Re: [104879] turkiye-icin-el-ele@googlegroups.com adlı grubun özeti - 3 konu konuda 3 güncelleme ileti

8 views
Skip to first unread message

Yasar Kalafat Halk Bilimi Arastirmacisi

unread,
Jan 14, 2026, 1:26:08 PM (19 hours ago) Jan 14
to Turkiye-i...@googlegroups.com
RUHU ŞAD MEKANI CENNET OLSUN

<turkiye-i...@googlegroups.com> adresine sahip kullanıcı 14 Oca 2026 Çar, 03:24 tarihinde şunu yazdı:
Eluca Atali <eluca...@hotmail.com>: Jan 13 04:17PM

Eluca Atalının "İran Hizbullah zindanında" romanı
https://www.youtube.com/watch?v=vwvqedyV_NU
 
________________________________
Från: turkiye-i...@googlegroups.com <turkiye-i...@googlegroups.com>
Skickat: den 13 januari 2026 01:24
Till: Özet alıcıları <turkiye-i...@googlegroups.com>
Ämne: [104876] turkiye-i...@googlegroups.com adlı grubun özeti - 4 konu konuda 4 güncelleme ileti
 
turkiye-i...@googlegroups.com<https://groups.google.com/forum/?utm_source=digest&utm_medium=email#!forum/turkiye-icin-el-ele/topics> [Google Gruplar Logosu] <https://groups.google.com/forum/?utm_source=digest&utm_medium=email/#!overview> Google Gruplar<https://groups.google.com/forum/?utm_source=digest&utm_medium=email/#!overview>
Konu özeti
Tüm konuları görüntüle<https://groups.google.com/forum/?utm_source=digest&utm_medium=email#!forum/turkiye-icin-el-ele/topics>
 
* 2025 Yılının Ağır Toplumsal Sorunlarının Yaşanmayacağı, 2026 Yılı Beklentileri - 1 Güncelleme
* CUMA GECMİZ MÜBAREK, DUALARINIZ KABUL, MAKAMINIZ CENNET-İ ÂLİ OLSUN İNŞAALLAH. - 1 Güncelleme
* Ynt: [104870] ŞAKİ - 1 Güncelleme
* Gön:ATA ATUN ... Bu haftaki KÖŞE YAZI'm - 1 Güncelleme
 
2025 Yılının Ağır Toplumsal Sorunlarının Yaşanmayacağı, 2026 Yılı Beklentileri <http://groups.google.com/group/turkiye-icin-el-ele/t/4bc246f857eecf34?utm_source=digest&utm_medium=email>
Grup Yönetici <erzinca...@gmail.com>: Jan 12 02:07PM +0300
 
---------- Forwarded message ---------
Gönderen: İbrahim Ortaş <ior...@cu.edu.tr>
Date: 31 Ara 2025 Çar, 21:44
Subject: 2025 Yılının Ağır Toplumsal Sorunlarının Yaşanmayacağı, 2026 Yılı
Beklentileri
To: <erzinca...@gmail.com>
 
 
*2025 Yılının Ağır Toplumsal Sorunlarının Yaşanmayacağı, 2026 Yılı
Beklentileri*
 
İbrahim Ortaş, ior...@cu.edu.tr
 
*Zor Bir Yıl Oldu 2025*
 
Yaşamım boyunca tanıklık ettiğim yıllar arasında özellikle 2025 yılı dünya
yaşayan 8.2 milyar insanın çoğunluğu için ciddi gelir dağılımının iyice
bozulduğu sorunu, gıdaya erişi sorunu, sağlık ve adalete sosyal-devlet
anlayışının sağlanmadığı bir yıl oldu. 2025, yaşamın her alanında başta
bölgemizde yaşanan çatışmalar ve savaşlar olmak üzere, yoğun biçimde
yalanın, yanlışın, haksızlığın ve ayrımcılığın dünya çapında hüküm sürdüğü
dünyada derin endişe ve tahribat yaratan gelişmelerin adeta bir rüzgâr gibi
geçip her şeyi toz dumana kattığı bir dönem olarak hafızalarda yer
etmiştir. Bölgesel savaşlar başta Filistin’de on binlerce öldürüldü,
milyonlarca insanın evinin başına yıkıldı, çaresiz bırakılmış hali
vicdanları yaraladı.
 
2026 yılına benzer acıların ve adaletsizliklerin yeniden yaşandığı bir yıl
olmamasını umut ediyorum. Tüm bu zorluklara rağmen; savaşlara ve
ayrımcılığa karşı direnç gösteren insanların tutumu, adalet arayışını
sürdürmeleri, haklının yanında durma iradesi, yoksulluğa karşı verdikleri
mücadele ve gıda güvencesini savunan kararlı yaklaşımları takdirle
selamlıyorum. Geleceğin; şans oyunlarına, piyango biletlerine ya da
rastlantılara değil, bilgi, bilin. Farkındalık içinde yeteneklerin ürettiği
emeğin ve alın terine dayalı olarak inşa edilmesi gerektiğine inanıyorum.
Az çalışıp çok kazananların günümüzde genel çoğunlukta ayrıştığı,
benciliğin, kibrin, üstenci bakışın hâkim oluğu tutum insan yakışmayan bir
tutum olmadığını düşünüyorum. Yaşamını çalışarak, emek vererek ve üreterek
sürdüren insanların varlığı, umut ve örnek vericidir.
 
 
 
*İnsanlığı Bitiren Ben Merkezli Yaklaşımlar Her Alanda Zarar Veriyor*
 
Gelinen aç gözlülük, yalan yanlış, bilerek yapılan manipülatif durumlar her
tülü değeri yıkmış ve ortada ne saygı, ne sevgi, ne değer, ne güve ne de
inanç kalmış. İçeride dışarıda varsa yoksa para ve makam mevki düşkünlüğü.
Ülkelerin birbirlerine karşı uyguladıkları baskılar, insanın insan
uyguladığı haksız hukuksuz eziyetlerin hepsi çağımız yakışmıyor.
Mevlana’nın “Nice insan gördüm üzerinde elbise yok, nice elbise gördüm
içinde insan yok” sözü şimdi her alanda yaşanıyor. En çok da alttakilerin
değer verdiği siyaseten medyaya, eğitimden inanca, üretimden ticarete hemen
her alan örselendi. En son keyiflendikleri sporda yaşanan şike ve bahisler
ile hayal kırklığına uğradılar. Gıdada yaşanan taklitçilik, sahtecilik,
sağlıksız ve fahiş fiyatlı gıdaların sunumu toplum sağlığını bozmuş ve
ciddi güvensizlik yaratmıştır.
 
Sorun çok karmaşıklaştı, bireylerin olup bitenleri bütünlük kavraması
zorlaştı ve çok kutlu kamplaşmalar oluşmaya başladı. Maalesef güven
azaldığı için insanlarda sorunların çözüleceğine olan inanç ve güven
duygusu azalmıştır. Artık her şeyin çıkar için yapıldığı ve hiçbir iş hakkı
ile yapılmadığı algısı toplumun geniş bir kesiminde yaygın görüşe
dönüşmüştür. Bütün çağın içinde bulunduğu koşuların hızla tükettiği
değerler alttaki insanların içten gelen duygularını çok örseledi. Toplum
katında saygınlığı olan siyasetin, siyaset yapanın bilgi, beceri, zekâsı
ölçüsünde kendini gerçekleştirmiş ekonomik eğitim ve sosyal olarak doygun
kişilerin salt hizmet için yapması talebi kamuoyları tarafından daha çok
talep edilmektedir.
 
 
 
*Kolayı Değil, Zor Olan İnsana Yakışanı Birlikte Başarmak İçin Çalışmak
Gerekiyor*
 
Yaşanan çoğu sorunun kolay formülü elbette yoktur. Ancak hiçbir şey
imkânsız da değildir. Her sorunun bir nedeni vardır, Sorun varsa çözümü de
vardır. Akıl, yetenek bilgi, bilinç araştırma sorgulama ve sistematik
yaklaşımlar bunun için önemseniyor. Bunun için nitelikli eğitime, özerk
üniversiteye, özgür düşünceye önem veriliyor. Sorunlu alanların çözümü için
önce tepeden başlamak gerekir diyeceğim, ancak tepeyi belirleyen de taban
oluğu için en alttan başlamak gerekiyor. Önce iyi insan tanımlamamız ve ona
uygun tek kalem değil birbirine benzeye değil, her biri değerleri olan ve
kendisi olan insanlar yetiştirmeliyiz. Öncelikle küçük çıkarı için her tülü
boyaya bürünen, yalan söyleyen, başkasına zarar verecek düzeyde
faaliyetlerin içinde bulunan, hırsızlık yapan, kalpazanlık sergileyenler
yerine; yeteneği, zekâsı ve bilgisi oranında çalışan, üreten, çevresi ile
empati kurabilen doğa ile barışık mütevazi insanları nitelikli bilimsel
eksenli eğitim ile çok yönlü eğitmeliyiz. İnsan içindeki aşırı ben
merkezliliğini ve/ya aç gözlülüğünü kontrol ettiği, kendini eğiterek kendi
kendine yeterli durma geldiğinde ve insanın kendi kurdu olmadığı ortamlarda
sanırım daha güvenle ve bir arada yaşamı sağlarız.
 
Adaletin, hakkın ve hukukun herkes için eşit biçimde uygulandığı; hiçbir
bireyin gıdaya erişim sorunu yaşamadığı; yolsuzluk, haksızlık ve
ayrımcılığın ortadan kaldırıldığı; insanın yalnızca bir araç olarak değil,
başlı başına bir değer olarak kabul edildiği, herkesin kendi yetenek, çaba
ve zekâlarının katkıları ile hak ettikleri değeri görmesini isterim. Yeni
yılın insan ve doğa ile uyumlu bir duygudaşlık anlayışının benimsendiği,
erdemin ve vicdanın yeniden hatırlandığı bir yıl olmasını içtenlikle
temenni ediyorum.
 
*Geleceğin Başarısı, Dileklerle Değil, Zeka, Yetenek ve Emeğin Liyakatine
Dayalı İnsan Kaynakları İle Sağlanır*
 
Ancak temenni ifadesini bir “dilek” olarak sunmak istemiyorum. Zira salt
dileklerin istemekten öteye geçmediği ve yeterli olmadığı zaman içinde
yaşayarak tecrübe edilmiştir. Geçtiğimiz yıla girerken, iyi niyetle yapılan
sayısız dileklere rağmen, belirtiğim gibi arzu etmediğimiz pek çok arzu
etmediğimiz ve aklımıza gelmeyen olay(lar) yaşandı. Artık dilek dilemenin
ötesine geçmek zorundayız. İnsan olmanın ulvi anlamı ile, birlikte yaşama
omuz verip birlikte eskimek ve birlikte yenilenmek yakışır bizlere. Arzu
etiğimiz bir dünyada yaşamak için 2026 yılında bireysel ve toplumsal
düzeyde sorumluluk almalı; herkesin kendi yeteneğine göre çalışmalı,
üretmeli ve ortak bir iradeyle çaba göstermeliyiz. Ülke olarak bunu yapacak
birikime sahip oluğumuzu düşünerek, isteklerimizi dileyerek değil, yaparak
gerçekleştirelim.
 
 
 
31 Aralık 2025, Adana
 
 
 
 
--
*TÜRK VE iSLAM ALEMiNiN LiDERi - GÜÇLU TÜRKiYE SEVDALILARI
HABERLEŞME GRUBUMUZU ZİYARET EDİNİZ.*
*https://groups.google.com/d/forum/turk-ve-islam-aleminin-lideri-guclu-turkiye-sevdalileri
<https://groups.google.com/d/forum/turk-ve-islam-aleminin-lideri-guclu-turkiye-sevdalileri>*
 
*HABER GRUBUMUZA E POSTA GÖNDERME ADRESİ *
 
*turk-ve-islam-aleminin-lide...@googlegroups.com
<http://googlegroups.com>
 
 
*
*TÜRKİYE İ**ÇİN EL ELE HABER** GRUBUMUZU ZİYARET EDİNİZ*
*https://groups.google.com/d/forum/turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/d/forum/turkiye-icin-el-ele>*
 
*HABER GRUBUMUZA E POSTA GÖNDERME ADRESİ *
*turkiye-i...@googlegroups.com <http://googlegroups.com>*
*---------------------------------------------------------------------------------------*
*ERZİNCAN KEMALiYE EGiN **HABERLEŞME GRUBUMUZU ZİYARET EDİNİZ.*
*https://groups.google.com/d/forum/erzincan-kemaliye-egin-grubu
<https://groups.google.com/d/forum/erzincan-kemaliye-egin-grubu>*
 
*HABER GRUBUMUZA E POSTA GÖNDERME ADRESİ *
*erzincan-kemal...@googlegroups.com <http://googlegroups.com>*
*----------------------------------------------------------------------------------------------*
 
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362
 
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
 
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
Başa dön<./#digest_top>
CUMA GECMİZ MÜBAREK, DUALARINIZ KABUL, MAKAMINIZ CENNET-İ ÂLİ OLSUN İNŞAALLAH. <http://groups.google.com/group/turkiye-icin-el-ele/t/67c32a06758bc3f7?utm_source=digest&utm_medium=email>
Grup Yönetici <erzinca...@gmail.com>: Jan 12 02:06PM +0300
 
---------- Forwarded message ---------
Gönderen: Hüseyin Bulut <h52...@gmail.com>
Date: 8 Oca 2026 Per, 16:35
Subject: CUMA GECMİZ MÜBAREK, DUALARINIZ KABUL, MAKAMINIZ CENNET-İ ÂLİ
OLSUN İNŞAALLAH.
 
 
--
*TÜRK VE iSLAM ALEMiNiN LiDERi - GÜÇLU TÜRKiYE SEVDALILARI
HABERLEŞME GRUBUMUZU ZİYARET EDİNİZ.*
*https://groups.google.com/d/forum/turk-ve-islam-aleminin-lideri-guclu-turkiye-sevdalileri
<https://groups.google.com/d/forum/turk-ve-islam-aleminin-lideri-guclu-turkiye-sevdalileri>*
 
*HABER GRUBUMUZA E POSTA GÖNDERME ADRESİ *
 
*turk-ve-islam-aleminin-lide...@googlegroups.com
<http://googlegroups.com>
 
 
*
*TÜRKİYE İ**ÇİN EL ELE HABER** GRUBUMUZU ZİYARET EDİNİZ*
*https://groups.google.com/d/forum/turkiye-icin-el-ele
<https://groups.google.com/d/forum/turkiye-icin-el-ele>*
 
*HABER GRUBUMUZA E POSTA GÖNDERME ADRESİ *
*turkiye-i...@googlegroups.com <http://googlegroups.com>*
*---------------------------------------------------------------------------------------*
*ERZİNCAN KEMALiYE EGiN **HABERLEŞME GRUBUMUZU ZİYARET EDİNİZ.*
*https://groups.google.com/d/forum/erzincan-kemaliye-egin-grubu
<https://groups.google.com/d/forum/erzincan-kemaliye-egin-grubu>*
 
*HABER GRUBUMUZA E POSTA GÖNDERME ADRESİ *
*erzincan-kemal...@googlegroups.com <http://googlegroups.com>*
*----------------------------------------------------------------------------------------------*
 
Grub Admin M.İlaldı 0532 7269362
 
Tüm dost ve arkadaşlarımı twitter sayfama bekliyorum :
https://twitter.com/#!/MiLALDi
 
Facebook Sayfamda Sizleride Bekliyorum.Teşekkür ederim.
http://www.facebook.com/profile.php?id=1561718148
Başa dön<./#digest_top>
Ynt: [104870] ŞAKİ <http://groups.google.com/group/turkiye-icin-el-ele/t/db81eaca4378499d?utm_source=digest&utm_medium=email>
CESSUR DEMİR ALİ GÜRSU <ce...@hacettepe.edu.tr>: Jan 11 09:47AM
 
https://bagimsizozgurmedya.com/dusunur-ve-yazar-metin-atamer-bildirdi--saki-29537.html saygılar....
 
 
________________________________
Gönderen: Metin Atamer <metin....@gmail.com> adına turkiye-i...@googlegroups.com <turkiye-i...@googlegroups.com>
Gönderildi: 5 Ocak 2026 Pazartesi 15:26
Kime: Turkiye-icin-el-ele
Konu: [104870] ŞAKİ
 
ŞAKİ
 
Osmanlı dönemlerinde de İPEK yolu Çin’den başlayarak Anadolu’yu boydan boya geçerek İstanbul’a kadar geldiğini bilmekteyiz. Aslında İPEK yolu, tarihin derinliklerinde antik EFES kentin den de başlayarak ÇİN de Xian kentine kadar uzandığı da bilinir. Hatta bu yolun başlangıcı kimilerine göre EFES harabelerinden başladığını KRAL YOLUolarak görmeniz mümkündür. Aslında bu yolun çeşitli güzergahı bulunmakta. Sadece İPEK yolu demekte doğru olmayabilir.
İpek ve BAHARAT yolu da diyebiliriz. Çünkü bu yolda kervanlar yürür, katır veya kimi yerde develere yüklenen İPEK ve Baharat batıya taşınır. Yol boyunca şehirlerde durup ticareti yapıldığını dile getirirler. Anadolu da ise bu yolun güzergahı Erzurum, Malatya, Kayseri, Ankara, Konya, Bilecik, Bursa, İzmit ve İstanbul dan geçerek Avrupa ya gittiğini bilmekteyiz. Bu yolun yaklaşık uzunluğu 8000 kilometre olduğu tahmin edilmektedir.
Hatta 1500 lü senelerde PORTEKİZ’li denizci seyyah FERDİNANT MAGELLAN, İPEK ve Baharat yoluna denizden ulaşmaya yönelik tezinde, daima batıya giderek bulmayı savundu.
ÇİN den gelen kervanların yükleri belli, İPEK ve Baharat, ancak geri dönüşte bu hayvanlara ne yüklenirdi ? Belli değil.
8000 kilometre yolu ve bu yolun üzerinde uğradıkları kentlerde, yerel tüccarlarla sadece satış değil aynı zamanda alış da yaptıklarını düşünürüm. Bu kervanlar İRAN dan da geçerken ticaret kentleri olan İsfahan ve Tebriz’den de geçtiği için , bu şehirlerde hem baharat hem de ipek kumaşların ticaretini yaptıkları bir gerçek. Kervanlar, kanımca kalabalık bir topluluk olduğunu tahmin etmekteyim. Çünkü geçtikleri güzergahlar sadece düzlükler değil , yüksek dağların vadilerinden, tehlikeli yollardan geçtikleri de muhakkak.
Kanımca kervanlar, sadece ticaret yapan ve hayvanlara bakan insanlardan oluşmadığını düşünmekteyim . Bu güzergahın tehlikeli dönemeçlerle dolu olduğu muhakkak. Hayvanların bakıcıları yanında, bu kervanı koruyacak insanlara da ihtiyaç olduğu bir gerçekti. Çocukluğumda radyo haberlerinde doğu bölgelerimizde araçların önlerinin kesildiği, yolcuların bütün varlıklarının eşkıyalar tarafından soyulduğu haberlerini hatırlarım. Hatta bu haberlerin gazetelerin sütunlarında okuduğumu da hatırlarım.
Bu kervanları soyanlar bazen köyleri de basıp, köyden kendi işlerine yarayan gençleri, insan gücü olarak , dağa kaldırdıkları da bir gerçektir. Çünkü PKK eşkıya çetesinin yaptığı gibi, işe yarayan insan gücü takviyesine de ihtiyaç duyduklarına inanırım.
EŞKİYA mevzusu, daha sonra, filmlere de konu olmuş, ancak eşkıya konusu tam olarak izah edilememişti.
Selçuklu’ların parçalanması sürecinde oluşan Dulkadir, Karsı, Azir ve Bakras beylikleri diye bildiğimiz toplulukların, aslında birer kervan soygun çetesi olarak çalıştıkları, bazı tarihçiler tarafından anılır. Bu toplulukların içine Osman bey de katılır mı ? bilmiyorum. Osman bey KAYI aşiretinin başı.
Ali Serdar BOLAT <bolatal...@gmail.com>: Jan 12 06:16PM +0300

Halep'in 14 yıldır PKK - PYD - YPG - SDG işgali altında olan 3 kuzey
mahallesi (Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd) 4 gün süren harekat
sonucu kurtarıldı. PKK'lılar otobüslerle Fırat'ın doğusuna gönderildi.
Halep tamamen temizlenmiş oldu.
 
Halep'in kaybedilmesinden ABD'yi sorumlu tutan PKK yandaşları Haseke
kentindeki ABD üssüne*tekme tokat*saldırdılar. Evet, gerçekten tekme ve
tokatla...
 
**>>>>>>>**
 
**Devamını okumak için tıklayın: **
 
*https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/01/gavat-amerika-nerdesin-abd-ussune-tekme.html*
<https://aliserdarbolat.blogspot.com/2026/01/gavat-amerika-nerdesin-abd-ussune-tekme.html>
 
 
*Gavat Amerika nerdesin?  ABD üssüne tekme tokat PKK saldırısı *
*
*
Ali Serdar Bolat        12 Ocak 2026
 
 
 
+++
erdem akyuz <erd...@gmail.com>: Jan 13 01:55PM +0300

*TÜRKİYE OLMADAN CENNETE BİLE GİRMEM Rauf Denktaş*
 
Bu sözün sahibi KKTC Cumhurbaşkanı *Rauf Raif DENKTAŞ’ı* (27 Ocak 1924 – 13
Ocak 2012) vefatının yıl dönümünde saygı ile anıyoruz.
İlkokul eğitimini İstanbul ve Kıbrıs’da yapan Denktaş,
İngiltere’de Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Kıbrıs’da
Avukat’lığa başlamıştır.
Bir Türk olarak yaptığı vatansever çalışmaları nedeni ile
Makarios tarafından “*İstenmeyen Şahıs*” ilan edilmiştir. Buna rağmen
1964’de gizlice Kıbrıs’a çıkmış ve *Erenköy Savaşı’*na katılmıştır. Daha
sonra 1967 yılında yeniden ve gizli olarak çıktığı Kıbrıs’da tutuklanarak
hapsedilmiş, yapılan çalışmalar sonucu Türkiye’ye iade edilmiş, sonrasında
tekrar Kıbrıs’a dönmüştür.
*1974 Türk Barış Harekatı’nı takiben, 13 Şubat 1975’de “Kıbrıs
Türk Federe Devleti’*nin*”* ilanı sonrasında Devlet Başkanı ve Meclis
Başkanı görevlerini yürütmüş, 1983 yılında Kıbrıs’da bağımsız bir Türk
Devleti’nin kuruluş çalışmalarını tamamlayan Denktaş, 15 Kasım 1983
tarihinde “*Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti*’ni” ilan ederek 1985 yılında
düzenlenen Anayasa’ya göre, Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Vatansever kimliği ve siyasi yaşamının yanında, Hukuk eğitimi
alan ve yazar kimliği de bulunan Rauf Denktaş’ın 50’nin üzerinde kitabı,
yüzlerce makalesi ve “*İşgal Altında*” konulu bir film senaryosu
bulunmaktadır. Denktaş’ın, ermeni soykırım yalanının çürütülmesi için de
çok değerli katkıları olmuştur. Ayrıca iyi bir fotoğrafçı olarak çok sayıda
ve değişik konularda fotoğraf çekimleri vardır.
Kızı; Denktaş’ın, nefes alamaz durumdayken bile eşi Aydın Denktaş
için sürekli olarak “*Sevemez kimse seni, benim sevdiğim kadar.*.”
şarkısını söylediğini, son nefesini verirken Türkçe ve Rumca “*Bu
bağımsızlık yoludur egemenlik yoludur vatan yoludur devlet yoludur, Türklük
yoludur. Türkiye yoludur**.”* Dediğini söylemiştir.
Cenaze Töreni sırasında ise ilginç bir tesadüf yaşanarak
cenazenin üzerine muhteşem bir “*gökkuşağı“* doğmuştur.
Çok sayıda Ulusal ve Uluslararası ödül sahibi olan Denktaş’ı, biz
de “*Hukukun Egemenliği Derneğ*i” olarak; “*Dünyada ve Akdeniz’de Barışı
Sağlayan Kişi*” olarak “*BARIŞ ADAMI*” seçmiştik.
Hukukun Egemenliği Derneği Barış Ödüllerini, önceki yıllarda
Cumhurbaşkanı *Süleyman Demirel*, Atatürk’ün manevi kızı ve ilk kadın savaş
pilotu *Sabiha Gökçen* ve sanayici, işadamı *Sakıp Sabancı*’ya sunmuş idik.
Bu seçimle ilgili olarak Kıbrıs’da yaptığımız toplantı ve basın
açıklaması, Kıbrıs ve Türk Basını’nda geniş ölçüde yer almıştı. Bu tören
sırasında çekilen görsellerde; Devlet adamı kimliği yanında bir fotoğraf
sanatçısı olan Sayın Denktaş’ın fotoğraf makinasında, kendisi tarafından
çekilen, bizim de fotoğraflarımız bulunmaktadır.
Davet üzerine gittiğimiz, çok mütevazi bir ev görünümünde olan
Cumhurbaşkanlığı Konutu’nda bizi misafir etmiş ve bir öğle yemeği ikram
etmişti. Cumhurbaşkanlığı konutunda verdiği öğle yemeği sırasında bizzat
fotoğraflarımızı çekmiş ve yemek sonrası yapılan törende Hukukun Egemenliği
Derneği Genel Başkanı olarak; kendilerine hitaben şu konuşmayı yapmıştım:
“*Bugün Kıbrıs'ta, bir Yugoslavya, Sırbistan, Çeçenistan olayı
yaşanmıyorsa, dünya bunu Sayın Rauf Denktaş'a borçludur. Türk hareketi; hem
Kıbrıs'a hem Yunanistan'a özgürlük ve demokrasi getirmiş, adada ihtilali,
Yunanistan'da cuntayı önlemiştir. Bu gerçekleri görmeyen kişilerin, Sayın
Rauf Denktaş'ın dengeli siyasetinin ve KKTC.nin gerçeklere uygun yapısının
olmaması halinde, bölgenin nasıl bir kan, ateş ve barut fıçısına
döneceğini, dünya barışının nasıl bir tehlikeye gireceğini düşünmeleri
yeterli olacaktır. Akdeniz ve Dünya Barışına katkılarından ötürü
Sayın Denktaş’a BARIŞ ÖDÜLÜNÜ takdim ediyoruz*.
İşte; “*Türkiye Olmadan Cennete Bile Girmem*” diyenler; “*Türklüğe
gönül verenler böyle yaşar, sonsuzluğa böyle gider, yüreklerde böyle
yaşarlar*.”
 
 
 
*Av.Ahmet Erdem AKYÜZ *
Bu grubun güncellemelerine abone olduğunuz için bu özeti aldınız. Ayarlarınızı grup üyelik sayfasından değiştirebilirsiniz.
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek ve gruptan artık e-posta almamak için turkiye-icin-el...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.


--
Dr.Yaşar KALAFAT
Halkbilim Araştırmalar Merkezi
890. Sokak Öz-Ümit Apartmanı, K Blok Kat 6 Nu: 23 Dikmen Caddesi Keklik Pınarı Dikmen Ankara
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages