VÂİZ KÜRSÜDE - MEHMET AKİF ERSOY. (Safahat'tan Alıntıdır - MKA)

71 views
Skip to first unread message

M.Kemal Adal

unread,
Feb 8, 2016, 5:26:49 AM2/8/16
to

VÂİZ KÜRSÜDE

"Kadermiş!" Öyle mi? Hâşâ, bu söz değil doğru:

Belânı istedin, Allah da verdi... Doğrusu bu!

Taleb nasılsa, tabî'î, netîce öyle çıkar,

Meşiyyetin sana zulmetmek ihtimâli mi var?

 

"Çalış "' dedikçe şerîat, çalışmadın, durdun,

Onun hesâbına birçok hurâfe uydurdun!

Sonunda bir de "tevekkül" sokuşturup araya,

Zavallı dini çevirdin onunla maskaraya!

 

Bırak çalışmayı, emret oturduğun yerden,

Yorulma, öyle ya, Mevlâ ecîr-i hâsın iken!

Yazıp sabahleyin evden çıkarken işlerini,

Birer birer oku tekmil edince defterini;

Bütün o işleri Rabbim görür. Vazîfesidir...

Yükün hafifledi... Sen şimdi doğru kahveye gir!

Çoluk, çocuk sürünürmüş sonunda aç kalarak...

Hudâ vekîl-i umûrun değil mi? Keyfine bak!

Onun hazîne-i in'âmı kendi veznendir!

Havâle et ne kadar masrafın olursa... Verir1

Silâhı kullanan Allah, hudûdu bekleyen O;

Levâzımın bitivermiş, değil mi? Ekleyen O!

Çekip kumandası altında ordu ordu melek;

Senin hesâbına küffârı hâk-sâr edecek!

Başın sıkıldı mı, kâfi senin o nazlı sesin:

" Yetiş!" de kendisi gelsin, ya Hızr'ı göndersin!

Evinde hastalanan varsa, borcudur: Bakacak;

Şifâ hazînesi derhal oluk oluk akacak.

Demek ki: Her şeyin Allah... Yanaşman, ırgadın O;

Çoluk çocuk O'na âid: Lalan, bacın, dadın O;

Vekîl-i harcın O; kâhyan, müdir-i veznen O;

Alış seninse de, mes'ûl olan verişten O;

Denizde cenk olacakmış... Gemin O, kaptanın O;

Ya ordu lâzım imiş... Askerin, kumandanın O;

Köyün yasakçısı; şehrin de baş muhassılı O;

Tabîb-i âile, eczâcı... Hepsi hâsılı O.

 

Ya sen nesin? Mütevekkil! Yutulmaz artık bu!

Biraz da saygı gerektir... Ne saygısızlık bu!

Hudâ-yı kendine kul yaptı, kendi oldu Hudâ;

Utanmadan da tevekkül diyor bu cür'ete... Ha?

 

Yehûd Üzeyr'e, Nasârâ Mesîh'e ibn'ul-lâh

Demekle unsur-i tevhîd olur giderse tebâh;

Senin bu kopkoyu, şirkin sığar mı îmâna?

 

Tevekkül öyle tahakküm demek mi Yezdân'a ?

Kimin hesâbına inmiş, düşünmüyor, Kur'ân...

Cenâb-ı Hak çıkacak, sorsalar, muhâtab olan!

Bütün evâmire i'lân-ı harb eden şu sefih,

Mükellefıyyeti Allah'a eyliyor tevcîh!

 

Görür de hâlini insan, fakat bu derbederin,

Nasıl günâhına girmez tevekkülün, kaderin;

 

Sarılmadan en ufak bir işinde esbâba,

Muvaffakiyyete imkân bulur musun acaba?

Hamâkatin aşıyor hadd-i i'tidâli, yeter!

Ekilmeden biçilen tarla nerde var? Göster!

 

"Kader" senin dediğin yolda şer'a bühtandır.

Tevekkülün, hele, hüsrân içinde hüsrândır.

Kader ferâiz-i îmâna dahil... Âmennâ...

Fakat yok onda senin sapmış olduğun ma'nâ.

 

Kader: Şerâiti mevcûd olup da meydanda,

Zuhûra gelmesidir mümkinâtın a’yânda.

 


MEHMET AKİF ERSOY.

Safahat’tan Alıntılanmıştır
--
Selam...
T.C. / M. Kemal Adal




Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages