Kurgular - 26

0 views
Skip to first unread message

rabi

unread,
Mar 11, 2007, 4:13:57 PM3/11/07
to Yüreklerimizdeki sevgi
Kurgular - 26

Beklemek.. Özlemenin en yakın arkadaşı.. Ne kadar zor oluyor bazen, ne
kadar ağır geliyor. En kötü tarafı, yapacak bir şeyinin olmayışı
oluyor.

Oysa ki bekleyişin başladığı ilk anlar ne hoştur. İçimde tatlı bir
heyecan, sürükler düşüncelerimi bir oraya, bir buraya. Kan şekerim
düşer, tansiyonum allak bullak olur; zaman ışık hızında ilerleyecek
gibi hissederim. Ama bekleyiş uzadıkça heyecan yerini hüzne bırakır.

O yüzdendir ki, seni beklerken, beni çağırmanı beklerken, çağrıma
yanıt vermeni beklerken zaman donup kalır adeta. Akreple yelkovan
küser bana sanki, inatla kıpırdamazlar. Rüzgarın savurduğu yapraklar
bile havada asılı kalır, bana eziyet etmek için. Güneş dağların
ardından yükselmez bir türlü, nazı bana. İçtiğim sigara bitmek bilmez,
çektikçe kısalacağına uzar. Her şey adeta aleyhime çalışır. Beni
delirtmek için, bekleyişimi zorlaştırmak için.

Süre uzadıkça hüzün yerini "belki"lere bırakmaya başlar ki, bu
işkenceden ötedir. "Belki de gelmeyecek", "belki de istemeyecek",
"belki de kabul etmeyecek", "belki"... "Belki de bir şeyler bitiyor".
Paranoyanın engelleyemediğim etkisi bu, beynimi kemiren "belki"lerin
gerçeğe ne denli yakın olduğunu tartamıyorum; belki tartabilen vardır.
Paranoya ile delilik iyi anlaştığından olsa gerek, kalan bir kaç akıl
kırıntım da suya karışan şeker gibi yokolup gider. Geriye ne mi kalır?
Salt yokluk. Yokluğun. Eksikliğin.

Peki sen bundan sonra bana vakit kaybetmeden, koşarak gelir misin?
Özletmeden?.. Bekletmeden?

Eray ÇINAR; 07/03/2007

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages