Kurgular - 17

0 views
Skip to first unread message

rabi

unread,
Mar 3, 2007, 7:48:26 AM3/3/07
to Yüreklerimizdeki sevgi
Kurgular - 17

Sorgulamak... Nedense içimize işlemiş bir şeyleri sorgulamak. Kötü bir
alışkanlık olmuş, aklımıza yerleşmiş. Hiç bir şeyi sorgulamadan
kabullenemiyoruz.

Aslında çok basit cevapları var tüm soruların... Yeter ki sorgulamayı
her seferinde aklımızla değil, arada işin içine yüreğimizi de koyarak
yapalım.

"Neden?".. Çünkü ben öyle istiyorum.

"Nasıl?".. Ne önemi var; olması mı önemli, nasıl olduğu mu?

"Kim?".. Ben; bildiğin ben. Az biliyorsan, bildiğin kadarıyla ben.

"Ne zaman?".. Dün, bugün, yarın.

"Nerede?".. Ben nerede istersem, sen nerede istersen orada.

Sorular esasın önüne nasıl da geçiveriyor, değil mi? Halbuki önemli
olan esasın kendisi; öyle olmasa söylenmezdi. En azından ben
söylemezdim.

Duygularla ilgili kurulan hangi cümleyi sorgularsan sorgula, sonunda
göreceksin ki o cümlenin tüm kıymetini hiçe sayıyorsun. Bırak, önce
duy. Bir şey sorma. Sen çocuk değilsin artık; benim de çocuk
olmadığımı anla. Veya beni bir çocuk say, yüreğindekileri tüm
saflığıyla anlatan. Belki o zaman sorgulamadan dinlersin.

Sorgulama, duyduğunu hissetmeye çalış. Hesap yapma, direkt sonucu
anlamaya çalış. Kurma, hazır kurulmuş verilen bütünü görmeye çalış.

Benden olanı, olduğu gibi kabullenebildiğin gün bazı şeylerin
değiştiğini göreceksin. En azından duydukların daha da içten gelecek
sana..

Sakın "kolayca inanırsam aldanır mıyım?" diye sorma kendine. Eğer
böyle düşünürsen hep aradığını bulsan da farkına varamazsın. Hem zaten
hayatın kendi bir yanılsama değil midir?.. Bir eksik, bir fazla
farketmez. Ama gerçek olanı görememek?

Ben gerçeğim desem, bana inanır mısın?

Eray ÇINAR, 19/02/2007

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages