19 MAYIS
Mustafa
Kemal 16 Mayıs 1919 günü annesi ve kız kardeşi ile vedalaşarak Bandırma
Vapuruna binmek üzere Galata Rıhtımı’na gelir, herhangi bir tören yapılmadan
hareket eden gemi Kız Kulesi açıklarında durdurularak uzun süre aranır. Bandırma
Vapuru, 17 Mayıs gecesi İnebolu’ya, 18 Mayıs’da Sinop’a ulaşır.
MANZARAYI UMUMİYE
Mustafa
Kemal Atatürk NUTUK’un girinde, o günün koşullarını şu şekilde özetler: “1919
yılı Mayısının 19. günü Samsun’a çıktığım gün umumi durum ve manzarai umumiye; birer
uydurma nedenle itilaf donanmaları ve askerleri İstanbul’da, Adana İli
Fransızlar; Urfa, Maraş, Antep İngilizlerce işgal edilmiş. Antalya ve Konya’da
İtalyan birlikleri, Merzifon’la Samsun’da İngiliz askerleri bulunuyor. Her
yerde yabancı devletlerin subay ve görevlileri ile özel adamları çalışmakta. İtilaf
Devletlerinin uygun bulması üzerine Yunan ordusu İzmir’e çıkarılıyor…”
İDAM KARARI
Mustafa
Kemal Paşa, Samsun’a çıktıktan sonra, Anadolu’da özgürlük hareketini başlaması
üzerine, İstanbul’a geri çağrılır. Bu emre uymaması sonucunda, askerlikle
ilişkisi kesilir. Ancak Mustafa Kemal’in
ısrarla mücadeleye devam etmesi sonunda,
İstanbul hükümetinin emri ile 11 Mayıs 1920 tarihinde Divan-ı Harp
Mahkemesi toplanır ve yalnızca 13 gün süren –güya- yargılama sonunda 24 Mayıs
1920 tarihinde, Mustafa Kemal ve Kara Vasıf
Bey, Fuat Cebesoy Paşa, eski Washington
Elçisi ve Ankara Milletvekili Alfred
Rüstem Bilinski, Adnan Adıvar, Halide Edip Adıvar gıyaplarında idama mahkum
edilirler.
Avrupa’nın en büyük devlet
adamlarının ve en büyük ordularının kumandanlarının, Türk’lere – Mustafa
Kemal’e yenilmesi üzerine yapılan mahkemelerinde, yüz yılda bir çıkan bir dahi
karşısında bu sonucun kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle, haklarında beraat
kararları verilirken, bu zaferleri elde eden komutan, kendi ülkesinde idama
mahkum edilir.
SAMSUN KIYISINDA
19
Mayıs günü Samsun açıklarına geldiklerinde, Mustafa Kemal’i tutuklamak üzere sahilde
gemiyi bekleyen İngiliz İşgal kuvvetleri
komutanı Mr. Salter, emrindeki İngiliz askerleri ile gemiye çıkarak Mustafa
Kemal’i görmek istediğini söyler. Bundan sonrasını; uğradığı şaşkınlık ve
sarsıntıyı, komutan Salter şöyle anlatmaktadır:
“İçeri
girdiğimde bir gurup kişi yarım çember şeklinde ayakta durmakta idi. Tam ortada
Mustafa Kemal olduğunu tahmin ettiğim kişi duruyordu. Bir eli cebinde idi,
yüzünde gülümseme vardı. Kendisine yaklaştım ve ‘Emrinizdeyim Komutanım’ dedim. Tercüman, şaşkınlıkla yüzüme baktı.
Aynı cümleyi bir daha söyleyerek ve sert bir şekilde, tercüme etmesini istedim.
Atatürk gülümsedi ve eliyle işaret ederek ‘Buyrun, dışarı çıkalım’ dedi, dışarı
çıktık, benim motoruma binerek sahile gittik.”
Komutan
Salter, hatıralarına şöyle devam eder. “Sahile çıktığımızda, askerlerime silahlarını bırakmalarını ve
teslim olmalarını söyledim. Şaşıran askerler emrimi yerine getirdiler.”
BAŞBAKAN LIOYD GEORGE VE SAVUNMASI
Savaş sonunda imzalanan anlaşma
gereğince tutuklu İngiliz subay ve askerler, Malta’daki Türk askerlerle
değiştirilerek ülkelerine gönderilir. Komutan Mr.Salter, İngiltere’ye döner
dönmez tutuklanır, vatana ihanet ve hiç direnmeden teslim olmak suçlaması ile
Divanı Harbe verilir. İngiliz Yüksek Askeri Mahkemesi’ne sanık olarak çıkan
İngiliz Komutan Salter, savunmasını şöyle yapar:
‘Sayın hâkimler; İngiliz işgal kuvvetleri, Türkler karşısında yenilip,
geri çekildiği zaman, Başbakanımız Lloyd George’a Avam Kamarası’nda, uğranılan
bu mağlubiyetin nedeni ve hesabı sorulmuştu: Bu soruya karşılık Başbakanımız
Lıoyd George şunu söylemiştir: ‘Yüzyıllar bir veya iki dahi yetiştirir. 20.
Yüzyılın dâhisinin Türkiye’den çıkacağını ve bu dahinin Musfata Kemal olduğunu ben
nereden bilebilirdim?’ Bu cevap karşısında oturuma son verilmiştir. Görüyorsunuz sayın hâkimler, karşınızdaki bu
subay, Başbakanımızın bahsettiği, 20. Yüzyılın dâhisi ile hiç beklemediği bir
anda karşı karşıya ve göz göze gelmişti. Ne yapabilirdim? Eğer ben
başka türlü hareket edecek olsa idim, bugün benimle beraber bütün taburumun
mezarlarını ziyarete gidecektiniz. Fakat şimdi, eceli ile ölmüş olan üç
erimizin dışında hepimiz sağ salim yurdumuza dönmüş, ailelerimize kavuşmuş
durumdayız. Karar yüksek adaletinizindir.’
İngiliz komutan hakkında beraat kararı
verilir ve serbest bırakılır.
İşte
Mustafa Kemal Atatürk böyle bir komutandır.
BAYRAM KUTLAMALARI
Cumhuriyet'le yaşıt olan bu bayram ve diğer
ULUSAL BAYRAM KUTLAMALARI sadece Ankara'da gerçekleşmekle sınırlı kalmaz, ülke
genelinde stadyumlarda kutlanırdı. Ama 2012'de, mayıs ayında havanın soğuk
olacağı ve bu açıdan öğrencilere ve vatandaşlara yük (!) olmaması
gerekçesiyle başkent Ankara dışındaki
illerde ve stadyumlarda kutlanması Millî Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen bir
yazıyla engellenmiştir. Stadyumlarda asker ve halkın katılımı ile yapılan
törenler de yapılmamaktadır. Üstelik, Anıtkabir yol ve girişleri kapatılmakta,
hatta çöp arabaları çekilerek ulaşım engellenmekte, Türkiye’nin dört bir
tarafından ziyaret için Anıtkabir!e gelen halk, kapılarda bariyer ve polis
kordonu altında uzun süre bekletilmekte, gösteri için içeri alınan bir takım
protokol ve yandaş tezahüratçıların gösterisi bittikten sonra içeri alınmaktadır.
Ama
hiç şüphemiz yoktur ki; bize karşı yöneltilen saldırı ve savaşları kazandığımız
gibi, bu savaşları da biz ATATÜRK’çüler kazanacağız.
NE
MUTLU TÜRKÜM DİYENE. BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.
Avukat Ahmet Erdem AKYÜZ