مِنْ شَرِّ نَفْسِي"

102- “Allâhumme elhimnî ruşdî ve e‘iznî min şerri nefsî.”

“Allah’ım bana faydalı olan şeyleri ilham et ve beni benliğimin şerrinden de koru.”

۱۰۳- "اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْماً نَافِعاً، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لاَ يَنْفَعُ"

103- “Allâhumme innî es esluke ‘ilmen nâfi‘an ve e‘ûzu bike min ‘ilmin lâ yenfe‘u.”

“Allahım! Senden faydalı ilim ister, faydası olmayan ilimden de sana sığınırım.”

۱۰٤- "اللَّهُمَّ رَبَّ السَّمَاوَاتِ [السَّبْعِ] وَرَبَّ الْأَرْضِ وَرَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ رَبَّنَا وَرَبَّ كُلِّ شَيْءٍ فَالِقَ الْحَبِّ وَالنَّوَى وَمُنْزِلَ التَّوْرَاةِ وَالْإِنْجِيلِ وَالْفُرْقَانِ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ كُلِّ شَيْءٍ أَنْتَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهِ اَللَّهُمَّ أَنْتَ الْأَوَّلُ فَلَيْسَ قَبْلَكَ شَيْءٌ وَأَنْتَ الْآخِرُ فَلَيْسَ بَعْدَكَ شَيْءٌ وَأَنْتَ الظَّاهِرُ فَلَيْسَ فَوْقَكَ شَيْءٌ وَأَنْتَ الْبَاطِنُ فَلَيْسَ دُونَكَ شَيْءٌ اِقْضِ عَنَّا الدَّيْنَ وَأَغْنِنَا مِنْ الْفَقْرِ"

104- “Allâhumme Rabbes-semâvâtis-seb‘i ve Rabbel-‘arşil-‘azîm Rabbenâ ve Rabbe kulli şey in fâlikel-habbi ven-nevâ ve munzilet-Tevrâti vel-İncîli vel-Furkâni e‘ûzu bike min şerri kulli şey in ente êhizun binâsiyetihi Allâhumme entel-evvelu feleyse kableke şey un ve entel-âhiru feleyse be‘deke şey un ve entez-zâhiru feleyse fevgake şey un ve entel-bâtinu feleyse dûneke şey un igdi ‘annâd-deyne ve eğninâ minel-fakri.”

“Allahım! Ey yedi göğün, yerin ve büyük arşın Rabbi! Ey bizim ve her şeyin Rabbi! Ey taneyi, çekirdeği yaran! Tevrat, İncil ve Türkan'ı indiren! Alnından tuttuğun her şeyin şerrinden sana sığınırım. Aliahsm! Evvel sensin, senden önce hiç bir şey yoktur. Âhir de sensin! Senden sonra hiç bir şey yoktur. Zahir sensin, senin üstünde hiç bir şey yokfur. Batın da sensin, senden gayri hiç bir şey yoktur. Bizim namımı-za borcu öde! Ve bizi fakirlikt en zengin kıl!”

۱۰٥- " اَللَّهُمَّ أَلِّفْ بَيْنَ قُلُوبِنَا وَأَصْلِحْ ذَاتَ بَيْنِنَا وَاهْدِنَا سُبُلَ السَّلاَمِ وَنَجِّنَا مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَي النُّورِ وَجَنِّبْنَا الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَبَارِكْ لَنَا فِي أَسْمَاعِنَا وَأَبْصَارِنَا وَقُلُوبِنَا وَأَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا وَتُبْ عَلَيْنَا إِنَّكَ أَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ وَاجْعَلْنَا شَاكِرِينَ لِنِعْمَتِكَ مُثْنِينَ بِهَا عَلَيْكَ قَابِلِينَ لَهَا وَأَتْمِمْهَا عَلَيْنَا"

105- “Allâhumme ellif beyne kulûbinâ ve eslih zâte beyninâ vehdinâ subules-selâmi ve neccinâ minez-zulumâti ilen-nûri ve cennibnel-fevâhişe mâ zahera minhâ ve mâ betane ve bârik lenâ fî esmâ‘inâ ve ebsârinâ ve kulûbinâ ve ezvâcinâ ve zurriyyâtinâ ve tub ‘aleynâ inneke entet-tevvâbur-rahîm vec-‘alnâ şâkirîne lini‘metike musnîne bihâ ‘aleyke kâbilîne lehâ ve etmimhâ ‘aleynâ.”

“Allahım! Kalplerim izi birleştir. Aramızı düzelt. Selamet yolları-na bizi erdir. Bizleri karanlıklardan nura çıkar. Görünen ve görünme-yen her türlü kötülüklerden bizi kurtar. Kulaklarımızı, gözlerimizi, kalplerim izi, hanımlarımızı, zürriyetimizi mübarek kıl. Tövbemizi ka-bul et, sen tövbeleri çokça kabul edensin, Rahim’sin. Bizleri senin nime-tine şükredenlerden, sana senada bulunanla rdan ve kabul edilenler den eyle, onu bizim üzerimize tamamla!”

۱۰٦- "اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَ الْمَسْأَلَةِ، وَخَيْرَ الدُّعَاءِ، وَخَيْرَ النَّجَاحِ، وَخَيْرَ الْعَمَلِ، وَخَيْرَ الثَّوَابِ، وَخَيْرَ الْحَيَاةِ، وَخَيْرَ الْمَمَاتِ، وَثَبِّتْنِي، وَثَقِّلْ مَوَازِينِي، وَحَقِّقْ إِيمَانِي، وَارْفَعْ دَرَجَاتِي، وَتَقَبَّلْ صَلاَتِي، وَاغْفِرْ خَطِيئَتِي، وَأَسْأَلُكَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ، اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ فَوَاتِحَ الْخَيْرِ، وَخَوَاتِمَهُ، وَجَوَامِعَهُ، وَأَوَّلَهُ، وَظَاهِرَهُ، وَبَاطِنَهُ، وَالدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ آمِينْ. اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَ مَا آتِي، وَخَيْرَ مَا أَفْعَلُ، وَخَيْرَ مَا أَعْمَلُ، وَخَيْرَ مَا بَطَنَ، وَخَيْرَ مَا ظَهَرَ، وَالدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ آمِينْ. اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ أَنْ تَرْفَعَ ذِكْرِي، وَتَضَعَ وِزْرِي، وَتُصْلِحَ أَمْرِي، وَتُطَهِّرَ قَلْبِي، وَتُحَصِّنَ فَرْجِي، وَتُنَوِّرَ قَلْبِي، وَتَغْفِرَ لِي ذَنْبِي، وَأَسْأَلُكَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ آمِينْ. اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ أَنْ تَبَارَكَ فِي نَفْسِي، وَفِي سَمْعِي، وَفِي بَصَرِي، وَفِي رُوحِي، وَفِي خْلْقِي، وَفِي خُلُقِي، وَفِي أَهْلِي، وَفِي مَحْيَايَ، وَفِي مَمَاتِي، وَفِي عَمَلِي، فَتَقَبَّلْ حَسَنَاتِي، وَأَسْأَلُكَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ آمِينْ"

106- “Allâhumme innî es eluke hayral-mes eleti, ve hayrad-du‘âi, ve hayran-necâhi, ve hayral-‘ameli, ve hayras-sevâbi, ve hayral-hayâti, ve hayral-memâti, ve sebbitnî, ve seggil-mevâzînî, ve hakkik îmânî, verfe’ deracâtî, ve tekabbel-salâtî, veğ-fir hatîetî, ve es eluked-deracâtil-‘ulâ minel-cenneti, Allâhumme innî es eluke fevâtihal-hayri, ve havâtimehû, ve cevâmi‘ahû, ve evvelehû, ve zâhirahû, ve bâtinehû, ved-deracâtil-‘ulâ minel-cenneti Âmîn. Allâhumme innî es eluke hayra mâ êtî, ve hayra mâ ef‘alu ve hayra mâ ef‘alu, ve hayra mâ e‘melu, ve hayra mâ betane, ve hayra mâ zahera, ved-deracâtil-‘ulâ minel-cenneti Âmîn. Allâhumme innî es eluke en terfe‘a zikrî, ve teda‘a vizrî, ve tusliha emrî, ve tutahhira kalbî, ve tuhassine fercî, ve tunevvira kalbî, ve teğfira lî zenbî, ve es eluked-deracâtil-‘ulâ minel-cenneti Âmîn. Allâhumme innî es eluke en tubârike lî nefsî, ve fî sem‘î, ve fî besarî, ve fî rûhî, ve fî halkî, ve fî ehlî, ve fî mehyâye, ve fî memâtî, ve fî ‘ameli, fetekabbe l hasenâtî, ve es eluked-deracâtil-‘ulâ minel-cenneti Âmîn.”

“Allahım! Gerçekleşen olayın en hayırlısını, duanın en hayırlısını, başarının en hayırlısını, amelin en hayırlısını, sevabın en hayırlısını, hayatın en hayırlısını, ölümün en hayırlısını dilerim. Ayaklarımı sabit kıl. Tartılarımı mizanda ağır eyle. İmanımı doğrula, dereceler imi yük-selt, namazımı kabul et, hatamı bağışla. Senden cennetin en yüce dere-celerini isterim. Allahım! Senden hayrın girişini, sonunu, genelini, evve-lini, zahirini, batınını ve cennetten en yüce dereceler ini isterim. Amin. Allahım! Senden getirdiğimin en hayırlısını, yaptığımın en hayırlısını, amelimin en hayırlısını, gizlediğimin en hayırlısını, açığa vurduğumun en hayırlısını ve cennetin en yüce dereceler ini isterim. Amin. Allahım! Senden benim zikrimi yüceltmeni, günahımı bırakmayı, işimi ıslah et-meni, kalbimi temizleme ni, namusumu korumanı, kalbimi nurlandır-manı, günahımı bağışlamanı dilerim. Senden en yüce dereceler i isterim. Amin. Allahım! Benim nefsimi, kulağımı, gözümü, ruhumu, yaratılışı-mı, ahlakımı, ailemi, yaşantımı, ölümümü, amelimi mübarek kıl. İyilik-lerimi kabul et. Cennetten yüce dereceler i isterim. Amin.”

۱۰٧- "اَللَّهُمَّ جَنِّبْنِي مُنْكَرَاتِ الْأَخْلاَقِ، وَالْأَهْوَاءِ، وَالْأَعْمَالِ، وَالْأَدْوَاءِ"

107- “Allâhumme cennibnî munkerâtil-ahlâki, vel-ehvâi, vel-‘emâli, vel-edvâi.”

“Allahım! Kötü ahlaktan, kötü hevadan, kötü amellerde n ve kötü hastalıklardan beni uzaklaştır.”

۱۰٨- "اَللَّهُمَّ قَنِّعْنِي بِمَا رَزَقْتَنِي، وَبَارِكْ لِي فِيهِ، وَاخْلُفْ عَلَيَّ كُلَّ غَائِبَةٍ لِي بِخَيْرٍ"

108- “Allâhumme kanni‘nî bimâ razektenî, ve bârik lî fîhi, vehluf ‘aleyye kulle ğâibetin lî bihayrin.”

“Allahım! Beni rızıklandırdıklarına karşı beni kanaat sahibi eyle! Onu benim için bereketli kıl!

۱۰٩- "اَللَّهُمَّ حَاسِبْنِي حِسَاباً يَسِيراً"

109- “Allâhumme hâsibnî hisâben yesîran.”

“Allahım! Beni kolay bir hesap ile hesaba çek.”

۱۱۰- "اَللَّهُمَّ أَعِنَّا عَلَى ذِكْرِكَ، وَشُكْرِكَ، وَحُسْنِ عِبَادَتِكَ"

110- “Allâhumme e‘innâ ‘alâ zikrike ve şukrike ve husni ‘ibâdetik.”

“Allahım! Seni zikretmek, sana şükretmek ve sana daha güzel ibadetler yapmak için bize yardım et.”

۱۱۱- "اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ إِيمَاناً لاَ يَرْتَدُّ، وَنَعِيماً لاَ يَنْفَذُ، وَمُرَافَقَةَ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي أَعْلَى جَنَّةِ الْخُلْدِ"

111- “Allâhumme innî es eluke îmânen lâ yerteddu, ve ne‘îmen lâ yenfezu, ve murâfekate Muhammedi n sallallâhu ‘aleyhi ve selleme fî e‘lâ cennetil-huldi.”

“Allahım! Senden sonunda geri dönme olmayan bir iman, bitmeyen bir nimet, sonsuz cennetin en yükseğinde Muhammed sallallâhu ‘aleyhi ve sellemin murafakatını isterim.”

۱۱۲- "اَللَّهُمَّ قِنِي شَرَّ نَفْسِي، وَاعْزِمْ لِي عَلَى أَرْشَدِ أَمْرِي، اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي مَا أَسْرَرْتُ، وَمَا أَعْلَنْتُ، وَمَا أَخْطَأْتُ، وَمَا عَمَدْتُ، وَمَا عَلِمْتُ، وَمَا جَهِلْتُ"

112- “Allâhumme ginî şerra nefsî, ve‘zim lî ‘alâ erşedi emrî, Allâhummeğ-fir lî mâ esrartu, ve mâ e‘lentu, ve mâ ehta’tu, ve mâ ‘amedtu, ve mâ ‘alimtu, ve mâ cehiltu.”

“Allahım! Nefsimin şerrinden sana sığınırım. İşimin en doğrusunu yapmamda bana azim ver. Allahım! Gizlediğim, açığa vurduğum, hata ettiğim, bilerek, bilmeyere k ve cahilce işlemiş olduğum günahlarımı ba-ğışla!”

۱۱۳- " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ وَغَلَبَةِ الْعَدُوِّ وَشَمَاتَةِ الْأَعْدَاءِ"

113- “Allâhumme innî e‘ûzu bike min ğalebetid-deyni ve ğalebetil-‘aduvvi ve şemâtetil-e‘dâi.”

“Allahım! Borca batıp gitmekten, düşmanımın bana galebe çalmasından ve düşmanların sevinmesi nden sana sığınırım.”

۱۱٤- " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَاهْدِنِي وَارْزُقْنِي وَعَافِنِي أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ ضِيقِ الْمَقَامِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ"

114- “Allâhummeğ-fir lî vehdinî ver-zuknî ve ‘âfinî e‘ûzu billâhi min dîkil-mekâmi yevmel-kıyâmeti.”

“Allahım! Beni bağışla, beni doğru yolunda kıl, beni rızıklandır, bana afiyet ver. Kıyamet günü yerimin dar olmasından Allah’a sığınırım.”

۱۱٥- " اللَّهُمَّ مَتِّعْنِي بِسَمْعِي وَبَصَرِي وَاجْعَلْهُمَا الْوَارِثَ مِنِّي وَانْصُرْنِي عَلَى مَنْ يَظْلِمُنِي وَخُذْ مِنْهُ بِثَأْرِي"

115- “Allâhumme metti‘nî bisem‘î ve besarî vec‘alhumel-vârise minnî vensurnî ‘alâ men yezlimunî ve huz minhu bise’rî.”

“Allahım! Kulağım ve gözüm ile beni faydalandır. O ikisine ben-den miras sahibi kıl. Bana zulmedene karşı bana yardım et ve ondan in-tikamımı al.”

۱۱٦- "اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِيشَةً نَقِيَّةً، وَمَيْتَةً سَوِيَّةً، وَمَرَدًّا غَيْرَ مُخْزٍ وَلاَ فَاضِحٍ"

116- “Allâhumme innî es eluke ‘îşeten nakiyyete n, ve meyteten seviyyete n, ve meradden ğayra muhzin ve lâ fâdihin.”

“Allahım! Senden tertemiz bir hayat, hak üzere ölmeyi, küçük dü-şürücü ve utanç verici bir şey olmaksızın sana kavuşmayı dilerim.”

