HALKLARIN İRADESİNE BOYUN EĞDİREMEYECEKLER!
7 Haziran seçimlerinden bu yana halklara, işçilere, emekçilere yönelik artan saldırılara, vekillerin dokunulmazlık gündemi de eklendi.
1 Kasım’dan bu yana çalışmayan Meclis, konu Saray'ın isteği olunca derhal harekete geçti. Anayasa değişikliği teklifi hazırlanarak Anayasa Komisyonu'na getirildi.
Halkın iradesi ile meclise giren HDP’li vekiller “terörist” ilan edildi;
Tıpkı barış isteyen akademisyenler,
Tıpkı tırlarla çetelere silah taşındığını belgeleriyle ortaya koyan, halka duyuran gazeteciler,
Tıpkı Artvin Cerattepe’de doğasına sahip çıkanlar,
Tıpkı ezilenlerin, sömürülenlerin avukatlığını yapanlar,
Tıpkı parasız eğitim isteyen, Ensar Vakfı'nın temsilcilerinin üniversiteye girmesini engellemeye çalışan öğrenciler,
Tıptı greve çıkan işçiler,
Tıpkı tacize, tecavüze, şiddete isyan eden kadınlar gibi...
7 Haziran seçimlerinden önce “Ver Bilal’ı al iktidarı” diyen, "Başkanlık sistemine asla evet demeyeceğiz, hırsızlar yargılanacak" diyen AKP’nin arka bahçesi MHP ile 7 Haziran seçimlerinden sonra "hırsızlar ile işbirliği yapmayız" diyen CHP, anayasaya aykırı olduğunu söylediği teklife destek vererek AKP’nin koltuk değnekliğini yaptı. CHP ve MHP teklife “evet” oyu vermekle de kalmadı, AKP’li vekillerin yumruklu, tokatlı, uçan tekmeli saldırılarını seyreden tutumlarıyla da yerlerini bir kez daha belli etti. CHP, şimdi hırsız dedikleri ile fiili başkanlığı yasal hale getirmenin önünü açmaktadır. Tıpkı Çorum katliamını, Sivas’ı, Deniz’lerin idamını mecliste onayladıkları gibi.
Başbakan olamayan Başbakan ise HDP’li vekillere saldıran AKP’li vekiller için destan yazdı dedi.
Tıpkı Gezi’de sokağa çıkan milyonlara gazla, plastik mermiyle saldıran polislere dedikleri gibi.
Adaletlerini Ethem’in, Berkin’in, Uğur’un, Ceylan’ın, 10 Ekim’de Ankara Garı’nda kaybettiklerimizin ve daha nicelerinin katillerini yargıla(ma)yan mahkemeleri, savcıları da harekete geçti. Faysal Sarıyıldız’ın “arabasında silah taşımadığını tespit ettiklerini” söylemelerine rağmen, hakkında fezleke hazırladılar. Tıpkı barış isteyen akademisyenler, tırlarla taşınan silahları haber yapan gazetecilerde olduğu gibi…
Her şey saray için, başkanlık için, halklara boyun eğdirmek için.
Öyle ya, konu Kilis’e her gün düşen roketler olunca meclis hiçbir şey yapmamaktadır,
Ne de olsa yer çekimidir havada duracak hali yoktur, Abdestle gezilirse bir şey olmaz...
Konu 2016 yılından bu yana işçi cinayetlerinde yaşamını yitiren 586 işçiyse, meclis hiçbir şey yapmamaktadır
Ne de olsa takdiri ilahidir, işin fıtratında vardır,
Çok güvenlik önlemi alınırsa Allah’ın işine karışılır.
Konu her gün sokak ortasında tacize, tecavüze uğrayan, öldürülen, şiddet gören kadınlarsa, Ensar Vakfı’nda tecavüze uğrayan çocuklarsa, meclis hiçbir şey yapmamaktadır.
Ne de olsa "bir kereden bir şey olmaz", kadın tahrik etmiştir, mini etek giymiştir, boşanmak istemiştir...
Vakfın sorumluluğu yoktur, adaleti (!) mahkemeler sağlamaktadır...
Konu her gün devletin başlattığı savaşta ölen Kürtlerse, meclis hiçbir şey yapmamaktadır.
Ne de olsa ölen Kürtlerdir, teröristtirler.
İki yaşındaki çocuk, anne karnındaki bebek, beyaz bayraklı kadın da olsa teröristtirler, HDP’ye oy vermişlerdir.
Konu her gün katledilen, yağmalanan doğaysa, meclis hiçbir şey yapmamaktadır.
Ne de olsa onların işi rant yaratmaktır,
Enerjiye ihtiyaç vardır...
Konu biz işçiler, emekçiler, kadınlar, öğrenciler, halklarsak, meclisin gündemi değiliz.
Bombalarla, roketlerle, işçi cinayetleriyle ölmemiz meclisin gündemi değil.
Sokak ortasında öldürülmemiz, tecavüze, tacize uğramamız meclisin gündemi değil.
Ama bizim seçtiğimiz vekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması meclisin gündemi.
Meclis kimin meclisi açıktır, “milli iradenin” kim olduğu açıktır.
Ayakkabı kutuları ile paraları taşıyanlar, her gün yeni gemicik alanlar, milyon dolarlık kol saati takanlar, paraları sıfırlayanlar, doğayı sermayeye peşkeş çekenler hakkında hiçbir şey yapmayanlar açıktır.
Ancak halkın iradesine boyun eğdiremeyecekler.
Saldırılara sokakta eylemlerle karşı duracağız.
Saldırılara karşı emek cephesi örgütlenmeli, kitlesel direniş çizgisi büyütülmelidir.
1 Mayıs’ta sokağa çıkan, boyun eğmeyen onbinler bunun mümkün olduğunu göstermektedir.
İRADENİN GASP EDİLMESİNE İZİN VERME!
HALK DÜŞMANLARI YENİLECEK BİZ KAZANACAĞIZ!
AKA-DER
05.05.2016