Boşnaklar

0 views
Skip to first unread message

Süleyman Çelik

unread,
Jun 28, 2015, 12:14:01 AM6/28/15
to akademik...@gmail.com

BALKANLARDAN İZLENİMLER-2: BOŞNAKLAR

Süleyman ÇELİK
Boşnaklar Sırplar, Hırvatlar ve diğer Slavlarla aynı ırktan ve aynı dili konuşuyorlar. Gel gör ki tarih boyunca ırkdaşlarından zulüm görmüşler. Dünyanın en çok acılar yaşamış kavmi, diyebiliriz. Boşnak olan rehberimiz Necat Ahmediç, "tarihte beş kez soykırıma uğradık" dedi.
Hıristiyanlığın iki ana mezhebi olan Katolik ve Ortodoksluktan farklı bir mezhep benimsiyorlar: Bogomil mezhebi. 
Katolikler de, Ortodokslar da bunu sapkınlık olarak niteliyor ve sürekli bunları yok etmeye çalışıyorlar. İmdatlarına Osmanlı yetişiyor. Fatih buraları feth edip tüm inançlara özgürlük verince bunlar da baskılardan kurtuluyor ve özgürlüklerine kavuşuyorlar. 
Benzer durumda başka bir Hıristiyan mezhebi, İspanya-Fransa sınırında, Preneler'de var: Katarlar. Sayın Mine Kırıkkanat, 'Gülün Öteki Adı' isimli kitabında bunları anlatır. Ne yazık ki onlara Osmanlı benzeri bir el ulaşamadığı için, İspanyol ve Fransız Katolik Şövalyeleri tarafından toptan yok edilmişlerdir. Bunu, soykırım değil de 'mezhepkırım' sayıyor olacaklar ki Avrupalı hümanistler hiç söz etmezler.
Boşnaklar zulümden, belki de katliamdan kurtulunca, bir süre sonra özgür iradeleriyle toptan Müslüman olurlar. 
Avrupalı bir kavmin toptan Müslüman olması, Avrupa'da hoş karşılanmaz ve bundan sonra ellerine geçen her fırsatta onları yok etmeye çalışırlar. 1878'de Bosna Avusturya'nın eline geçtiğinde büyük acılar yaşanır. Balkan Savaşı'nda büyük acılar yaşanır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında büyük acılar yaşanır. En son, Yugoslavya parçalanınca yaşanan acıları 40 yaşın üzerinde olanlar anımsar. Yapılan katliamlar Avrupa'nın gözü önünde, bazen onların yardımlarıyla yapıldı. Serebrenika'da BM Barış Gücü askeri olan Hollandalılar, "biz sizi koruyacağız, silaha artık ihtiyacınız yok" diyerek Boşnakların ellerinden silahlarını aldılar ve sonra kenti terk ederek silahsız sivil halkı Faşist Sırp katillere teslim ettiler. Onlar da büyük-küçük tüm erkekleri öldürdüler. Kadınlara-kızlara günlerce tecavüz ettiler, anlatılamayacak iğrençlikler yaptılar.
Saraybosna 1470 gün Sırplar tarafından ağır silahlarla sarılarak kuşatma altında tutuldu. Dünyanın her yanından psikopat ruhlu sapıklar, sapanla kuş avlar gibi, insanları vurmak 
için buraya akın ettiler ve Sırpların gözetiminde serbestçe, gözlerine kestirdikleri kişiyi ateş ederek öldürdüler. Amerika'dan, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden ve Rusya'dan bir çok sapık katilin gelmiş olduğu anlatılmaktadır. Rehberimiz Necat beş yaşındaki kız kardeşinin evlerinin önünde bu şekilde vurularak öldürüldüğünü söyledi. 
Saraybosna kuşatma altındayken şehri Bosna’ya bağlayan Havaalanı BM Barış Gücünün gözetimi altında olduğundan oraya Sırplar girememiş. Fakat buradan Saraybosna'ya yardım girmesine Barışgücü askerleri izin vermemişler. Silah değil, yiyecek ve ilaç gibi insani yardımlara bile izin vermemişler. Bunun üzerine Boşnaklar bir tünel kazarak bu engeli aşmışlar. Bu tünel olduğu gibi korunmuş ve ziyaretçilere gösteriliyor. 
Boşnaklar tüneli açtıktan sonra silah gereksinimlerini de karşılamışlar ve karşı saldırıyla kuşatmayı yaracakları sırada AB-D devreye girmiş ve barışa zorlamış. Dünya kamuoyunun baskısıyla Boşnaklar öneriyi kabul etmek zorunda kalmışlar. Aliya İzzet Begoviç, "bize üç ay zaman verselerdi, Sırpları yenip daha iyi koşullarda barış yapacaktık, izin vermediler" demiştir. 

Sonunda Bosna-Hersek devleti kuruldu. İki bölge, üç başkan ve üç başbakanlı. Bir bölge Sırp Bölgesi. Diğer bölge Boşnak-Hırvat kantonlarından oluşuyor. 6 Boşnak, 5 Hırvat kantonu var. 

Her şey pamuk ipliğine bağlı. Aralarındaki kin ve intikam hırsı devam ediyor ve üç taraf da hesaplaşma için hazırlık yapıyor. Zaten Sırp bölgesinde Bosna-Hersek devletinin değil, Sırbistan'ın bayrağı dalgalanıyor. Hırvat kantonlarında da Hırvatistan bayrağı. Her an ipler kopabilir. 
Bu arada, savaş zamanı Bosnalı Müslüman kardeşlerimiz için yardım toplayıp, sonra "biz Dar-ül Harp içindeyiz (yani Türkiye Müslüman bir ülke değildir), bu nedenle bizim buradaki cihadımızı başarabilmemiz için bu paraya Boşnaklardan çok ihtiyacımız var" diyerek topladıkları paraları Saraybosna'ya göndermeyip, cebine atan dinci parti liderlerini de unutmayalım.

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages