TÜRK DÜNYASINA UZATILAN TUZAK
Prof.Dr.Mustafa E. ERKAL
Biz Anadolu Türkleri ve Dünya’ya yayılmış soydaşlarımız Türk Dünyası dendiği zaman bir uçtan diğer uca Türklerin yaşadığı ülkelerde ve özerk bölgelerde hep onların sorunlarını düşünmüşüzdür. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bağımsızlığa kavuşan ve egemenlik
haklarını elde eden ülkelere de yakın ilgi duymuş ve ilişkilerin hep geliştirilmesinden yana olmuşuzdur. Doğru olanı da yaptık ve halen yapıyoruz. Gelişen ilişkilerle ortak alfabe konusuna bile çok yaklaştık. Kardeş ülkelerin birbirini tanıması, anlaması ve
tarihi eserlerinden haberdar olması takdirle karşılanacak bir husustur.
Bundan bir süre önce bizleri hayrete düşüren bir sürpriz ile karşı karşıya kalmıştık. Türk Dünyası’nın önemli ülkelerinden Kazakistan üzerinde AB’nin bu kardeşlerimizi Türkiye’den ve Türk Dünyası’ndan uzaklaştırabilmek için çeşitli teşebbüslere girdiğini görmüştük.
Türkiye’yi haksız bir şekilde AB üyeliği yolunda engelleyip ikinci sınıf üyeliğe talip olmaya zorlayan, Kıbrıs Rum Kesimi’ni anlaşma ve hukuk dinlemeden AB tam üyesi bile yapan AB yetkilileri ve patronları eğer Kazakistan Kıbrıs’ta egemen ve bağımsız bir KKTC
devletini kabul etmek yerine, Rum Kesimi’ne yaklaştıklarını, Büyükelçi ve hariciye mensuplarını karşılıklı gönderdiklerini izlemiştik. Eğer AB’nin emirleri yerine getirilip bu yolda çalışılırsa, bu ülkeye çeşitli yardımların yapılacağı ve kredilerin verileceği
ileri sürülmüştü. Geçenlerde Türk düşmanı ve katil Rum Kesimi’nin oldukça mesafe aldığı maalesef görüldü. AB, KKTC’nin tanınmaması konusunda garanti bile istemiştir. Bugün Türküm ve Müslümanım diyen herkes Gazze’de, Filistin’de ve birçok yerde İsrail’in yaptığı
insanlık dışı soykırımları konuşur ve seyreder haldedir. Aynı şartlar KKTC’nde de uygulanmış ve yüzlerce şehit verilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı başkanlığında KKTC ziyaret edilerek şehitliklerin incelenmesi bile AB ve onun desteklediği soykırımcı İsrail’in
yaptıklarına paralel Rum Kesimi’nin yaptıklarını ortaya çıkarır. Herkesin yakın siyasi tarih konusunda yeterli bilgiye sahip olmalarını haklı olarak bekleriz. Rum kesimi hala Türkleri yok sayma ve yok etme davası peşindedir. Türk Cumhuriyetindeki bazı topraklar
farklı ülke vatandaşları olan Yahudiler tarafından alınıp İsrail’deki dostlarına devredilmektedir. Yakalarına Rum Kesimi’nin madalyalarını takanlara o madalyayı çevirip altındaki gerçeği, tarihi kiri, yani Türk’e yapılan katliamların görülmesini tavsiye ederiz.
En iyi Türk ölü Türk’tür diyen ve Türklere insan haklarını çok gören Rum katillere yaklaşma ihtiyacını duyanların herhalde Türklükten uzaklaşacaklarını da zannetmiyoruz. Dün Rusya’dan şikayet edenler bugün ABD-İsrail ittifakını ileride yeni bir Rus modeli
olarak karşılarında görmemeleri için çok dikkatli davranacaklarından da emin olmak isteriz. Türk basınının bu olaydan habersiz gibi davranmasını da doğrusu anlamakta çok zorlanıyoruz.
AB’nin Türkiye politikası maalesef çok düşmanca olmuştur. Türkiye uyuşturularak haksız yere bekletilmiştir. Türkiye’nin ve KKTC’nin yasal hakları daima göz ardı edilmiştir. Rum Kesimi’nin AB’ye tam üyeliği bile yasal değildir. Doğu Akdeniz’de milletlerarası
hukuk çiğnenmek istenmekte, Yunanistan ve Rum Kesimi ile birlikte ittifaklar yapılırken ileride AB oyununa gelmemek herhalde yapılacak en önemli iş olmalıdır.