۱۱٧- " اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ كُلُّهُ اللَّهُمَّ لَا قَابِضَ لِمَا بَسَطْتَ وَلَا بَاسِطَ لِمَا قَبَضْتَ وَلَا هَادِيَ لِمَا أَضْلَلْتَ وَلَا مُضِلَّ لِمَنْ هَدَيْتَ وَلَا مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ وَلَا مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ وَلَا مُقَرِّبَ لِمَا بَاعَدْتَ وَلَا مُبَاعِدَ لِمَا قَرَّبْتَ اللَّهُمَّ ابْسُطْ عَلَيْنَا مِنْ بَرَكَاتِكَ وَرَحْمَتِكَ وَفَضْلِكَ وَرِزْقِكَ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ النَّعِيمَ الْمُقِيمَ الَّذِي لَا يَحُولُ وَلَا يَزُولُ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ النَّعِيمَ يَوْمَ الْعَيْلَةِ وَالْأَمْنَ يَوْمَ الْخَوْفِ اللَّهُمَّ إِنِّي عَائِذٌ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا أَعْطَيْتَنَا وَشَرِّ مَا مَنَعْتَ اللَّهُمَّ حَبِّبْ إِلَيْنَا الْإِيمَانَ وَزَيِّنْهُ فِي قُلُوبِنَا وَكَرِّهْ إِلَيْنَا الْكُفْرَ وَالْفُسُوقَ وَالْعِصْيَانَ وَاجْعَلْنَا مِنْ الرَّاشِدِينَ اللَّهُمَّ تَوَفَّنَا مُسْلِمِينَ وَأَحْيِنَا مُسْلِمِينَ وَأَلْحِقْنَا بِالصَّالِحِينَ غَيْرَ خَزَايَا وَلَا مَفْتُونِينَ اللَّهُمَّ قَاتِلْ الْكَفَرَةَ الَّذِينَ يُكَذِّبُونَ رُسُلَكَ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَبِيلِكَ وَاجْعَلْ عَلَيْهِمْ رِجْزَكَ وَعَذَابَكَ اللَّهُمَّ قَاتِلْ الْكَفَرَةَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ إِلَهَ الْحَقِّ[آمِينْ]"

117- “Allâhumme lekel-hamdu kulluhû, Allâhumme lâ kâbida limâ besatte, ve lâ bâsita limâ kabedte, ve lâ hâdiye limen edlelte ve lâ mudille limen hedeyte, ve lâ mu‘tiye limâ mena‘te ve lâ mâni‘a limâ e‘tayte, ve lâ mukarribe lima ba‘adte, ve lâ mubâ‘ide li mâ karrebte, Allâhummeb-sut ‘aleynâ min berakâtike ve rahmetike ve fadlike ve rizgike, Allâhumme innî es eluken-na‘îmel-mukîmel-lezî lâ yehûlu ve lâ yezûlu, Allâhumme innî es eluken-na‘îme yevmel-‘ayleti, vel-emne yevmel-havfi, Allâhumme innî ‘âizun bike min şerri mâ e‘teynenâ ve şerr, mâ mena‘tenâ, Allâhumme habbib ileynel-îmâne ve zeyyinhu fî kulûbinâ ve kerrih ileynel-kufra vel-fusûka vel-‘isyâne vec-‘alnâ miner-râşidîn, Allâhumme teveffenâ muslimîne, ve elhiknâ bis-sâlihîne ğayra hazâyâ ve lâ meftûnîne, Allâhumme kâtilil-keferatel-lezîne yukez-zibûne rusuleke ve yesuddûne ‘an sebîlike, vec‘al ‘aleyhim riczeke ve ‘azâbeke, Allâhumme kâtilil-keferatel-lezîne ûtul-kitâbe; ilâhel-hakki (Âmîn.)”

“Allahım! Bütün hamdler sanadır. Allahım! Senin yaydığını tuta-cak, tuttuğunu da yayacak yoktur. Sapıttığına hidayet edecek, hidayet verdiğini de sapıtacak yoktur. Mani olduğunu verecek, verdiğine de mani olacak yoktur. Uzaklaştırdığını yakınlaştıracak, yakınlaştırdığını da uzaklaştıracak yoktur. Allahım! Bereketle rini, rahmetini, fazlını ve rızkını üzerimize genişlet. Allahım! Senden değişmeyen ve sona erme-yen kalıcı nimetini isterim. Allahım! Bize verdikler inin ve yasakladıkla-rının şerrinden sana sığınırım. Allahım! İmanı bize sevdir, onu kalple-rimizde süsle, küfrü, günahı ve isyanı bize sevdirme. Bizi hak yolda olanlarda n eyle. Allahım! Bizleri Müslümanlar olarak öldür, Müslü-manlar olarak yaşat, fitneye uğramaksızın ve utanç verici bir şey ol-maksızın Salihlere bizleri kat. Allahım! Senin peygamber ini yalanlaya n ve sana giden yolu kapatan kâfirleri öldür, onlara azabını ve cezanı ver. Allahım! Kendileri ne kitap verilen kâfirleri öldür ey hak olan Allahım! (Âmin.) (Allahım kabul et!)”

۱۱٨- " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَارْحَمْنِي وَاهْدِنِي وَعَافِنِي وَارْزُقْنِي"

118- “Allâhummeğ-fir lî ver-hamnî vehdinî ve ‘âfinî verzuknî.” “vec-burnî ver-fa‘nî.”

“Allahım! Beni bağışla, bana merhamet et, beni doğru yolunda kıl, bana afiyet ver ve beni rızıklandır.” “Bana yardımcı ol ve derece-mi yükselt.”

۱۱٩- " اللَّهُمَّ زِدْنَا وَلَا تَنْقُصْنَا وَأَكْرِمْنَا وَلَا تُهِنَّا وَأَعْطِنَا وَلَا تَحْرِمْنَا وَآثِرْنَا وَلَا تُؤْثِرْ عَلَيْنَا وَارْضِنَا وَارْضَ عَنَّا "

119- “Allâhumme zidnâ ve lâ tenkusnâ ve ekrimnâ ve lâ tuhinnâ ve e‘tinâ ve lâ tehrimnâ ve êsirnâ ve lâ tu’sir ‘aleynâ verdinâ verdi ‘annâ.”

“Allahım! Biz Müslümanların sayısını artır, eksiltme. Bizi şerefli kıl, alçaltma Bizi. Ver bize, mahrum etme bizi. İyiliklerde bizi gözet, bizim üzerimize başkalarını tercih etme. Bizi memnun et, sen de biz-den razı ol.”

۱۲۰- " اللَّهُمَّ أَحْسَنْتَ خَلْقِي فَأَحْسِنْ خُلُقِي"

120- “Allâhumme ehsente halkî feehsin hulugî.”

“Allahım! Yaratılışımı güzel kıldığın gibi ahlakımı da güzel eyle!”

۱۲۱- "اَللَّهُمَّ ثَبِّتْنِي وَاجْعَلْنِي هَادِياً مَهْدِيًّا"

121- “Allâhumme sebbitnî vec‘alnî hêdiyen mehdiyyen .”

“Allahım! Benim ayaklarımı dininde sabit kıl ve beni hidâyet edici, hidâyet edilmiş kıl.”

۱۲۲- "اَللَّهُمَّ آتِنِي الْحِكْمَةَ الَّتِي مَنْ أُوتِيَهَا فَقَدْ أُوتِيَ خَيْراً كَثِيراً" قال سبحانه وتعالى: ﴿يُؤتِي الْحِكْمَةَ مَن يَشَاءُ وَمَنْ يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ أُوتِيَ خَيْرًا كَثِيرًا﴾

122- “Allâhumme êtinil-hikmetel-letî men ûtiyehâ fekad ûtiye hayran kesîran.”

“Allahım! Her kime verilir ise birçok hayrın verildiği hikmeti ba-na ver. Allah Subhânehû ve Teâlâ şöyle buyurdu: «Allah, hikmeti dile-diğine verir. Her kime de hikmet verilmişse muhakkak ona birçok hayır verilmiştir.» (Bakara: 269)

اللهم صل وسلم على نبينا محمد وعلى آله وأصحابه أجمعين ومن تبعهم بإحسان إلى يوم الدين.

Allahım! Peygamber imiz Muhammed’e, ailesine, bütün sahabesin e ve kıyamet gününe kadar onlara tabi olanlara salat ve selam eyle.









Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages