0CAK 1980

0 views
Skip to first unread message

Habip Hamza Erdem

unread,
Jan 20, 2010, 9:03:55 PM1/20/10
to ağınlılar grubu
OCAK 1980
1980 yılının Ocak ayının ikinci günü Genel Kurmay Bașkanı hükûmete
bir uyarı çekiyor; ültimatom ya da ‘son’ uyarı yani.
Muhalefet partilerinden CHP ve Millî Selamet Partisi de ülkede
‘demokratik hakların’ kısıtlanmasına karșı ișbirliği içinde
olacaklarını bildiriyorlar.
Ordu ve muhalefet eleele sanki.
Ne ki hükûmet, o zamanki deyimi ile, kamuda ‘partizan’ca atamaları
yapmaya devam ediyor.
Ve Ocak ayının 24’ünde hükûmet, bașbakanlık müsteșarının bașbakana
sunduğu ve bir beyaz sayfaya sığabilecek sayıdaki önlemleri ‘ekonomide
açılım’ kararları olarak açıklıyor.
Açıklıyor açıklamasına da, ülkede ișçi sınıfı belki de otuz yıl
aradan sonra ulașamayacağı bir ‘örgütlülük’ içinde. Onlar da ‘24 Ocak
Kararları’na karșı așamalı olarak ‘genel grev’e gideceklerini
açıklıyorlar.
Üniversitelerde, bașbakanlık müsteșarının bir beyaz sayfaya
sığdırdığı önlemler üzerine yüzlerce kitap ve makale yayımlanıyor.
O zamanki üniverseteler de otuz yıl aradan sonra ulașılamayacak bir
‘bilgi’ ve ‘nitelik’ tașıyorlar kușkusuz. Öğretim üye ve yardımcıları,
o zamanlar, tümden yurtsever. Tümü ülkenin kalkınıp gelișmesinden
yana. Tümü ülke kaynaklarının yabancılar tarafından sömürülmemesini
istiyorlar. Tümü ne özel sektör ve ne de uluslararası kurulușlardan
‘bahșiș’ alıyorlar. Tümü ‘akçalı destek’ almayı aklından bile
geçirmiyor. Tümü ‘kıt kanaat’ geçinse bile ‘ele el açmayı’ onursuzluk
sayıyor.
Bilim adamları. Ama o zamanlar kușkusuz.
Hükûmet zorda.
İçeride destekçisi yok ama dıșarıda var.
Dıșarıdakiler de hükûmetle oynuyorlar bir bakıma.
OCDE Mart ayında yapacağı yardımı Nisan ayına erteliyor. O arada
hükûmete
üç anlașma daha imzalatıyor.
ABD, Savunma ve Ekonomik İșbirliği anlașmaları imzalıyor.
Varolan ABD üslerinin geliștirilmesi yanında Batman’a ve Erzurum’a da
üs kurayım diyor, Muș’a da..
Bu üsler gerekli ABD için.
N’olur ne olmaz.
Ya ișçiler Van’dan Hakkari’den yola çıkarlarsa Ankara’ya doğru!
Ya Ardahan’dan Kars’tan gelirlerse?
O arada Türk Parası her geçen gün pul olmaya devam ediyor.
Dolar bir yılda 17 Tl’den 77 Tl’ye fırlıyor.
Ülkede tam bir ‘birlik ve beraberlik’ yaratmanın zamanı aslında. Zor
günleri dayanıșma ile atlatmaktan bașka çare yok.
Ne gezer?
Hükûmet inada devam ediyor ve umudu yurt içinde değil ama yurt
dıșında arıyor.
Ödün verilecekse kendi yurttașlarına vereceği yerde yabancı kuruluș
ve devletlere veriyor.
Ödün verdikçe de batıyor.
Bașbakanın müsteșarı hem bașbakanın hem de ülkenin altını oydukça
oyuyor.
Mayıs ayında ișçi sendika liderleri tutuklanıyorlar.
Haziran ayında IMF ile üç yıllık bir anlașma daha yapılıyor.
Faizler serbest bırakılıyor.
Borç bulun da kaça bulursanız buluna gidiliyor.
Yiyin efendiler yiyine geliniyor.
Senlik benlik alıp bașını gidiyor.
Sokaklarda kim önce silahını çekerse öbürünü vuruyor.
Tam bir ‘Küçük Amerika’ olunuyor bir bakıma.
Ya da Teksas.
Devletten herkesin umudunu kestiği bir noktaya doğru yol alınıyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ‘yıkılması’ için ne gerekiyorsa o
yapılıyor.
Ve Eylül’de Hazreti Kenan ‘Devlet benim’ diyor.
Ya da padișah!
Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ‘yıkım iși’ böylece hızlandırılmıș
oluyor.
Otuz yıl sonra bir bașka Ocak ayındayız.
Bazı șeyler benzese de bazıları benzemeyecek kușkusuz otuz yıl sonra.
Çünkü, ne diyor düșünür, bir derede iki kez yıkanılmaz.
Ocak 2010’dan sonra hiçbir șey eskisi gibi olmayacak.
Padișahlar ‘dıș kuvvetler’iyle birlikte gidecekler.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yeniden ‘kuruluș’una geçilecek.
Ocak’tan Eylül’e ne kaldı ki?
Habip Hamza Erdem
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages