Perinçek ilk
baskısı Ocak 1976 yılında basılan kitabında, birbirinden çirkin
ithamlarda bulunuyor. İşte Doğu Perinçek’in yazdığı Kıbrıs Meselesi
isimli kitaptan bazı bölümleri yorumsuz aktarıyorum:
Askeri müdahale(Barış Harekatını kastediyor) Esas Olarak ABD işbirlikçisi Büyük Burjuvazinin Eseridir’
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.12
“Ne olmuştur? Birinci barış harekatından sonra Türkiye’de iktidar
değişikliği mi olmuştur? On beş gün arayla yapılan birinci ve ikinci
askeri harekatları ayrı sınıflar ve başka askeri güçler mi yapmıştır?
Kaldı ki askeri müdahale ve işgal, her halukarda ve kim yaparsa yapsın,
emperyalist ve gerici bir karekter taşır.”
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.24
“Türk Ordusu, Rum toplumuna ‘özgürlük götürmedi, tam tersine Rum toplumu içindeki özgürlük düşmanı güçlerle işbirliği yaptı.”
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.53
“Bu şartlar altında Türkiye devrimcilerine, yurdunu seven ve
emperyalist savaşa karşı olan herkese önemli görevler düşmektedir.
İşgalci siyasete ve şovenizme karşı mücadaleyi cesaretle
güçlendirmeliyiz. Türkiye hakim sınıflarının, Kıbrıs’a barış ve
özgürlük götürmek perdesi altında yaptıkları NATO jandarmalığını bütün
halka açıklamalıyız.”
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.87
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek KKTC Eski Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş için de kitabında şunları yazmış:
“Nitekim, Türkiye halkının sömürülmesine bekçilik eden devlet,
Kıbrıs’ın halkının mallarının talan edilmesine de bekçilik etmektedir.
Nasıl Türkiye’deki sömürü, emperyalistlerin ve onların bir avuç
işbirlikçisinin kasalarını dolduruyorsa, Kıbrıs’taki durum da hiç
farklı değildir. Rauf Denktaş gibi emperyalist işbirlikçisi faşistlerin
baskısı altındaki Kıbrıs’ın Türk emekçileri üzerindeki sömürü de devam
etmektedir.” Kıbrıs Meselesi Kitabı syf 66
“Rauf Denktaş ve çevresinin istifçilik ve vurgunculuğu herkes tarafından görülmektedir.”
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.66
“Türkiye, Kıbrıs’ta Denktaş faşistlerini desteklekemeye de son
vermeliydi. Böyle bir tutum, Kıbrıs halkları arasında düşmanlık
körükleyen faşistlere ağır darbe indirir ve halkların birliğine hizmet
ederdi.”
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.76İşçi Partisi
Genel Başkanı Doğu Perinçek yine aynı kitapta, Kıbrıslı Türkleri
Rumların zulümünden kurtarmak için yapılan “Barış Harekatını” Hitler’in
saldırılarıyla irtibatlandırıyor.
“Hitler de, bütün emperyalistler gibi, saldırı savaşlarını yürütürken
‘barış’ kelimesini dilinden düşürmüyordu. Çekoslavakya’ya saldırmadan
önce yapılan son Nazi Partisi kongresinin adı ‘barış kongresi’ idi.
Hitler’in orduları, Çekoslavakya’yı işgal ederken, bu harekat bütün
dünyaya bir ‘barış harekatı’ olarak ilan ediliyordu. s.26
“Bugün Kıbrıs Cumhuriyeti’nin topraklarının önemli bir kısmını işgal
eden ve Kıbrıs’ın bağımsızlığı’nı yok eden Türkiye hakim sınıflarının
tutumu da farklı değildir. Kıbrıs’ı sonuç olarak bir NATO üssü haline
getiren askeri müdahaleye ‘barış harekatı’ adı verilmiş, kendi
ülkesinde faşizm uygulayan ve özgürlüğün baş düşmanı olan Türkiye hakim
sınıfları, Doğu Akdeniz bölgesinde birden bire ‘özgürlük ve demokrasi’
savunucusu kesilmiştir. Geniş emekçi yığınlar bu suretle aldatılmış,
sırtını ABD emperyalistlerine dayayan Osmanlı fetih siyaseti,
‘Kıbrıs’ın bağımsızlığını korumak’ perdesi altında yürütülmüş ve
halkımıza ‘yurtsever’ bir politika olarak gösterilmiştir.”
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.27
“Türk işgalinin devam etmesi, Yunan askerlerinin adada kalmasına da
sebeb olmakta, yeni katliam ve cinayetler için gerekli ortam
yaşatılmaktadır. Katliamların esas sorumlusu, Kıbrıs’ta yangınlar
çıkaran iki süper devletle birlikte adadaki yabancı askerlerdir.” Kıbrıs Meselesi Kitabı s.31-32
“Türkiye, bu konuda da devrimci tutumun tam tersini uygulamış, anti
emperyalist bir tavır alıp Kıbrıs halklarıyla birleşeceği yerde, ABD
emperyalistleriyle birleşip Kıbrıs Cumhuriyetinin üzerine çullanmış ve
Kıbrıs’taki ABD tahakkümüne jandarmalık etmiştir.”
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.76-77
“Türkiye, küçük bir ülkeyi silah zoruyla işgal etmekle, bütün dünyada haksız bir duruma düşürülmüştür.”
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.85
Perinçek o dönemde Türk Basınının Rumlara karşı tutumundan da şikayetçi:“Türkiye’nin
Kıbrıs’la ilgili tezleri ve çözüm teklifleri, tamamen düşmanlığı devam
ettirmek temeli üzerine kurulmuştur. Türkiye’deki burjuva basını, bütün
gücüyle Yunan düşmanlığı kampanyası açmıştır. Rum halkını aşağılayan
ırkçı yayınlar her tarafı kaplamıştır.” Kıbrıs Meselesi Kitabı s.31
“Türk Ordusu, Rum toplumuna ‘özgürlük götürmedi, tam tersine Rum toplumu içindeki özgürlük düşmanı güçlerle işbirliği yaptı.” Kıbrıs Meselesi Kitabı s.53
Perinçek’in Barış Harekatı ile ilgili “Kıbrıs Meselesi” isimli kitabında yeralan diğer görüşlerinden bazıları ise şöyle:
Doğu Perinçek:“Bugün Kıbrıs’ta durum nedir? Yabancı ülkelerin askeri
müdahale ve işgalleri sonucunda Kıbrıs’ın bağımsızlığı yok
edilmiştir.Kıbrıs topraklarının neredeyse yarıya yakını Türkiye’nin
işgali altındadır.Kıbrıs bugün Türkiye’nin altmış sekizinci vilayeti
durumundadır. Hakim sınıflar, Kıbrıs’ın bağımsızlığı ve toprak
bütünlüğünü dillerinden düşürmemektedirler, fakat gerçekte Türkiye,
Kıbrıs’ın en önemli kesimini fiilen ilhak etmiştir ve geri kalan
bölgede ise, zayıf bir Kıbrıs Rum devletinin kurulması taraftarıdır.
Türkiye, Kıbrıs’ın öyle bir şekilde ‘taksim edilmesini istemektedir ki,
yarısı Türkiye’nin olsun, diğer yarısı ise Yunanistan’ın olmasın!”
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.33
“Kıbrıs’ın bir bölümü silah zoruyla Türkiye’ye ilhak edilmiştir.
Kıbrıs’ın kendi kaderini tayin hakkı açıkça ayaklar altına alınmıştır.
Unutmamak gerekir ki, Kıbrıs’ta yaşayan bir de Rum topluluğu vardır. Ve
bunlar, Kıbrıs nüfusunun yüzde seksenini oluşturmaktadır. Bunu
hatırlamak, özellikle Türkiye emekçilerinin ve bütün halkımızın
menfaatleri açısından önemlidir. Çünkü eğer bir devlet, başka bir ülke
halkını eziyor ve onun kaderine silahla müdahale ediyorsa, kendi
ülkesinin halklarını da eziyor demektir.” Kıbrıs Meselesi Kitabı s.90
“Her müdahale gibi, Türkiye’nin silahlı müdahalesi de gerici bir
karaktere sahipti ve bu gerçek çok kısa zamanda ortaya çıkmıştır.
Türkiye, hangi bahaneyi ileri sürerse sürsün, Kıbrıs’a karşı silahlı
bir saldırı ve müdahalede bulunmuştur ve bugün de askerlerini
Kıbrıs’tan çekmemekle müdahaleci tutumunda ısrar etmektedir. Hiçbir
silahlı müdahale, oportünistlerin iddia ettikleri gibi, ‘bağımsızlıkçı’
veya ‘özgürlükçü’ bir amaç taşımaz. Silahlı müdahale ve saldırı, daima
emperyalist ve istilacı bir karakter taşır.”
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.48--
Türk Milletinin üzerine çökmüş karabasan giderek çözülmekte ve zayıflamaktadır. Hainlerin planları bozulmakta, figüranları sürekli açığa düşmektedir. Milletin rağmına sürdürülen derin yolculuk sona yaklaşmıştır. Millet artık egemenliğine, iradesine sahip çıkmaktadır.
Türkiye, eğer Türkiye'nin omurgasını çökerten, elini kolunu bağlayan, tarihî yürüyüşünü sona erdiren ve sadece laik küresel sistemin çıkarlarını korumaktan başka hiçbir iş yapmayan bu hastalıklı, marazî, şirret, ilkel çetelenme yapılanmasını çökertemezse, tasfiye edemezse, Türkiye tasfiye edilmiş olacak. Leş kargaları kapıda bekliyor...
-------------------------------------
http://dava-vatan.blogspot.com/