KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI FOTOĞRAF YARIŞMASI'NI KAZANAN 3 AYRI KATEGORİDE Kİ 3 FOTOĞRAF SANATÇISINA 3.000'ER TL. ÖDENECEK...(KATILIM TARİHİ.18-22 AĞUSTOS 2014 GÜNLERİ.)...
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TARAFINDAN 16.KEZ DÜZENLENEN FOTOĞRAF YARIŞMASI ŞARTLARI, AŞAĞIDA Kİ ŞEKİLDEDİR.
KONU;
1. Anadolu’da İnsan ve Yaşam,
2. Anadolu’da Doğal Hayat,
3. Anadolu’da Tarihi Yapılar,
4. Deneysel Çalışmalar.
KATILIM ŞARTLARI;
· Yarışma; Seçici Kurul Üyeleri ile birinci derece yakınlıkları olanlar dışında, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu, yaşayan tüm sanatçılara açıktır.
· Fotoğraflar, sayısal ortama kayıtlı olarak gönderilecektir.
· Yarışmaya her kategoride en fazla üç eser gönderilebilir.
· Katılımcı daha önceden herhangi bir yarışmada ödül almamış ya da sergilenmemiş eserleriyle katılabilir.
· Yarışmaya gönderilen eserler, bir CD/DVD’de, uzun kenarı en fazla kısa kenarı . geçmeyecek şekilde 300 dpi çözünürlükte ve JPEG formatında kayıtlı olarak gönderilecektir.
· Eserlerin kaydedildiği CD/DVD’de her kategori için bir dosya oluşturulacak ve fotoğraflar şartnamede belirtilen sıra numarası verilerek ait oldukları dosya içine kaydedilecektir.
· CD/DVD’lerin üzerine en az 2 (iki) harf 4 (dört) rakamdan oluşan bir rumuz yazılacaktır. Örnek(AS5379) CD/DVD’ ye kayıt edilen fotoğraflara, katılımcı kesinlikle kendi ismini yazmayacak, yalnız rumuz ve sıra numarası yazacaktır.
· CD/DVD’ler bir zarfa konmalı, zarf kapatılarak üzerine sadece RUMUZ yazılmalıdır. Katılım formu eksiksiz doldurularak başka bir zarfa konmalı, zarf kapatılmalı ve üzerine yine yalnızca rumuz yazılmalıdır. Her iki zarf, ayrıca hazırlanan gönderim ambalajına konarak gönderilmelidir.
· Her fotoğrafa isim verilerek fotoğrafın nerede ve ne zaman çekildiği CD/DVD’deki dosyada belirtilmelidir.
· CD/DVD’lerin posta ya da kargo ile gönderimi sırasında zarar görmemesi için sertleştirilmiş ambalajlarda paketlenerek gönderilmesi gerekmektedir. Gönderim sırasında doğabilecek zararlardan Kültür ve Turizm Bakanlığı sorumlu olmayacaktır.
· Katılımcılar formları eksiksiz olarak doldurup imzalayarak göndereceklerdir.
· Yarışmaya eser verecek olan sanatçılar, kendi anlatım biçimlerine uygun her türlü yaklaşımı/yorumu kullanmakta serbesttirler.
· Fotoğrafların kayıtlı olduğu CD/DVD ve Katılım Formları, 18-22 Ağustos 2014 tarihleri arasında aşağıda belirtilen adrese kargo ya da posta ile gönderilmeli veya teslim makbuzu karşılığında elden teslim edilmiş olmalıdır.
· Posta veya kargo ücretleri yarışmacılar tarafından ödenecektir. Posta ve kargoda meydana gelebilecek gecikmelerden Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü sorumlu değildir.
· Katılımcı yarışmaya gönderdiği eser/eserlerin kendisine ait olduğunu ve tüm izinlerini aldığını kabul, beyan ve taahhüt eder. Eseri ödül alan veya sergilenmeye değer bulunan katılımcılardan bu beyan ve kabulleri dışında hareket ettiği anlaşılanlardan bu yarışma ile elde ettikleri ödül, unvan ve her türlü kazanımları geri alınır.
TOPLAMA MERKEZİ;
Kültür ve Turizm Bakanlığı
Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü
Roma Meydanı Hipodrom Cad.
06330 HİPODROM-ANKARA
Tel.0-312-3844200/160
SEÇİCİ KURUL;
-Kültür ve Turizm Bakanlığı Temsilcisi
-İbrahim DEMİREL Serbest Ankara
-Yusuf TUVİ Serbest İzmir
-Yrd.Doç.Dr. Beyhan ÖZDEMİR 9 Eylül Üniversitesi İzmir-
-Kamil FIRAT Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul
· Seçici Kurul toplantısı için en az üç üyenin katılımı gereklidir.
· Değerlendirme toplantısı için yeterli sayıda Seçici Kurul üyesi bulunmaması halinde yeterli sayıda yedek üye çağırılabilir.
DEĞERLENDİRME;
Seçici Kurul, 2014 yılı Eylül ayı içerisinde Ankara’da toplanarak, her kategoriden ayrı ayrı 3 Başarı Ödülünü ve 20 sergilenmeyedeğer eseri belirler.
ÖDÜLLER;
16.Devlet Fotoğraf Yarışması’nda,
Başarı ödülüne değer görülecek her bir kategorideki üç eser için;
3.000.-TL ve Başarı Belgesi verilecektir.
