Habip Hamza Erdem
unread,Oct 2, 2010, 9:37:22 PM10/2/10Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to ağınlılar grubu
ANANIN DİLİ
Çokca ‘anadil’ tartıșması yapılıyor ya, sanırsınız ki bilenler
konușuyor.
‘Anadil’ deyimi üzerinden bolca Kürtçülük propagandası yapılıyor
özünde.
Bilerek ve isteyerek; bilinçli ve kasıtlı olarak.
Welat melat da değil, ipini koparan CNN MNN türü televizyonlarda.
Hani o tür zırvalara, o konușmaları yapanlara acıyarak bakarım ben.
Bir bilen çıksa da anlatsa diye de beklemez değilim.
Bugün, 2 Ekim 2010 günü, Kanal B televizyonunda gençler konușuyordu.
Bașkent Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden bir genç
doçent de var aralarında.
‘Hoca’ anlatsın dediler, ben de pür dikkat konumuna geçtim doğal
olarak.
Anadil nedir diye sordu sunucu ve niye anadil diyoruz da ‘babadil’
demiyoruz?
Bu soruyu ‘teğet’ geçen hoca(mız değil de, hoca’ları demek daha doğru
olacak), “Hiçbir dil bir diğerine üstün değildir” diye bașladı
konușmaya.
İster istemez “dur bakalım n’olcek?” diye bekledim.
“Her dil tanrı tarafından bahședilmiștir” (!) de demez mi?
Hay ananın dili kopsun demek geldi içimden.
Babasının böyle bir șey demiș olabileceğine inanmam da ondan.
Bu ‘sayın ve sevgili’ doç. dr. okullarda da az okumuș besbelli.
Anasının anlattıkları ile gelmiș bugüne.
Ve ‘Anadil’ deyimi için de olağanüstü öğretici bir örnek oldu.
Bu ‘hoca’, önceki 12 Eylül üniversitelerine devam etmiș, YÖK
‘hoca’larından lisans ve üstlisans diplomaları almıș, doktora tezi
kabul edilmiș ve doçentlik ünvanı ile de öğrenci yetiștirmekte imiș.
Yetmemiș, televizyonlara çıkarıp halkı bilgilendirmesi istenmiș.
Bu ‘hoca’ çok șey duymuș olabilir, az gezip çok kitap okumuș
olabilir, güzel konușup akıcı yazabilir.
Șu son 12 Eylül’den sonra da dekan, rektör ve YÖK üyesi bile
olabilir.
Çünkü ‘temeli’ önceki 12 Eylül’dür.
Neyine istenirse bahse girerim, bu ‘hoca’ efendi doğru dürüst bir
‘bilim’ tanımı yapamaz.
Anasının karnındaki çocuğa ‘dil’ öğreten bir adam bilimadamı olamaz.
Bu adam ‘hacı’ olabilir, ‘hoca’ olabilir, ‘alim’ olabilir ama
‘bilimadamı’ kesinlikle olamaz.
Önceki 12 Eylül iște böyle ‘bilimadamları’ yetiștirmek için
yapılmıștı.
Sonraki 12 Eylül de bunları ‘tepe tepe’ kullanmaktadır.
Seksenbir ile ‘üniversite açmak’la öğünen hükûmete bakın siz.
Bașkent’teki ‘hoca’ böyle ise ‘Siirt’teki nasıldır acaba?
O arada ‘Kürtçülük’ üzerine ABD’lerde ve AB’lerde yetiștirilen
‘demagog’lar da her programda baskın gelmektedirler bu zavallılara.
‘Anadil’e gelince, okumuș yazmıș olmaya gerek yok, adı üzerinde,
anadan öğrenilen dil demektir.
Eğer ananız bir dil bilmiyor ise, ki Kürtçe bir dil değildir, ananız
nasıl konușuyorsa öyle konușacaksınız demektir.
Ananız birkaçyüz sözcükle ‘meramını anlatabilir’, onun için de bu
‘anlatım aracı’na ‘anadil’ denmiștir.
Oysa dil, o gün geçerli olan ‘toplumsal düzen’in dili olup ‘ev’in
dıșında mahallede, okulda, çarșıda, pazarda oğrenilir. O nedenle de
‘babadil’ diye ayrılmasında yarar bile olabilir.
Ancak ‘Resmi dil’ olarak adlandırılmaktadır.
Anadil çığırtkanlığı yapan ve moda deyimle ‘gizli ajandası’ olanlara
bilimsel yanıt verebilecek ‘adam’ımız ne yazık ki yok.
Adam bulunamayınca ‘bilim’ nasıl yapılabilir ki?
İșimiz ‘ulema’ya kalmıștı zaten.
O halde ‘İlk hedefimiz çağdaș uygarlık düzeyi’nin de üstü olmak
üzere tam yol
‘yola devam’.
Habip Hamza Erdem