KİM SUÇLU VE SUÇLU KİM OLACAK?..

0 views
Skip to first unread message

M.Kemal Adal

unread,
May 11, 2013, 11:17:28 AM5/11/13
to


 


TÜRKİYE'NİN BÖLÜNMESİNE HAYIR
       

Türkiye Türklerindir.

Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Millet.


KİM SUÇLU VE SUÇLU KİM OLACAK?..


Image

 

M. Kemal ADAL

(E). TOP. ALB.

İZMİR

11 Mayıs 2013

adalk...@gmail.com

 

 

Yeminlerine sadık kalmayarak,  T.C. Anayasası ve Yasalarında belirlenmiş vazifelerini yapmayanlar, Türk Milleti ve Tarih nezdinde suçludur.

 

T.C. Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmış ve / veya yapmakta olan, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün askeri olma onuruna erişmiş her Komutan ve Subay bilir ki:

 

Türk Subayı, muhakeme kudretine haiz, açık görüşlü, her şeyi evvelden düşünebilir, kararında durur, kararının icrasında dayanıklı ve cevval, harp talihinin değişikliklerinden müteessir olmaz, taşıdığı yüksek şeref ve mesuliyete tamamıyla müdrik bir şahsiyettir. Her sahada komutan ve mürebbidir.”

 

T.C. Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmış ve / veya yapmakta olan, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün askeri olma onuruna erişmiş her Komutan ve Subay , Türk Silahlı  Kuvvetlerine katılan her yeni asker gibi,  şu yemini etmiştir:


“Barışta ve savaşta, karada, denizde ve havada her zaman ve her yerde Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyetine doğruluk ve muhabbetle, hizmet ve  kanunlara ve nizamlara ve amirlerime itaat  edeceğime ve
Askerliğin namusunu, Türk sancağının  şanını canınızdan aziz bilip, icabında Vatan, Cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatımı feda edeceğime namusum üzerine ant içerim”

 

Sözüm, kendim de dahil olmak üzere, T.C. Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmış ve / veya halen yapmakta olan, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün askeri olma onuruna erişmiş Komutan ve Subaylar ile onları bağrından çıkaran büyük Türk Milletinedir:

 

Yeminlerimize sadık mıyız?

 

Namusumuz üzerine içtiğimiz anda göre :

* Barışta ve savaşta,  karada, denizde ve havada her zaman ve her yerde mi?

Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyetine mi?

*  Doğruluk ve muhabbetle mi?

hizmet ettik  ve / veya  halen ediyor muyuz?

 

Öncelik sırasıyla ve yasalardaki usuller çerçevesinde:

* Kanunlara ve nizamlara ve amirlerimize mi  itaat ettik mi  ve / veya halen etmekte miyiz?

 

Mevcut koşullarda:

 * Askerliğin namusunu, Türk sancağının  şanını canımızdan aziz bilerek  koruyabildik mi ve / veya halen  bilip, koruyabilmekte miyiz?

 

İçinde bulunduğumuz durumu , yapıp yapamadıklarımızı yeminlerimiz ışığında  düşünelim ve kendimize soralım:

 

*Yeminlerimize sadık mıyız?

*Emin miyiz? Emin misiniz?

*Vicdanlarımız rahat mı? vicdanlarınız rahat mı?

 

Emin olmadan önce, İçinde bulunduğumuz durumu , yapıp yapamadıklarımızı yeminlerimiz ışığında  ve aşağıdaki verilere göre bir daha düşünelim ve  yine kendimize soralım:

 

*Subay olmayı, sadece sıradan bir meslek ve kolay bir maişet (geçim, geçinme) kapısı olarak mı görüp, düşündük ve / ve halen görüp, düşünmekteyiz?

 

*Mustafa Kemal  Atatürk’ün ordusuna subaylığın, üç-beş kuruş maaş karşılığı katlanılacak sıradan bir mesleğin icrasının ötesinde; düşman namlusu ucunda bir yaşam, kah şehirde ve dağda  bölücü terörün, (ve maalesef günümüzde)  kah hapiste zulmün son bulması için, bedeli icabında kan ve can ile ödenen,  ancak vatan ve millet için meşakkati zevk edinenlerin yapabileceği bir şekilde vatana, millete ve hakka hizmetin onurunu kazanma uğraşı olduğunun farkına vardık mı ve / veya halen farkında mıyız?

 

Askerlik sanatın icrasında:


*Sadece yasaların verdiği rütbe ve makam yetkilerimizle, maiyetimiz üzerinde hakimiyet kurabileceğimizi ve savaşta ve barışta, askeri liderlik vasıflarımız olmaksızın birliğimizi vazifesini başaracak şekilde sevk ve idare edebileceğimizi kavrayıp umursadık mı ve / veya halen kavrayıp umursayabiliyor muyuz?  


*Aldığımız eğitim sonunda, mevzuat gereği yasalardan kaynaklanan ve hak ederek edindiğimiz yetki ve sorumluluklarımızın, bizi ancak taktığımız rütbe ve atandığımız makam ve görevlerde, bir üst ve / veya  amir olarak yapacağımız hizmetin yasal çerçevesini  ve dayanağını, askeri sistem içindeki statümüzü (yerimizi) belirleyen, araçlarımız olmaktan başka bir anlam taşımadığını bilip, anladık mı ve / veya halen bilip anlamakta mıyız?


*Bunların (rütbe, makam ve bunlardan kaynaklanan yasal yetki ve sorumluluklar ile sistemin yaptırım gücü) birer araç ve amacın bu araçları kullanarak Askerlik sanatını icra edebilmek olduğunu, vazife ile ilgili görevlerimizi yaparken hatırladık mı ve / veya halen hatırlamakta  mıyız?


*Askerliğin, mevzuata göre meslek olarak tanımlansa da daha uygun tanımlamanın, askerliğin bir sanat (beceriye dayalı hüner) olduğunu bildik mi ve / veya halen bilmekte miyiz?


*Askerlik sanatının uygulamasında başarının ölçüsünün, vazifenin başarılması olduğunu;  Vazifenin yapılıp yapılamamasının ise “komutan “ sorumluluğunda bulunduğunu ve bu sorumluluğum hiçbir zaman ve hiçbir şekilde başkasına yüklenemeyeceğini de bilerek  gereğini yaptık mı ve / veya halen bilip gereğini yapmakta mıyız?

 

*Her rütbe ve makamda,  atandığımız  askeri birliğe emir ve komuta ederken, o birliğin yaptığı ve yapamadığı her işteki “Komutan  Sorumluluğu” nu yüklenemediğimizde  ve / veya yüklenmediğimizde icap edeni yaptık mı  ve / veya halen  yapmakta mıyız?


* Türk subayının, Mustafa Kemal’in askeri ve atandığı birliğinin de askeri lideri olması gerektiğini, Vazifeye yönelik inisiyatif almayan / alamayan, hele askeri talimnamelerde yazılı “Birliğin yaptığı ve yapamadığı her işten komutan sorumludur” kuralını göz ardı ederek birliğin ve mensuplarının yaptığı ve yapamadıklarından kendini soyutlayıp vareste tutan kişinin, liderliği bir yana, birlik mensupları nezdinde itibarın dahi söz konusu olamayacağı gerçeğini görmezden geldiğimiz oldu mu ve / veya halen  görmezden  mi geliyoruz?

 

*Vazifemizi yaparken,kişisel gelecek kaygısı ve / veya soruşturulma korkusuyla, korumak ve kollamakla yükümlü olduğumuz değerleri korumak ve kollamak için, duruma uygun emirleri veremediğimiz ve / veya verdiğimiz emirlere ve bu emirlerimizi uygulayan maiyetimize sahip çıkamayacağımız şartlarda, hem kendimizin ve hem de camiamızın onurunu  daha fazla çiğnetmemek için ne düşündük ve yaptık ne düşünüyor ve yapacağız?

 

*Hiç, Vatan ve millet sevgisi ile hizmet etmekle onurlandığı inancıyla Türk silahlı kuvvetleriyle  gönül bağı kalmış olan emekli subaylar dahil silah arkadaşlarımızı, utanıp sıkılır halde ve başı eğik dolaştıracak bir icraatın sahibi olduk mu ve / veya halen  oluyor muyuz?

 

*Milletin de ordusuna güvenini sarstık mı  ve / veya halen  sarsıyor muyuz?


* Ahir ömrümüzde , bir selam verenimiz,  hatırımızı soranımız,   hayırla yad edenimiz  halen var mı ve / veya bu gidişle gelecekte de olacak mı?

 

Ne dersiniz?...

 

Madem ki,  Yeminlerine sadık kalmayarak,  T.C. Anayasası ve Yasalarında belirlenmiş vazifelerini yapmayanlar, Türk Milleti ve Tarih nezdinde suçludur,  “Kim suçlu ve Suçlu kim olacak” sorularının doğru cevabını bulmak için, Türk milletine sorumluluklarını yeminleri ile pekiştirip kabul edenlerin aşağıdaki yeminlerine  (http://www.yemin.gen.tr/default.asp?yemin=1) sadık kalıp kalmadığına ve vazifelerini yapıp yapmadığına  da bakarak, Türk milletinin fertleri olarak  birlikte değerlendirelim ve karar verelim.

 

 

CUMHURBASKANI YEMINI

DAYANDIĞI MEVZUAT

07.11.1982 tarihli ve 2709 sayili Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi

RESMİ GAZETE TARİHİ

Halkoyuna Sunulmak Üzere Tasarinin Resmî Gazetede Ilani: 20.10.1982-17844; Halkoyu Sonucunun Yayimlandigi Resmî Gazete Tarihi: 9.11.1982-17863 Mükerrer

YEMİN METNİ

C. Andiçmesi
MADDE 103.
 – Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer: “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için büt

 

MILLETVEKILI YEMINI

DAYANDIĞI MEVZUAT

07.11.1982 tarihli ve 2709 sayili Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi

RESMİ GAZETE TARİHİ

Halkoyuna Sunulmak Üzere Tasarinin Resmî Gazetede Ilani: 20.10.1982-17844; Halkoyu Sonucunun Yayimlandigi Resmî Gazete Tarihi: 9.11.1982-17863 Mükerrer

YEMİN METNİ

2. Andiçme
MADDE 81.
 – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler: “Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”

 

DEVLET MEMURU YEMINI

DAYANDIĞI MEVZUAT

14/7/1965 tarihli ve 657 sayili Devlet Memurlari Kanunu

RESMİ GAZETE TARİHİ

23/7/1965 - 12056

YEMİN METNİ

Sadakat:
Madde 6 –
 (Değişik: 12/5/1982 - 2670/1 md.) Devlet   memurları,  Türkiye  Cumhuriyeti  Anayasasına  ve  kanunlarına  sadakatla bağlı  kalmak  ve  milletin  hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti   kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar. Devlet memurları bu hususu "Asli Devlet Memurluğuna" atandıktan sonra en geç bir ay içinde kurumlarınca düzenlenecek merasimle yetkili amirlerin huzurunda yapacakları yeminle belirtirler ve özlük dosyalarına konulacak aşağıdaki "Yemin Belgesi" ni imzalayarak göreve başlarlar.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk İnkılap ve İlkelerine, Anayasada ifadesi bulunan Türk Milliyetçiliğine sadakatla bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan milli, demokratik, laik, bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.

Bakınız: 25/10/1982 tarihli ve 8/5483 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen Asli Devlet Memurluğuna Atananların Yemin Merasimi Yönetmeliği (R.G. 30/11/1982 – 17884)

 

ANAYASA MAHKEMESI ÜYE YEMINI

DAYANDIĞI MEVZUAT

10.11.1983 tarihli ve 2949 sayili Anayasa Mahkemesinin Kurulusu ve Yargilama Usulleri Hakkinda Kanun

RESMİ GAZETE TARİHİ

13.11.1983 - 18220

YEMİN METNİ

Andiçme
Madde 7.-
 Anayasa Mahkemesi üyeleri görevlerine başlamadan önce, Mahkeme Başkanının davet edeceği Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başbakan, yüksek mahkeme başkanları, Adalet Bakanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay, Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesi başsavcıları, Sayıştay Başkanı, Yükseköğretim Kurulu Başkanı, üniversite rektörleri, hukuk, iktisat ve siyasal bilimler fakülteleri dekanları ve Anayasa Mahkemesinin emekli başkan ve üyeleri huzurunda, Anayasa Mahkemesi asıl ve yedek üyelerinin oluşturacağı kurul önünde aşağıdaki andı içerler:
"Türk milleti tarafından demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını koruyacağıma; görevimi doğruluk, tarafsızlık ve hakka saygı duygusu içinde, sadece vicdanımın emrine uyarak yapacağıma, namusum ve şerefim üzerine andiçerim."

 

Türkiye’ de  yaşayan Türk Milletinin fertleri olarak, içinde bulunduğumuz “Süreçte”, Mevcut Siyasi durumdan ve Siyasetçilerinin söylemlerinden ve mevcut eylemlerden haberdar olan duyarlı T.C. vatandaşları;  Tarihe şahitlik eden Türk Milletinin VATANSEVER fertleri size sesleniyorum.


TARİHİN  TANIKLARI OLARAK, ŞİMDİ SÖYLER MİSİNİZ :


KİM YEMİNİNE İHANET EDİYOR? KİM SUÇLU VE SUÇLU KİM OLACAK?



--
Selam...
T.C. / M. Kemal Adal

KİM SUÇLU VE SUÇLU KİM OLACAK.pdf

M.Kemal Adal

unread,
May 11, 2013, 11:52:33 AM5/11/13
to
KİM SUÇLU VE SUÇLU KİM OLACAK?..başlıklı yazı metinde ve yazı ekinde, cumhurbaşkanı yemin metninin son iki satırı çıkmamıştır. Özür diler, düzeltilmiş tam metni  ve eki sunarım.
-- 
Selam...
T.C. / M. Kemal Adal
CUMHURBASKANI YEMINI
DAYANDIĞI MEVZUAT 07.11.1982 tarihli ve 2709 sayili Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi
RESMİ GAZETE TARİHİHalkoyuna Sunulmak Üzere Tasarinin Resmî Gazetede Ilani: 20.10.1982-17844; Halkoyu Sonucunun Yayimlandigi Resmî Gazete Tarihi: 9.11.1982-17863 Mükerrer
YEMİN METNİ

C. Andiçmesi
MADDE 103. – Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer: “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”


---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: M.Kemal Adal <adalk...@gmail.com>
Tarih: 11 Mayıs 2013 18:17
Konu: KİM SUÇLU VE SUÇLU KİM OLACAK?..
Kime:
KİM SUÇLU VE SUÇLU KİM OLACAK.pdf
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages