Habip Hamza Erdem
unread,Mar 20, 2010, 9:20:09 AM3/20/10Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to ağınlılar grubu
BAYKUȘ
Baykuș ile gecekușu arasında nasıl bir ayırım var doğrusu
bilemiyorum.
Bildiğim bu kușların bizde uğursuzluk simgesi olmaları, ama sözgelimi
Fransa’da uğur getirdiklerine inanılmasıdır.
Sevinç ve beğenilerini dile getirmede Fransızlar ‘Baykuș!’ derler.
Oysa bizde, baykușun ötmesi duyulduğunda bile bir uğursuzluğun
dolanmakta olduğuna inanılır; hatta bir ölüm haberi gibi algılanır.
Değil mi ki baykușlar viran olmuș, yıkıldığı için terkedilmiș
alanlarda öterler.
Yılan ve çıyanların bol olduğu alanlarda.
Fare türü, bizde sevimsiz sayılan, hayvanların yașadıkları yerlerde..
Viraneler, yılan-çıyan, börtü-böcek, fare-sıçan ile baykușların ortak
yașam alanlarıdırlar.
Fransızlar ne derlerse desinler, bizimkiler baykuș sesi duyduklarında
korkuya kapılırlar hemen.
Bir uğursuzluk dolanıyor demektir yakınlarda..
Evleri mi yıkılacaktır, bir ölüm haberi mi duyacaklardır?
Yılanlar gelir gözlerinin önüne, akrep ve çıyanlar falan..
İster istemez tüyleri ürperir; ve hemen baykușu kovmak gelir ilk
önlem olarak.
Bir uğursuzluk gelmektedir kesinlikle.
Bir jandarma bir polis belki de..
Bir arama, bir tutuklama kararı mı ne?
Hapislik.
Ve çoğunlukla da ‘haksız’ bir uygulama, bir hukuksuzluk.
Bir uğursuzluk ki karșı konulmaz; bir eza ve bir cefa.
Zulümün ta kendisi.
Durduk yere ve sanki baykuș öttüğü için mi ne?
Olmaz olsun șu baykușlar, öterek belayı getirmekteler.
Oysa bela geliyorum demez ki baykușlar getire.
O zaten gelmektedir; baykuș ötse de ötmese de.
Bela yola çıkmıștır bir kere.
Ya ev yıkılacak hale gelmiștir ya da adamın eceli.
Bunda baykușun suçu ne?
Diyordum ki ben baykuștan pek anlamam; hem Fransızlar niye
sevindirici habere ‘oh ne güzel’ der gibi ‘baykuș!’ demekteler?
Baykușa karșın evlerinin viran olmayacağını bildikleri için mi?
Ergenekon türü bir hukuksuzluğu takmayacakları için mi?
Polisse polis, jandarmaysa jandarma, davaysa dava.
Baykușsa baykuș.
Her șeyin bir ‘sınırı var’ değil mi ama?
Ne demiști?
‘Sabırın da bir sınırı var’.
Yoksa ne olacaktı?
Bildiklerini ulusla paylașacaktı.
Paylașmaktan korkan mı var?
Paylașacaksan paylaș!
Benim yurdum viran olacaksa,
Baykuș ha önce ötmüș ha sonra.
Habip Hamza Erdem