14 MART nedeniyle "Sağlıkta Dönüşüm" adlı eski yazım (YSL'den...)

1 view
Skip to first unread message

Levent Seckin

unread,
Mar 16, 2019, 5:28:23 AM3/16/19
to Sinif Arkadaslarim, YUKSELIS_7...@yahoogroups.com, uhbi, doğan öntaş, Yýldýrým B. Dogan, doğan dede, Suat DEDE, salim mağden, Bülent H. SAKIZLIGİL, Bülent Berker, Murat Korkmaz, Fulya Dökmeci, Fulya Kayıkçıoğlu, müberra koçak, nilgün öztürk, nilüfer erverdi, nesrin cobanoglu, Sukru Ort., Ferit çiçekçioğlu, murad uslu, mustafa kara, futtuahmet, kog...@hotmail.com, halit kocak, cuneyt ensari, cüneyt haşmet yeşiltepe, Kadir Suat Arseven, timurt...@gmail.com, erbil aydin, Ersin Gürsel, eriş bilaloğlu, murat erdogan, bayazit ilhan, ceyhun balcı, Mutluhan İzmir, okan tanın, ozlem...@hotmail.com, Ayşe Özden Soydaş, erhan kiziltan, Ali Rıza Ucer, Ali Rıza Erbay, selda seçkin, Nihal Bilgili, selcuk atalay

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM


Sağlıkta Dönüşüm (SD); önceden her vatandaşın doğal bir hakkı olan ve ücretsiz ulaşması hedeflenen sağlığın, finans kapitalin çıkarları doğrultusunda, alınır satılır ve ölçülür bir metaya dönüştürülmesidir. Asla bir ülkenin ya da hükümetin değil, doğrudan “finans kapitalin” küresel bir projesidir. Sağlığın metalaştırılması olarak kısaca adlandırabileceğimiz SD’ün ülkemizi yakından ilgilendirmesinin sebebi; Türkiye’nin sağlık alanında ucuza çalıştırılabilecek yetişmiş insan gücüne, beş yıldızlı otel lüksünde hastaneler yapabilecek müteahhitlik firmalarına ve son teknoloji tıbbi cihazları ithal edebilecek finansal kaynaklara (!) sahip olmasıdır. Büyük bir ekonomik kriz, iç/dış savaş vs. büyük bir çalkantı olmadığı sürece Türkiye, Doğu Avrupa, Balkanlar, Kafkasya, Orta doğu ve Kuzey Afrika için bir sağlık merkezine dönüşecektir. Ee ne güzel! Bunda ne sakınca var? Anlatayım siz karar verin. Kısaca sağlığın metalaştırılması olarak ifade ettiğimiz SD sonrasında ne tıp eski tıp, ne de doktorluk eski doktorluk olacaktır. Değişmeyen tek şey değişim olduğuna göre bundan da korkmamak lâzım ama ben size anlatayım gene siz karar verin.

Yıllarca silah üreterek ve insanları öldürerek para kazanan “finans kapital”, belki de adının kötüye çıkmasından da rahatsızlık duyarak artık insanları öldürerek değil, yaşatarak para kazanma yolunu seçmiştir. Şu an için sağlık sigortacılığı, ilaç ve tıbbi araç gereç endüstrisi ve tedavi hizmetleri ile bir bütün olarak sağlık sektörü, ciro bazında silah endüstrisinin hemen ardından ikinci sıradadır ve çok yakın geçmişte finans kapitalin yeni hedefi doğrultusunda ilk sıraya yükseltilecektir. İstatistikler gelişkin ülkelerde tüketim eğilimlerinin mal ve mülk alımları yerine hizmet alımına kaydığını göstermektedir ki bunun da büyük kısmı yaşlı bakımını da kapsayan sağlık hizmetleridir. 21. yüzyıl şafağında “finans kapitalin” yeni hedefi çok sayıda insanın çok uzun süreler yaşatılmasıdır. Bu çok güzel ambalajlı paketin içeriği şudur: Ortalama insan ömrünü 10 ya da 20 yıl arttırdığınızda, yaşlılığa bağlı doğal bakım gereksinimleri bir kenara, dejeneratif hareket sistemi hastalıkları, kalp hastalıkları, ruh ve sinir sistemi hastalıkları ve en önemlisi kanserler 20 ila 30 kat artacak demektir. Bu bilimsel gerçekten hareket eden “finans kapitalin” amacı; insanların yaşlanana kadar yaptıkları birikimlerini, torunlarına miras bırakamadan yeniden ekonomiye kazandırmak, bunu da gönüllülük temelinde, rızası ile yapmaktır. 60 yaşında bilmem ne kanseri olduğunu söylediğiniz adamın evini de, bağını da sattırmanız işten bile değildir. Kaldı ki, sağlığı için para harcamak insanların çoğunda bir mutluluk vesilesidir; bu biraz, bir çift ayakkabıya bir servet ödeyen kadının mutluluğu gibidir. Velhasıl artık amaç: Çok sayıda insanı çok uzun yaşatmaktır. Çok sayıda insan çok tüketim, çok para ve ilerleme (!) demektir. Uzun yaşam artmış hastalık (kanser) riski demektir.

Finans kapitalin beklentileri doğrultusunda hekimler de değişmektedir. Finans kapital hekimlerden artık eskisi gibi çok bilgili, çok becerikli, çok kültürlü vs. olmalarını beklememektedir. Zaten çok sayıdaki insana gerekli çok sayıda hekimin hepsinin iyi olmasını beklemek hayaldir. Hekimlerin kalitelerindeki düşüş ileri teknoloji ile kapatılacak, hekimler alet kullanabilen ara eleman (tekniker, makine operatörü) düzeyine inecektir. Finans kapitalin hekimlerden iki beklentisi vardır: 1) müşterini (hastaları) memnun et (iyi değil, memnun!), 2) Benim ürettiğim yüksek teknolojiyi tüket. Hastaların korkması için gerek yoktur; hekimlerin açığı ileri teknoloji ile kapatılacak bu da yeterli olmazsa tazminat davaları ile zarar tazmin edilecektir. Hekimlerin de korkmasına gerek yoktur, sağlık sigortaları hem hasta hem de hekim içindir. Zorunlu mesleki sorumluluk sigortası yaptırmadan çalışmak zaten söz konusu değildir.

İşte hem hastalarımız hem de doktorlarımız tarafından can-ı gönülden benimsenen ve yöneticilerimizce geri dönüşümsüz olarak sunulan SD budur. Doktor artık itibarsız bir ara eleman, tıp da artık sağlığın değil insanların paralarını almanın bir numaralı aracıdır. Ve siz daha fazla ilaç, daha fazla ameliyat, daha fazla sağlık harcamasına rağmen daha iyi olmayacaksınız. Otuz küsur yıllık bir doktor olarak söylüyorum: Bilimsel ve teknolojik ilerlemeyi sağlasa da, kapitalizm insan sağlığına zararlıdır.



Yusuf Samim Lütfü

yusufsamimlutfu.wordpress.com







Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages