Bir hayale mi anlatıyorum bunları yada bir hayali mi kurguluyorum?
Sorma, söyle. Sen benden iyi biliyorsun cevabı, çünkü ancak izin
verdiğin kadar tanıyorum seni.. Ancak izin verdiğin kadar öpüyorum,
dokunuyorum.. Ancak izin verdiğin kadar ulaşabiliyorum,
yaklaşabiliyorum sana. Neyse ki her şey sende bitmiyor; özgürce
özlüyor, seviyor ve istiyorum seni. Ama yetiyor mu? Yetse adı aşk
olmazdı diyecek duyanlar, biliyorum. Bir de bunları neye anlattığımı,
niye anlattığımı biliyorum.
Ulvi amaçlar sahiplenmedim, üstüme yakışan / yakışmayan bir rol de
üstlenmedim. Seven olmaya çalışıyorum, kendimce hakkını vererek; hepsi
bu. Farkındayım; hoşuna gitmeyen şeyler var.. Öyle demeyelim, kabul;
anlamakta zorlandığın veya yabancı olduğun şeyler var bende, sevende..
Ama bu benim suçum değil; seni sevmeyi beceremeyenlerin günahlarını
üstlenmemi isteme benden, ben becersem de sen o günahları affetmezsin.
"Herkes kendi günahının hesabını vermeli, çünkü birinden istenecek en
acımasızca şey başkasının günahlarının hesabını vermesidir; bu hatta
gaddarlıktır" demişti bir zaman birisi. Ben günahsız olduğumdan değil,
ama sana yüklemeye çalışmadığımdan o günahları kaygım yok.
Seven olmak da zor, sevilen olmak da; kabul. Hiç olmazsa benim
amacımın sevmekten öte kötülük içermediğini bil, yeter. Bil ki, ben de
her seferinde yüzünü astın sanmayayım.. Bil ki yüzünü asma.. Bil ki
acıttığımı sanmayayım.. Bil ki acıtmaya çalışıyorum sanma.. Bil ki
ellerim titremesin.. Bil ki sözlerim boğazımda düğümlenmesin.. Bil ki
daha tutkulu olsun bakışmalarımız, dokunuşlarımız, öpüşmelerimiz.
Seni değiştirmek, düzeltmek, eğmek, bükmek değil aklımdaki.. Aklım
karışık zaten, aldın onu çoktan benden. Farkında olarak yaşadığım,
seni delice sevdiğim ve daha da sevmek istediğim. Ama birbirimizi
mutsuz eden şeyleri söylemez isek, bencilce davranmadan, ne kadar daha
uzak tutarız hain sessizliği bizden? Birbirimizi mutsuz eden şeylere
tepki göstermezsek, hesabını yapmadan, ne kadar daha uzak tutarız
yanıp kül olmaları bizden? Değişmek ise bunun adı, ben hazırım
değişmeye. "Ya sen?" diye sormayacağım; hem söz verdim sana soru
sormayacağıma artık, hem de cevabını bildiğim soruları sormayı
sevmiyorum. Her şeye rağmen aldanma Kadınım, bugün benden geliyor bazı
şeyler diye.. Bugün Anlatıcı benim, ama yarın sen Anlatıcı olmak
isteyeceksin ve senden gelecek pek çok şey. O gün geldiğinde, o ana
dek tüm verdiklerinin ve vermediklerinin hesabını yapıp içinin
sızlamasını, diline kilit vurmanı, arzuladıklarını kederine gömmeni
istemiyorum. Biliyorum; yapacaksın. Biliyorum; yüreğin güzel senin
çünkü, haksızlık etmek istemeyeceksin.. Benim nelere hazır olduğumu
bilmeden, her şeyimi karşılıksız ve hesapsız vermeye hazır olduğumu
bilmeden vazgeçeceksin dilinin ucuna gelip orada bekleyen
isteklerinden.. Vazgeçme.
Bırak kendi çarpanıyla büyüsün sana sevgim yüreğimde, bırak çoğalsın
kendi aritmetiği içinde Tanrı'nın şahadetinde, senin ellerinde. Bırak
bu yürek toplansın seninki ile. İnan, sonuç ne olursa olsun, doğru
olacaktır.. Başı kimine göre mantık dışı olsa da.
Eray ÇINAR; 14/03/2007