Kanal İstanbul...
Kalan İstanbul, Talan İstanbul, Katar İstanbul ya da Kanal İstanbul, adına ne derseniz deyin, bir “Çılgın Proje”!
Bu çılgınlıktan yana iseniz ve fakat krizdeki bu ekonomi ile bu devasa projenin nasıl finanse edileceğini düşünüyorsanız, sıkıntı yok! Trump'a söyleyin. Montrö'yü devre dışı bırakıp Karadeniz'i ABD ve NATO gemilerine açacak, böyle bir projeyi Trump ya kendi cebinden ya da uşaklarının parasıyla finanse edecektir.
Yok, bu çılgın projenin İstanbul, Türkiye ve Dünya için ekolojik, demografik, stratejik vs büyük zararları olabileceğini düşünüyorsanız ve bu çılgınlığa karşıysanız Putin'e söyleyin. Rusya'nın da taraf olduğu Montrö'nün devre dışı bırakılıp ABD ve NATO gemilerinin Karadeniz'e açılmasına neden olacak bu projeyi asla yaptırmayacaktır.
Yani çok muhtemelen proje sahibi çılgın ABD başkanının dayatmaları ve korkutmaları (mal varlığı araştırılması, Halkbank-Zarrab davaları vs) sonucunda yapılan bu çılgınlık, gösterilenin aksine bizim inisiyatifimizle yapabileceğimiz bir rant projesi değildir. Yaklaşık 20 yıllık iktidar sonucunda elde avuçta ne varsa tüketmiş, müflis Siyasal İslamcılar asıllarına rücu ederek, tarihsel müttefikleri Anglo-Saksonların bu projesi ile hem güya atıp tuttukları ABD ile arayı düzeltecekler hem de kestirmeden ranta ulaşacaklardır.
Lakin korku böyle bir şeydir. Korku insanı körleştirir, gerçeklik algısını bozar. Başta doğalgaz olmak üzere, turizm gelirleri, yaş meyve-sebze ithalatı, nükleer santraller, S-400'ler gibi çok önemli kozlar daha ufak tefek, daha yakındaki bir sarışın adamın elindedir ki, mal varlığı soruşturması da, Halkbank-Zarrab davası da solda sıfır kalır. Yakına tükürsen bir sarışın adam, uzağa tükürsen bir başka sarışın adam! Tarih boyunca Siyasal İslam'ın şu sarışın adamlarla işi hiç rast gitmemiştir vesselam!
Netice olarak sarışın adamların şahsımı ne denli takacaklarını bilemem ama bence uzaktaki sarışın adam, yakındaki sarışın adamı bir şekilde ikna edemezse bu proje yatar. İkna olayı için iki sarışın adamın zeka düzeylerini kıyaslarsanız, kimin kimi ikna edeceğini ve zaten çivisi çıkmış bu dünyada böyle bir çılgınlığın yeri ve zamanı olmadığını kolayca anlarsınız.
Sonraki konumuz...