Beyin hakkında en çok merak edilenler!

3 views
Skip to first unread message

Ahmet Şakir

unread,
Dec 24, 2008, 9:53:07 AM12/24/08
to Ahmet sakir, ahmet...@hotmail.com
Beyin hakkında en çok merak edilenler!
Beyin hakkında en çok merak edilenler!

Beyin cerrahı Doç. Dr. Cahide Topsakal, beyin hakkında en çok merak
edilenleri yanıtladı:

* Beynin sevdiği renkler var mı?

Beyin huzur açısından en çok mavi ve yeşilin tonlarını sever. Kırmızı,
agresifliği artırır. Bu nedenle yatak odalarına kırmızı koymayın.
Çalışma odalarına kırmızı koyun ki, beyniniz sürekli dinamik olsun.
İyi bir uyku çekmek için yatak odalarında pastel yeşilleri ve
eflatunları tercih edin. Sarı ve portakal renk de, dinamik ve
üretkenliği artıran renklerdir. Hayatlarında yeşil rengi çok tercih
edenlerin, huzurlu kişiler olduğu bilinir.

* Beyin sağlığı için yararlı vitaminler neler?

B12, belki de beynin sevdiği tek vitamindir. Bu vitamin, hafızayı
güçlendirir. Eksikliği halinde, bir demans hastalığı yaşanır. B12
eksikliği beyin hasarı oluşturduğu zaman, bunun geriye dönüşü yoktur.
B12, sinir sistemi için en önemli vitamindir. Eksikliği, kansızlık da
yapabilir ve bu nedenle beyin hasarı oluşabilir. B12 vitamini, kırmızı
ette bulunmaktadır. Çok fazla kırmızı et yemeyenlerin, mutlaka B12
desteği almaları gerekir.

SAĞ SANAT, SOL DİL!

* Beynin sağ yarım küresi ile sol yarım küresi arasındaki bağlantı
nasıl kurulur?

Bu iki yarım küre, önemli bağlantı yolları ile aralarında sürekli
haberleşirler. Ancak bazen, beynin tam orta hattına bir kitle oturur
ve bu kitle bağlantı yollarını sekteye uğratır.

* Beynimizin hangi tarafının baskın olduğunu nasıl anlayabiliriz?

Genellikle beynin sağ yarım küresi sosyal başarı, organizasyon,
felsefe ve sanat ile alakalıdır. Sol yarım küre ise matematik ve dil
öğrenme ile alakalıdır. Bu konuda bilimsel bir test olmamakla
birlikte, şu yöntemi uygulayabilirsiniz: Karşımızdaki kişinin
yakalaması için havaya bir cisim atın. Refleks olarak cisme hangi
koluyla hamle yaparsa, o kolun karşı tarafı baskın tarafıdır. Bazıları
bazen sağı, bazen solu tercih eder. Bunlara, farklı beyin ameliyatları
yapılır.

Kadınların beyni erkeklerden hafif

* Kadın ve erkek beyni arasında fark var mıdır?

Kadın ve erkek beyni arasında; hem anatomik, hem de fonksiyonel olarak
hafif farklılıklar vardır. Gramaj olarak kadın beyninin ağırlığı çok
hafif düşüktür. Beyin merkezlerindeki kıvrımların bile farklı olduğunu
görebiliriz. Kadında ana dili konuşma, yeni bir lisan öğrenme ve iyi
bir aksanla bu dili konuşma yeteneği erkeğe göre daha üstündür. Erkek
üç bin kelime ile dil konuşurken, kadının kelime kapasitesi 10 bin
kelimeyi geçmektedir. Kadın, sosyal alanlarda daha başarılıdır.
Organizasyon, zor durumların altından kalkma ve soğukkanlılık
konularında kadınlar daha güçlüdür. Buna karşın, matematik yeteneği
erkekte biraz daha gelişmiştir. Kadın, yön bulma ve iki arabanın
arasına geri geri girme konularında erkeğe göre daha az gelişmiştir.
Ancak tekrar yoluyla bu açığını kapatabilir. Bu farklılıklarda genetik
faktörler ve salgılanan farklı cinsiyet hormonlarının yanı sıra,
sosyal yaşamda yüklenilen farklı görevler de rol oynamaktadır.

* Beynin kaç gram olduğuyla zeka ölçülebilir mi?

Zeka beynin gramıyla değil, işlevi ile alakalıdır. İşlev, sonradan
geliştirilebilir. Bu; beynin eğitimiyle alakalıdır. Samsun'da
kargaların, kırılsınlar diye kırmızı ışıkta bekleyen arabaların ön
tekerleklerinin altına cevizleri bıraktıklarına, yeşil ışık yandığında
da kırılmış cevizleri topladıklarına tanık oldum. 'Kuş beyinli'
lafının tarihe karışması lazım! Bir yazıda da hortumlarıyla boya
fırçasını kavrayıp, tablo yapan fillerin varlığını okumuştum. Her şey
eğitim, beyin jimnastiği, odaklanma ve başarmayı istemekle alakalı.
Beyne ne kadar yeni görev yüklerseniz, o kadar üstesinden gelecektir.
Eğer yeterince isterseniz, kanserli hücreleri bile beyin gücünüzle yok
edebilirsiniz.

Ön bölüm kişiliği belirler arkası görmeyi düzenler

* Beynin her bölgesi ayrı bir iş mi yapar?
Beynin ön bölümü kişilikle alakalıdır. Orta bölgede kolları ve
bacakları oynatan merkez, hemen yanında ise duyulandıran merkezler
vardır. Beynin yan bölümlerinde ise konuşma, duyduğunu anlama, hesap
yapma, okuma, sesi ve müzik yorumlama merkezleri bulunmaktadır. En
arka bölüm ise, görme fonksiyonları ile ilgilidir. Bu bölüm; ışık,
renk, cisim ve hareketi yorumlar. Hipofiz bezi en ortada ve altta yer
alır ve çeşitli hormonlar salgılar. En hayati merkez olan beyin sapı,
solunumu ve dolaşımı ayarlar. Beyincik ise belirgin olarak denge ile
alakalıdır. Ayrıca, görme yollarıyla da bağlantı kurar. Bu bölgelerin
birindeki arıza, kademeli olarak diğer bölgelerin düzgün çalışmasını
da engeller.

Beynin yarısıyla yaşamak hayret edilecek şey değil!

* Beyinlerinin sadece yarısıyla hayatlarını sürdüren insanlar var.
Bunu nasıl başarıyorlar?

Beynin bir tarafını doğuştan kaplamış olan bir hastalık, zamanla kendi
fonksiyonlarını karşı tarafa da yükler. Hastalıklı taraf, beynin
sağlam yarısının da iyi çalışmasını engelleyeceği ve devreleri
karıştıracağı için mutlaka ameliyatla çıkartılmalıdır. Gazetelerde yer
alan, 'Beyninin yarısı ile spor yapıyor ve eğitim görüyor' şeklindeki
haberleri, çoğu insan hayretler içinde kalarak okuyor. Oysa, bunların
hayret edilecek bir tarafı yoktur. Hastalıklı yarım küre
çıkartılırken, orta hatta yakın planda yerleşmiş önemli bağlantı
yolları korunmaktadır. Bu, çok incelikli ameliyat teknikleri ile
başarılmaktadır. İhtiyaç halinde beyne yeni ve karmaşık görevler
yüklenebilir. Bu görevleri yerine getirecek temel merkezler arasındaki
haberleşme bağlantılarını kusursuz, hızlı ve koordineli bir şekilde
devreye sokacak denetleyici ve düzenleyici merkezler de
oluşturulabilir.

Ezberlenen bilgi ve şifreler beynin verimini artırır!

* Beynimizin yüzde kaçını kullanıyoruz?

Beynin eğitilmesi; yeni fonksiyonların, yeni devrelerin ve kısa
yolların gelişmesine yol açar. Müzik eğitimi, sportif aktivitelerle
kazanılacak komplike kas koordinasyonları, bulmaca çözmek, kitap
okumak, hafızayı artıran ezberler yapmak, şifreleri akılda tutmak ve
yabancı dil öğrenmek gibi egzersizler beynin verimini artırır. Bunlar;
kişiye yaratıcılık da kazandırır. Sanıldığı gibi; beynin yüzde 20'sini
kullanmıyoruz. Aslında belki de yüzde 100'ünü kullanıyoruz. Ancak
hangi merkezlerin hangi merkezlerle ve hangi sırayla birbirleriyle
haberleştiğini çözmeye çalışıyoruz. İnanılmaz bir sistem var. Bugünün
en gelişmiş bilgisayarları bile, beyindeki entegrelerin yerini alacak
durumda değil. Bunların özelliklerini hala çözmeye çalışıyoruz. Tüm
bunlar, fonksiyonel MR başta olmak üzere bazı özel görüntüleme
sistemleri ile de doğrulanmaktadır.
ALINTI
Beyin cerrahı Doç. Dr. Cahide Topsakal, beyin hakkında en çok merak
edilenleri yanıtladı:

* Beynin sevdiği renkler var mı?

Beyin huzur açısından en çok mavi ve yeşilin tonlarını sever. Kırmızı,
agresifliği artırır. Bu nedenle yatak odalarına kırmızı koymayın.
Çalışma odalarına kırmızı koyun ki, beyniniz sürekli dinamik olsun.
İyi bir uyku çekmek için yatak odalarında pastel yeşilleri ve
eflatunları tercih edin. Sarı ve portakal renk de, dinamik ve
üretkenliği artıran renklerdir. Hayatlarında yeşil rengi çok tercih
edenlerin, huzurlu kişiler olduğu bilinir.

* Beyin sağlığı için yararlı vitaminler neler?

B12, belki de beynin sevdiği tek vitamindir. Bu vitamin, hafızayı
güçlendirir. Eksikliği halinde, bir demans hastalığı yaşanır. B12
eksikliği beyin hasarı oluşturduğu zaman, bunun geriye dönüşü yoktur.
B12, sinir sistemi için en önemli vitamindir. Eksikliği, kansızlık da
yapabilir ve bu nedenle beyin hasarı oluşabilir. B12 vitamini, kırmızı
ette bulunmaktadır. Çok fazla kırmızı et yemeyenlerin, mutlaka B12
desteği almaları gerekir.

SAĞ SANAT, SOL DİL!

* Beynin sağ yarım küresi ile sol yarım küresi arasındaki bağlantı
nasıl kurulur?

Bu iki yarım küre, önemli bağlantı yolları ile aralarında sürekli
haberleşirler. Ancak bazen, beynin tam orta hattına bir kitle oturur
ve bu kitle bağlantı yollarını sekteye uğratır.

* Beynimizin hangi tarafının baskın olduğunu nasıl anlayabiliriz?

Genellikle beynin sağ yarım küresi sosyal başarı, organizasyon,
felsefe ve sanat ile alakalıdır. Sol yarım küre ise matematik ve dil
öğrenme ile alakalıdır. Bu konuda bilimsel bir test olmamakla
birlikte, şu yöntemi uygulayabilirsiniz: Karşımızdaki kişinin
yakalaması için havaya bir cisim atın. Refleks olarak cisme hangi
koluyla hamle yaparsa, o kolun karşı tarafı baskın tarafıdır. Bazıları
bazen sağı, bazen solu tercih eder. Bunlara, farklı beyin ameliyatları
yapılır.

Kadınların beyni erkeklerden hafif

* Kadın ve erkek beyni arasında fark var mıdır?

Kadın ve erkek beyni arasında; hem anatomik, hem de fonksiyonel olarak
hafif farklılıklar vardır. Gramaj olarak kadın beyninin ağırlığı çok
hafif düşüktür. Beyin merkezlerindeki kıvrımların bile farklı olduğunu
görebiliriz. Kadında ana dili konuşma, yeni bir lisan öğrenme ve iyi
bir aksanla bu dili konuşma yeteneği erkeğe göre daha üstündür. Erkek
üç bin kelime ile dil konuşurken, kadının kelime kapasitesi 10 bin
kelimeyi geçmektedir. Kadın, sosyal alanlarda daha başarılıdır.
Organizasyon, zor durumların altından kalkma ve soğukkanlılık
konularında kadınlar daha güçlüdür. Buna karşın, matematik yeteneği
erkekte biraz daha gelişmiştir. Kadın, yön bulma ve iki arabanın
arasına geri geri girme konularında erkeğe göre daha az gelişmiştir.
Ancak tekrar yoluyla bu açığını kapatabilir. Bu farklılıklarda genetik
faktörler ve salgılanan farklı cinsiyet hormonlarının yanı sıra,
sosyal yaşamda yüklenilen farklı görevler de rol oynamaktadır.

* Beynin kaç gram olduğuyla zeka ölçülebilir mi?

Zeka beynin gramıyla değil, işlevi ile alakalıdır. İşlev, sonradan
geliştirilebilir. Bu; beynin eğitimiyle alakalıdır. Samsun'da
kargaların, kırılsınlar diye kırmızı ışıkta bekleyen arabaların ön
tekerleklerinin altına cevizleri bıraktıklarına, yeşil ışık yandığında
da kırılmış cevizleri topladıklarına tanık oldum. 'Kuş beyinli'
lafının tarihe karışması lazım! Bir yazıda da hortumlarıyla boya
fırçasını kavrayıp, tablo yapan fillerin varlığını okumuştum. Her şey
eğitim, beyin jimnastiği, odaklanma ve başarmayı istemekle alakalı.
Beyne ne kadar yeni görev yüklerseniz, o kadar üstesinden gelecektir.
Eğer yeterince isterseniz, kanserli hücreleri bile beyin gücünüzle yok
edebilirsiniz.

Ön bölüm kişiliği belirler arkası görmeyi düzenler

* Beynin her bölgesi ayrı bir iş mi yapar?
Beynin ön bölümü kişilikle alakalıdır. Orta bölgede kolları ve
bacakları oynatan merkez, hemen yanında ise duyulandıran merkezler
vardır. Beynin yan bölümlerinde ise konuşma, duyduğunu anlama, hesap
yapma, okuma, sesi ve müzik yorumlama merkezleri bulunmaktadır. En
arka bölüm ise, görme fonksiyonları ile ilgilidir. Bu bölüm; ışık,
renk, cisim ve hareketi yorumlar. Hipofiz bezi en ortada ve altta yer
alır ve çeşitli hormonlar salgılar. En hayati merkez olan beyin sapı,
solunumu ve dolaşımı ayarlar. Beyincik ise belirgin olarak denge ile
alakalıdır. Ayrıca, görme yollarıyla da bağlantı kurar. Bu bölgelerin
birindeki arıza, kademeli olarak diğer bölgelerin düzgün çalışmasını
da engeller.

Beynin yarısıyla yaşamak hayret edilecek şey değil!

* Beyinlerinin sadece yarısıyla hayatlarını sürdüren insanlar var.
Bunu nasıl başarıyorlar?

Beynin bir tarafını doğuştan kaplamış olan bir hastalık, zamanla kendi
fonksiyonlarını karşı tarafa da yükler. Hastalıklı taraf, beynin
sağlam yarısının da iyi çalışmasını engelleyeceği ve devreleri
karıştıracağı için mutlaka ameliyatla çıkartılmalıdır. Gazetelerde yer
alan, 'Beyninin yarısı ile spor yapıyor ve eğitim görüyor' şeklindeki
haberleri, çoğu insan hayretler içinde kalarak okuyor. Oysa, bunların
hayret edilecek bir tarafı yoktur. Hastalıklı yarım küre
çıkartılırken, orta hatta yakın planda yerleşmiş önemli bağlantı
yolları korunmaktadır. Bu, çok incelikli ameliyat teknikleri ile
başarılmaktadır. İhtiyaç halinde beyne yeni ve karmaşık görevler
yüklenebilir. Bu görevleri yerine getirecek temel merkezler arasındaki
haberleşme bağlantılarını kusursuz, hızlı ve koordineli bir şekilde
devreye sokacak denetleyici ve düzenleyici merkezler de
oluşturulabilir.

Ezberlenen bilgi ve şifreler beynin verimini artırır!

* Beynimizin yüzde kaçını kullanıyoruz?

Beynin eğitilmesi; yeni fonksiyonların, yeni devrelerin ve kısa
yolların gelişmesine yol açar. Müzik eğitimi, sportif aktivitelerle
kazanılacak komplike kas koordinasyonları, bulmaca çözmek, kitap
okumak, hafızayı artıran ezberler yapmak, şifreleri akılda tutmak ve
yabancı dil öğrenmek gibi egzersizler beynin verimini artırır. Bunlar;
kişiye yaratıcılık da kazandırır. Sanıldığı gibi; beynin yüzde 20'sini
kullanmıyoruz. Aslında belki de yüzde 100'ünü kullanıyoruz. Ancak
hangi merkezlerin hangi merkezlerle ve hangi sırayla birbirleriyle
haberleştiğini çözmeye çalışıyoruz. İnanılmaz bir sistem var. Bugünün
en gelişmiş bilgisayarları bile, beyindeki entegrelerin yerini alacak
durumda değil. Bunların özelliklerini hala çözmeye çalışıyoruz. Tüm
bunlar, fonksiyonel MR başta olmak üzere bazı özel görüntüleme
sistemleri ile de doğrulanmaktadır.
ALINTI

Ahmet Şakir

unread,
Dec 24, 2008, 9:54:12 AM12/24/08
to Ahmet sakir, ahmet...@hotmail.com
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages