NATO – OTAN
Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti Ankara’da
NATO Genel Kurul Toplantısı’nın yapılacak olması nedeni ile; Ankara’da yapılan
imar düzeltmeleri, yol çalışmaları, uçak ve karayolu ulaşımı, günlük yasak ve
düzenlemeler dışında, bu kuruluş hakkındaki temel bilgileri hatırlamakta yarar
vardır.
NATO;
4 Nisan 1949’da Washington DC’de 12 ülke tarafından imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşmasına dayanarak kurulan uluslararası
bir askeri ittifaktır.
Bu
kuruluşun adı Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü ve
kısaltılmış adı NATO olup; İngilizce adı: North Atlantic Treaty Organization NATO ve Fransızca adı: Organisation
du Traité de l'Atlantique Nord, OTAN’dan oluşmaktadır.
NATO'nun
merkezi, örgütün Kuzey Amerika ve Avrupa'daki 32
üyesinden biri olan Belçika'nın
başkenti Brüksel'de bulunmaktadır. Tüm NATO üyelerinin toplam askerî
harcaması, dünyadaki savunma harcamalarının %70'inden
fazladır.
İlk NATO Genel Sekreteri Lord Ismay,
1949'da yaptığı bir açıklamada örgütün amacının "Rusları dışarıda,
Amerikalıları içeride ve Almanları aşağıda tutmak" olduğunu belirtmiştir. Antlaşma,
üye ülkelerin kamuoylarında farklı tepkilere ve protestolara neden olmuştur.
NATO,
ilk askerî müdahalelerini 1992-1995 yıllarında Bosna-Hersek'te ve daha
sonra 1999'da Yugoslavya'da
gerçekleştirmiştir.
Kuzey
Atlantik Antlaşması'nın örgüte üye ülkelerin, silahlı bir saldırıya uğrayan
herhangi bir üye ülkeye yardım etmelerini öngören 5. maddesi, NATO tarihinde
ilk ve tek kez 2001'deki 11 Eylül saldırılarından sonra uygulanmıştır. New York’daki Dünya Ticaret
Merkezi’nin ‘İkiz Kuleler’ olarak
adlandırılan 110 katlı ofis binası ve ‘Pentagon’a
yapılan saldırı sonrası yapılmıştır.
1952'de
ittifaka katılan Türkiye ve Yunanistan'ın askerî komuta yapısına nasıl dâhil
edileceği konusu ABD ve Birleşik Krallık'ın başını çektiği bir dizi tartışmalı
görüşmeye yol açmıştır.
1954'te
Sovyetler Birliği, Avrupa barışını korumak için NATO'ya katılması gerektiğini
öne sürdü. Sovyetler Birliği'nin ittifakı zayıflatmayı amaçladığından korkan
NATO ülkeleri, bu öneriyi reddetti.
Bu
aynı zamanda; Sovyetler Birliği, Macaristan, Çekoslovakya, Polonya,
Bulgaristan, Romanya, Arnavutluk ve Doğu Almanya’nın imza koyduğu Varşova
Paktının kurulmasını tetikledi. Böylece Soğuk Savaş'ın iki
tarafı da belirginleşti. Soğuk Savaş sonrasında NATO (mavi) ve Varşova Paktı (kırmızı) olmak
üzere iki ittifaka ayrılmıştı.
Fransa'nın 1966’da
NATO'nun askerî kanadından çekilmesinden sonra Fransa, örgütün bütünleşik
askerî komutasına yeniden katılım sağlayacağını 2009 Strazburg-Kehl zirvesinde duyurdu.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin
politikaları Fransa'nın askerî pozisyonunda, ülkenin 4 Nisan 2009'da tam
üyeliğe dönüşü ile sonuçlanan büyük bir değişime yol açtı; NATO'nun bütünleşik
askerî komutasına tekrar katılan Fransa, bağımsız nükleer caydırıcılığını
sürdürdü.
1974'te
Türkiye'nin Kıbrıs
Harekâtı'nın bir sonucu olarak Yunanistan, kuvvetlerini
NATO'nun askerî komuta yapısından çekse de 1980'de Türkiye'nin iş birliği ile
geri döndü.
NATO
tarihinde yapılan askeri müdahaleler; Bosna, Hersek (1994) , Kosova,
Afganistan, Irak, Aden Körfezi, Libya Müdahalesi olarak özetlenebilir. 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı
istila etmesinin ardından, Finlandiya ve İsveç'teki
kamuoyu, NATO üyeliğini ilk kez karşı çıkanlardan daha fazla desteklemekle
birlikte, keskin bir şekilde NATO'ya katılma lehinde değiştirdi.
Türkiye,
tarihi bir toplantıya ev sahipliği yapmağa hazırlanıyor.
İstanbul’da
2004 yılında yapılan İstanbul Zirvesi’nin ardından 22 yıl sonra, 36.NATO
Zirvesi, 2026 Yılı 7-8 Temmuz tarihleri arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin
Başkenti Ankara’da yapılacak.
İttifak
Üyesi 32 Devlet ve Hükümet Başkanı’nın yanı sıra, çok sayıda davetli Lider’e,
100’e yakın Bakan’a, birçok üst düzey Diplomat’a, Uluslararası Kuruluş
temsilcilerine ve binlerce yabancı konuğa ev sahipliği yapacak.
Önemli
konuların başında gelen; NATO’nun geçen yıl Lahey’de düzenlenen zirvesinde
alınan tarihi kararlar ilk kez Ankara Zirvesinde belirlenerek uygulamaya
geçirilecek. Ankara Zirvesi “NATO 3.0” olarak tabir edilen ve üye ülkelerin
olası bir silahlı saldırıya uğramaları halinde, kendi savunma sistemlerini
bireysel ve ortaklaşa olarak geliştirip kullanmalarını öngören madde detayları
ile belirlenerek karara bağlanacak.
Ama
hepimiz bilmekte ve kabul etmekteyiz ki; Türkiye Cumhuriyeti; hiçbir şekilde
bölünmez birlik ve bütünlüğe, demokratik, laik, Atatürk İlke ve Devrimlerine
dayalı, ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’
ibaresinden şaşmayan ve sonsuza kadar yaşayacak olan bir Cumhuriyet’tir. Ulusal
ve Uluslararası her türlü etkinlikte bu ilke göz önüne alınacak ve korunacaktır.
Avukat Ahmet Erdem AKYÜZ
Yararlanılan kaynaklar: Vikipedi, Anadolu Ajansı, Wikipedia ve benzer yayın organları.