YARGI ÇEŞME’DE RES’LERE DUR DEDİ
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı Göreve Davet Ediyoruz
Germiyan Rüzgar Enerji Santrali Pojesi’ni durdurmak üzere, Germiyanlı yurttaşların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü’ne karşı “çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir” kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle açtıkları davada İzmir 4.İdare Mahkemesi söz konusu işlemin yürütülmesini durdurdu.
Mahkeme:
ÇED Yönetmeliği’nin ek-2 listesinin 42. Maddesine kaşı açılan davada, Danıştay 14. Dairesinin “Rüzgar ve güneş enerji santrallerinin (…) kurulu güçlere ilişkin alt ve üst sınırların, herhangi bir nesnel ve teknik gerekçeye dayanmadığı, bu sınırların çevreye olan etkilerinin değerlendirilmesine yönelik bir rapor, uzman görüşü ya da somut bilgi veya belge bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu değişikliklerde bu yönden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle anılan düzenlemenin yürütmesini durdurduğu” kararına dayanarak:
“(…) dayanağı ortadan kalkan dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna” varmış ve
“hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına (…) 27/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar vermiştir.”
Davacı vekili Avukat Mehmet Horuş, Mahkemenin bu kararı konusunda “ekoloji hareketinin taleplerini ve yargı kararlarını gözeten yeni ÇED Yönetmeliği çıkarılana kadar, Türkiye'de ÇED uygulamalarının durdurulması" gerektiğini belirtiyor.
“ÇED gerekli değildir” kararını önce türbin sayısına (20 türbin), ardından kapasite gücünün 75 mW’ın, son olarak da 50 mW’nin altında olması kriterine dayandıran Bakanlık, bakalım şimdi, yap-boz tahtasına dönen ilgili Yönetmelikte bir değişiklik daha yapacak mı? Bakalım, bu değişikliği “herhangi bir nesnel ve teknik gerekçeye” dayandırabilecek mi?
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı, yasaların kendisine yüklediği görevini ve “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir” diyen Anayasa’nın 56. Maddesini yerine getirmeye ve ülkenin dört bir yanında yaşama hakkını savunan halkın haklarını iade etmeye çağırıyoruz. Bu hukuki kazanım kararının derhal uygulanması için başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve EPDK olmak üzere tüm yetkili idareleri göreve davet ediyoruz.
Artık içinden çıkılmaz bir hal alan uygulanamaz hale gelen ÇED süreci şekilsel bir işlem ve prosedür olmaktan çıkarılmalı, mevzuatın uygulanması ve ÇED süreçlerine halkın gerçek anlamda katılmasını, halkın ve yerel dinamiklerin kendi yaşam alanları üstünde söz sahibi olmasını sağlayacak düzenleme ve uygulamalar hayata geçirilmelidir.
Bizler hukukun üstünlüğüne inanıyoruz, kararın takipçisi olacağız. Yenilenebilir/temiz enerji maskesi altında doğanın, ekonomik-sosyal-kültürel ve tarihi varlıkların, yerelden kalkınma iradesinin hızla ve geri dönüşü olmayacak biçimde tahrip ve yok edilmesini önlemek, tüm canlıların yaşam hakkını ve yaşam alanlarımızı RES talanına kaşı savunma mücadelemizi hem hukuksal hem toplumsal alanda güçlendirerek sürdürmeye devam edeceğiz.
RÜZGAR YAŞAMDAN YANA ESSİN İNİSİYATİFİ