
Onur Öymen’in yeni kitabı :
“Arka Plan - Teröre destek verenler"
Kitap tarih boyunca terörün kimler tarafından ve nasıl kullanıldığını anlatıyor.
Osmanlıya karşı Ermeni ayaklanmaları ve arkasındakileri, Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemindeki ayaklanmalar ve arkalarındaki dış güçler anlatılıyor.
Milli Mücadele dönemimde, İngilizlerin, Yunanlıların bu coğrafyada kimleri nasıl ve hangi gerekçelerle tahrik ve isyana teşvik ettiğini okuyacaksınız.
Kıbrıs Barış Harekatından sonra Kürt-Rum-Ermeni işbirliğinin nasıl gerçekleştiğini göreceksiniz.
Kitapta PKK terör örgütünün dış destekçilerini göreceksiniz
Asıl önemlisi, bir yalanı, “terör örgütüyle masaya oturun” diye telkinde bulunanların ne kadar iki yüzlü olduklarını gözler önüne seriyor.
Önceki Başkan George W. Bush 15 Mayıs 2008 de İsrail Meclisi Knesset’de yaptığı konuşmada, bazılarının Amerika’ya teröristlerle müzakere etmesini önerdiklerini, bunun çılgınca bir düşünce olduğunu, Amerika’nın hiçbir zaman teröristlerle görüşmeyeceğini söylediğini, okuyacaksınız.
Kitapta, Barack Obama’nın 2009 da TBMM de yaptığı konuşmada, PKK sorununu çözmek için Bağdat hükümetiyle, Barzani ile görüşün gerekli reform yasalarını çıkartın, dediğini okuyacaksınız.Yani Amerika için mücadele, Türkiye için müzakere yöntemi öngördüklerini göreceksiniz.
Bize insanlık dersi verenlerin, “tarihinizle yüzleşin” diyenlerin atalarının tarih boyunca milyonları nasıl katlettiğini okuyacaksınız.
Hiçbir terör örgütünün dış güçlerin tahrik ve desteği olmadan tek başına mücadele ile ayakta kalamayacağını okuyacaksınız.
Aslında terörle içerde güvenlikçi tedbirlerle mücadele ederken, elbette sosyal ve ekonomik tedbirleri alacağız, ama asıl ve en önemlisi terörün ve terör örgütünün arkasındaki dış desteği muhakkak etkisiz hale getirmenin şart olduğunu görüyoruz.
(Şahin Mengü)
İngiltere'de "Öcalan'a özgürlük" kampanyası başlatılması İngiltere'nin IRA terörünü nasıl bitirdiği sorusunu akla getirdi. Üstelik kampanyaya IRA bir zamanlar IRA destekçisi olan Sinn Féin’in milletvekilleri de bulunuyor.
İngiltere'de açılan "Öcalan'a özgürlük" kampanyası haberini okumak için TIKLAYINIZ..
Onur Öymen İngiltere'nin IRA terörünü nasıl bitidirdiğini Arka Plan kitabında yazdı.
İNGİLTERE VE IRA TERÖRÜ (Arka Plan'dan)
1921 yılında İrlanda, uzun bir mücadeleden sonra İngiltere’den bağımsızlığını kazanınca Ada İrlanda’yla İngiltere arasında paylaşıldı. 26 bölge Güneyde, 6 bölge de kuzeyde kaldı. Kuzey İrlanda, halkın çoğunluğu Protestan olan İngiltere’ye bağlı özerk bir bölge oldu. İrlanda’nın Güneyinde olduğu gibi, Kuzey’deki İrlanda asıllılar da Katolik’ti. Kuzey İrlanda’daki çatışmaların arka planında büyük ölçüde bu mezhep ayrılıkları yatıyor. Kuzey’deki Katolikler , eğitim, refah, konut, iş sahibi olma gibi alanlarda Protestanlar tarafından ayrımcı muameleye tabi tutulduklarını ileri sürmeye başladılar. 1960’lı yıllarda Katolik örgütlerin protestolarını eyleme dönüştürmeye başlamaları üzerine İngiltere o bölgeye asker gönderdi. Bu gelişme çatışmaları büsbütün arttırdı. Katolik direnişçiler ikiye ayrıldı. Resmi İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) ile Bölgesel İrlanda Cumhuriyet ordusu (PIRA) farklı mücadele yöntemleri benimsediler. Kısa bir süre sonra PIRA mücadelenin ağırlık noktası haline geldi. 1970’li yıllarda PIRA İngiliz askerlerini hedef aldı. Buna karşı İngiltere’yle birleşmek isteyen Protestanlar da Ulster Gönüllü Gücü (UVE) gibi kendi silahlı mücadele birliklerini oluşturdular. O tarihten sonra çatışmalar ve terör eylemleri bir yandan İngiliz askerlerini, bir yandan da bu iki grubu karşı karşıya getirdi.
1971 yılı terör eylemlerinin hızla yükselişe geçtiği bir yıl oldu. O yılın Ağustos ayına kadar 32 kişi öldürüldü. Aynı yılın Ağustos ayıyla Aralık sonu arasında bu sayı 154’e çıktı. 1972 yılının Ocak ayında İngiliz güvenlik güçleri silahsız göstericilere ateş açıp 13 sivilin ölümüne yol açınca çatışmalar büsbütün şiddetlendi. ‘Kanlı Pazar’ denilen bu katliam Kuzey İrlanda’da bir kırılma noktası oldu. İngiltere Hükümeti duruma hakim olamayacağını gördüğü Kuzey İrlanda’da yerel yönetimi feshetti ve bölgeyi doğrudan doğruya Londra’dan yönetmeye başladı. Özerklik beklenen sonucu vermemiş, soruna çözüm getirmemiş, çatışmaların büsbütün artmasına yol açmıştı. İngiltere Hükümeti böyle düşünüyordu. Artık Kuzey İrlanda’yı İngiliz Hükümetinin bir Devlet Bakanı yönetecekti.
1990’lı yılların ortalarına kadar 3,000 kişi çatışmalarda hayatını kaybetti. Bunların % 48’i PIRA tarafından öldürülmüştü. Ölenlerin %54’ü çatışmalara katılmayan masum sivillerden oluşuyordu.[1]
1974 ile 1994 yılları arasında birçok görüşme ve uzlaşma girişimi oldu ancak bunlar sonuç vermedi. Katoliklerle Protestanlar arasında yetki paylaşımı konusunda anlaşmaya varılamadı ve çatışmalar büsbütün şiddetlendi.
İngiltere Hükümeti Kuzey İrlanda’daki tarafları devre dışı bırakarak doğrudan doğruya İrlanda Hükümetiyle temasa geçti. Perdenin arkasında İrlanda Hükümeti’nin etkili rol oynadığı anlaşılmıştı. İki Hükümet 1985 yılında bir anlaşma imzaladılar. Buna göre, İngiltere, İrlanda Hükümetiyle, Kuzey İrlanda’daki gelişmeler hakkında danışmalarda bulunacak, İrlanda ise Kuzey İrlanda’daki çoğunluğun iradesini kabul edecekti. Protestanlar bu anlaşmaya karşı çıktılar. Güney Afrika’dan silah alarak mücadeleyi şiddetlendirdiler. Terörü masa başında çözmek kolay değildi.
Bazı sivil toplum örgütleri ve din adamları dolaylı temaslar sağlamaya çalıştılarsa da bekledikleri sonucu alamadılar. İngiliz Hükümeti, IRA’yı desteklediği için Sinn Féin’in Başkanı Gerry Adams ile görüşmeyi kabul etmiyordu.
1994 yılında çatışmalar şiddetlendi. Protestan terör örgütleri ilk defa PIRA’dan daha fazla kişiyi öldürdüler. Sonunda, 31 Ağustos 1994’de PIRA tek taraflı ateş kes ilan etti ve silahlı eylemlerini tamamen durdurduğunu açıkladı. Bu arada İngiliz güvenlik ve istihbarat güçlerinin hem Katolik hem de Protestan terör örgütlerinin içine sızdığı ve üst kademelere kadar ulaştığı anlaşıldı. PIRA’nın çatışmaları bitirme kararında bunun da etkisi olmuş mudur? Muhtemeldir.
PIRA’nın en önemli finans kaynaklarının başında Amerika’daki İrlanda asıllıların yaptıkları yardımlar geliyordu. Amerikan Hükümeti buna uzun süre göz yummuştu. Ancak Başkan Clinton 1994 yılında Kuzey İrlanda’yla ilgili bir girişim başlattı. Önce Gerry Adams’a Amerikan vizesi verdi. Daha sonra bizzat Kuzey İrlanda’yı ziyaret etti. Orada halka hitap etti ve Gerry Adams’la el sıkıştı. Eski Senatör Geoge J. Mitchell’i Kuzey İrlanda Özel Danışmanı olarak atadı.
Mitchell 6 maddelik bir plan önerdi. Buna göre PIRA silah bırakacak, bununla eş zamanlı olarak görüşmelerde bulunulacaktı. Ancak PIRA eylemlerini sürdürdüğü için Sinn Féin bu görüşmelerin dışında bırakılacaktı.
PIRA bu girişimden etkilendi mi? Pek sayılmaz. 15 Haziran 1996’da İngiltere’nin en önemli şehirlerinden Manchester’de çok büyük bir bomba patlatıldı. 200 kişi yaralandı. Şehrin merkezinde büyük tahribat oldu. Bu İngiltere’nin 2. Dünya Savaşından beri gördüğü en büyük bombalamaydı.
20 Temmuz 1997’de PIRA tek taraflı ateş kes ilan etti. Bunu İngiltere’nin İrlanda’yla imzaladığı 10 Nisan 1998’de imzaladığı “İyi Cuma” (Good Friday) antlaşması izledi. Bu anlaşmaya Kuzey İrlanda’daki 8 Parti de katıldı. Ancak Demokratik Birleşime Partisi (DUP) karşı çıktı. Bu anlaşmanın önemli unsurlarından biri Kuzey İrlanda halkının çoğunluğunun İngiltere’ye bağlı kalmak istediğinin kabulüydü. Diğer önemli bir hüküm de silahların bırakılmasıyla ilgiliydi. Bu anlaşma düzenlenen bir referandumda Kuzey İrlanda halkının % 71’i, İrlanda Cumhuriyeti halkının % 94’ü tarafından onaylandı. Artık halkın terör eylemlerini desteklemediği iyice anlaşılmıştı.
Peki, bu gelişmelerden sonra Kuzey İrlanda’da terör bitmiş sayılabilir miydi? Pek sayılamazdı. Bu defa Gerçek IRA isimli bir kuruluş ortaya çıktı ve bombalama eylemlerine başladı. Protestanların içindeki militan gruplar da saldırılarını sürdürdüler. Okul çocuklarını, Katolikleri öldürdüler, evlerine saldırılar düzenlediler. Bu eylemler 2002 yılının başlarında da devam etti. 2005 yılında PIRA bütün silahlı eylemlerini sona erdirdiğini ilan etti ve silahlarının büyük çoğunluğunu teslim etti. New York’taki ikiz kulelere 11 Eylül 2001 tarihinde yapılan saldırılardan sonra Amerikan kamuoyunun teröre karşı büyük tepki göstermesi İrlanda asıllı Amerikalıları da etkiledi. Onların büyük çoğunluğu PIRA’ya yaptıkları yardımı kestiler.[2]Kaynakların kurutulması, dış desteğin sonlandırılması da kuşkusuz PIRA’nın silahları bırakmasının etkenlerinden biri olmuştu. Silah zoruyla siyasi çözüm dayatmanın mümkün olamayacağı sonunda belki anlaşılmıştı ama geride binlerce masum insanın kanı kalmıştı.
Bu gelişmelere rağmen barış tam olarak sağlanamadı. Bu defa Gerçek İrlanda Kurtuluş Ordusu (RIRA) adında bir örgüt ortaya çıktı ve kanlı eylemlerine başladı. Ancak onların liderlerinin yakalanıp tutuklanmasından sonra Kuzey İrlanda’da terör büyük ölçüde sona erdi.
[1] Cronin, Audrey & Kurth, Hoe, Terrorism Ends, Princeton Umiversity Press, New Jersey, 2009, s. 42-43
[2] Cronin, Terrorism Ends, s. 42-47.
[status publish]
[geotag on]
[publicize off|twitter|facebook]
[category terör]
[tags IRA ÖRGÜTÜ DOSYASI, İNGİLTERE, IRA, TERÖR]