Türk Kurtuluş Savaşı'nda Bir Libya Şeyhi

7 views
Skip to first unread message

engin kültür

unread,
Mar 26, 2011, 6:06:18 PM3/26/11
to
Kimden: Ulusal Eğitim Derneği ilet...@ulusalegitimdernegi.org.tr
Kimden: Zeki Sarıhan <zekis...@gmail.com>

 

TÜRK KURTULUŞ SAVAŞI'NDA BİR LİBYA ŞEYHİ 
 
Türk-Libya ilişkilerinin söz konusu olduğu yerde Şeyh Ahmet Sunusi'nin akla gelmemesi mümkün değildir. Türkiye-Sunusi ilişkileri, ezilen ulusların silah arkadaşlığı konusunda parlak bir örnektir. 
 

 Sunusiler Libya ve Kuzey Afrika'da yaygın bir kabiledir, Sunusilik aynı zamanda bir mezhep-tarikattır. Geçen yüzyılın başında Sunusiler bütün Kuzey Afrika’da geniş bir bölgede hâkim idiler.

Bu kabileden Şeyh Ahmet Sunusi ile Türkiye’nin derin ilişkileri oldu. Şeyh Ahmet Sunusi, 1902’de Muhammed Mehdi’nin ölümü üzerine onun yerine Sunusilerin başına geçti. Sunusiler o tarihe kadar din işleriyle meşgul olmuşlar, askeri bir faaliyet göstermemişlerdi. İtalyanların Trablusgarp’ı işgali sırasında vatanlarını silahla savunmak zorunda kaldılar. Osmanlılar Libya’dan çekilmek zorunda kaldıkları halde Sunusi hareketiyle bağlarını kesmemişler ve ona yardımda bulunmuşlardır. Bu yardımlaşma Birinci Dünya Savaşı yıllarında da sürdü. Sunusiler önce Orta Afrika’yı işgal etmeye çalışan Fransızlara karşı çarpışarak büyük kahramanlık gösterdiler. Sonra 1911’de Libya’yı işgal etmeye çalışan İtalyanlara karşı Türlerle birlikte çarpıştılar. Türk kuvvetleri bu bölgeyi terk etmek zorunda kaldı ama Sunusiler mücadelelerine devam ettiler. Ahmet Sunusi Osmanlı devleti tarafından 1915’te Trablusgarp Valisi ilan edildi.

Savaşın son yılı olan 1918 başında Sultan Reşat tarafından İstanbul’a davet edilen Şeyh Ahmet Sunusi’den İslam ülkelerini dolaşıp İslam halklarının bağlılığını sağlaması istendi ama o bu seyahate çıkacağı zaman Sultan Reşat öldü. Sunusi, Vahdettin’in tahta çıkarılmasında hazır bulundu, ona kılıç kuşandırdı. Çok geçmeden de mütareke imzalandı.

Şeyh Ahmet Sunusi, 20 Ekim 1919’da İstanbul’dan Bursa’ya gitti. Yunanlılar ileri harekâta geçip İstanbul hükümeti Kuvayı Milliyeciler hakkında ölüm fermanları çıkardığı bir dönemde 21 Nisan 1920’de Ali Fuat Paşa ve Bekir Sami Bey, Bursa'da  70-80 kadar din adamını toplayarak onlardan esaret altında imzalanmış İstanbul fetvasına uymayacakları sözünü ve imzasını aldılar. Şeyh Sunusi de Bekir Sami Bey’e Kuvayı Milliye’ye yardım etmeye söz verdi.

Artık Birinci Dünya Savaşı’nda yapamadığını Türkiye içinde Kurtuluş Savaşı yılları içinde yapacak, il il dolaşarak halkı Kuvayı Milliye’ye yöneltecekti. Padişah onu İstanbul'a davet edip sarayında misafir edeceğini bildirdiyse de Şeyh Ahmet, Kuvayı Milliye ile çalışacağını bildirerek bu davete olumlu karşılık vermedi. 17 Temmuz’da Konya’ya geçti. 4 Ekim’de burada Kuvayı Milliye’ye isyan eden Delibaş kuvvetleriyle Alaaddin Tepe’yi savunan askerler arasında aracılık yaptı.  Öğüt gazetesi, 14 Ekim 1920 tarihli sayısında onunla bir görüşme yayımladı.

 

ŞeyhAhmet Sunusi, 15 Kasım 1920’de Ankara’daydı ve Meclis’i de ziyaret etti. Mahmut Celal Be(Bayar), onun gelişini genel kurula haber vererek selamlanmasını istedi. Meclis Başkanı ona “Hoş geldin” dedi. O da bir dua okudu.

Ankara’da Sunusi şerefine 22 Kasım’da bir ziyafet verildi. Mustafa Kemal, ziyafette yaptığı konuşmada Sunisi tarikatını övdü. Sunusi 23 Kasım’da Konya’ya döndü.

Hâkimiyeti Milliye 27 Kasım 1920 tarihli sayısında “Sunusilerin İslamlığa Büyük Hizmetleri”ni anlattı.

Mustafa Kemal Paşa, 29 Kasım’da Irak geçici Hükümeti’nin ileri gelenlerine yazdığı mektupta Şeyh Sunusi’nin yardım için  El Cezireye’ye (Mezopotamya'ya) gönderildiğini, belirtti. “Şu sıralardaki askeri harekât bitince Irak’ın yardımına geleceğiz” diye yazdı.

Hâkimiyeti Milliye Sunusi’nin Mustafa Kemal Paşa’ya Eskişehir’den gönderdiği 24 Kasım tarihli teşekkür yazısına yer verdi.

Kurtuluş Savaşı ile ilgili yalnız bir kaynakta Genelkurmay'ın Türk İstiklal Harbi kitabının üçüncü cildindi yer alan bilgiye göre 1 Şubat 1921’de Sivas’ta Şeyh Sunusi Başkanlığı’nda bir İslam Kongresi toplandı. İngilizlerin bazı Arap Şeyhlerini kullanma çabalarına karşı İslam ülkelerinin birliğini savunmaya yönelik kararlar İslam Dünyası’nda duyurulacaktır. Sivas’ta yayımlanan Gayei Milliye gazetesi ile  Sebilürreşat dergisinde onun Büyük Cami’de yaptığı konuşma yayımlandı.

Sunusi 1921 Mart ortalarında Diyarbakır’a vardı ve Mustafa Kemal Paşa’ya çektiği telde burada gördüğü sıcak ilgiden ötürü memnunluğunu bildirdi.

Sunusi, 14 Nisan 1921 günü Diyarbakır’dan Mustafa Kemal’e gönderdiği mektupta İnönü Zaferi’ni kutladı.
Enver Paşa’nın 22 Nisan 1921 günü Halil Paşa’ya yazdığı mektupta Şeyh Sunusi’nin 1.5 ay önce Mustafa Kemal’in isteğiyle Musul’a giderek Irak Müslümanlarına bildiri yayımladığı bilgisi yer aldı.
Elazığ’a gittiği de anlaşılıyor. Çünkü burada çekilmiş bir resmi var. Elazığ'dan Sivas Valisi’ne yazdığı bir mektup Gayei Milliye gazetesinde yer aldı.
 

Sunusi, 21 Eylül 1921'de Mareşallik rütbesi verilmesinden ötürü Mustafa Kemal’i kutladı. Hâkimiyeti Milliye’nin 24 Ekim 1921 tarihli haberine göre de Mustafa Kemal’e iki değerli hediye gönderdi: Kılıç ve kemer. Aynı günkü Açıksöz’de Tahir Karaoğuz’un onun yardımcısı ile bir röportaj yayımlandı.

İzmir’in alınması üzerine TBMM’ne gelen pek çok kutlama telgrafı arasında Libya Şeyhi Sunusi’nin de bir kutlaması vardı. Onun vatanı Libya İtalyan işgali altındaydı.

14 Eylül 1922 tarihli bir gazete haberine göre Sunusi Adana’daydı. Milli Mücadele yıllarında onun hakkında Anadolu gazetelerinde yer almış son habere göre 1 Kasım 1922’de Trakya ile ilgili bir demeç verdi.

Böyle milli bağımsızlık için mücedele etmiş, yalnız Türk dünyasında değil, İslam dünyasının diğer memleketlerinde de tanınan soylu bir ailenin ferdi Halife olsa nasıl olurdu?  

İngiliz Yüksek Komiseri Rumbol’un kendi dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği bir rapora göre Ankara liderleri Sunusi’yi halife ilan etmek gibi bir darbeye girişebilirlerdi. Padişah durumu yakından izlemekte ve kendi durumundan endişe etmekteydi.
Yakınlarda  Doç. Dr. Hakan Özoğlu’nun Amerika’da incelediği bazı belgelere göre Mustafa Kemal, 1923’de Türkiye’de oturmamak üzere Şeyh Sunusi’ye halifelik öneriyor. Sonra İstanbul’da oturmasına rıza gösteriyor. 1925’te Kahire’de toplanan İslam Kongresi bir halife seçecekmiş. Şeyh Sunusi’ye de kendisini halife seçtirmeye yardım edeceğini söylüyor. Laiklik devrimiyle İslam dünyasından kopmaya başlayan Mustafa Kemal’in ondan isteği Türkiye ile İslam dünyasının arasını sıcak tutmaktır.
Sunusi 1922 yılı sonlarına doğru Şam’a gitti. Fransızlar kendisine rahat vermedikleri için Şam’ı terk etmek zorunda kaldı. Hicaz’a geçerek ölüm tarihi olan 1933’e kadar vaktini ibadetle geçirdi.
Sunusi ailesinin Libya'nın bağımsızlığı için isyanı durmadı. Yeğeni Ömer Muhtar'ın önclük ettiği Libya direnişi 1931'e kadar sürdü. İtalya Libya'yı sömürgeleştirmek için burada yatırımlar yaptı ve buraya İtalyan nüfus yerleştirdi. 
İkinci Dünya Savaşı Libya'da İtalyanların egemenliğini sarstı. Birleşmiş Milletler, Libya'ya bağımsızlık tanıdı. Ulusal Meclis 1950'de Sunusilerden Kral İdris'i kral seçti. Kaddafi 1969'da İdris'i devirerek iktidarı ele aldı. 
                              Zeki Sarıhan  
--
Ulusal Eğitim Derneği
SSK İşhanı Kat:8
Yenişehir/Ankara
Tel:4302080

019_Trablusgarp_Emri_eyh_Ahmed-i_Sunusinin_1921_Ylnda_Elaz_Ziyareti.jpg
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages