Fwd: Fw: Lao Tzu'dan bir hikaye..

8 views
Skip to first unread message

Ayse Koseyener

unread,
Mar 16, 2010, 7:46:29 AM3/16/10
to aaal-...@googlegroups.com, Engin Çetiner, nurda...@gmail.com, Pinar Ozturk, berna özpınar, betul soylu


--- On Tue, 3/16/10, canan tarkan serin <canan...@gmail.com> wrote:

From: canan tarkan serin <canan...@gmail.com>
Subject: Fwd: Fw: Lao Tzu'dan bir hikaye..
To: kosey...@yahoo.com
Date: Tuesday, March 16, 2010, 11:47 AM



---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: canan tarkan serin <canan...@gmail.com>
Tarih: 16 Mart 2010 11:47
Konu: Fwd: Fw: Lao Tzu'dan bir hikaye..
Kime: sali...@windowslive.com




---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: handanakdi <handa...@tuik.gov.tr>
Tarih: 08 Mart 2010 13:52
Konu: Fw: Lao Tzu'dan bir hikaye..
Kime:


 
 
 
 
 




Çinli düşünür Lao Tzu’dan bir hikaye…

 

Köyün birinde yaşlı bir adam yaşarmış.

Çok fakirmiş ama Kral’ın bile kıskanacağı bir ata sahipmiş.

Kral bu at için ihtiyara neredeyse Hazine’nin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.

“Bu at, bir at değil benim için bir dost, insan hiç dostunu satar mı?” demiş.

 

********

Bir sabah kalkmışlar ki at yok!

Köylü ihtiyarın başına toplanmış.

“Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler.

İhtiyar, “Karar vermek için acele etmeyin” demiş.

“Sadece ‘at kayıp’ deyin, çünkü gerçek sadece bu. Ötesi sizin yorumunuz. Atımın kaybolması bir talihsizlik mi, yoksa şans mı bunu henüz bilemiyoruz.”

Köylüler ihtiyara kahkahalarla gülmüşler.

 

***********

Aradan 15 gün geçmeden, bir gece ansızın at dönmüş.

Meğerse çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine.

Dönerken de vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.

Bunu gören köylüler ihtiyardan özür dilemişler.

“Tamam,” demişler, “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için. Şimdi bir at sürün var.”

“Karar vermek için yine acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar.

“Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu! Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç! Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?”

Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmişler ve “Bu adam sahiden budala” diye iç geçirmişler.

 

***********

Bir hafta geçmeden, ihtiyarın tek oğlu vahşi atları terbiye etmeye çalışırken attan düşmüş ve bacağını kırmış.

Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun bir süre yatakta kalacakmış.

Köylüler gene gelmiş ihtiyara “Bir kez daha haklı çıktın,” demişler.

“Bu atlar yüzünden tek oğlun uzun süre bacağını kullanamayacak. Sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın!”

İhtiyar, “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz” diye cevap vermiş.

“O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin yorumunuz, sizin verdiğiniz karar. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.”

 

**************

Birkaç hafta sonra düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış.

Kral son ümitle eli silah tutan herkesi askere çağırmış.

Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu hariç bütün gençleri askere almışlar!

Köyü matem sarmış.

Çünkü savaşın kazanılmasına imkan yokmuş.

Giden gençlerin öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş.

Köylüler gene ihtiyara gelmişler, “Gene haklı olduğun kanıtlandı” demişler. “Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler belki hiç dönmeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması talihsizlik değil, şansmış meğer!”

“Siz erken karar vermeye devam edin,” demiş ihtiyar.

 

“Oysa gelecekte ne olacağını kimse bilemez. Bilinen tek gerçek var, benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde! Bunların hangisinin talih, hangisinin şansızlık olduğunu kim bilebilir ki?” Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Tanrı biliyor."

 

 Lao Tzu, öyküsünü bu nasihatle tamamlamış :

"Acele karar vermeyin. O zaman sizin de herkesten farkınız kalmaz. Hayatın küçük bir parçasına bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar aklın durması halidir. Akıl, insanı daima karara zorlar ve gezi asla sona ermez. Bir yol biterken, bir yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, bir başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz."


Windows Live Hotmail: Arkadaşlarınız Facebook'taki güncellemelerinizi doğrudan Hotmail®'den görür.



Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages