Yakin tarihin NUTUK’ta durustce anlatildigini sanan bir vatandasa

6 views
Skip to first unread message

gti...@aol.com

unread,
Mar 14, 2021, 8:01:22 PM3/14/21
to biroyb...@gmail.com, gti...@aol.com
Asagida tarihin NUTUK’ta durust anlatildigini sanan bir vatandas Ataturk’un kendi milletine karsi yaptigi katliamlari, insan haklari suclarini, irkciligi, ve getirdigi diktatorlugu mudafa edebilmek icin yazdigi NUTUK’u referans olarak getirmis.
 
 
Ataturk’un bazi sozlerini de getirmis.
 
 
Evvela, hic bir kimsenin ulkede herkesi kanla susturduktan sonra yazdigi mudafasinin bir degeri olamaz. Kendi sahte tarihini kendisi yazmaya kalkarsa bunu ancak gercek tarihi yasaklayarak yapar, ki gercek oyledir. Bugun bile gercek tarihi konusanlar Kemalizm yuzunden hapse atiliyor.
 
 
Bu yuzden durustluk yonunden, NUTUK degil, icraatlari onemlidir ve onlar da ortadadir.
 
 
Bugun, 1-1.5 milyon savunmasiz insani katlettirmekle suclaniyor. Bunu ve getirdigi mutlak dikta rejiminin suclarini mudafa etmek icin Nutku’nu yazmisti. Ve karsiliginda kimse yalan soyluyorsun demesin diye ulkenin her tarafinda dari agaclari vardi, Takrir-i Sukun kanunu vardi.
 
 
Benzer katliamlarin yapildigi ulkelerde bu insanlik suclarini mudafa edenler hapse atilirken, Turkiye’de bu sahtelige karsi cikanlar hapse atiliyor.
 
 
Her veciz sozu calinti idi; bircoklari kendi icraatlarini desifre eder; ustelik, sozlerinin tam tersi icraatlarini hatirlatir. Baskalarinin sozlerinin altina imzasinin atan birisi sizce sucsuz olabilir mi? Sahte savas sahnesinde gosterilen resimleri ile aklanmaya calisilan birisi Turkiye icin iftihar konusu olabilir mi?
 
 
Binlerce Kahramanlik destani yazmis Turk dunyasinin sahteliklere ihtiyaci olabilir mi?
 
 
Benzer hirsizliklar yapan profesorler bugun demokratik dunyada desifre edilip islerinden oluyor.
 
 
Mesela yurtta sulh cihanda sulh sozu, yurdu bir insan mezbahasi haline getirdikten sonra soylendiginden hic bir degeri yoktur. ‘Cihanda sulh’u nasil elde etmek istiyordu belli degil; Milletler Cemiyeti’ne dunyaya eroin uretip sattigi icin alinmayan bir rejimden bahsediyoruz. Sulhu insanlari uyusturarak mi saglayacakti?
 
 
 
Bunu da yalan bir hikaye uretip halka izah etmelerine ne dersiniz? Uyelik icin guya ozel davet bekliyormus; bu kadar yuce bir lidermis. Peki o Milletler cemiyet’inin kurulus yasasinda (Charter) 23. Maddesinde ne diyor; uyusturucu yapan-satan ulkeler uyelige alinmaz demiyor mu?
 
 
Bir sabah kalkmis, cizmesini giymis, Fransizlari korkutmus Iskenderun’u Fransizlardan geri almis hikayasene inanmistik cocuklugumuzda. O da yalanmis.
 
 
Daha once Suriye’ ve Hatay bolgesinde Fransiz mandasini kabullenmis megerse. (Sivas kongresinde de O’nun baskanliginda Mustafa Kemal imzasi ile Amerikan Senatosuna gelin halimize bakip nasil manda idarenize layikiz gorun mealinde utanc verici bir mektup yazilmis. Mektup Internet’te duruyor.
 
 
Fransizlar da Ikinci Dunya harbi yaklasinca guclerini Fransa’ya cekmisler, o yuzden Hatay’da plebisit yaparak Hatay kimin elinde kalacak meselesini  halledip gitmisler. Plebisit 1939’da, Ataturk oldukten sonra yapilmis. Turkiye ile birlesmek istiyoruz cevabi cikmis. Bu hikayede Mustafa kemal’in rolu, en musbet yorumu ile sifir.
 
 
Kemalistlere gore somurgecilerle savasmis.
Gulunc valla!
Halbuki somurgecilerin Osmanli petrollerine cokmeleri ile sonuclanan Filistin cephesini O cepheden kacarak cokertmis. Yani petrollerimiz somurgecilere sayesinde verilmis. Lozan’da da resmilestiren O.
 
 
Ingiliz Casusu Lawrence’e Arap yarim adasinda gozumuz yok (yani petrollerde) diyen de O.
 
 
Gitmis Ingilizlerden “sizin kuracaginiz mustemleke idaresinde Anadolu valisi olmak istiyorum’ diyerek is istemis.  Isterseniz size calisacak bir Turk ordusu da kurabilirim demis. 1905’ten itibaren Ingiliz istihbarati ile birlikte calisip Osmanli devletinin yikilmasina onemli katkilari olmus birisinden bahsediyoruz.
 
 
Aslinda somurgecilerin isbirlikcisi olarak basimiza getirilip konmus. Bu manzarada somurgecilerle savasti diyebilmek icin herhangi bir gerekce var mi?
 
 
Hakimiyet kayitsiz sartsiz milletindir sozu J.J. Russo’dan calintidir. Getirdigi dikta rejiminin tam tersini soylemektedir. Secimlerin, laikligin sahte oldugu bir ulke idik. Siyasi ozgurluk, ifade, inanc, yerlesme, seyahat, dernek kurma, kilik-kiyafet, kultur, medya, partiler, dini kiyafetler, yorumlar, dindara siyaset, adil yargi, vs hic bir ozgurluk yoktu.
 
 
Adalet mulkun (devletin) temelidir sozu de nefret ettigi Islamin yuce adaletinin temsilcisi sirtinda fakirlere erzak tasiyan Hz. Omer’den calinti idi.
 
 
Demokrasinin ‘d’si yoktu. Alti ok demokrasiyiz-insan haklarina saygiliyiz diyemeyen bir dikta rejiminin degersiz uyduruk sozleri idi. Milleti kandirmak icindi.
 
 
“Yaradan onunde herkes esittir,” diyerek demokrasisini ilan eden, insan (etnik-musluman farketmez) haklarini bir bir anlatip koruyan bir anayasa’dan her seyi yasaklayan, insani bir bocek gibi ezmek icin olusmus bir irkci rejime nasil gelindi? Bunu bir Musluman Turk yapabilir miydi?
El cevap: bir Musluman yapmadi zaten.
 
 
Millet siyaseten ve her turlu karardan dislanmisti; hatta her firsatta milletin degerleri ayaklar altina aliniyordu. Bu durumda hakimiyet kayitsiz sartsiz milletindir diye yazip altina Mustafa Kemal’in imzasini atmak millet kandirmak disinda ne ise yariyor? Daha haysiyetli mi oluyoruz yoksa tam tersi mi dogru?
 
 
Turklere ayri, Kurtlere ve azinliklara ayri haklar, kanunlar ve kurallar getiren,
Kemalistlere ayri, Muslumanlara ayri kurallar ve kanunlar getiren bir rejimdi Kemalist kafa. Hala bu insanlik disi gericiligin etkisinden siyrildik sayilmayiz.
 
 
Hz. Ali’den caldigi “En hakiki mursit ilimdir” sozunu eden birisinin hic bir bilimsel icraati yok. 1950-60’lara kadar egitimde neredeyse butun yenilikler, okul binalari, universiteler Osmanli doneminden kalma idi. Egitimin ana temasi Kemalizmi ogretmek, yalanlarini ve kotuluklerini iyi gostermek ve gizlemekti.
 
 
Butun bunlar neydi biliyior musunuz? Sozde cagdaslik taslayan; ama gerici ve cag disi olan bir kafa yapisinin sonuclariydi.
 
 
Listeyi uzatabiliriz. Her konuda, varsa itirazlarinizi dinlemek ve cevaplamak isterim.
 
 
Gunes Ecer
 
 
 
 
"atilla üyetürk" <biroyb...@gmail.com>: Mar 13 10:44PM -0300

https://www.youtube.com/watch?v=Etz2ZzXibsA
 
Youtube video özeti :
Türk olmak zordur, Dünyayla savaşırsın
Ama Türk olmamak daha zordur çünkü Türklerle savaşırsın..
 
https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/melih-asik/aslolan-ic-cephe-2198331
 
 
Atatürk düşmanla mücadelede üç kuvvetin tayin edici olduğunu söyler:
 
1. Milletin kendisi, 2. Meclis 3. Silahlı Kuvvetler...
Bu üç kuvvet iki cephede savaşır; 1.İç cephe 2. Dış cephe...
Gerisini Nutuk’tan okuyoruz:
“Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana
getirdiği cephedir.
Dış cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silâhlı cephesidir.
Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, mağlûp olabilir; fakat bu durum, hiçbir
zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez.
Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren, iç
cephenin çökmesidir. Bu gerçeği bizden daha çok bilen düşmanlar, bu
cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar.
Bugüne kadar başarılı da olmuşlardır.
 
Gerçekten “kaleyi içinden almak”, dışından zorlamaktan çok kolaydır.
 
Bu amaçla şahıslarımıza kadar temasa gelebilen bozguncu mikropların,
araçların varlığını iddia etmek doğrudur.
 
Meclis’in düşünüş biçimi, çalışması, vaziyeti, *düşmana ümit verici
olmadıkça* iç ve dış cephelerimizin yerinden oynamasına olanak ve olasılık
yoktur....”
--
 
*****************
 
"Efendiler, bilirsiniz ki, hayat demek, mücadele demektir.
 
Hayatta başarı mutlaka mücadelede başarıyla mümkündür.
 
Bu da manen ve maddeten kuvvet, kudrete dayanır bir keyfiyettir."
 
[ Gazi Mustafa Kemal Atatürk ]

atilla üyetürk

unread,
Mar 15, 2021, 12:09:06 PM3/15/21
to VERGİMİZİ VERİYORUZ, ÜLKEMİZİ SEVİYORUZ, KAYIT DIŞINA ARTIK YETER DİYORUZ

Küfür, hakaret çok tehlikelidir.

Bilhassa genç arkadaşların, hayat yolunun başında olanların küfürden uzak durmalarını.. öneririm.

Öfkelenince iki rekat namaz kılmalarını ondan sonra eyleme geçmelerini tavsiye ederim.

Genç arkadaşlar lütfen unutmayın “Öfke baldan tatlıdır.”


Artık günümüzde hiç kimse ulaşılmaz değildir. Yeter ki ulaşılmak istensin : 

Hele hele bir sigara parasına adam öldürecek insanların olduğu günümüzde, hakaret ve küfür her iki taraf için tehlikeli sonuçlar doğurur. 

Biri mezara diğeri hapishane yolu gözükür, gözükebilir. Allah bilir artık orasını.


Güneş ECER gibi takıntılı, her bir şeyden anlayan kişiler Atatürke hakaret etmenin yanı sıra, Atatürkü seven insanlara da hakaret etmeyi marifet biliyor. 

Ne salaklıkları ne vatan hainlikleri kalıyor, Atatürkten söz, anı paylaşanların.

Güneş ECER’i destekleyenlerde (Bozacının şahidi şıracı olur nede olsa) kripto-yahudi diyerek  insanları aşağılamaya çalışıyorlar.


Yahudi diyerek insanları hor görüp, aşağlamaya çalışanlarında Hazar Türklerinden haberleri olsa bari..

Yahudilerdir ve Türkler lehine lobi faaliyetlerine katkı sağlamaya hazırlardır çünkü dünyanın dört bir yanına dağılmışlardır !


Unutmasınlar kelimeler kimsenin tekelinde değil. Kimsenin eli armutta toplamaz ve herkesin bir sabrı vardır. 

Türkiye Cumhuriyetinin anayasasının verdiği hakkı sonuna kadar kullanmalı insan değil mi?


Atatürk düşmanlarına, Allah ömür verirse senede bir kere cevap yazmayı düşünüyorum.  Aralık ayının ilk haftası.

 

Esen Kalın

atilla üyetürk

15 Mart 2021,Pazartesi


14 Mart 2021 Pazar tarihinde saat 21:01:22 UTC-3 itibarıyla gti...@aol.com şunları yazdı:
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages