Stenocara böceği

11 views
Skip to first unread message

ismet soner عصمة سونر

unread,
Mar 21, 2024, 10:58:25 AM3/21/24
to bursa...@googlegroups.com
Çölde yaşayan bir canlı için en büyük sıkıntılardan biri ne olabilir?

image.png

Tabi ki su. 

Güney Afrika'da bulunan Namib çölü dünyanın en kurak alanlarından biri olarak gösterilir. Burada 60ºC'yi bulan gündüz sıcaklıklarının yanısıra, sert rüzgârlar da hayâtı son derece zorlaştırır. Yağmur neredeyse hiç görülmez. Bu çölde yaşayan canlılar için tek su kaynağı, ayın sâdece 6 günü sabahları ortaya çıkan sis zerrecikleridir.

Lâkin Namib çölünde yaşayan Senocara böceği için su hiç sıkıntı değildir. Sırtındaki husûsi yapı 7/24 havadaki su zerreciklerini yakalamakta, yoğuşturmakta ve doğrudan böceğin ağzına iletmektedir.

Hârika yapı nasıl çalışıyor?

Stenocara böceğinin sırtında tepecikler bulunmaktadır. Bu tepeciklerin zirveleri ile yamaçları arasındaki dokular birbirinden farklı özelliktedirler. Yamaçlar ve yamaçların dibindeki vadilerdeki oluklar balmumu benzeri bir malzemeyle kaplıdır. Bu malzeme sâyesinde su damlacıkları teflon tavadaki su gibi hızla kayar. 

Zirvelerde bu malzemeden bulunmadığı için oraları suyu iten değil çeken bir özelliğe sâhiptir. Havadaki su zerrecikleri, camla temas eden su buharı gibi zirvelere yapışıp yoğuşurlar. Yapışan su miktarı artınca ağırlığı da artan su damlacığı yamaçlara doğru kaymaya başlar. 

Yamaçlar ve vâdiler zâten kaygan olduğu için bu tabii teflon oluklar suyu hızla ve kayıpsız bir şekilde böceğin ağzına iletirler. Olukların sathındaki 100 nanometre çapındaki tümsekçikler de su damlasının hareketine ilâve bir sür'at kazandırmaktadır. Satıhla temas alanı azalan su damlacığı daha az bir sürtünme kuvvetine mâruz kaldığı için neredeyse hiçbir kayba uğramadan böceğin ağzına akar. Böceğe de ağzını açmaktan başka bir iş kalmaz.

Keşfi yapan bilim adamlarının Tabiat isimli dergide yayımlanan araştırma yazısına göre, bu yapıda ilâhi bir cebir denklemi vardır. Bu denklem; rüzgârın hızı, su damlacığının büyüklüğü ve tepenin eğim açısı arasındaki hassas denge üzerine kuruludur. Yani tepelerin açısı biraz daha farklı olsa veya balmumuyla kaplı vâdiler/oluklar biraz daha dar olsa, veya o nano tümsekçikler olmasa suyun çoğu böceğin ağzına akamadan buharlaşacaktır.

image.png

Verimlilikte, mevcut teknolojiyi ikiye katlıyor

Yazıyı kaleme alan bilimadamları bu küçücük böceğin sırtında ilâhi bir mühendislik hârikası bulunduğunu belirtiyorlar. Hattâ günümüzde (Türkiye dâhil) 22 ülkede kullanılan havadan su toplama cihazlarından kat kat verimli olduğunun söylüyorlar. Yukarıdaki resimde gördüğünüz ağ, sis bulutlarından içme suyu elde etmek için tasarlanmış. Bu plastik ağla temas eden sis bulutları yoğuşup aşağısında kurulu borulara aktarılıyor, sonra da evlere dağıtılıyorlar. 

Stenocara'nın su toplama yapısının kâşifi olan bilimadamları, onu birebir taklit eden bir yapı ve kaplama ile yeni bir cihaz îmâl ederler ve o cihazın su toplama verimini ölçerler; Stenocara'daki ilâhi tasarım 23 litre/m² su toplarken, onun birebir benzeri insan yapısı plastik sis toplama ağı ancak 13 litre/m² su toplayabilmiştir. 


--
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages