Ne çok söyleyecek şeyimiz var aslında değil mi? Sanki yıllardır
susturulmuşuz.. Sanki deliler gibi anlatmışız ama dinleyenimiz
olmamış.. Ne çok şey birikmiş içimizde; ne çok şey bekler olmuş
yüreğimizde, biri çıkıp onlara kıymet versin diye dua eden. Ama ne
ilginçtir; ne kadar anlatırsak anlatalım karşılıklı, gene de yetmiyor.
Sevda gibi, öyle uzun beklemiş ki kelimeler.. Farkında mısın, hiç bir
konuyu konuşurken bitiremiyoruz. Hep bir başka konuya geçiveriyoruz.
Birimiz diğerinin sözünü kesiyor sürekli. Ama kabalıktan değil.
Beklemekten usanmışlıktan. Bir daha dinleyen bulamayız korkusundan.
Ne çok şeyim vardı anlatacak
Sonunda kelimeler bir oldu
Hep beraber
Seni aramaya çıktılar.
Belki de bu yüzden anlatmaktan vazgeçiyoruz.. Dinleyen olmadığından.
Kızıyoruz; bilmiyorlar ne kadar da hevesliyiz dinlemeye. Ne anlatan
var, ne dinleyen oysa ki. Ne kadar bencil bu insanlar.
Sevdanı anlatırsın, küçümserler.. Hüznünü anlatırsın, güler geçerler..
Sevincini paylaşmak istersin, yürür geçerler.. Yalnızlığını kırmak
istersin, kullanırlar.. Her kelimenin, her dokunuşun, her öpücüğün,
her damla gözyaşının bir bedeli olmalıdır onlar için.. Hiç bir şey
karşılıksız olamaz sanki.. Oysa, karşılıksız dinleyen kıymetlidir
gerçek yüreklerde. Karşılıksız anlatan özeldir.
Daha anlatacaklarım var desem, beni karşılıksız dinler misin?
Eray ÇINAR, 17/02/2007