"Onu sevdim.. Sadece onu sevdim" diye fısıldadım
Tanrı irkildi tüm haşmetiyle
Alev alev gözleri süzdü beni
Zavallı ruhumu,
"Öylesine kıymetliydi, sevilmeliydi, sevmeliydim"...
Hiddetlendi ve gölgesi kapladı
Minicik evreni.
"Neden!?!" diye gürledi
"Neden ruhunu feda ediyosun?"
Evrenleri yaratmıştı ama
Beni anlayamamıştı, ya da sevdamı.
"Bir nedeni yok" dedim
Sesimi daha da yükselterek,
Gözlerinin içine baktım
"Çünkü sadece onu sevdim,
Sadece onu sevmek istedim"...
Ve gözyaşları aktı
Nice veren boğuldu o gözyaşlarında.
Vermek.. Bir insan neler verebilir sevdiğine?.. Sevdiği uğruna?.. Ben
sana neler verebilir(d)im?.. Sen istemeden?
Ben sana hayat verebilirim.. Nefes olup ciğerlerine dolabilirim, coşku
olup damarlarında akan kana karışabilir(d)im.
Ben sana mutluluk verebilirim.. Yüzündeki en büyük gülücük,
hatırlayabileceğin en keyifli anı, içini kıpır kıpır eden eşsiz
melodi, ayaklarını yerden kesen adam olabilir(d)im.
Ben sana hüzün verebilirim.. Yanında olamdığında özlediğin,
dokunamadığında yanıp tutuştuğun, her bir saç telinin okşanmak uğruna
titrediği, özlerken burnunu sızlatan ve yüreğini acıtan adam
olabilir(d)im.
Ben sana sürpriz olabilirim.. Sana en güzel şiiri yazabilen,
sevişmenin en coşkulu anında sana şarkılar söyleyebilen, yıllar sonra
iki cümlen sayesinde unuttuğu gözyaşlarına yeniden kavuşabilen, en
beklenmedik anda seni kendine çağıran adam olabilir(d)im.
Ben sana SEVDA verebilirim.. Yakıp-yıkan türden değil de yıldızları
ayaklarını dibine seren, seni en güzel hayaline davet eden, uğruna
aklına gelmeyecek şeyleri bir kenara itebilen, senin için Tanrı'ya
meydan okuyabilecek, seni SEVEBİLECEK bir adam olabilirim.
Ben sana hayat verebilirim.. Hayır, bu sefer bahsettiğim başka hayat..
Ben sana, ikimizden doğacak yeni bir hayat, senin ve benim
yarılarımızın tamamlayacağı bir bütünü, yeni bir can'ı verebilirim.
Gücüm, Tanrı'ya meydan okumaya yetse bile, her şeye yetmez elbette..
Ben sana acı veremem.. Ben acıyı bilirim kadınım, hem senden fazla.
Vücudumun yarısı yanmışken bana acıyı sormazsın herhalde. Etimi canlı
canlı doğrarlarken bana izletmiş olduklarını düşünürsen, sana acıyı
anlatmam gerekmez sanırım. Sevda mı? Sevdanın acısı mı? Hangisini
anlatayım sana?
Ben sana ölümü veremem.. Ben ölüm oldum; sen bilmezsim, bilemezsin.
Belki başkalarına evet, ama sana ölümü veremem. Sorma daha da neden
veya nasıl.
Ne seni acıtabilirim, ne de senin uğruna acı çektiğimi söylerim sana.
Ne ölüm sunarım sana, ne de seninnuğruna öldüğümü bilirsin.
Çünkü biliyorum; öyle yufka yüreklisin ki, ben acı çekmeyeyim veya ben
ölmeyeyim diye beni sevmeden bile sarılırsın bana.. Ki gerçek ölüm
odur bana! O, ruhumu bile yokeder! Ben sana öylesine bir eziyet olmam,
olamam. Bırakırım, senin ruhun özgür kalsın en azından.. benimkisi yok
olsa bile. Sen anlayamazsın bunu, bilemezsin kadınım.. Ne çektiğim
acıları, ne senin uğruna ölmekte olduğumu.. Ne de böylesine kendini
gerçek bir sevda için kurban edişi.. GERÇEK SEVDA İÇİN. Bana acıdan,
acımaktan bahsetme o yüzden.
Anlamanı beklemiyorum beni; Tanrı'nın dahi anlayacağını sanmıyorum.
Senden dolayı, senin için göze aldığım günahlardan dolayı Tanrı'nın
beni duyup anladığını sanmıştım; ama görmekteyim ki ne O duymuş beni,
ne de sen. Varsın olsun.
Ben sana acı veremem, ama seni acılarına elimle teslim de edemem..
Kıymetim olmadığını anladım, sen söyledin. Uğruna evrenler feda ettim,
sen sana en büyük acıyı verenleri feda edemedin. Helal-i hoş olsun.
Sana artık sorular sormayacağım.. Hem de hiç.. Sen soruları
sevmiyorsun KADINIM. Sana kadınım diyorum ve hep öyle diyeceğim, sen
duymasan da, duymak istemesen de. Çünkü sen her şeyi anlıyorsun sana
acı verdiği müddetçe; bir tek sana sevgisini ŞARTSIZ sunanı anlamalk
istemiyorsun. canın sağolsun. Bir ruhu yokettin, istersen helal olsun
o da sana.
Zaten yanıt vermeyi de sevmiyorsun. Verdiğin yanıtlar da beni sadece
öldürüyor. Bunca sevdaya yazık ediyor diyeceğim dilim varsa. Ben
Tanrı'ya meydan okuyabiliyorum, ama sana acı veren kalleşlere meydan
okuyamıyorum; sayende. Bir o kadar kıymetli olamıyorum, senin için
yıldızlarla boğuşabilirken. Gel gör ki sana acı verenlere ölüm
verebilirim ama sen gene üzülürsün onlar için ve karşılığında benim
ruhumu ateşe atarsın düşünmeden. Ne kıymetmiş.. Ne kıymetliymiş acı
vermek.. Ben yapamam sana bunu. Sen istesen bile.
Ya sev beni, ya bırak Tanrı adına öleyim; böyle yaşamaktansa. Çünkü bu
yürekte ne başka sevdaya, ne başka ölüme yer kalmadı. Seninkinin
aksine.
Eray ÇINAR; 10/03/2007