

Türkiye Türklerindir.
Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Millet.
KİM SUÇLU VE SUÇLU KİM OLACAK?..

M. Kemal ADAL
(E). TOP. ALB.
İZMİR
11 Mayıs 2013
Yeminlerine sadık kalmayarak, T.C. Anayasası ve Yasalarında belirlenmiş vazifelerini yapmayanlar, Türk Milleti ve Tarih nezdinde suçludur.
T.C. Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmış ve / veya yapmakta olan, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün askeri olma onuruna erişmiş her Komutan ve Subay bilir ki:
“Türk Subayı, muhakeme kudretine haiz, açık görüşlü, her şeyi evvelden düşünebilir, kararında durur, kararının icrasında dayanıklı ve cevval, harp talihinin değişikliklerinden müteessir olmaz, taşıdığı yüksek şeref ve mesuliyete tamamıyla müdrik bir şahsiyettir. Her sahada komutan ve mürebbidir.”
T.C. Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmış ve / veya yapmakta olan, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün askeri olma onuruna erişmiş her Komutan ve Subay , Türk Silahlı Kuvvetlerine katılan her yeni asker gibi, şu yemini etmiştir:
“Barışta ve savaşta, karada, denizde ve havada her zaman ve her yerde Türk
milletine ve Türkiye Cumhuriyetine doğruluk ve muhabbetle, hizmet ve
kanunlara ve nizamlara ve amirlerime itaat edeceğime ve Askerliğin namusunu, Türk sancağının şanını canınızdan aziz bilip,
icabında Vatan, Cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatımı feda edeceğime
namusum üzerine ant içerim”
Sözüm, kendim de dahil olmak üzere, T.C. Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmış ve / veya halen yapmakta olan, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün askeri olma onuruna erişmiş Komutan ve Subaylar ile onları bağrından çıkaran büyük Türk Milletinedir:
Yeminlerimize sadık mıyız?
Namusumuz üzerine içtiğimiz anda göre :
* Barışta ve savaşta, karada, denizde ve havada her zaman ve her yerde mi?
* Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyetine mi?
* Doğruluk ve muhabbetle mi?
hizmet ettik ve / veya halen ediyor muyuz?
Öncelik sırasıyla ve yasalardaki usuller çerçevesinde:
* Kanunlara ve nizamlara ve amirlerimize mi itaat ettik mi ve / veya halen etmekte miyiz?
Mevcut koşullarda:
* Askerliğin namusunu, Türk sancağının şanını canımızdan aziz bilerek koruyabildik mi ve / veya halen bilip, koruyabilmekte miyiz?
İçinde bulunduğumuz durumu , yapıp yapamadıklarımızı yeminlerimiz ışığında düşünelim ve kendimize soralım:
*Yeminlerimize sadık mıyız?
*Emin miyiz? Emin misiniz?
*Vicdanlarımız rahat mı? vicdanlarınız rahat mı?
Emin olmadan önce, İçinde bulunduğumuz durumu , yapıp yapamadıklarımızı yeminlerimiz ışığında ve aşağıdaki verilere göre bir daha düşünelim ve yine kendimize soralım:
*Subay olmayı, sadece sıradan bir meslek ve kolay bir maişet (geçim, geçinme) kapısı olarak mı görüp, düşündük ve / ve halen görüp, düşünmekteyiz?
*Mustafa Kemal Atatürk’ün ordusuna subaylığın, üç-beş kuruş maaş karşılığı katlanılacak sıradan bir mesleğin icrasının ötesinde; düşman namlusu ucunda bir yaşam, kah şehirde ve dağda bölücü terörün, (ve maalesef günümüzde) kah hapiste zulmün son bulması için, bedeli icabında kan ve can ile ödenen, ancak vatan ve millet için meşakkati zevk edinenlerin yapabileceği bir şekilde vatana, millete ve hakka hizmetin onurunu kazanma uğraşı olduğunun farkına vardık mı ve / veya halen farkında mıyız?
Askerlik sanatın icrasında:
*Sadece yasaların verdiği rütbe ve makam yetkilerimizle, maiyetimiz üzerinde
hakimiyet kurabileceğimizi ve savaşta ve barışta, askeri liderlik vasıflarımız
olmaksızın birliğimizi vazifesini başaracak şekilde sevk ve idare edebileceğimizi
kavrayıp umursadık mı ve / veya halen kavrayıp umursayabiliyor muyuz?
*Aldığımız eğitim sonunda, mevzuat gereği yasalardan kaynaklanan ve hak ederek edindiğimiz
yetki ve sorumluluklarımızın, bizi ancak taktığımız rütbe ve atandığımız makam ve
görevlerde, bir üst ve / veya amir olarak yapacağımız hizmetin yasal
çerçevesini ve dayanağını, askeri sistem içindeki statümüzü (yerimizi)
belirleyen, araçlarımız olmaktan başka bir anlam taşımadığını bilip, anladık mı
ve / veya halen bilip anlamakta mıyız?
*Bunların (rütbe, makam ve bunlardan kaynaklanan yasal yetki ve sorumluluklar
ile sistemin yaptırım gücü) birer araç ve amacın bu araçları kullanarak Askerlik
sanatını icra edebilmek olduğunu, vazife ile ilgili görevlerimizi yaparken
hatırladık mı ve / veya halen hatırlamakta
mıyız?
*Askerliğin, mevzuata göre meslek olarak tanımlansa da daha uygun tanımlamanın,
askerliğin bir sanat (beceriye dayalı hüner) olduğunu bildik mi ve / veya halen
bilmekte miyiz?
*Askerlik sanatının uygulamasında başarının ölçüsünün, vazifenin başarılması
olduğunu; Vazifenin yapılıp yapılamamasının
ise “komutan “ sorumluluğunda bulunduğunu ve bu sorumluluğum hiçbir zaman ve
hiçbir şekilde başkasına yüklenemeyeceğini de bilerek gereğini yaptık mı ve / veya halen bilip
gereğini yapmakta mıyız?
*Her rütbe ve makamda, atandığımız askeri birliğe emir ve komuta ederken, o birliğin yaptığı ve yapamadığı her işteki “Komutan Sorumluluğu” nu yüklenemediğimizde ve / veya yüklenmediğimizde icap edeni yaptık mı ve / veya halen yapmakta mıyız?
* Türk subayının, Mustafa Kemal’in askeri ve atandığı birliğinin de askeri
lideri olması gerektiğini, Vazifeye yönelik inisiyatif almayan / alamayan, hele
askeri talimnamelerde yazılı “Birliğin yaptığı ve yapamadığı her işten komutan
sorumludur” kuralını göz ardı ederek birliğin ve mensuplarının yaptığı ve
yapamadıklarından kendini soyutlayıp vareste tutan kişinin, liderliği bir yana,
birlik mensupları nezdinde itibarın dahi söz konusu olamayacağı gerçeğini
görmezden geldiğimiz oldu mu ve / veya halen görmezden mi geliyoruz?
*Vazifemizi yaparken,kişisel gelecek kaygısı ve / veya soruşturulma korkusuyla, korumak ve kollamakla yükümlü olduğumuz değerleri korumak ve kollamak için, duruma uygun emirleri veremediğimiz ve / veya verdiğimiz emirlere ve bu emirlerimizi uygulayan maiyetimize sahip çıkamayacağımız şartlarda, hem kendimizin ve hem de camiamızın onurunu daha fazla çiğnetmemek için ne düşündük ve yaptık ne düşünüyor ve yapacağız?
*Hiç, Vatan ve millet sevgisi ile hizmet etmekle onurlandığı inancıyla Türk silahlı kuvvetleriyle gönül bağı kalmış olan emekli subaylar dahil silah arkadaşlarımızı, utanıp sıkılır halde ve başı eğik dolaştıracak bir icraatın sahibi olduk mu ve / veya halen oluyor muyuz?
*Milletin de ordusuna güvenini sarstık mı ve / veya halen sarsıyor muyuz?
* Ahir ömrümüzde , bir selam verenimiz,
hatırımızı soranımız, hayırla
yad edenimiz halen var mı ve / veya bu gidişle gelecekte de olacak mı?
Ne dersiniz?...
Madem ki, Yeminlerine sadık kalmayarak, T.C. Anayasası ve Yasalarında belirlenmiş vazifelerini yapmayanlar, Türk Milleti ve Tarih nezdinde suçludur, “Kim suçlu ve Suçlu kim olacak” sorularının doğru cevabını bulmak için, Türk milletine sorumluluklarını yeminleri ile pekiştirip kabul edenlerin aşağıdaki yeminlerine (http://www.yemin.gen.tr/default.asp?yemin=1) sadık kalıp kalmadığına ve vazifelerini yapıp yapmadığına da bakarak, Türk milletinin fertleri olarak birlikte değerlendirelim ve karar verelim.
|
CUMHURBASKANI YEMINI |
|
|
DAYANDIĞI MEVZUAT |
07.11.1982 tarihli ve 2709 sayili Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi |
|
RESMİ GAZETE TARİHİ |
Halkoyuna Sunulmak Üzere Tasarinin Resmî Gazetede Ilani: 20.10.1982-17844; Halkoyu Sonucunun Yayimlandigi Resmî Gazete Tarihi: 9.11.1982-17863 Mükerrer |
|
YEMİN METNİ |
|
|
C. Andiçmesi |
|
|
MILLETVEKILI YEMINI |
|
|
DAYANDIĞI MEVZUAT |
07.11.1982 tarihli ve 2709 sayili Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi |
|
RESMİ GAZETE TARİHİ |
Halkoyuna Sunulmak Üzere Tasarinin Resmî Gazetede Ilani: 20.10.1982-17844; Halkoyu Sonucunun Yayimlandigi Resmî Gazete Tarihi: 9.11.1982-17863 Mükerrer |
|
YEMİN METNİ |
|
|
2. Andiçme |
|
|
DEVLET MEMURU YEMINI |
|
|
DAYANDIĞI MEVZUAT |
14/7/1965 tarihli ve 657 sayili Devlet Memurlari Kanunu |
|
RESMİ GAZETE TARİHİ |
23/7/1965 - 12056 |
|
YEMİN METNİ |
|
|
Sadakat: |
|
|
ANAYASA MAHKEMESI ÜYE YEMINI |
|
|
DAYANDIĞI MEVZUAT |
10.11.1983 tarihli ve 2949 sayili Anayasa Mahkemesinin Kurulusu ve Yargilama Usulleri Hakkinda Kanun |
|
RESMİ GAZETE TARİHİ |
13.11.1983 - 18220 |
|
YEMİN METNİ |
|
|
Andiçme |
|
Türkiye’ de yaşayan Türk Milletinin fertleri olarak, içinde bulunduğumuz “Süreçte”, Mevcut Siyasi durumdan ve Siyasetçilerinin söylemlerinden ve mevcut eylemlerden haberdar olan duyarlı T.C. vatandaşları; Tarihe şahitlik eden Türk Milletinin VATANSEVER fertleri size sesleniyorum.
TARİHİN TANIKLARI OLARAK, ŞİMDİ SÖYLER MİSİNİZ :
KİM YEMİNİNE İHANET EDİYOR? KİM SUÇLU VE SUÇLU KİM OLACAK?
| CUMHURBASKANI YEMINI | |
| DAYANDIĞI MEVZUAT | 07.11.1982 tarihli ve 2709 sayili Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi |
| RESMİ GAZETE TARİHİ | Halkoyuna Sunulmak Üzere Tasarinin Resmî Gazetede Ilani: 20.10.1982-17844; Halkoyu Sonucunun Yayimlandigi Resmî Gazete Tarihi: 9.11.1982-17863 Mükerrer |
| YEMİN METNİ | |
C. Andiçmesi |