TAHRİR DEFTERİ NEDİR...

6,106 views
Skip to first unread message

Enstüramantel

unread,
Apr 12, 2009, 4:02:19 PM4/12/09
to HipEraKTiF BilgiFormuna Hoşgeldin!

Osmanlı Devleti idaresinde, yeni fetholunan veya Osmanlı topraklarına
katılan memleketlerin arazilerinin tescil amacıyla, düzenli kayıtlar
yapılırdı. Bu yazı işine (Tahrir), bilgilerin kaydedildiği defterlere
de (Tahrir Defteri) denilirdi.
Bu tesbitler, takriben 40-50 yılda bir, veya gereksinime göre daha da
kısa aralarla yinelenirdi. Bu arada, Osmanlı Sultanları'nın idareyi
ele almalarını takiben Tahrir Defterleri'ni yeniden tanzim
ettirdikleri de sıkça rastlanan olaylardandı.
Ayrıca, vergi gelirlerinin herhangi bir suretle artmış veya eksilmiş
görünmesi, tensikat, defter harici kalan gelirleri deftere almak gibi,
zamanla oluşan değişiklikler dolayısiyle de tahrir yapılırdı.
Tahrir, yani arazilerin tesbit işleri, Divan-ı Hümayun'dan (Nişancı)
adıyla anılan bir yetkilinin kontrolü altında yapılırdı.
Bir yerin tahriri yapılacağı zaman, öncelikle bunun idare edecek
namuslu, doğru, kabiliyetli ve çalışmasına, bilgisine son derece
güvenilir bir seçilirdi ki, buna (il Yazıcı), (Emin) denirdi.
il Yazıcı, tesbit edilecek arazinin büyüklüğüne göre yanında yeteri
kadar kâtipleri bulunduğu halde, o bölgeye giderdi. Devletin bütün
mahalli, idari, ve adli teşkilatlan il Yazıcılarına istedikleri
yardımları yapmakla mükelleftirler.
Arazi, öncelikle Padişahlara ve yakınlarına ait HAS'lar, Zeamet ve
Tımarlar; Padişahlara mahsus Vakıflar, diğer Vakıflar ve Mülk'ler
olmak üzere çeşitli cinslere bölünürdü.
il Yazıcı, ekibiyle birlikte şehir, kasaba ve köyleri ve mezraaları
birer birer dolaşarak, buralarda oturanları, vergi mükelleflerinin
künyelerini; içlerinde vergiden muaf olduklarını belirterek, yazar; bu
arada topraklı; evli, bekâr, ihtiyar, sakat, zanaat sahibi veya ilmiye
sınıfına mensup olanları, müslüman ve hıristiyan nüfusu isimleriyle
ayrı ayrı kaydederdi.
Her köyün mer'ası, mezraası, kışlağı, yaylağı, korusu, ormanı, cins
cins gösterilmek üzere yetiştirdiği her çeşit ürünlerin yıllık
miktarları da tesbit olunurdu.
il Yazıcı, elindeki kayıtları birleştirerek bir defter meydana
getirirdi. Ayni zamanda idari Teşkilâtı da gösteren bu deftere
(Mufassal) denirdi.
Nişancı tarafından tetkik ve gereğinde Padişah'ın fermanıyla tashihine
izin verilen bu defterler, iki nüsha olarak hazırlanırdı. Biri
istanbul'da Defterhane Hazinesi'nde, diğeri ise tuğrasız olarak
Saray'da muhafaza edilirdi.
Bu (Tahrir Defterleri), Osmanlı Devleti topraklarının ana ve asıl
kayıtlan olup, tapu hükmünde idiler. Sonraları Tapu Defteri olarak
kabul edilmişlerdir.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages