Sn. Güneş Ecer’in
7.2.2016 tarihli yazısındaki,
1-12 Adalar’ın Yunanistan’a Lozan’da bizim
vermiş olduğumuz,
2- İkinci dünya savaşından sonra 12 Adalar’ın bize teklif edildiği halde İnönü
tarafından reddedildiği,
şeklindeki iddialarınının yanlış olduğunu belirterek, gerekli açıklamalarda bulunmuştum.
Adı geçen, 9.2.2016 tarihli cevabında, bazı makaleleri referans göstererek itirazımın geçersiz olduğunu ifade etmektedir. Herhangi bir görüş, düşünceye ve yoruma itiraz edilebilir ama tarihi gerçeklere itiraz edilemez.
Tarihi gerçekler, kişilerin görüşleriyle de değişmez.
Makaleler, kişisel düşünce, görüş ve eleştirileri kapsar ve sadece makale sahibini bağlar. Uluslararası ilişkilerde kapalı kapılar ardında herşey konuşulur ama devletleri bağlayan yazılı antlaşmalardır.
Refens olarak verdiğiniz Dünya Bülteni’ndeki makalede şu ifade yer almaktadır:
“Osmanlı Devleti savaştan mağlup olarak ayrılınca 1923 yılında Lozan antlaşması ile TBMM bu adaları İtalya’ya bıraktı. Böylece Yunan işgaline karşı geçici olarak İtalya’ya bırakılmış olan bu adalar İtalya’nın egemenliğinde kaldı.“
Demek ki, 12
Adalar Lozan antlaşması ile Yunanistan’a
bırakılmamış. Böylece, 1. Maddede yer alan iddianızın yanlışlığı, referans
olarak gösterdiğiniz makale tarafından da teyit edilmektedir.
2. Maddede yer alan “İkinci Dünya Savaşı sonunda 12 Ada’lar bize teklif edildiği halde, İnönü reddetti.“ Şeklindeki iddianızı kanıtlayan herhangi bir belge yoktur. Türkiye konferansa katılmadı konusu başka, “Türkiye’ye teklif edildi ama İnönü reddetti.“ iddiası başkadır.
1944 yılında Almanlar’ın 12 Adaları Türkiye’ye teklifleri ise devrin şartlarına göre gerçekleşmesi mümkün olmayan görüşlerdir. Almanlar işgal ettikleri toprakları ona buna dağıtmaya karar vermişler de Türkiye’nin payına 12 Adalar mı düşmüştür?
Makaleler, kişisel düşünce, görüş ve eleştirileri kapsar ve sadece makale sahibini bağlar. Uluslararası ilişkiler belgeye dayanır.
Belgeye dayanmayan iddialar ise kişisel görüş, düşünce ve yorumlardan ibarettir.
gti...@aol.com: Feb 09 05:11AM -0500
12 adayi nasil kaybettik asagidaki iki makale anlatiyor.
Bu makaleler, ayrica, Sn Alihsan Hasircioglu'nun alttaki yazisindaki itirazlari
gecersiz kiliyor.
12 ADA NASIL KAYBEDILDI
http://www.dunyabulteni.net/haberler/196669/12-ada-nasil-kaybedildi-
Ömer Aymalı / Tarih Dosyası / Dünya Bülteni
(Makaleden secmeler)
12 Ada yaklaşık 400 yıl boyunca Osmanlı idaresinde kalmıştı. Çoğunlukta gayri
müslimlerin yaşadığı adalarda önemli oranda Müslüman nüfus da yaşamaktaydı. 12
Ada ismi ise Osmanlı Devletinin bölgede uyguladığı bir idariyönetim şeklinden
geliyordu; 12 adanin var oldugu kastedilmiyor. 14 buyuk ada küçükleri de dahil
edilirse 20’den fazla ada ve adacık bulunmaktadır.
12 adanın kaderi İtalyanlar Trablusgarp’ın işgalinde başarılı olamayınca
yapilan anlasma ile degisti. 12 adalar gecici olarak Italya'ya birakildi.
Böylece Balkan Savaşı sırasında muhtemel Yunan işgalinin önüne geçilecekti.
Ancak her şey planlandığı gibi gitmedi. I.Dünya savaşının patlak vermesiyle
Osmanlı Devleti ile İtalya ayrı ittifak grupları içinde birbiri ile savaşa
girdi. 4 yıllık savaşın sonucunda Osmanlı Devleti savaştan mağlup olarak
ayrılınca
1923 yılında Lozan antlaşması ile TBMM bu adaları İtalya’ya bıraktı. Böylece
Yunan işgaline karşı geçici olarak İtalya’ya bırakılmış olan bu adalar
İtalya’nın egemenliğinde kaldı.
II.Dünya savaşının sonunda, 1946 yılında Paris’te yapılan Barış görüşmelerinde
12 Ada’nın İtalya’dan alınarak Yunanistan’a verilmesi gündeme geldi. Gerekçesi
ise adalarda yaşayan nüfusun çoğunluğunun Rum olmasıydı.
12 Ada ile ilgili kararın verildiği Paris Barış Konferansına aslında Türkiye de
resmen davet edilmişti. Ancak İsmet İnönü’nün başkanlığında toplanan hükümet
konferansa katılmama yönünde bir karar aldı. İnönü savaşa girmeyen Türkiye'nin
savaş sonunda herhangi bir çıkar peşinde koşmayacağını ifade ediyordu. Bu durum
12 Ada ile ilgili alınan kararların tam da Yunanistan’ın istediği şekilde
çıkmasına sebep oldu. Halbuki konferansa bir Türk heyeti katılmış olsa idi en
azından Ege kıyılarına çok yakın adalardan bazılarının alınma şansı
doğabilirdi.
Çünkü yalnızca nüfus dengesine göre karar vermek Türkiye’ye karşı bir
hukuksuzluktu ve bu durum konferansta dile getirilebilirdi. Türkiye bu konuda
hakkını arayabilirdi.
Örnek olarak Batı Trakya’daki nüfusun yüzde 80’ine yakın Türk ve Müslüman’dı
ancak Lozan antlaşmasında Batı Trakya bölgesi Yunanistan’a bırakılmıştı. Bu da
nüfus dengesinin tek başına yeterli bir gerekçe olmadığını göstermekteydi.
Ancak Türkiye’nin konferansa katılmaması bu ihtimalleri en başından ortadan
kaldırdı. 10 Şubat 1947’de İtalya Paris Antlaşmasını imzaladı. Bu antlaşmayla
12 Ada silahsızlandırılmak şartıyla Yunanistan’a bırakıldı.
KAYNAKLAR:
Rifat Uçarol Siyasi Tarih 1789- 2010
Feridun Cemal Erkin, Dışişlerinde 34 Yıl
IKINCI DUNYA HARBI SONLARINDA FIRSATI KACIRMAMIZLA ILGILI IKINCI MAKALE
Ataturk Arastirma Merkezi yayinlarindan, YRD. DOÇ. DR. NECDET HAYTA, tarafindan
yazilmis "Ikinci Dunya Savasi yillarinda Ege adalari sorunu" baslikli
uzun ve detayli bir makalede, 12-adalar konusunda Yunanistan, Paris
konferansina katilan ABD, Ingitere gibi devler nezdinde adalari kendisine
katmak icin cok caba sarfederken, Turkiye'nin ne davet edildigi konferansa
katilmak ne de adalari Turkiye'ye katmak icin hic bir faaliyette bulunmadigi
butun detaylariyla anlatilmaktadir.
Ayrica, 1944'te Almanya, isgali altindaki adalari Turkiye'ye devretmeyi teklif
ettiginde de Inonu hukumeti olumlu cevap vermemistir.
Kaynagindan her seyi okuyabilirsiniz:
http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-36/ikinci-dunya-savasi-yillarinda-ege-adalari-sorunu
Makalenin sonuc kismindaki su paragraf konuyu ozetliyor:
"Sonuç olarak, savaş sırasındaki mağduriyetini en iyi şekilde kullanan
Yunanistan, bu konudaki arzularını yerine getirme konusunda her türlü çabayı
harcayan Amerika ve İngiltere'nin bu tutumlarında kendilerine destek yaptıkları
en önemli nokta, halkın çoğunluğunun Rum olmasıdır. Bu konuda en fazla söz
hakkı bulunması gereken ülkelerden biri olan Türkiye ise bütün savaş boyunca en
önemli fırsatı, 1944 yılında Almanların devretme teklifi ile yakalamış fakat,
İngilizlerin karşı çıkması üzerine o dönemdeki şartların da etkisiyle, (Turkiye
Dis isleri bakanligindan, Feridun Cemal) Erkin'in de dediği gibi müzakere
teşebbüsüne girmeye bile lüzum görmeden bundan vazgeçmiştir."
Yani, gecici olarak Italya'ya devredilmis olan adalari resmen Lozan'da
kaybettik
Ikinci Dunya savasi sonuna dogru 1944'te Almanya isgal ettigi bu adalari
Turkiye'ye vermeyi teklif ettiginde, teklife ilgi dahi gostermedik.
Gunes Ecer
----
12 ADALAR GERÇEĞİ Ali ihsan Hasircioglu <aliihsan.h...@gmail.com>:
Feb 08 06:46PM +0100
Sn. Güneş Ecer, 7.2.2016 tarihli yazısında,
Ege Denizi’nde Yunanistan tarafından işgal edildiği ifade edilen 16
adamızla ilgili olarak, adaların aidiyetleri ve hukuki durumları hakkında
kesin verilerin bulunmadığından bahisle:
1- 12 Adalar’ın Yunanistan’a Lozan’da bizim vermiş olduğumuzu,
2- İkinci dünya savaşından sonra 12 Adalar’ın bize teklif edildiği halde
İnönü tarafından reddedildiğini, ifade etmektedir.