· Seçici Kurul, ödüllerin tümünü ya da bir kısmını dağıtıp dağıtmamakta serbesttir.
TELİF HAKKI;
· Yarışmada ödüle değer bulunan eserlerin baskı ve sayısal kopyaları, tüm haklarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Koleksiyonuna ait olacaktır.
Yarışma sonunda ödül alan eserler, bütün telif haklarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından satın alınmış gibi işlem görür. Kültür ve Turizm Bakanlığı, ödüle değer bulunan eserleri, etkinliklerinde, eğitim faaliyetlerinde, sergileme, afiş, katalog, broşür vb. her türlü tanıtım malzemelerinde kullanma ve gösterme, medyada yayınlama hakkı da dahil olmak üzere eser sahibinin ismi ile birlikte 5846 sayılı yasadan doğan tüm telif haklarına sahip olacaktır.
SERGİLEME;
16. Devlet Fotoğraf Yarışması Sergisi, 2014 yılı Eylül ayında İzmir’de açılacaktır.
ESERLERİN İADESİ;
Sergi bitiminden sonra Bakanlığımıza gönderilmiş olan CD/DVD’ler bir ay içerisinde sanatçılar tarafından elden geri alınabilir. Bu süre içinde geri alınmayan CD/DVD’ler bir komisyon tarafından imha edilecektir.
DİĞER BİLGİLER;
· Katılım Formları ve Şartnameler, Valiliklerden (İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri), ilgili Fakülte ve Derneklerden alınabilir, Bakanlığımız web sitesi www.kulturturizm.gov.tr veya guzelsanatlar.gov.tr. adresinden de indirilebilir. Fotokopi ile çoğaltılabilir.
· Başarı ödülü alan ve sergilenmeye değer bulunan fotoğraflar Kültür ve Turizm Bakanlığınca sergilenecektir.
· Kültür ve Turizm Bakanlığı, sergilenmeye değer bulunan eserleri afiş, katalog, broşür v.b. her türlü tanıtım malzemesi olarak kullanma hakkına sahip olacaktır.
· Kültür ve Turizm Bakanlığı, yarışmaya teslim edilen eserlerin sergilenmesi sırasında gereken tedbirleri alır. Buna rağmen söz konusu eserlerle ilgili olarak doğabilecek aksaklıklarda Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünce oluşturulacak Komisyon’un kararı geçerlidir.
· Yarışmaya katılan tüm sanatçılar, bu şartname hükümlerini kabul etmiş sayılırlar.
*****************************************************************************************
AHMET ALİ BİLGEN
BURDUR ARAŞTIRMACI YAZAR VE ŞAİRLER DERNEĞİ ( BAYŞA-DER )
PK.19
ÖZGÜR MAHALLESİ, ÇELİK SOKAK, NO.20
15100 BURDUR
Başkan;Ahmet Ali BİLGEN-TEL.0-505-4256526
Başkan Yardımcısı;Yusuf ÇAKAR-TEL.0-535-4452688
Genel Sekreter;Zafer AZAKLI-TEL.0-535-5502587 VEYA 0-543-7168425
Muhasip Üye;Kenan DEMİR-TEL.0-533-6507720
Yön.KuruluÜyesi;Ahmet CAN-TEL.0-537-4101121
E POSTA.burd...@hotmail.com
NOT.SİZ DE BULUNDUĞUNUZ ÜLKE-İL-İLÇE-KASABA VE KÖY'DE BÖYLE BİR DERNEK KURARAK, ÇEŞİTLİ FAALİYETLERDE BULUNABİLİRSİNİZ.
*****************************************************************************************
İSTANBUL MİMARLAR ODASI BÜYÜKKENT ŞUBESİ ''SAĞLIKLI KENTLER'' KONULU FOTOĞRAF YARIŞMASI DÜZENLEDİ, BİRİNCİYE 3.000 TL.. İKİNCİYE 2.000 TL., ÜÇÜNCÜYE 1.000 TL. ÖDENECEK.(SON KATILIM TARİHİ.02 EKİM 2014.PERŞEMBE)
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA), bu yıl 6 Ekim 2014′te kutlanacak Dünya Mimarlık Günü ana temasını “Sağlıklı Kentler” olarak belirlemiştir.
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi de bu temaya paralel olarak Sağlıklı Kentler temasını vurgulayan bir fotoğraf yarışması düzenlemektedir.
Fotoğraflarda; ekoloji, çevresel sürdürülebilirlik, temiz enerji, kaynakların eşit kullanımı, kent ve demokrasi, toplumsal bellek, eşitlikçi ve engelsiz yaşam konularındaki duyarlılıkların vurgulanması hedeflenmektedir.
YARIŞMA KOŞULLARI;
A- Katılım Koşulları:
- Yarışmaya, Türkiye’de çekilmiş en çok 6 adet renkli ya da siyah/beyaz fotoğrafla, Seçici Kurul, Oda çalışanları ve TFSF temsilcisi dışında herkes katılabilir.
- Analog fotoğraflar sayısal ortama aktarılarak, CD/DVD’ye kaydedilmiş olarak gönderilmelidir.
- Dijital (sayısal) fotoğraflar ise uzun kenarı 40 cm olacak şekilde 300 dpi çözünürlükte jpeg formatında CD/DVD’ye kaydedilerek gönderilmelidir.
- Baskılar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
- Katılımcı, yarışmaya gönderdiği yapıtın tümüyle kendisine ait olduğunu ve tüm izinlerinin alındığını kabul, beyan ve taahhüt eder. Ödül alan katılımcılardan bu beyan ve kabulleri dışında hareket ettiği anlaşılanlardan elde ettikleri ödül, unvan ve her türlü kazanımları geri alınır.
- Daha önce ya da bu yarışma ile eş zamanlı yapılan herhangi bir yarışmada ödül ve sergileme almış ve yayımlanmış fotoğraflar ile bu fotoğrafların deklanşör farklılığı içerenleri yarışmaya katılamaz; katılıp ödül almış olsalar dahi ödülleri geri alınır.
- Fotoğraflar belge niteliği taşıyacağından sayısal müdahaleler bu özellik dikkate alınarak yapılmalı, görüntünün ana yapısı değiştirilmemelidir. Fotoğraf kenarlarında boşluk bırakılmamalı, herhangi bir çerçeveleme işlemi yapılmamalıdır. Fotoğraf üzerinde katılımcı hakkında ipucu oluşturabilecek isim, imza, tarih, logo vb işaretlemeler yer almamalıdır.
- Yarışmaya gönderdiği fotoğraf üzerinde, yapıt kendisine ait olmadığı halde kendisininmiş gibi göstermeye ve değerlendirme kurulunu yanıltmaya yönelik müdahale ve değişiklik yapan; ödül ve sergileme almış fotoğrafların katılımının kısıtlandığı bu yarışmada böyle bir fotoğrafla ya da bu fotoğrafın ana unsur olarak kullanıldığı yapıtlarla katılımda bulunan kişilerin TFSF onaylı yarışmalara katılımı TFSF Yarışma İlkeleri gereğince bir yıl süreyle kısıtlanır. Kural ihlalinin tekrarı halinde katılımcı TFSF onaylı yarışmalardan süresiz olarak men edilir.
- Haklarında yukarıda açıklanan gerekçelerle verilmiş kısıtlılık kararı devam eden katılımcılar bu yarışmaya katılamazlar.
Katılımcılar yarışma koşullarını kabul etmiş sayılırlar.
B- KİMLİK;
Katılımcılar, 6 rakamdan oluşan rumuzlarını ve fotoğraf numaralarını dosya adına yazmalıdırlar. Fotoğrafların üzerinde başka herhangi bir bilgi yer almayacaktır. Katılım formunda katılımcının açık kimliği ve iletişim bilgilerinin yanı sıra mutlaka her fotoğrafın numarası, çekildiği yer ve tarih bilgisi ile varsa fotoğrafın adı yer almalıdır. CD/DVD kayıtlarındaki adlandırmalar katılım formu ile aynı olmalıdır. Katılım formu doldurulduktan sonra bir zarfa konarak zarfın üzerine sadece rumuz yazılmalıdır.
C- FOTOĞRAFLARIN GÖNDERİLMESİ;
Fotoğrafların ve katılım formunun bulunduğu zarf, postada zarar görmeyecek şekilde paketlenerek başvuru adresine gönderilebileceği gibi elden de teslim edilebilir. Postadaki olası gecikme, hasar ve kayıplardan Mimarlar Odası sorumlu tutulamaz.
YARIŞMA TAKVİMİ;
Son Katılma Tarihi : 02 Ekim 2014 Perşembe, saat 17.00
Seçici Kurul Değerlendirmesi : 16 Ekim 2014 Perşembe
Sonuçların açıklanması : 20 Ekim 2014 Pazartesi
Ödül Töreni ve Sergi Açılışı : 25 Ekim 2014 Cumartesi
ÖDÜL TÖRENİ VE SERGİ ALANI;
TMMOB MİMARLAR ODASI
İstanbul Büyükkent Şubesi
Barbaros Bulvarı, Yıldız Sarayı Dış Karakol Binası,
34349 BEŞİKTAŞ-İSTANBUL
SEÇMELER;
Seçici Kurulun yarışmaya katılan fotoğraflar arasından, temaya uygunluk ve Türkiye ile sınırlılık açısından yapacağı ön elemenin ardından; 41 adet fotoğraf 2015 yılı ajandası için seçilecektir.
SEÇİCİ KURUL (soyadına göre alfabetik sırayla);
Behiç Ak (Mimar-Karikatürist),
İsa Çelik (Fotoğraf Sanatçısı),
Hilmi Etikan (Belgesel Film Yönetmeni),
Şeniz Kabadayı (Fotoğraf Sanatçısı),
Aras Neftçi (Mimar-Fotoğraf Sanatçısı),
Yalçın Savuran (Fotoğraf Sanatçısı),
Hüsnü İlham Tibet (Mimar-Fotoğraf Sanatçısı)
(Seçici kurul, en az üç üye ile toplanacaktır.)
TFSF Temsilcisi: Firdevs Sayılan
TELİF;
Ajanda için derece ve özdeş ödüller dahil toplam seçilen 41 adet fotoğraf, ajanda dışında çeşitli yöntemlerle çoğaltılmış olarak yarışma sergisinde ve sergi duyurusunda, ayrıca Mimarlar Odası’nın öngöreceği kendisine ait her türlü yayın ve etkinlikte isim belirtilerek tanıtım amaçlı kullanılabilecektir. Kullanım hakkı eser sahibi ile birlikte kurumumuza ait olacaktır. Ödül alan eserler Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu / TFSF’nin www.tfsf.org.tr web sayfasında yayınlanacak, ayrıca TFSF yayını olan Almanak 2014′te kurumumuza ayrılan sayfalarda da yer alacaktır.
Şartnamede yer almayan ya da anlaşılamayan konularda TFSF ve düzenleyici kurum kararları geçerlidir.
ÖDÜLLER;
Birincilik Ödülü: 3.000.-TL
İkincilik Ödülü : 2.000.-TL
Üçüncülük Ödülü : 1.000.-TL
En fazla 38 eşdeğer ödül (her biri) : 100.- TL.
Birincilik Ödülü verilecek fotoğraf, albüm ajandanın kapağı olarak kullanılacaktır. Ödül alan diğer fotoğraflarla birlikte eşdeğer tüm fotoğraflar ajanda içinde yer alacaktır. Ödülün yanı sıra tüm katılımcılara “Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Kültürel Katkı Belgesi” verilecektir.
FOTOĞRAFLARIN İADESİ;
41 fotoğrafın haricinde kalan tüm sayısal kayıtlar ile CD/DVD’ler TFSF Temsilcisi gözetiminde bir tutanakla imha edilecektir.
YARIŞMA SEKRETERLİĞİ VE BAŞVURU;
SELMA ERDEM
TMMOB MİMARLAR ODASI İSTANBUL BÜYÜKKENT ŞUBESİ
KEMANKEŞ CADDESİ, NO.31
KARAKÖY-İSTANBUL
TEL.0-212-2514900/(Dahili 204-205)
FAX.0-212-2519414
E POSTA.fo...@mimarist.org
WEB.http://www.mimarist.org
Ajandamız ticari amaç taşımayan, kendi giderlerini karşılayan bir kültür hizmeti olarak gerçekleştirilmektedir.
Yarışmamız, TFSF 2014/056 patronaj numarasıyla onaylanmıştır. Yarışma sürecinde TFSF Temsilcisi bulunacaktır.
*****************************************************************************************
HASBİHÂL...
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
mehmet_s...@mynet.com
ESME BÂD-I SABÂ TORUNLAR YOLDA...
Öğrenciliğimde, gençliğimde her bayram annemin babamın, dedemin,
ninemin ellerini öpmek için yanlarına gider miydim?.. Sorusunu sizlere değil
kendime soruyorum değerli okurlarım.
Büyük bir olasılıkla giderdim.
Zaten gittiğim gideceğim yer şunun şurasında 27 Km.lik bir mesafeydi.
Çünkü bizim köy merkeze 27 kilometreydi.
Gönderdik onları birer birer...
Onlarla birlikte ağabeylerimizi de, yengelerimizi de, yeğenlerimizi de,
amcalarımızı da, amca çocuklarımızı da gönderdik.
Gönderdiğimiz birinci derecedeki yakınlarımızı saymaya kalksak otuzu
bulur, kırkı bulur. Buda bize gösteriyor ki ömür güzergâhımızda en az kırk
yakınımızın yasını tuttuk.
Allah cümlesine rahmet eylesin.
ARİFE GÜNÜ
Oğullar, kızlar torunlar da olmasa yapayalnız kaldık bu bayramlarda.
Eskiden ailenin en küçüğü biz idik şimdi en büyüğü biz olduk. Bir kuşak
kayboldu. Yine eskiden el öpmeye biz giderdik şimdi gençler geliyor. Zira onlar
büyüdüler anne oldular, baba oldular biz yaşlandık nine olduk, dede olduk.
Şimdi onlar geliyor dedelerinin, ninelerinin ellerini öpmeye...
Arife günü gözlerimiz yolda dillerimiz dua'da olacak.
Oğullarımızın, kızlarımızın, torunlarımızın kazasız belasız gelmeleri için
niyazda bulunacağız.
Çünkü oğullar yolda, kızlar yolda, torunlar yolda.
Onun için yazımız başlığına ESME BÂD-I SABÂ TORUNLAR YOLDA dedik.
Arife günlerinin en önemli hadisesi ise mezarlıklara gitmemiz anamızı,
babamızı, kardeşlerimizi, yakınlarımızı ziyaret etmemiz onların ruhlarına
Fatiha’lar göndermemizdir.
Allah cümlesine rahmet eylesin.
BAYRAM GÜNÜ
Bayram günü Rabbim izin verirse bir arada olacağız üç oğlan, üç gelin,
bir kız, bir damat ve biri birinden tatlı, biri birinden cadı, biri birinden sevimli
sekiz torun.
Salona büyücek bir yer sofrası sereceğiz. Etrafıma torunlarımı alacağım
onlarla birlikte Allah’ın verdiği nimetlerle bayram edeceğiz. Ailenin en büyüğü
olmam sıfatıyla bütün yakınlarım bize gelecek.
Evimiz şenlenecek tıpkı cennetmekân dedem Yakup ağa’nın altmış sene
öncesindeki evi gibi olacak evimiz gürleşecek.
O gün bir anda sayılarımız otuzu, kırkı bulacak...
Bütün hasretler sona erecek, bayramımız bayram olacak. Bir haftalığına
da olsa dedeler torunlarını koklayacak.
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Bu bayramda Filistin halkı kanlı gözyaşları dökerken, Güneydoğu’da yine
şehit haberleri gelirken elbette ki bir burukluk içerisinde bayram yapacağız.
Buruk da olsa bayram bayramdır değerli okurlarım.
Onun için:
Birlik ve beraberlik içerisinde, sağlık ve huzur içerisinde
mübarek bayramınızı en halisane duygularımla kutluyor cümlenize,
selam, sevgi ve saygılar gönderiyorum.
Her gününüz bir bayram olsun değerli okurlarım. (26 Temmuz 2014. Elazığ-Nurhak Gazetesi)
*****************************************************************************************
CESARET ÖDÜLÜ”NÜN BEDELİ...
AV.CEMİL CAN
cc1...@gmail.com
İsrail gizli servisi MOSSAD'a yakınlığı ile bilinen DEBKA haber sitesinde 24 Haziran'da yayınlanan bir yazıda; “Kaynaklarımızın bildirdiğine göre günde 120 milyon varil ihraç eden Kürdistan, Ceyhan yoluyla İsrail'e 2 milyon varil gönderdi bile... Bu nakliyatın çoğu Hafya ve Aşkelon'a vardı varacak” yazılmış!... (1)
İsrail'e Türkiye üzerinden petrol ve jet yakıtı satılmasının ortaya çıkması üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız; “Bunu ihale eden ve satan, sevkiyatını yapan Irak. O yüzden bu satışın sorumlusu Irak'tır. İsrail'e mi, başka bir yere mi satıyor biz o kısmına girmiyoruz” demiş!..(2)
Bu hazırlıklar biter bitmez, büyük olasılıkla HAMAS'ın kaçırıp öldürdüğü üç genci bahane eden İsrail, Filistin'e bombaları yağdırmış... Filistin Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre, bombardımanın hemen arkasından başlatılan kara harekatı ile ölü sayısı 271'e ulaşmış...
Görünüşe göre, ölü sayısı daha da artacak...
Bu insanlık dışı ve haksız saldırı karşısında Venezuella, İsrail Büyükelçisini sınır dışı etmiş. Şili ise İsrail ile bütün ticari ilişkilerini kesmiş. 18.07.2014 günü yapılan BM Güvenlik Konseyi toplantısında Çin de tepkisini dile getirmiş...
İsrail'i Türkiye Cumhuriyeti adına Başbakan Erdoğan'ın büyük kızı Esra kınamış! İsrail'e jet yakıtı ikmali yapan abisi Burak'a inat, şeytan taşlar gibi İsrail Konsolosluğunu taşlamış!..
Erdoğan'ın 2012'de Davos'ta başlattığı şov, 2013'te İsrail'in IHH'ya ait Mavi Marmara gemisine yaptığı baskın sonrasında da sürdürüldü... Bu şekilde Türkiye'nin İsrail tarafına geçtiği gerçeği, Türk halkından, özellikle de AKP seçmeninden gizlendi. Yalan konuşma konusunda bir numara olan Erdoğan, uzun sayılmayacak bu süre içerisinde, Türk halkı ile birlikte Ortadoğu halklarını da aldatmayı başardı!.. Oysa el altından İsrail'i İran'dan gelebilecek füze saldırılarına karşı korumak amacıyla düşünülen ve “Demir Kubbe” adı verilen füze kalkanı (3) için topraklarımızı NATO emrine verdi. O günlerde yapılan eleştirilere “Türkiye toprakları aynı zamanda NATO toprağıdır” (4) demişti...
İsrail, bir taraftan öldürülen yurttaşlarının intikamını alırken aynı zamanda bu durumu “Demir Kubbe”yi test etmek fırsatı olarak değerlendiriyor!.. Verilere göre Filistin tarafından atılan bütün füzeler havada imha edilmiş. İsrail tarafında bir tek ölü varmış! Jet yakıtı “Kürdistan” ile Türkiye'den kaçak olarak sağlanmış, Hava Savunma Sistemi'nin Finansmanı ise ABD' tarafından karşılanmış. Sonuç: “Demir Kubbe” başarılı... Sayemizde İsrail halkı huzur içerisinde yataklarına girebiliyor!..
Durum bu kadar açık ve anlaşılır halde iken bile, acaba Esra Hanım İsrail Konsolosluğu'nu neden taşlıyor?..
TIPIŞ TIPIŞ!..
Cumhurbaşkanlığına seçildiğinde; tarafsızlık yemini yaptıktan sonra tarafsız olmayacağını açıklayan Erdoğan'ı destekleyenler çılgınca alkışladı!.. Açıkca yeminini tutmayacağını söyleyen birinin yanında yer almak çılgınlık değilse nedir?
Ahlat ağacından kiraz bekleyen bizimkiler, 1,5 milyon Ermeni'yi katlettik diyen Orhan Pamuk'u öven Ekmeleddin'e oy vermeye mecbur bırakılmış... Kılıçdaroğlu daha önce açıklamıştı; Ekmeleddin kabul etmeseydi Orhan Pamuk'u veya Yaşar Kemal'i aday gösterecekmiş!.. Fırsatlar kaçırılmıyor, Nobel ödüllü Orhan Pamuk için yıkama yağlama çalışması da ihmal edilmiyor. Böylece 1,5 milyon Ermeni'yi öldürdüğümüz yalanı, Türk halkına gerçekmiş gibi kabul ettirilecek!.. Kemal Bey, görevini iyice öğrenmiş!.. Artık otel odalarında ABD elçileriyle halvete girip, talimat almasına ihtiyaç kalmamış!..
Haber-Türk'e açıklamalarda bulunan Kılıçların Efendisi, AKP'yi kastederek, “Ekmeleddin Bey'i onlar aday gösterse emin olun biz destek verirdik. Niye vermeyelim” diyerek (5) siyasette bir iddiasının olmadığını gösterdi. Ana muhalefet partisi iktidarın adayını destekleyecekmiş!.. Peki, o zaman size ne gerek var? Kemal Bey'in bu cümlesi bile, AKP iktidarını meşrulaştırmak ve iktidarda tutmak için “çakma muhalefet” yapmakla görevli olduğunu gösteriyor!..
Türk halkının okuma özürlü olduğundan emin olan İhsanoğlu, fikirlerinin öğrenilmesi için kitaplarının okunmasını önermiş. Kitapları bulmak ise imkansız. “Derin Tarih” adlı dergide, (6) Kurtuluş Savaşı'nın gerçekte yapılmadığı savunuluyormuş. Sevr Anlaşması'nı Lozan'dan daha iyi dergi, hiç olmamış bu Kurtuluş Savaşı'nı başlatanın ise, Fevzi Çakmak olduğunu ileri sürüyormuş... Bu derginin danışma kurulunda Ekmeleddin Bey de var. İnsan fikirlerine katılmadığı bir derginin yayın kurulunda neden yer alır?..
Neyse ki, cumhurbaşkanı adayı gösterme hakkı olmayan Türk halkının, dış güçlerin gösterdiği adaya oy verme hakkı var!.. Bunun da adı “ileri demokrasi” oluyor!..
Sözde muhalefetin ortak adayı Ekmeleddin ise, Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığını beğendiğini açıklıyor! Demek ki, onun adayı da Erdoğan'dır... “Benim sayın başbakanla çok mükemmel bir dostluğum vardır, belediye reisliğinden itibaren. Ben AK Parti'nin aleyhinde değilim ki, böyle bir şey yok. Ben AK Parti'nin adayının da aleyhinde değilim...” (7) diyen biri, belli ki, Erdoğan'ı seçtirmek için görevlidir...
Karşısındaki adayı beğendiğini söyleyen birine kim oy verir ki? Böyle biri Erdoğan'a rakip olabilir mi?..
Oy vermek zorunda bırakıldığımız Ekmeleddin İhsanoğlu, 40 bin kişinin katili, bölücü terör örgütü PKK'nın sivil uzantısı HDP'nin adayı Selahattin Demirtaş için ise, “Güven telkin eden bir insan... Kendisini çok beğendim. Çok zarif, muhataplarına güven telkin eden, fikirlerini dürüstçe söyleyen bir insan” demiş... (8)
Ekmeleddin Bey, Gülen Okulları için : “Bu mekteplerle her zaman iftihar ettim. Kapatılmalarının menfaatlerimize uygun olduğunu düşünmüyorum” demiş... (9) Oy vermek zorunda bırakıldığımız cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin Bey, İngilizce eğitim yapan ve öğrencilerine Türkler ve Türkiye ile ilgili sadece bir kaç şarkı öğretmekten ibaret olan, CIA'ya ajan yetiştirdiği için bir çok ülkenin kapattığı bu okulların nesiyle iftihar ediyor acaba?..
Tanıdıkça çok seveceğimiz söylenen adayımız budur ve düşüncelerini gizlemiyor aslında... Gizli ajandası olan Yeni CHP ile Yeni MHP'nin yöneticileridir... Onlardan hesap sorabilmek için sandığa gideceğiz mutlaka... Erdoğan'ı birinci turda seçtirip, güçlü görünmesine neden olmamamız gerekir. Kerhen de olsa Ekmeleddin'e oyumuzu vereceğiz... Sanki bu düşünceye inat Ekmeleddin Bey, konuşmalarıyla seçilme şansını zayıflatıyor. Buna rağmen, Türk halkı anketleri ters köşeye yatırıp, Ekmeleddin'i seçebilir. Eğer bu olasılık gerçekleşirse, o zaman güç odağı olduğu tartışmasız olan AKP'de çözülme başlayacaktır!.. Küçük menfaatleri için bir arada olan ideolojiden yoksun AKP'liler, yeni güç odaklarında yer tutabilmek için birbirleriyle yarışacaktır!..
İşte salt o günleri görebilmek için de Ekmeleddin'e oy vereceğiz!..
DİPNOTLAR:
Türkçe metin için bu bağlantıyı açınız:
http://www.ydh.com.tr/HD12949_debka--gazze-roketleri-israil-yolundaki-kurt-petrolunu-hedefliyor.html
(2) http://www.aydinlikgazete.com/mansetler/45963-sucu-ortme-hesap-ver.html
(3) http://tr.wikipedia.org/wiki/Demir_Kubbe
(4) https://www.facebook.com/video/video.php?v=432446923488899
(7) http://www.milliyet.com.tr/ekmeleddin-ihsanoglu-secim/siyaset/detay/1909826/default.htm
(8) http://t24.com.tr/haber/ihsanoglu-kurtler-ilk-turda-hdpye-ikinci-turda-bana-oy-vereceklerdir,264632
*****************************************************************************************
HEM ENTEGRE, HEM BAĞIMSIZ...
Bülent ESİNOĞLU
bulente...@gmail.com
Erdoğan 21.7.2014 tarihinde verdiği bir beyanatta “artık Türkiye’ye kimse emir veremez, ne Washington ne Bürüksel bize parmağını sallayamaz. Biz tam bağımsız bir ülkeyiz. Bunu herkes böyle bile…”
Şimdi size bir şey söyleyeceğim, yanlış anlaşılmasın. Atatürk öldüğünden buyana bu cümleleri hiçbir hükümet başkanı kurmadı.
Bu cümleler harika ve duymak istediğimiz bir ifade…
Bu cümlelerin hemen ardından da şunu söyledi.
“NATO’ya üyeyiz, Avrupa Birliğine tam üye çalışmalarını yürüten bir ülkeyiz. Dünyaya entegre olmuş bir ülkeyiz” dedi.
Anlayacağınız, önce söylediği cümleyi, bir sonraki cümlede imha etti.
Hem NATO/Amerika’ya bağlı olacaksın hem de, bağımsız olacaksın, böyle bir şeyin olmayacağını, ilk bakışta halkımızın fark etmeyeceğini bilerek, seçim için sahte milliyetçilik oyununun bir devamını yaşıyoruz.
İncirlik Amerikan Üssü Adana’da dururken, Kürecik’te ki Amerikan gözetleme radarları, Türkiye’nin komşuları için tehdit olarak dururken biz bağımsız olacağız.
Amerika ile yapılmış istihbarat anlaşmaları kendilerinin iktidarında imzalanmışken, Amerika’dan bağımsız olacağız. Keşke…
Amerikan finans sisteminin bir parçası olarak Merkez Bankasının kanununu ayarlayan, sıcak para gelirse yürüyebilen gelmezse yaşayamayan bir Türkiye…
Cumhuriyetin tüm varlıkları yabancı sermaye ye devredeceksin sonra bağımsızlık diyeceksin.
Bağımsızlık sözcüğünün sihirli etkisinden yararlanma kurnazlığı göstereceksin.
Ülkenin varını yoğunu yabacıya vereceksin, sonra bağımsızlık diyeceksin.
Ama ne talihsiz bir Türkiye yaşıyoruz ki, muhalefet partileri de bağımsızlığı terk etmiş olmasından, ağızlarına İncirlik Amerikan Üssünü dahi alamıyorlar.
Doların başı dertte demiştik!
Ne Amerikalı, ne Avrupalı ekonomi uzmanları, şu soruya cevap vermediler.
Veya vermek istemiyorlar.
Siteme entegre olmuş, sistemden beslenen ekonomi uzmanları bu soruyu sormasalar da, soru kendisini dayatıyor.
Bağımsız ekonomistler soruyu cevaplamaya çalışıyorlar.
Soru şu; Amerika bu kadar çok dolar basmasına karşın, ABD’de enflasyon neden yükselmiyor? Tamam ABD dolarının değeri düşüyor ama neden enflasyon olmuyor.
Kapitalist ekonomilerde, hatta tüm ekonomilerde, karşılıksız para basılırsa enflasyon olur. Bu ekonominin abce’sidir.
Bu soruya neden dürüstçe cevap vermiyorlar bizce çok açık.
Basılan dolarlar ve Euro’ları gelişmekte olan ülkelere satıyorlar. Dolayısıyla ABD ve Avrupa’da olması gereken enflasyonu gelişmekte olan ülkelere ihraç ediyorlar.
Yetmiş yaşındayım. Enflasyonun %10’un altına düştüğünü görmedim.
ABD bastığı karşılıksız paradan iki kere kazanır. Birincisi karşılığı olmayan parasına karşılık bulur. İkincisi de kendinde gerçekleşecek enflasyonu ihraç ederek, kendi ülkesinde enflasyondan büyük ölçüde kurtuluyor.
Dikkat etmişseniz dolar/Euro paritesi 35-36 arasında sabit durur.
Amerika para basmayı azalttığı zaman, Avrupa para basmaya başlar. Avrupa azaltınca, ABD çoğaltır.
Bu söylediklerimizin ötesinde, ABD o kadar çok para basıyor ki, dolarların br kısmı borsalara gidiyor.
Hisse senetleri gerçekçi olmayacak bir biçimde balon yapıyor.
İlk patlayacak olan balonun hisse senetleri ve şirketlerin kolay ve ucuza aldıkları paralar başlarına iflas olarak dönecektir.
Şirket hisseleri gerçek değerlerinin çok üzerine oturdu. Hatta şirket sahipleri, ucuz dolarlarla borsadan kendi hisse senetlerini alarak, daha sanal bir finans dünyası oluştu.
Ucuz para, bizim gibi ülkelerdeki şirketleri borçlanmaya teşvik etti.
Ülkemizde kişilerden öte, şirketlerin borçları tavan yaptı.
Peki, bu işin sonu ne olacak?
1929 yılında, büyük ekonomik felaket gelmeden önce de, Amerikan borsaları, aynı bugünlerde olduğu gibi, tavan yapmıştı.
Sonrası biliniyor. Büyük çöküntü oldu.
Böyle bir durumda ABD dolarının çok büyük değer kaybedeceği kesindir.
Zaten Çin devletinin elindeki dolarları altınla değiştirmesi bundandır.
Çin ne kadar çok altın alırsa, doların hükümranlığı o kadar zarar görecektir.
Çin ve Rusya’nın ellerindeki altınlarla doları bir kerede düşürebilecek güçleri var.
Ancak doların çökmesi halinde, Çin’in elindeki 2,1 trilyon dolarda bir işe yaramaz kağıt olacağından, Çin’de kaybetme durumunda olacaktır.
Çin bunu uzun vadeye yayarak, doları yavaş yavaş ölüme götürüyor.
Amerika’da bu durumu görüyor. QE’yi azaltmaya çalışıyor. Dolar basmayı azaltmaya çalışıyor.
Not, Fransa BNP Paribas bankasına ABD’nin kestiği 9 milyar dolar ceza Fransa’yı çok endişelendirdi. Dolarla alışverişi kesme arayışına girdi.
Anlayacağımız, ABD ve AB işleri de iyi yolda değil.(23 Temmuz 2014.Cuma)
*****************************************************************************************
GAZZE SOYKIRIMI VE ''ULUSLARARASI TOPLUM'' BOŞ LAFI...
Bülent ESİNOĞLU
bulente...@gmail.com
Amerika bir ülkeyi haydut ilan etmesi için ya da kendi çıkarına göre dünya kamuoyu oluşturmak için, uluslararası toplum ifadesini dolaşıma sokar.
Önce, kendine en yakın İngiltere ve Kanada ile geliştirilecek operasyon için meşverette bulunurlar.
Daha sonra, pupet devletleri kendi kurdukları tuzağa davet ederek, yürütecekleri ve gerçekleştirecekleri cinayetleri meşrulaştırma işine girişirler.
Saldıracakları devlet aleyhinde yoğun bir propaganda ve psikolojik savaş yaparlar.
Haydut devlet, terör devleti, terörle savaş gibi bildik sözcükler havada uçuşur.
Artık, açıklamalar ardı ardına gelmeye başlar.
Önce, Kanada ABD’nin söylediklerini tekrarlamaya başlar. Arkasından İngiltere koroya iştirak eder.
Arkasından Amerika’nın en büyük birinci yalakası Polonya devreye girer. Letonya Estonya gibi ıvır zıvır devletler Amerikan ağzı ile bağırmaya başlar.
İslam devletleri adına İslam Kalkınma Teşkilatı, İslam İşbirliği Örgütü gibi Amerika’nın kurduğu teşkilatların başkanlarından, Amerika’yı destekleyen açıkmalar gelir.
Bu koroda, Suudi Arabistan ve Katar da görevini yerine getirir.
En sonunda, İsrail üzerine düşeni yapar.
Yukarda anlatmaya çalıştığım uluslararası toplum imajını yaratmak için Amerikan, İsrail ve İngiltere gizli servisleri en yoğun çalışmalarını yaparlar.
Artık bir ülkeye müdahale etmek için sahte uluslararası toplum oluşturulmuştur. Eyleme geçilir.
Haydut devlet ya da terör devleti olarak tanımlanmış ülkeye müdahalenin psikolojik şartları oluşmuştur.
Gazze Soykırımında, yakarıda anlattığım operasyon, Gazze’de üç Yahudi gencin öldürülmesi ile başlatılmıştır.
Uluslararası toplum dediğimiz şey Amerika’dan başka bir şey değildir.
Gazze’deki soykırıma karşı çıkanların sesi dünyaya aktarılmaz. Kendi içinde kalır. Zaten biraz daha ileri gidilirse, hesaba kaydedilir ve gereği ilerde yerine getirilir.
Gazze’deki soykırımın arkasındaki hikâye budur.
Uluslararası diye bir şey yoktur. Güce tapınma ve güçten korku vardır.
Uluslararası toplum denilen şey, emperyalizmin çıkarlarını yürütmesi için kullandığı bir araçtır.
Emperyalizmle işbirliği yapanlar, emperyalizm harekete geçip de, öldürmeye başlayınca, emperyalizm, görmek yerine, uygulamadaki tek noktayı görmek yeğlenir.
Sömürgeciler amacına ulaştıklarında, sanki hiçbir şey olmamış gibi gene Amerika ile işbirliğine devam edilir.
Bu yazdıklarımın yok edilmesi için ilk yapılacak iş; Emperyalizme karşı savaşmaktır.
Emperyalizm ile savaş; onun işbirlikçileri ile savaştır.(25 Temmuz 2014.Cuma)
*****************************************************************************************
TÜRKİYE;YOLSUZLUKLARIN EN AZ OLDUĞU 3.ÜLKE...
Uluslararası danışmanlık şirketi Pricewaterhouse tarafından hazırlanan ‘Küresel Ekonomik Suç’ konulu anket ve rapordan derlenen bilgilere göre, ülkeler arasında ki yolsuzluk düzeyi aşağıda ki şekilde gösterildi.
ÜLKE YOLSUZLUK DÜZEYİ;%'DE ÜZERİNDEN,
Rusya'da;%'de 71,
Güney Afrika'da;%'de 62,
Kenya'da;%'de 57,
Kanada'da %'de 56,
Meksika'da;%'de 51,
Ukrayna'da;%'de 45,
İngiltere'de;%'de 43,
Yeni Zelanda'da;%'de 42,
Avustralya'da;%'de 40,
İsveç'de;%'de 19,
İtalya'da;%'de 19,
Endonezya'da;%'de 18,
Hindistan'da;%'de 18,
Singapur'da;%'de 18,
İsviçre'de;%'de; 17
Finlandiya'da;%'de 17,
Romanya'da;%'de 16,
Hollanda'da;%'de 15,
Türkiye'de;%'de 15,
Hong Kong'da;%'de 13,
Japonya'da;%'de 10.