İşsizlik

1 view
Skip to first unread message

Evren Sarý

unread,
May 26, 2009, 6:59:56 AM5/26/09
to Vuslat Özyurt, Güher Ulu, Ali Serkan Soydan, add-buca...@googlegroups.com, Arzu Üstünel, Şafak Artan, Burak İnan, deu...@yahoogroups.com, Erdal Eroğlu, Fadime, Bilim ve Gelecek, Endewr Helvacıoğlu, EVREN SARI

Kapitalizm, İşsizliğe Savaş Dışında Çözüm Bulamaz...! - Özgür Müftüoğlu

Kapitalizm için işsizlik “yedek işçi ordusu”dur. Yedek işçi ordusu sayesinde emekçiler arasında işe sahip olmak yani emek gücünü satabilmek üzerinden bir rekabet yaratılır. Emekçilerin birbirleri ile rekabeti sayesinde emeğin ücreti ve sermaye için maliyet unsuru olabilecek diğer talepleri geriletilir. Ancak işsizlik, kapitalist sistemin kontrolünden çıkmaya başladığında genelleşmiş bu işsizlik algısı da değişebilir. Çünkü artık işsizler “işçiler ordusunun” her an üretim sürecine hazır “yedeği” olmaktan çıkmış, üretim ve tüketim sürecinden uzaklaşmıştır. Bu koşullar içerisinde işsizler, her an sistemi sorgulamaya ve hatta ona karşı örgütlü ya da bireysel olarak tehdit oluşturabilir. Kapitalizm için kriz olarak da tanımlanabilecek olan bu dönemlerde sistem, emek sömürüsünün en temel kaynağı olarak gördüğü işsizliği önlemeye yönelik politikalar üretme ihtiyacı duyar.

2008 krizinin adı konulmadan öncesinde gerek OECD, AB, Dünya Bankası gibi uluslararası kapitalist kurumlar, gerekse ulusal sermaye örgütleri işsizliğin kontrol dışına çıkacağının farkına varmış ve bir takım politikalar geliştirmişlerdir. Krizin adının konulup işsizlik oranlarının katlanmaya başlamasıyla birlikte bu politikaların çok daha etkin bir biçimde uygulanmasına çalışılmıştır. Kapitalizmin ulusal ve uluslararası kurumlarıyla işsizliğe çare olarak önerileri; emek sürecinin daha da esnekleştirilmesi ve girişimciliğin özendirilmesinden ibarettir.

Karnını doyuramayan işsizlere birkaç yüz dolar verip borçlandırarak girişimci haline getirmek ve böylece işsizlikten kurtarmak düşüncesi, kapitalizmin nasılda “akıllara zarar” bir sistem olduğunun en açık delillerinden biridir. Özellikle son 30 yıldır emekçileri daha fazla sömürme yöntemi olarak kullanılan esnekliğin daha da yaygınlaştırılması ve derinleştirilmesi ise emekçileri işsizlikten daha beter koşullara sürükleme ötesinde bir anlam taşımamaktadır.

Hal böyle olunca işsizliği tehdit olarak algılamaya başlayan kapitalizmin bu tehdidi bertaraf edebilecek bir politika üretemediği açıkça ortaya çıkmaktadır. Kapitalizmde işsizliğin böylesine tehdit oluşturması ve buna karşı politika arayışları yeni değildir. 2008 krizine çok benzetilen 1929 krizi sürecinde de sistem, işsizliğe “olağan” koşullar içerisinde bir çare üretememiştir. Aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi 1929 krizi sonrasında işsizlik ABD’de yüzde 3’lerden yüzde 25’lere kadar tırmanmış, daha sonra kısmî bir azalma eğilimine girmiştir. ABD’de işsizliğin 1933 sonrasında kısmî düşme eğiliminin nedeni ABD sermayesinin silah sanayine yaptığı yoğun yatırımlardır ki bu yatırımlar, 2. Dünya Savaşı ile değerlenmiş ve kapitalizmi kısa bir süreliğine de olsa krizden kurtarmıştır.

Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir.

Kaynak: Gold Ocean

1929 krizi ve sonrasındaki süreçte İngiltere’nin işsizlik oranlarına bakıldığında yine benzer bir tablo ortaya çıkmaktadır. İngiltere’de de krizle birlikte sıçrayan işsizlik oranı 1932’den itibaren yavaş bir düşme eğilimine girmiş ve bu yavaş düşme eğilimi savaşın başladığı 1939 yılına kadar sürmüştür. Savaşla birlikte işgücünün önemli bir bölümünün askere alınmasıyla birlikte işsizlik hızla aşağıya inmiştir. Savaş sonrasında ölen ve sakatlanan askerlerin işgücü piyasası dışında kalması ile birlikte savaş sonrasında yıkılan sanayinin yeniden inşası, işsizlik oranının 1960’lara kadar son derece düşük seviyede kalmasını sağlamıştır. Gelişmiş diğer Avrupa ülkeleri için de benzer bir tablonun önemli ölçüde geçerli olduğu söylenebilir. 

Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir.

Tekrar günümüze dönersek, 2008 krizi olarak adlandırabileceğimiz ve etkileri daha uzun yıllar devam edecek olan kriz ve krizin yarattığı işsizliğe karşı kapitalizmin “olağan” çözümler üretmesi beklenmemelidir. Zira kapitalizm insanlığa acı çektirmeden her hangi bir sorunu aştığı tarih boyunca görülmemiştir. Kapitalizmin krizden çıkış için insanlığa reva gördüğü ve on milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanması olası savaşların tekrar yaşanmasına izin verilmemelidir. Bunun tek yolu ise emekçilerin kimi zaman sendikaların da alet edildiği krizden çıkış programlarına itibar etmeyip, anti-kapitalist bir mücadeleye topyekûn girişmeleridir..!  

 


Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages