Antropolog Timucin: "Turkler Orta Asya'dan gelmedi"

140 views
Skip to first unread message

gti...@aol.com

unread,
Apr 16, 2016, 12:55:28 PM4/16/16
to adum...@gmail.com, zeki...@yahoo.com, GTI...@aol.com

Okudugum bilimsel genetik yazilar, Turk dedigimiz insanlarin daha ziyade Orta Asya'dan goc edenlerin genlerinden degil, Anadolu'da binlerce senedir yasayan insanlarin genleriyle ortustugunu gosteriyor. Asagidaki yazi bunu anlatiyor. Genetik testlerde, anayurt genlerimizin %3-5-7 cikmasi bu yuzden. Internet'te "Anadolu'nun gen haritasi" diye arastirirsaniz benzer bircok bilimsel yazi goreceksiniz.

Demek ki son 150-200 sene icerisinde Turk kimligi yaratilmis. Nasil yapildiysa, kendimizi Turk gibi gormeye baslamisiz.
Durumu geri cevirmek, kendi kimligimizle savasip yenmek gibi bir sey, ki cok zor; buna gerek yok zaten.

Turk kimligimizi degil, Turk irkciligini birakmamiz lazim.

Eger ovunecek bir sey ariyorsak, var sandigimiz irkimizla degil, irkcilik yapmayan insanlar olmamizla ovunmek daha medeni bir sey zaten. Osmanli'da oldugu gibi.

Cunku, devir, insan haklarina saygili olma devridir.

Irkcilik tarihte ufak bir donemde insanlari kullanmak icin ortaya cikarildi; milyonlar yok edildi.
Irkcilik, oldugu hic bir ulkeye hayir getirmedi.
Tarihte gomulu kalmali; hortlatilmamali.

Islamiyet, bosuna irkcikliga karsi degil.

Gunes Ecer

* * *

'Türkler Orta Asya'dan gelmedi'

10 Aralık 2007 Pazartesi - SABAH

Antropolog Timuçin Binder Anadolu'nun 1071 sonrasında Türkleştiği savına karşı çıkıyor..

İTÜ öğretim üyesi, antropolog Timuçin Binder Anadolu'nun 1071 sonrasında Türkleştiği savına karşı çıkıyor: Buradaki insanın tarihi 40 bin yıl öncesine uzanıyor..

Genetik teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler sadece geçmişe değil geleceğe de ışık tutuyor. DNA moleküllerinin dizilişi pek çok kişi ve ulus için hayati öneme sahip "nereden geldim" sorusuna da yanıt veriyor. Ancak Türkiye'de bu konuda kapsamlı bir araştırma yok. Amerika ve Avrupa'da Oxford gibi birkaç üniversite ve yüklü bir ücret karşılığı bazı şirketler bireysel gen incelemesi yapıyor.

Bir de National Geographic dergisinin devam ettirdiği "Genografi" projesi var. Bu merkezlere son dönemde Türkiye'den de başvurular yoğunlukta. Derginin ve ilgili şirketlerin sitesine girenler bir DNA numune paketi ve şifre alıyor. Ortalama olarak 100 ile 450 dolar arası bir ücret ödeniyor. Gönderilen paketteki çubukla ağız içinin bir bölümü kazınıyor ve çubuğun üzerindeki DNA numunesine hiç dokunulmadan gönderiliyor. Merkezde bu parça inceleniyor ve başvuranın atalarının nereden geldiği tespit ediliyor. Türklerle ilgili tüm bu genetik araştırmaların sonuçlarını yakından takip eden bir isim var: İTÜ İnsan ve Toplum Bilimi bölümü öğretim üyesi, antropolog Timuçin Binder. Kaliforniya Üniversitesi'nde antropoloji (İnsan kültürü, toplumu, biyolojisi üzerine araştırmalar yapan bilim dalı) eğitimi alan Binder, ardından tarih ve genetik bilimler üzerinden akademik çalışmalar yürüttü. Genetik miras tıbbın konusu olarak bilinse de antropolojinin ilgi alanına giriyor. Binder ile Türklerle ilgili genetik araştırmaların sonuçlarını konuştuk.

GELENLER YÜZDE 10-15
* Genetik araştırmaların Türklerle ilgili ortaya çıkardığı en büyük sonuç ne?
Türkiye'de yaşayan insanların büyük bölümünün 40 bin yıl önce de bu topraklarda yaşamış olmaları. Yani Türkler 1071 yılında Anadolu'ya gelmedi hatta 40 bin yıldır buradan kıpırdamamışlar. Bu topraklara aitler, Orta Asya'dan geldiği söylenenler buralı aslında.

* Orta Asya göçü olmadı mı?
Oldu ama gelenlerin sayısı çok az. Gen araştırmaları bugün Türkiye'de yaşayan insanların ne kadarının Orta Asya kökenli olduğunu ortaya çıkartıyor. Buna göre Türkiye'nin genetik yapısı tarih öncesi dönemde bugünkü şeklini alıyor.

* Göç edenler ne kadar az?
Bu rakam ortalama yüzde 10-15 civarında. Yani Orta Asya'dan bu topraklarda yaşayanların yüzde 10-15'i gelmiş ve nüfus yapısını da değiştirememişler. Hiç de Orta Asya'dan Anadolu'ya 'bir kısrak başı gibi uzanan' bir durum söz konusu değil. Orta Asya göçü bir efsane. Zaten gelen az sayıdaki insanın geni de çok daha kalabalık yerli toplulukların içinde kaybolmuş. Ayrıca gelenlerin Türk mü, İranlı mı veya Afgan mı olduğunu da bilmek çok zor.

* Neden zor?
Genetik araştırmada etnik bir tanımlama söz konusu değil. Genetik dağılımın araştırılması Türklerin kökenlerinin araştırılması anlamına gelmiyor. Çünkü 'Oğuz geni' veya 'Türk geni' diye bir şey yok. Genetik araştırma her insanın kökeniyle veya soyunun bugüne kadar nerelerde bulunduğuyla ilgili veriler taşıyor.

'TÜRKLÜK' KÜLTÜREL KİMLİK

* 'Türk geni yok' derken neyi kastediyorsunuz?
Türklük bizim ürettiğimiz kültürel kimlik. Aynı şekilde Yunanlılık da Ermenilik de bir kültürel tasarım ve kurgu. Türklük daha modern bir kavram ve son 200 yılın ürünü. Bugün bu topraklarda yaşayan insanların tarihi binlerce yıl önceden başlıyor. Yani herkese Türk diyemeyiz, Türklük bugünle ilgili. Kavramları biz icat ettik, herkese Türk dedik. Bizden öncekilerin kim olduğunu bilmiyoruz bile. Biz Uygurlara Türk diyoruz ama onlar kendilerine Türk demiyor. Etnik kimliklerden çıkarak bir şeylere ulaşmak çok zor. Türk olmak için Orta Asya'dan gelmek gerekmiyor. Türklük çok daha sonra oluşmuş bir kimlik. Göçle gelenler 1100'lü yıllarda "Danişmentname" adlı bir eser yazmışlar ama içinde Türk olduklarına dair tek bir kelime yok. Türk veya Türklük kelimesini ilk kullananlar yabancılar oluyor. Bir de Göktürkler kendilerine Türk demişler.

Resmi tarihi sorgulamak lazım
 
Göç edenlerin sayısı ve etkisi bu kadar az ise Özbeklerle, Kırgızlarla veya Türkmenlerle bağımız nereden geliyor?
Gen araştırmalarında çıkan sonuç Türkiye'de yaşayanların hiç de Türkmenlere, Özbeklere çok yakın olmadığıdır. Hatta uzak da diyebiliriz. Akrabalık ilişkisi anlamında ise Türkiye'de yaşayanların biyolojik olarak Orta Asya'yla bağlantısı yok. Sadece göç eden küçük bir grubun var. Eğer illa ki kan bağı olarak tanımlamak istenirse böyle bir kan bağı da yok.

* Türk Cumhuriyetler'iyle bir bağlantının olmaması bilinen veya resmi tarihe çok ters...
Evet, resmi tarih sorunlu. Gelişmeler de resmi tarihi çürütüyor ve bu durumu sorgulamamız gerekiyor. Çünkü genler Türkiye'de yaşayanlar ile Orta Asya'dakiler; Türkmenler, Özbekler arasında var olduğu söylenen biyolojik yakınlığı yalanlıyor. İnsanların kafasında bizim Türkmenlere, Özbeklere, Uygurlara hatta Moğollara yakın olduğumuz gibi yerleşik fikirler var. Buradan yola çıkınca sonuç şaşırtıcı oluyor.

* Bugün Türk dediğimiz insanlar Orta Asya göçünden önce de bu topraklarda yaşıyorlarsa o zaman bu coğrafyanın bilinmeyen bir tarihi daha yok mu?
Bu çok önemli. Orta Asya'dan göç etmeyen yüzde 85- 90'ın anlatılmayan öyküsü ve öyküleri var. Orta Asya göçünden önce Anadolu'da yaşayanların bizimle ilgisi yokmuş gibi başka topluluklar olarak gösteriliyor. Bizim atalarımız olarak gösterilmiyor. Onlar vardı ancak göçle birlikte biz gelince gittiler gibi anlatılıyor. Ama bu araştırmalar bunun öyle olmadığını gösteriyor. Onlar bizim atalarımız.

Anadolu'daki halk Yunan'a daha yakın

Peki, gen araştırmalarının sonucuna göre Türkler kimlere yakın?
İranlılar, Ürdünlüler, Yunanlılar, Süryaniler. Türkiye ile İran arasındaki genetik mesafe Türkiye ile Türkmenler arasındaki mesafeden daha az. Bunun nedeni de Türkiye'deki insanların hep bu coğrafyada yaşamış olması. Mesela Rusya'nın denetiminde olan ve Türkçe konuşan Tuva Türklerinin Türkiye'deki insanlarla genetik bağlantısı yok. Ancak Türkiye, İran ve Yunanistan genetik açıdan birbirlerine ayrılmaz biçimde çok yakın. Renklere vurursak Türkiye, Yunanistan, İran ve Ürdün aynı rengin farklı tonları. Ama doğuya doğru geçtiğiniz anda renk değişiyor. Türkiye'de yaşayanların kökeni Ortadoğu ve Akdeniz olarak çıkıyor. Yunanlılar, Ürdünlüler, İranlılar, Süryaniler ile yakınız ve akrabayız. Ama bu kesinlikle İranlıların soyundan geliyoruz ya da İranlılar bizim soyumuzdan geliyor anlamına gelmiyor. Genetik açıdan birbirine benzer bireyler rahatlıkla farklı etnik grupların üyeleri olabilirler. Bu farklılığın kaynağı genler değil, kültürel yaklaşımlar.

* Kürtler ve Ermeniler genetik olarak Türklere ne kadar yakın?
Kürtler de binlerce yıldır bu topraklarda. Ama bize İranlılardan ve Yunanlılardan daha uzak, Özbeklerden ise daha yakınlar. Ermenilerin durumunu tespit etmek çok zor çünkü tehcir olayı var. Ama genetik bağlantıya göre İranlılar, Yunanlılar ve Ürdünlülerden hatta Türkmenlerden bile daha uzaklar.
Türk-Kürt tartışması gen merakını artırıyor
Son dönemde gen araştırması yaptıran kişilerin sayısındaki artışı neye bağlıyorsunuz?

Çünkü insanlar bugüne kadar belli kategoriler içinde genellendiler. Herkese Türk veya Kürt denildi. Ama tarihe ilgi artınca sahip olunan kimlikle ilgili tatminsizlik yaşanmaya başlandı ve daha derine inme ihtiyacı hissedildi. Modern yaşamın getirdiği bir merak. Bir de gündemdeki Kürt, Türk ve Ermeni tartışmaları genetik meraka neden oluyor. Ama genetik araştırma yaptıranlar Amerika'da daha çok. Türkiye'de yeni başladı ve yoğun. Avrupa'da ise pek ilgi yok. Çünkü onlarda soyadların 600- 800 geçmişi var. Bu da bir belirginlik ortaya koyuyor.

* Gen araştırmalarının sonuçları ne kadar güvenilir?
Son derece güvenilir. Çünkü genler bir anlamda insanların kara kutusu. İnsanların son 60 veya 90 bin yılda izledikleri yollar saptanabiliyor. Daha önce eski insanların, tarihçilerin yazdıklarından yola çıkılıyordu. Genleri ise insanlar yazmıyor, insan etkisinden neredeyse bağımsız. Eleştiriler ancak yöntemler ve işlemlerde yapılabilecek hatalarla ilgili olabilir.
Sabah / ECEVİT KILIÇ

ZEKI SAHIN

unread,
Apr 16, 2016, 2:31:58 PM4/16/16
to Arif N Caner, TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP, adum...@gmail.com, GTI...@aol.com
Bu ve benzeri propogandaları hep imansız dinci kesim yapar...



From: Arif N Caner <arifn...@gmail.com>
To: TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP <Turkiye-i...@googlegroups.com>
Cc: adum...@gmail.com; zeki...@yahoo.com; GTI...@aol.com
Sent: Saturday, April 16, 2016 8:48 PM
Subject: Re: [Türkiye] Antropolog Timucin: "Turkler Orta Asya'dan gelmedi"

 SAÇMALIK OLUR DA, ANCAK BU KADAR OLABİLİR!

BİLİNÇLİ OLARAK, "TÜRK" IRKININ VAR OLMADIĞINI SÖYLEMEYE VARAN, AKIL TUTULMASI İLE EŞ DEĞERDE MANTIKSIZ VE HESAPSIZ BİR AÇIKLAMA NUMUNESİ OLMUŞ.

DAHA DA ÖNEMLİSİ, BANA, İKTİDAR HIRSI İLE YANIP TUTUŞAN BAZILARININ, "TÜRK IRKI YOKTUR" DEMELERİNİ HATIRLATINCA, BU SAÇMA VE DÜŞÜNCESİZ AÇIKLAMAYI YAPAN VE DESTEKLEYENLERİN, SANKİ POLİTİK VEYA MAKAM BEKLENTİSİ VARMIŞ GİBİ GELDİ.

GÜNEŞ ECER HAZRETLERİ BUYURMUŞ:

Eger ovunecek bir sey ariyorsak, var sandigimiz irkimizla degil, irkcilik yapmayan insanlar olmamizla ovunmek daha medeni bir sey zaten. Osmanli'da oldugu gibi.


NASIL GÜLECEĞİMİ ŞAŞIRDIM.

OSMANLI-HİÇ BİR ZAMAN TÜRK OLMADIĞI GİBİ, ZATEN BİR IRK DA DEĞİLDİ.
DÜNYA MİLLETLERİ, HANGİ IRK İLE ANILDIĞI İLE ÖVÜNÜRKEN, BAZI FAZLA AKILLI ZEKALILAR, "ÜMMETÇİLİK" UĞRUNA, KENDİ KANLARINI İNKAR EDER DURUMA GELMİŞLER.
KAN BİR MAYA GİBİDİR. KENDİNİ İNKAR EDENLERDE BU MAYA TUTMAZ!


Saygılarımla,

Arif Neşet Caner

arifn...@gmail.com





2016-04-16 11:38 GMT+03:00 gtiecer via TÜRKİYE İÇİN EL ELE HABER GRUBU <Turkiye-i...@googlegroups.com>:
Boxbe This message is eligible for Automatic Cleanup! (Turkiye-i...@googlegroups.com) Add cleanup rule | More info
--
Sayın "TÜRKİYE İÇİN EL ELE MAİL GRUBU" grubu üyesi.
grubumuzla ilgili şikayetleriniz ve tavsiyeleriniz grup yönetimine " erzinca...@gmail.com " adresimize bildirin,
Grubumuzda yayınlanan iletilerin yasalar karşısında tüm sorumluluğu yazarına ve iletinin üzerinde değişiklik yapıp yayınlayan üyeye ait olacaktır, İletilerin mutlaka konu başlıklarını yazınız. İletilerinizde Başka bir grubun tanıtımı, url adresleri yada benzeri ibareler bulunması halinde o iletiler yayınlanmayacaktır.. önemle duyurulur. saygılarımızla
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "TÜRKİYE İÇİN EL ELE HABER GRUBU" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu gruba yayın göndermek için, Turkiye-i...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu grubu https://groups.google.com/group/Turkiye-icin-el-ele adresinde ziyaret edebilirsiniz.




gti...@aol.com

unread,
Apr 16, 2016, 6:19:04 PM4/16/16
to arifn...@gmail.com, Turkiye-i...@googlegroups.com, adum...@gmail.com, zeki...@yahoo.com

OSMANLI-HİÇ BİR ZAMAN TÜRK OLMADIĞI GİBİ, ZATEN BİR IRK DA DEĞİLDİ.
Iste tamda bu yuzden 623 sene yasadi;
idaresi altindaki ulkeler nisbeten huzur icinde yasadilar.

Turk degildi; ama baska bir sey de degildi; Turk, Kurt, Rum, Sirp, Ermeni, Arap,...hepsiydi.
Kulturu Turk-Islam kulturu idi. Islami degerlere gore idare etti.
Ustunlugu buradaydi.

Turkiye 100 senede kendisi ile savas halindedir.
Kurtlerle, azinliklarla, Muslumanlarla.
Katliam ustune katliam yapildi; azinlik kalmadi.

Cunku, irkcilik ogretildi. Devlet politikasi oldu; Turkiye'yi kana buladi ve bulamakta.

Bunu gorup konusmamak bu suca ortak olmaktir.

Irkcilik hangi ulkeye hayir getirdi soyler misin?
Ustelik, Turkiye'de irkcilik yapmak absurd bir sey; baksaniza bilimsel calismalar ne diyor.

Derdinizi gidin o bilimsel yazilarla paylasin.

Iktidar hirsiymis suymus buymus....nerenden uyduruyorsun?
Turkiye'de ne kadar Turk genleri oldugunu once ogren, sonra Turk irkciligi yap.

Ayni sey Kurtler icin de, Ermeniler icin de, Rumlar, vb icin de gecerli. Dunyada en saf irk olan Sibiryada yasayan Saka Turkleridir. Turk anayurt genleri %80. Bizde %3-7 arasi. Sakalar bile karistikca safliklarini kaybedecek.

Dunya boyle iste; degistiremezsin.
Bilim ve dusunce ozgurlugu karsisinda duramazsin.

Bilim derken Islam'i da dahil ediyorum.
Islam da irkciligi yasaklamistir.

Yine de, merak etme, sacmalama ozgurlugun var.

Gunes Ecer

gti...@aol.com

unread,
Apr 16, 2016, 6:19:04 PM4/16/16
to zeki...@yahoo.com, arifn...@gmail.com, Turkiye-i...@googlegroups.com, adum...@gmail.com
Bu mudur cevabiniz Zeki bey?
Sakldiriya gecmek mi?

Ama, dediginiz dogru, Musluman olan irkci olamaz.

Bilimlsel sonuclarla nasil bas edebiliriz, nasil degisiriz onu dusunmemiz (daha dogrusu dusunmeniz) lazim.
Bazilarimizin bayagi bir degisimden gecmesi gerekecek; bu malum.

Lakin, sonunda, mantik bize en dogru yolu gosterecektir.
Bu, herhalde ki, birbirimizle huzur icinde yasamayi ogretecektir;
aramizdaki etnik ayriliklara dayali husumetleri yok edecektir.

Ayrica, genetik calismalarin ana sonucu Turk irkinin olmamasi degil; irk diye bir seyin kalmamis olmasi.
Dunya artik gen corbasi haline gelmis deniliyor.

Anadolu da, asirlardir gecip giden, yerlesen yeni kavimlerle, ilk ziraatin olmasi dolayisiyle her yoreden insanlari ceken bir goc yolu oldugu icin en karisik nufustur deniliyor.

Inkar mi edeceksiniz?

Gunes Ecer

Arif N Caner

unread,
Apr 16, 2016, 6:19:20 PM4/16/16
to TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP, adum...@gmail.com, zeki...@yahoo.com, GTI...@aol.com

gti...@aol.com

unread,
Apr 17, 2016, 5:38:01 PM4/17/16
to arifn...@gmail.com, Turkiye-i...@googlegroups.com, adum...@gmail.com, zeki...@yahoo.com
Arif Caner:

Anladik irkcisin.

Turk irkindan olmadigin bilimsel olarak kirk kere isbatlandigina gore, hangi irkin irkcisisin?
Turkun degil; cunku yeterince Turk genlerin yok.
Aydinlatirsan memnun olurum.
Cevabini alamazsam, bu sana son yazimdir, bilesin.

Irk diye bir seyin kalmadigi bir dunyada buyur yap irkciligini.
Bakalim kendinden baska kimleri kandirabileceksin artik.

Osmanli'yi da irkci olmadigi icin suclayacak kadar cahilsin.

Gunes



-----Original Message-----
From: Arif N Caner <arifn...@gmail.com>
To: gtiecer <gti...@aol.com>
Cc: TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP <Turkiye-i...@googlegroups.com>; Ali Aslan Dumanol <adum...@gmail.com>; zekisahin <zeki...@yahoo.com>
Sent: Sun, Apr 17, 2016 1:39 am
Subject: Re: [Türkiye] Antropolog Timucin: "Turkler Orta Asya'dan gelmedi"

OSMANLI HANEDANININ NESEBİ
 
1-İlk Osmanlı Padişahı Osman beyin annesinin Türk, Mo(n)gol veya Acem kökenli olduğuna dair rivayetler varsa da, bunlara ait bir kanıt bulunamamıştır. 

Osman Beyin iki eşi vardı, Mal ve Bala Hatunlar. Her ikisi de Moğol asıllı idi. Babaları Edepli Ali'nin ismi Türkçe'ye çevrilirken başına bir şeyh ilavesi ile, Şeyh Edebali oldu. 


2- Orhan Bey: Osman Bey'in Mal Hatun isimli eşinden doğdu. Eşleri Rum asıllı Horofira (Nilüfer Sultan), Rum Asporçe ve Rum Teodora.


3- 1. Murad: Horofira'dan doğdu. Eşleri Bulgar-Yahudi melezi Marya ve Bulgar Tamar. 


4- Yıldırım Beyazid: Marya'dan doğdu. Eşleri: Sırp kökenli Olivera, Devlet Hatun, Bulgar Olga, Maria, Angelina ve Anita.


5- Çelebi Mehmed: Olga'dan doğdu. Eşleri: Sofia, Anna, Veronica. 

6- 2. Murad: Veronica'dan doğdu. Eşleri: Nache de la Bazory (Fransız), Mara Despina, Stella.


7- Fatih: Mara Despina'dan doğdu. Eşleri: Rum Zaganoz paşanın kızı Kornelya, Anna, Helen, Tamara. Babası 2. Murad öldükten sonra annesi Despina'ya Selanik'teki bir manastırı (!) bağışlamıştır. Ferman Topkapı Müzesindedir. 

8- 2. Beyazid: Kornelya'dan doğdu. Eşleri: Beti, Anita, Suzi, Liliana, Katherin, Nina, Martha ve Danilova. Öldürttüğü kardesi Cem Sultan'ın eşi: Trabzon Kralı Rum David Komnen'in kızı Anna. (Aşık Paşa Tarihi, Early Turkish Buildings in Trabzon - Selina Ballance, Mehmed der Oroberen Franz Babinger, Türkiyat 1951 - Tayyip Gökbilgin). 


9- Yavuz Sultan Selim: Annesi (Beti, Anita, Suzi, Liliana, Katherin, Nina, Martha ve Danilova... tartışmalı). Eşleri: Polonyalı Helga (Havza Sultan), Sırp Aleksandra (Ayşe Sultan). Şimdi biraz ayrıntı gerekli: Yavuz, Padişah olur olmaz babası 2. Beyazid'i Havza'nın Abalar Köyünde boğdurarak öldürttü. Sırp kökenli Koca Mustafa Paşa'yı Sadrazam yaptı. Mustafa Paşa, Enderun-u Humayun'da (içoğlanlar gurubu) yetişmiş ve sonradan güzel bir çocuk olduğundan Beyazid'in erkek odalıkları arasına alınmıştı. Yavuz Sultan Selim ilk iş olarak 2 öz kardeşini ve 5 yeğenini öldürttükten sonra, sıra babasının diğer 8 karısından doğan kardeşlerine gelmiştir. Ağabeyi Korkut, Ahmed, Abdullah, Şehinşah, Alemşah, Şahsultan, Mahmut ve Mehmed ile karıları ve çocukları ile boğularak öldürüldüler. Buna rağmen Yavuz'un romantik bir tarafı da vardı: Bir erkek odalığına yazdığı şiir, hala edebiyat sayfalarını süsler: Şîrler (aslanlar) pençe-i kahrımda olurken lerzan, (titrerken) Beni bir gözleri âhuya zebûn (güçsüz, çaresiz) etti felek. 


Yavuz, Koca Mustafa Paşayı'da boğdurttuktan sonra yine iç oğlanlarından devşirme Arnavut Yusuf Paşa'yı sadrazam yaptı. Mısır'ı fethetmeyi düşündüğünde, Mısır'da Kölemen'lerin idaresinde Ed Devlet-üt Türkiye isimli 267 yıllık bir devlet vardı. Konuşulan dil Türkçe idi. (Tarih-i Nişancı Mehmet Paşa, İstanbul, sayfa 83). Yavuz, Kölemen Devleti'ne 1517 de son verip dönerken, yolda giderayak Arnavut Yusuf Paşa'yı da boğdurtuverdi! 


10- Kanuni Sultan Süleyman (Muhteşem Süleyman): Polonya'lı Helga'dan doğdu. Eşleri: Bir Rus papazının kızı Roksalan (Hürrem Sultan), Sicilya'lı Rozaline (Gülfem Hatun).


11- 2. Selim (Sarı Selim): Roksalan'dan doğdu. Yahudi Raşel (Nurbanu Sultan). Sarı Selim, kızı Esmahan'ı Hirvat kökenli Sokullu Mehmet Paşa ile evlendirdi. 1571 yılında onbinlerce Türk askerinin ölümüne malolan Kıbrıs'ı aldıktan sonra bütün ganimet saray mensupları ve savaşmayan Yeniçeriler arasında paylaştırıldı. Bütün bunlara ilaveten Yahudi banker Yasef Nassi Kıbrıs'a kral olarak tayin edildi. Hanedan sıkıştığında Yasef'ten borç para alabiliyordu. Tabii, yine Raşel'in ilişkileri sayesinde. Çünkü, Raşel'i bir cariye olarak Sarı Selim'e satan zaten Yasef Nassi idi... Şimdi en önemli konu, Osmanlılaştırma siyaseti gereği, Kıbrıs'a hangi toplumun yerleştirileceği idi. Bu sorun da, 10 bin kadar Yeniçeri Kıbrıs'a gönderilip, yerli halkın kadınları ile evlendirilip çözüldü. (Dikkat! Türk soylular yine yok! Yoksa bir TABU'ya mı temas ettim?..) 


12- 3. Murat: Raşel'den doğdu. 130 cariyesinden 112 çocuğu oldu. Eşleri: Venedik'li Sofia Baffo (Safiye Sultan), Polonyalı Mona (Mihriban Sultan), Macar Ninuska (Nazperver Sultan), Rus Olga (Şahhüban Sultan), Romanyalı Meri (Fahriye Sultan). 3. Murat en sevdiği kızı Ayse Sultan'ı Sırp kökenli Kanijeli İbrahim Paşa ile evlendirdi... 


13- 3. Mehmet: Sofia Baffo'dan doğdu. Eşi: Yunanlı Helen (Handan Sultan), İspanyol Sinderella Violetta (Mahpeyker Sultan). 3'cü Mehmet bir gecede 19 kardeşini birden boğdurmakla ünlendi... 24 kızkardeşini de Beyazıt'taki eski sarayın bir bölümünde hapsettirdi. Ne olur ne olmaz diye Sinderella'dan doğmus 15 yaşındaki öz oğlu Mahmut'u da boğdurtturdu. Helen'den doğan Ahmed'e dokunmadı. Sonra da Şehzade Mahmud'un annesi Sinderella'yı da öldürttü. 


14- 1. Ahmet: Helen'den doğdu. Eşleri: Rum Evdoksia (Mahfiruz Sultan), bir Rum Papazının kızı Anastasia (Mahpeyker Kösem Sultan). İlginçtir: Öldürdüğü onbinlerce Türk'ün cesetlerini kazdığı çukurlara gömmesi ile ün salan ve bu yüzden Kuyucu Murat Paşa lakabına sahip Sırp kökenli içoğlanı, Ahmet I. tarafından sadrazam yapıldı. Kuyucu 1611 yılında öldüğünde yerine Rum kökenli Nasuh Paşa getirildi. 


15- 1. Mustafa (Deli Mustafa): 3'cü Mehmed'in eşi Sinderella Violetta'dan doğdu. Eşleri: Bilinmiyor.


16- 2. Osman (Genç Osman): Evdoksia'dan doğdu. Henüz 13 yaşında iken annesi Evdoksia tarafından, Mariça ile evlendirildi. Kıza Meylişah adı takıldı. Esas ismi bilinmiyor. Nasılsa gözden kaçmış hocası, Ömer Efendinin de öğretisi ile çok sağlam değer yargılarına varabilen, iyi eğitilen, zeki bir çocuktu bu padişah. (Belki de tek!.. A.D.). Yapılmasını istediği ıslahat kısaca 5 maddede toplanıyordu:


a) Osmanlı Padişahları bundan böyle nikahla evlenecekler ve sadece nikahlı eşlerden doğan çocuklar padişah olabilecek.


b) Devlet-i Aliyye'yi dışarda temsil edecek kişiler bundan böyle yabancı soylu, devşirme olmayacaklar. 


c) Savaşlarda daima dönme Yeniçerilerin önüne konup kırdırılan, düşmanı zayıflatıp Yeniçeriler'in işlerini kolaylaştıran, Devlet-i Osman-ı Ali'nin bir cihan devleti olmasında en büyük payı bulunan Anadolu Türklerinden bir Osmanlı Muhafız Ordusu kurulacak; kazan kaldırma, soygun, talandan başka bir işe yaramayan Yeniçeri Ocağı kaldırılacak. 


d) Mel'anet yuvası Zenci Harem Ağaları ve cinsi çeşni olsun diye Enderun-u Hümayun denilen teşkilata sokulan Hıristiyan çocuklar tamamen dağıtılacak.


e) Sancaklar tek bir ahkam ile idare olunacak ve Al-i Osman'ın cümlesince hakir görülüp sadece savaşlarda yeniçerileri sakınmak için önde kırdırılan Anadolu Türk Halkına Devlet-i Aliyye'nin şevkat ve himayesi bahşolunacaktır. 


Tabii, bütün bu ıslahatlarin (reform) arkasında Hoca Ömer Efendi vardı. Islahata kendisinden başlaması gerektigini biliyordu. Bu yüzden hocasına Madema ki halife-i ruy-u zeminiz diye başlayarak kiminle NİKAH kıyabıleceğini sordu. Ömer Efendi Şeyhülislam Esat Efendi'nin kızı Akile'yi önerdi. İlk dafa bir Osmanlı Padişahı nikahla evlendiğinden, sarayın içi altüst olmuş fakat bu reform baslangıcı Genç Osman'ın da sonunu hazırlamıştı... İsyan ederek kendisini tahttan indiren ve çıplak olarak sokaklarda sürükleyen Yeniçeri'ler, önce ırzına geçtiler sonra da boğarak öldürdüler... Deli Mustafa yeniden padişah yapıldı... 


17- Tekrar Deli Mustafa (15 numaralı paragrafta konu edildi).


18- 4. Murad: Anastasya'dan doğdu. Eşleri:Keti, Anna (Atifet Sultan), Helena (Cihannüma Sultan). Önce Enderun devşirmesi Kemankeş Arnavut Ali Paşa sadrazam oldu. Adet (!) oldugu üzere sonradan boğduruldu. Yerine yine Enderun devşirmesi Arnavut Mere Hüseyin Paşa getirildi. O da aynı akıbete uğradı. Yerine yine bir Enderun devşirmesi olan Abhaz Mehmet Paşa getirildi... Bir Ahi Türk'ü olan Şeyhülislam Hüseyin Efendi'yi de boğdurdu... 


19- 1. İbrahim (Deli İbrahim): 4. Murad'ın kardeşi. Annesi Anastasya tarafından korunduğu için ölümden kurtulan tek kardeşi. Hayatı boyunca zındanda kaldığından akli dengesi bozulmuş bir padişah. Diğer kardeşleri, ağabeyi 4. Murad tarafından boğdurulduğundan, kendisine artan kimse kalmamıştı. Eşleri: Rus Nadya (Hatice Turan Sultan), Sırp Katrin (Saliha Dilaşub Sultan), Lehistanlı Yahudi Eva (Hatice Muazzez Sultan), Ermeni Maryam (Hümaşah Sultan - Bu şişman Ermeni kadın, fazla güçlenmeye başladığından Valide Sultan Anastasya (Kösem Sultan) tarafından boğduruldu..) İbrahim, Maryam'a Şam eyaletini bağışladı. Burada gülümsemeniz için bir mektubundan alıntı yapacağım. Mektup sadrazam Mehmet Paşa'ya yazılmış. Bugünkü Türkçe ile: Bre karpuz götlü pezevenk. Ecdadım Medine'ye bunca cevahir ve bunca paha biçilmez mal göndermiştir. Tiz, ademler gönderip, anda mevcut emval ve cevahiri getirtesin. Ve illa geciktirildiğinde, senin derini soyup içine saman dolduracağımı bilesin... 


20- 4. Mehmet (Avcı Mehmet): Nadya'dan doğdu. Eşleri: Rum Evemia (Emetullah Gülnüs Sultan), Korsika'lı Bella (Afife Sultan), Romanyalı Cesika (Güner Sultan), Ermeni Flora (Gülbeyaz Sultan), Rum Helen (Hatice Sultan). 


21- 2. Süleyman: Katrin'den doğdu: Eşleri: Yok. Cariyeleri: Çok!..


22- 2. Ahmet: Lehistanlı Yahudi Eva. Eşleri: Giritli Rum Yeremiye (Rebia Sultan), Mora'lı Diana (Şayeste Sultan). Sadrazamları: Hırvat kökenlim Arabacı Ali Paşa, Arnavut kökenli Çalık Ali Paşa, Ermeni kökenli Mustafa Paşa, Bulgar kökenli Dimetokalı Sürmeli Ali Paşa)... 


23- 2. Mustafa: Evemia'dan doğdu. Eşleri: Rus Vera (Mahfiruze Sultan), Sırp Mari (Hafize Sultan), Giritli Rum Aleksandra (Saliha Sultan).


24- 3. Ahmet: Rum Emevia'dan doğdu. Eşleri: Rum Margaret (Emetullah Sultan - Ahmet'in annesinin adı), İsabel (Gülnüs Sultan), Luize (Hüsnüşah Sultan), Janet (Mihrişah Sultan), İda (Rebia Sultan), Charlotte (Ümmügülsüm), Katerina (Fatma), Jenifer (Hümaşah), Betty (Hatice), Suzan (Rukiye), Elizabeth (Zeynep). (Topkapı Arşivi D. No.2808).


25- 1. Mahmut: Aleksandra'dan doğdu. Eşleri: Fransız Julienne (Hatem), Sicilyalı Lili (Raziya), Macar Maggi (Tiryal), Rus Olga (Verdinaz).


26- 3. Osman: Mari (Şehsuvar Sultan)'dan doğma. Eşleri: Sırp Olga (Ferhunde), Sicilyalı Olivya (Zerki). Cariyeler: Yok! Enderun oğlanları: Çok! 


27- 3. Mustafa: Gürcü Janet (Mihrişah Sultan)'dan doğdu. Eşleri: Cenevizli Agnes (Padişahın annesinin adı, Mihrişah Sultan), Korsika'lı Elsa (Adilşah), Romanyalı Emily (Fehime), Gürcü Bijnav Poli (Aynülhayat), Lehistanlı Mona (Gülnar). 


28- 1. Abdülhamid: İda (Rabia Sultan)'dan doğma. Eşleri: Fransız Aimee (Nakşidil), Bulgar Sonya (Saniyeperver), Macar Meline (Şebsefa), Rus Aleksiyevna (Dilpezir), Rum Meri (Hümaşah), Ukraynalı Rudi (Nükhetseza), Cenovalı Afro (Beynaz), Venedikli Helen (Hatice), Sırbistanlı Marya (Ruhşah). 


29- 3. Selim: Gürcü Janet (Mihrişah), Eşleri: Patricia (Afitab), Linda (Nefizar), Berti (Pakize), Alis (Tabisefa), Lisa (Hüsnümah), Rosa (Nurişems), Anna (Rafet), Magdalena (Ziybifer).


30- 4. Mustafa: Bulgar Sonya (Seniyeperver Sultan)'dan doğma. Eşleri: Flora (Dilpezir), Adela (Seyyare), Sofi (Peykidil, Gloria (Şevkidil).


31- 2. Mahmut: Fransız Aimee (Nakşidil)'den doğma. Eşleri: 17 tane olduğundan ben sadece birkaç tanesini sayacağım. (17'si de yabancı kökenlidir) Çingene Besime (Pertevniyal Sultan). Hamamlarda natırlık yapardı. Zorla hareme getirilip gözdeler arasına girdi. Sultan Abdülaziz'in annesidir. Ermeni Maryam: Tiyatrolarda kanto oynardı. Saraya alındı; çocuk doğurduğu için kendisine Hüsnümelek Sultan adı verildi. Rus Yahudisi Suzi (Bezmialem Sultan), Giritli Nora (Nuritab), Ukraynalı Olga (Tiryal). 2. Mahmut bir soyguncu çetesi haline gelen, yabancı dönmelerden yaratılmış bir Frankeştayn durumunda bulunan Yeniçeri Ocağını tamamen dağıttı. (Vak'ayi Hayriye). Bu ocak, 1362 yılında 1. Murad'ın çıkarttığı kanunla kurulmuştu. 


Türk ve Müslüman kökenlilerin bu ocağa alınması yasaktı. (Otağ-ı Hümayun'da Türkler'e güvenilmezdi). Afrikadan getirilen köleler dahi, sarayda muteber mevkilere kavuşabilirlerdi. Neyse, kurulduğundan 464 yıl sonra ortadan Anadolu Türk'ü (ücretsiz) askerlerin desteği ile kaldırıldığında, yerine, yine Hıristiyan kökenli dönmelerden oluşup Türkler'e yasak olan Asakir-i Mansure-i Muhammediye adındaki teşkilat kuruldu. Türk'ler yine kazık yemişlerdi... 


32- 1. Abdülmecid: Rus Suzi (Bezmialem Sultan)'dan doğdu. Eşleri: Safiraz (Cevdet Paşa Tezakir adlı yapıtının 2. cildinde Safiraz'ın Ermeni olduğunu yazıyor), Bezmara (Bezmican) kökeni bilinmiyor, Fransız Vilma (Şevkefza), Ermeni Verjin (Tirimüjgan - Abdülhamid'in annesi), Rum Karoli (Gülcemal - Vahdeddin'den önceki padişah Mehmet Reşat'ın annesi) 


33- Abdülaziz: Hamam natırı Çingene Besime'den doğma. Eşleri: Camelya (Dürrünev), Asporce (Gevher), Anna (Edadil), Adela (Hayranidil) ve Alis (Nesrin). İlk kurulduğu 1481 yılından itibaren birçok evreler geçiren bugünkü Galatasaray Lisesi, çağdaş anlamda eğitim verebilmek için 1 Eylül 1868 yılında Abdülaziz tarafından Mekteb-i Sultani adında yeniden açıldı. Eğitim dili Fransızca idi ve Türkçe yasaktı. Amaç Enderun'a (Saray'a) adam yetiştirmek olduğundan lisan olarak Rumca, Ermenice, Latince, Fransızca, Almanca, Farsça, Arapça v.b. öğretilirdi. Ve yine 1481 yılından beri devam eden Türk öğrenci alma yasağı yine devam etti. Bu yasak nihayet Atatürk sayesinde, 1924 yılında kaldırılabildi...


34- 5. Murat: Fransız Vilma (Şevkevza Sultan)'dan doğma. Eşleri: Carmen (Cananiyar), Marone (Elaru), Elfi (Filiztan), Clarissa (Gevheri), Henna (Reşan) v.b.


35- 2. Abdülhamid: Ermeni Verjin (Tirimüjgan Sultan)'dan doğma. Eşleri: Lucien (Bedrifelek), Sylvia (Behice), İliana (Biydar), Helga (Dilpeseni), Etienne (Emsalinur), Marica (Mezide), Sarah Müfika), Sevilla (Nazikade), Lester (Perveste), Rosanna (Safinaz), Ruth (Saliha), Meri (Naciya), Lisa (Sazkar). 


36- Mehmet Reşat: Rum Sofi (Gülcemal Sultan)'dan doğma. Eşleri: 65 yaşında padişah olduğundan kayıtlarda kesinlik yok.


37- Vahdeddin (5. Mehmet): Abdülmecid'in karısı Henriet (Gülüstü Sultan)'dan doğma. Eşleri: Emine Nasik Eda ve saray bahçıvanının kızı Nevzut. Kökeni bilinmiyor; Çerkez olduğu iddiaları var.
 
Eveeet! Şimdi Osmanlı denen Türk Düşmanları kimlermiş anladı iseniz sizde başkalarına anlatın ki Aziz Türk Milletinin evlatları “ATALARINI! ” öğrensinler.



Saygılarımla,

Arif Neşet Caner

arifn...@gmail.com





17 Nisan 2016 00:07 tarihinde <gti...@aol.com> yazdı:

OSMANLI-HİÇ BİR ZAMAN TÜRK OLMADIĞI GİBİ, ZATEN BİR IRK DA DEĞİLDİ.
Iste tamda bu yuzden 623 sene yasadi;

idaresi altindaki ulkeler nisbeten huzur icinde yasadilar.

Turk degildi; ama baska bir sey de degildi; Turk, Kurt, Rum, Sirp, Ermeni, Arap,...hepsiydi.
Kulturu Turk-Islam kulturu idi. Islami degerlere gore idare etti.
Ustunlugu buradaydi.

Turkiye 100 senede kendisi ile savas halindedir.
Kurtlerle, azinliklarla, Muslumanlarla.
Katliam ustune katliam yapildi; azinlik kalmadi.

Cunku, irkcilik ogretildi. Devlet politikasi oldu; Turkiye'yi kana buladi ve bulamakta.

Bunu gorup konusmamak bu suca ortak olmaktir.

Irkcilik hangi ulkeye hayir getirdi soyler misin?
Ustelik, Turkiye'de irkcilik yapmak absurd bir sey; baksaniza bilimsel calismalar ne diyor.

Derdinizi gidin o bilimsel yazilarla paylasin.

Iktidar hirsiymis suymus buymus....nerenden uyduruyorsun?
Turkiye'de ne kadar Turk genleri oldugunu once ogren, sonra Turk irkciligi yap.

Ayni sey Kurtler icin de, Ermeniler icin de, Rumlar, vb icin de gecerli. Dunyada en saf irk olan Sibiryada yasayan Saka Turkleridir. Turk anayurt genleri %80. Bizde %3-7 arasi. Sakalar bile karistikca safliklarini kaybedecek.

Dunya boyle iste; degistiremezsin.
Bilim ve dusunce ozgurlugu karsisinda duramazsin.

Bilim derken Islam'i da dahil ediyorum.
Islam da irkciligi yasaklamistir.

Yine de, merak etme, sacmalama ozgurlugun var.

Gunes Ecer


-----Original Message-----
From: Arif N Caner <arifn...@gmail.com>
To: TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP <Turkiye-i...@googlegroups.com>
Cc: adumanol <adum...@gmail.com>; zekisahin <zeki...@yahoo.com>; GTIecer <GTI...@aol.com>
Sent: Sat, Apr 16, 2016 10:48 am
Subject: Re: [Türkiye] Antropolog Timucin: "Turkler Orta Asya'dan gelmedi"

gti...@aol.com

unread,
Apr 17, 2016, 5:38:06 PM4/17/16
to arifn...@gmail.com, zeki...@yahoo.com, Turkiye-i...@googlegroups.com, adum...@gmail.com
Osmanlilarin kendi vatandaslarindan 600 senede oldurdukleri mi coktur, yoksa Kemalistlerin 27 sene suren tek-parti doneminde oldurdukleri mi coktur sence Arif Caner?

Gunes Ecer



-----Original Message-----
From: Arif N Caner <arifn...@gmail.com>
To: gtiecer <gti...@aol.com>
Cc: zekisahin <zeki...@yahoo.com>; TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP <Turkiye-i...@googlegroups.com>; Ali Aslan Dumanol <adum...@gmail.com>
Sent: Sun, Apr 17, 2016 1:44 am
Subject: Re: [Türkiye] Antropolog Timucin: "Turkler Orta Asya'dan gelmedi"

OSMANLI'DA İLK AİLE KANI OSMAN BEY İLE BAŞLATILMIŞTIR.
 
Son günlerde;

Kanuni Sultan Süleyman üzerine çevrilen bir dizi filmin ilk gösteriminde ülkemizde her şey unutuldu; neredeyse kıyametler koptu.

Mustafa filmi ile derin uykularından uyanamayanlar, ülkemizin tüm dertlerini, çift dilliliği bile önemsemeyerek, Padişahlarımızın gönüllü savunucusu kesildiler.
 
Bendeniz de arşivimden işbu yazımı bularak bunun altına yazmak gereğini duydum. Harem ve dahi Osmanlının onuncu Padişahı olan Birinci Süleyman üzerine birkaç söz söyleyeceğim.

Efendim ”Harem” yanlış tanıtılmış!”

Hadi canım sen de!
 
Harem, Saray ve konakların kadınlar bölümü ya da “Tüm kadınlar!” anlamında kullanılan bir kelimedir. Padişahın koynuna girecek yüzlerce zavallı, ailesinden, yurdundan koparılmış cariyelerin sıra beklediği bir kapalı kutudur.

Padişahların koynuna girecek cariyelerin ibrişimle tüyleri alınır, tozu yalanmış lokum gibi pespembe yapılırdı ve bir defteri kebire de yazılarak şapılacağı yere bırakılırdı.

Haremde cariyelerden olma (120) YÜZYİRMİ BEŞİĞİN SALLANDIĞI DA OLMUŞTUR.
 
Osmanlı, her taşının altında bir cenin ölüsü bulunan ve odalarının tavanlarında boğdurulan Şehzade çığlıkları çınlayan Topkapı sarayını bırakarak neden Dolmabahçe sarayına ve diğer saraylara kaçtı dersiniz!
 
Deli İbrahim olarak adlandırılan Birinci İbrahim ki 1648’de boğdurulmuştur:”Ben Müftünün kızı ile evleniyorum!” Diyerek tek kadınla nikâhlandığında, kendisine düğün hediyesi olarak (800) cariye hediye edilmişti.
 
Kur’anı Kerim’de bir erkeğin kaç kadınla evlenebileceğine dair kesin hükümler olmasına karşın, Osmanlı Padişahları neye göre yüzlerce kadına sahiptirler!
 
V’İNCİ Sultan Mehmet Reşat’ın koynuna 16 yaşında bir Çerkez Cariye koyarak, gece yarısı Birinci Dünya Savaşına girme fermanının imzalattırılmış olduğunu bilen var mıdır?
 
Bunları yazmak için sahifeler gerekmektedir.

Biz, Osmanlının gerçek yüzünden söz etmek için yola çıktığımıza göre,”Revenons nos Moutons”.
 
1-Osmanlı’da ilk aile kanı Osman Bey ile başlatılmıştır.
Ertuğrul Bey öldüğünde Aşiret Reisliğine geçmesi beklenen, Ertuğrul Beyin Kardeşi Dündar Bey, Osman Bey tarafından başına yay sopası vurularak öldürülmüştü.(1298).
 
2-Murat’ı Hüdavendigar olarak adlandırılan Birinci Murat, Oğlu Savcı Beyin gözlerine mil çektirerek astırtmıştı. Sonra da, kardeşleri Şehzade Halil ve Şehzade İbrahim’i astırtarak öldürmüştü.(1361).
 
3-Yıldırım Beyazıt olarak adlandırılan Birinci Beyazıt ta,1389 tarihinde, Kosova Muharebesinde babası Birinci Murat’ın öldürülmesi üzerine, bozulan Sırp ordusunu takip eden Kardeşi Şehzade Yakup Çelebiyi huzuruna çağırarak boğdurtmuştu. Ayrıca, Eniştesi olan Karaman beyini de Konya’da sarayında boğdurtmuştu.
 
4-Kendisine Çelebi sıfatı yakıştırılan Birinci Mehmet te, Ağabeyi Şehzade Süleyman’ı ve diğer iki Kardeşini, Şehzade İsa’yı ve şehzade Musa’yı öldürtmüştür. Haremden bir İtalyan genci ile kaçan cariyesini cellâda teslim ederken de:”Aman canını incitmeden başını kesesiniz!
O İtalyanı da “Çengel Çiçeği yapasınız!” talimatını vermiştir.
 
5-İkinci Murat ta, Kardeşi Şehzade Mustafa’yı boğdurtmuş, öteki kardeşlerinin de gözlerine mil çektirtmiştir.(1421).
 
6-Fatih Unvanını verdiğimiz İkinci Mehmet te; İKİ(2) yaşındaki, Sırp Prensesi Despina’dan olma, kardeşi Şehzade Ahmeti hamamda boğdurtmuştur. Ve dahi:”İbreti âlem için karındaş karındaşı öldüre!” Yasasını da o koymuştur. 29 Mayıs 1453 günü Bizansı savunan şehzade Orhan’ı da öldürtmüştür. Veli Beyazıt olarak tanıtılmak istenilen işret sahibi İkinci Beyazıt ta, Kardeşi Cem Sultanı İtalya’da zehirlettiği gibi, onun (13) yaşındaki oğlu Oğuzhanı’da Bursa’dan İstanbul’a getirtme bahanesiyle yolda boğdurtmuştur.
 
7-Sultan Süleyman, Büyük Amcası Şehzade Cem’in oğlu ile torunlarını boğdurttuğu gibi, kendi oğlu Şehzade Mustafa’yı ve Şehzade Beyazıt’ı ve Beyazıt’tan olma torunlarını da boğdurtmuştur. Tüm Osmanlı âşığı kölelerin sahip çıktığı bu Padişahı Oğul ve torun katilini biraz açmak istiyorum.

Manisa’da vali olarak bulunurken kendisine armağan edilen Ukraynalı bir Papazın kızı olan Roksalan’un adını Hürrem’e çevirterek ona delicesine bağlanmıştır. Damat olarak Sadrazamlığa getirilen ve Osmanlının en Büyük hırsızlarından birisi olan Hırvat asıllı Rüstem Paşa ile anlaşan bu Roksalan Sultan, türlü ve uzun bir ayak oyunundan sonra, Yaşlı Kanuni’yi kandırarak, Kanuni’nin oğullarını ve torunlarını öldürmesini sağlamışlardır.

Önce,1553 senesinde, Konya Ereğlisi ovasında; Babasının ordusuna katılmaya gelen,1515 senesinde Gülbahar Hatundan olma, Şehzade Mustafa’yı boğdurtmuşlardır.(06 Ekim 1553).

Ağabeysi Şehzade Mustafa’nın ölüm haberini duyan Şehzade Cihangir de kederinden ölmüştür.
 
Sırf Hürrem Sultandan olma Sarhoş Selimi Padişah yapmak için bu sefer de Yiğit Şehzade Beyazıt’a tuzaklar kurmuşlardır.

Kanuni denilen Bunak bu tuzaklara kanarak, İran’a sığınmış olan Şehzade Beyazıt’ı ve dört oğlunu, Şah Tahmaspa dört cellât yollayarak, her birisini yay kaytanı ile boğdurtmuş, öldürülen bu zavallıların cesetleri de katır sırtında Padişahı Zülcelâl’ın huzuru Hümayunlarına getirilmiştir.

Cinayetler bu kadarla da kalmamış; Bursa’da anasının yanında bulunan süt çocuğu Şehzade Osman da Dedesi Kanuninin fermanı hümayunları gereği boğdurulmuştur.
 
8-Üçüncü Murat, Manisa’dan tahta geçmek üzere İstanbul’a geldiğinde korkudan Veziri Azamın ellerini öpen Üçüncü Murat, tahta geçer geçmez Beş(5) kardeşini boğdurtmuştur.(1574).
 
9-Üçüncü Mehmet, beş(19) kardeşi Şehzadeyi boğdurttuğu gibi, oğlu Şehzade Mahmut’u da o gün boğdurtmuştur.
 
10-İkinci Osman, Kardeşi Mehmed’i boğdurtmuştur.(1621).
 
11-İkinci Osman tahtan indirilerek Yedikule zindanında önce ırzına geçilmiş, sonra da boğulmuştur.(1622).
 
12-Üçüncü Selim IV’ üncü Mustafa tarafından boğdurulmuş; Şehzade Mahmut’unda öldürülmesi fermanının infazına katillere közlü kül serpen bir cariye engel olmuştu. Bayraktar Mustafa paşa’nın Topkapı Sarayının kapılarını kırarak yetişmesi üzerine de Şehzade Mahmut, İkinci Mahmut olarak tahta çıkmış ve Ağabeysi olan IV ‘üncü Mustafa’yı boğdurtmuştur.(1808).
 
12-Yavuz Sultan Selim olarak adlandırılmış olan Birinci Selim de Ağabeyleri Şehzade Ahmed’i ve Şehzade Korkutu öldürdüğü gibi, Dimitoka’ya sürgüne gönderdiği babası Veli! Beyazıt’ı da yolda zehirleterek öldürmüştür.
 
Osmanlı Kulları, Padişahlarımızı korumak için “Atatürk Kanunu” gibi bir kanun çıkarılmasını istemektedirler.
 
14 Mayıs 1950 genel seçimleri sonunda Demokrat Parti iktidara gelince, Atatürk heykellerine ve Mareşal Gazi Mustafa Kemal paşanın anısına tecavüzler başlamıştı. Kızılay Meydanında, subay Orduevinin hemen yanında bulunan Mareşal Gazi Mustafa kemal Atatürk’ün heykeline, Ticani bir Baba ve Oğlu, güpegündüz balta işle saldırmışlardı.

Bunun üzerine Beş maddelik bir kanun çıkartılarak 31 Temmuz 1951tarih ve 7872 sayılı resmi gazetede yayımlanmıştı.

Bu kanunun 1’inci maddesi aynen şöyleydi:
 
“Madde 1-“Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
 
Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk’ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.
 
Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır.”
 
RTE, Hindistan gezisinde; binmiş olduğu trenin, tren yoluna yatmış bir inek yüzünden durmak zorunda kaldığını öğrenince:
 
“Bizim yolumuzun üzerinde de ölü bir inek var!”

Diyerek Atatürk’ümüze alenen hakaret etmiştir, hem de bu kanuna rağmen.
 
Türk milletinin kanını emen, Türk’ü Azınlıklara ve Dönmelere ezdirten ve her türlü kepazeliği yapan Osmanlı Padişahlarını korumak için bin kanun çıkarsanız bizler gerçekleri yazmaktan asla korkmayız.

Ülkeyi mülkü, toplumu da Kulları olarak kabul eden bir yönetimin canı cehenneme ne diyeyim?

OSMAN TÜRKOĞUZ
 

-- 
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
 
 

AZGINLIĞIN SONU YA REZİL VEYAHUT YOK OLMAKTIR.
 
HZ. ALİ
 


Saygılarımla,

Arif Neşet Caner

arifn...@gmail.com





17 Nisan 2016 00:20 tarihinde <gti...@aol.com> yazdı:
Bu mudur cevabiniz Zeki bey?

Sakldiriya gecmek mi?

Ama, dediginiz dogru, Musluman olan irkci olamaz.

Bilimlsel sonuclarla nasil bas edebiliriz, nasil degisiriz onu dusunmemiz (daha dogrusu dusunmeniz) lazim.
Bazilarimizin bayagi bir degisimden gecmesi gerekecek; bu malum.

Lakin, sonunda, mantik bize en dogru yolu gosterecektir.
Bu, herhalde ki, birbirimizle huzur icinde yasamayi ogretecektir;
aramizdaki etnik ayriliklara dayali husumetleri yok edecektir.

Ayrica, genetik calismalarin ana sonucu Turk irkinin olmamasi degil; irk diye bir seyin kalmamis olmasi.
Dunya artik gen corbasi haline gelmis deniliyor.

Anadolu da, asirlardir gecip giden, yerlesen yeni kavimlerle, ilk ziraatin olmasi dolayisiyle her yoreden insanlari ceken bir goc yolu oldugu icin en karisik nufustur deniliyor.

Inkar mi edeceksiniz?

Gunes Ecer


-----Original Message-----
From: ZEKI SAHIN <zeki...@yahoo.com>
To: Arif N Caner <arifn...@gmail.com>; TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP <Turkiye-i...@googlegroups.com>
Cc: adumanol <adum...@gmail.com>; GTIecer <GTI...@aol.com>
Sent: Sat, Apr 16, 2016 11:30 am
Subject: Re: [Türkiye] Antropolog Timucin: "Turkler Orta Asya'dan gelmedi"

Bu ve benzeri propogandaları hep imansız dinci kesim yapar...


From: Arif N Caner <arifn...@gmail.com>
To: TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP <Turkiye-i...@googlegroups.com>
Cc: adum...@gmail.com; zeki...@yahoo.com; GTI...@aol.com
Sent: Saturday, April 16, 2016 8:48 PM

Arif N Caner

unread,
Apr 17, 2016, 5:38:43 PM4/17/16
to gti...@aol.com, TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP, Ali Aslan Dumanol, zeki...@yahoo.com

Saygılarımla,

Arif Neşet Caner

arifn...@gmail.com





17 Nisan 2016 00:07 tarihinde <gti...@aol.com> yazdı:

Arif N Caner

unread,
Apr 17, 2016, 5:38:46 PM4/17/16
to gti...@aol.com, zeki...@yahoo.com, TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP, Ali Aslan Dumanol

Saygılarımla,

Arif Neşet Caner

arifn...@gmail.com





17 Nisan 2016 00:20 tarihinde <gti...@aol.com> yazdı:
Bu mudur cevabiniz Zeki bey?

ZEKI SAHIN

unread,
Apr 17, 2016, 11:51:04 PM4/17/16
to gti...@aol.com, arifn...@gmail.com, Turkiye-i...@googlegroups.com, adum...@gmail.com
Gunes Bey,
Cevabım re-aksiyoner bir öfkenin tezahürüdür. Türklerin ırkçılık yapmadığını bile bile, Türk Milletine olan husumetlerinden vazgeçmeyen sinsi düşman azınlık ırkçılarına bir sitemdir.


0:20 17 Nis 2016 Paz tarihinde, gti...@aol.com
<gti...@aol.com> şunu yazdı:

ahmet dogan Simsek

unread,
Apr 18, 2016, 6:08:18 AM4/18/16
to TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP, gti...@aol.com, Ali Aslan Dumanol, ZEKI SAHIN
Türkler de Bütün insanlar gibi Tohumdan ürerler.
Sadece Yahudiler yumurtadan ürediklerini iddia ederler.
Biz yaban ellere bir gider bin oluruz. Başka kavimler az giderler ise asimile olup kaybolurlar. Sadece Yahudiler gittikleeri sayılarda kalırlar. Avrupa da bilinen nüfus kütüklerimize kayıtlı Türkler dışında o ülkelerin nüfusuna kayıtlı ne kadar Türk ürediğini bilseniz şaşar kalırsınız.
Neden mi? Avrupada yaygın olarak kadınlarda çalışıp kendi ekmeğini kazanmaya mecbur kalırlar. Bu yüzden çocuk yapmazlar. Türkle evlenenler çocuk olunca karsını çalıştırmaz. Kadında çocuk sahibi ve anne olmanın zahmetinin yanında neşe ve sevgisinin daha fazla olduğunun farkına varır da ondan. Ayrıca Türk bir mizaç ve bir karakterdir. İslamı kabul edenlerde nedense pek Arap Acem falan olmazlar. Çoğunluk ille deTürk olurlar.
Bu yüzden Müslüman Türkler bir ölür bin dirilirler. İslamdan kopanlarıda Türkden saymadıkları halde, yinede asla tüketilemezler. Savaşlarda budanır sonrada daha gürleşerek geri dönerler.
Selamlar
A.D.Şimşek

17 Nisan 2016 11:38 tarihinde Arif N Caner <arifn...@gmail.com> yazdı:

Arif N Caner

unread,
Apr 18, 2016, 1:26:34 PM4/18/16
to zeki...@yahoo.com, gti...@aol.com, Turkiye-i...@googlegroups.com, adum...@gmail.com

ABDÜLMECİT

 


Musa Kâzım Çağlayan

 

 

"Abdülmecit' in hayaliydi. Atalarımızın hayalini inşallah biz gerçekleştirmiş olacağız."


Bu sözler; İstanbul boğazına tüp geçit yapımı temel atma töreninde Türkiye Cumhuriyetinin başbakanının sarf ettiği sözler.


Geldik böylece Abdülmecit'e!...

Fransa Legion d' honeur nişanı...


Haçlı şövalyesi diz bağı nişanı (garter haçlı şövalyesi nişanı) sahibi Abdülmecit.


Özellikle İngiliz Windsor kalesinde Saint George Kilisesi Chapel' inde haçlı hizmetkârlarının isimleri arasına asılı duran şövalye unvanlı Abdülmecit (aynı nişan Abdülaziz içinde geçerli) Yadsınamaz, Osmanlının atasıdır o.


Benim atam mı peki?

 

Burada reddetme hakkımı kullanıyorum; benim atam asla değil, sadece yaşadığım yerlerin yöneticisi o. Hoş, nasıl yönettiği belli!
Dayamış mabadını Avrupa’ya, gelen oymuş giden oymuş!
Daha 38 yaşındayken öldüğünde, geleceğimizi peşkeş çekmediği bir malzeme kalmamış. Islahat fermanı ile YABANCILARIN MAL MÜLK EDİNMELERİNİN YOLUNU AÇARAK GERİ DÖNÜLMEZ FELAKETLERİN ALTINA İMZASINI ATMIŞ.

 


Ve bu padişah, boğazı alttan delip geçmek için hayal kurmuş ama gerçekleştirememiş!


Vayy ki vayy!


Nasıl hayal kurmuş acaba?...


Sanırım Topkapı sarayında dalarken hayale, çekerken içkiyi (genç yaşından itibaren en iyi içki içen halife olarak bilinir), bi koşu gelip kendisini neşelendiren zevceleri yanındayken:


"Senin için deleceğim bu boğazı sevgilim" dediğinde, zevcesi sormuştur mutlaka:


"Neresini deleceksin hünkârım?"


"Altını deleceğim"!


Bunu duyan zevceler ise: "Sarhoştur ne yapsa yeridir" diye içlerinden söylenseler de:


"Yaraşır hünkarıma, siz delmeyeceksiniz de kim delecek?" demişlerdir mutlaka!...


Acaba, "Sevgilim" gibi harika bir kelimeyi kimin için kullandığını biliyor muydu Abdülmecit? 16 Yaşında Tahta geçip, 38 yaşında veremden ölmüş bir hünkârın zevcelerine bakalım, pardon sevgililerine:


Servet-sezâ.
Şevk-efzâ.
Hoş-yâr.
Tir-î müjgân.

Verd-î cenân.

Gül-cemâl.
Rahîme perestû.

ülistu.
Dûzd-î dil.

Bezmârâ.
Mâhitâb.
Nâlân-ı dil.

Ceylân-yâr.
Ayşe ser-fîrâz.

Nergizu.
Nâvek-misâl.
Nesrin.
Şayeste.
Nükhet-seza.
Yıldız.
Sâf-derûn.
Hüsn-i cenân.


Ve otuz sekiz çocuk; 18' i erkek, 18' i kız...(2’si ne oldu?)


Toplam 22 yıl hükümdarlık ve halifelik, 22 eş ve 38 çocuk.
Çocuklarının padişah olanları; 5. Murad, Abdülhamit, Mehmet Reşat, Vahdettin.


Çok verimli, bir o kadar da üretmesini bilmiş çiftçi! Tohumunu atmış tarlaya boy boy ürün! Bu arada, ihmal etmemiş; "şu boğazı alttan deleceğim" demiş! Delmiş ama neyi?


Mal meydanda!...


Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı "Atamız" diyince.. "Atamın" hayaliydi diyince.. Ata olarak bu çıktı karşıma!


2. Mahmut' tan olma, Bezm-î Âlem Vâlide Sultandan doğma Abdülmecit' i ata" olarak kabul edenlere sözüm yok. Vâlide' sinin Gürcü olmasına da sözüm yok. Sözüm; tarihi asla bilmeden konuşanların, daha ne kadar benim aklımla alay edecekleri noktasınadır.

 

BENİM ATAM, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ KURANDIR.


Tarihini bilen ve ona göre yaşayandır.


Kütüphanesinde en az okuduğu 2000 kitap olandır.
Haçlı nişanı almamak için savaşandır.


Savaşıp haçlıyı perişan edendir.


İnsanlarının özgürce dinini yaşaması için hayatını hiçe sayıp onlara bayrak ve vatan verendir.


Hem padişah, hem halife olupta "haçlı nişanı" takan değildir o.


O; yirminci yüzyılın lideri, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' tür.


Cumhuriyet çocuklarının ATA' sı olur kendileri.

 


ANLATABİLDİM Mİ ACABA?...

 



Saygılarımla,

Arif Neşet Caner

arifn...@gmail.com





18 Nisan 2016 06:50 tarihinde ZEKI SAHIN <zeki...@yahoo.com> yazdı:

Arif N Caner

unread,
Apr 18, 2016, 1:27:40 PM4/18/16
to gti...@aol.com, zeki...@yahoo.com, TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP, Ali Aslan Dumanol

17 Nisan 2016 14:13 tarihinde <gti...@aol.com> yazdı:

OSMANLI'DA İLK AİLE KANI OSMAN BEY İLE BAŞLATILMIŞTIR.

OSMANLI'DA İLK AİLE KANI OSMAN BEY İLE BAŞLATILMIŞTIR.

Gunes Ecer


TÜRKÇE BİLİYOR VE OKUMA YAZMANIZ VARSA YUKARIDA BELİRTTİĞİM SATIRLARI BİR DEFA DAHA GÖZDEN GEÇİRİN.



TÜRKLERE '1071' TUZAĞI

 

 

Devlet Bahçeli de sık sık 1071 Malazgirt Savaşı’nı yâd ederek o tarihten bu yana Türklerin Anadolu’da olduklarını belirtir.


   Tarihi ve ilmi hata burada başladığı gibi birleştirmek isterken ayrıştırma faaliyetleri de bu noktada odaklaşıyor.


   Evvelinde, Malazgirt özellikle bazı odaklar tarafından Türk çocuklarını yanlış bilgilendirmek için hazırlanmış bir tuzaktır. Malazgirt’ten daha önce 1041 Dandanakan Savaşı vardır. Eğer Anadolu’nun kapısı açılmışsa -ki ben bu mantığa karşıyım- Dandanakan Savaşı ile açılmıştır. 


    Ahirinde, Anadolu’nun 1071’den sonra Türklerin vatanı olduğunu söylemek tamamıyla ve özellikle Amerikan toplum mühendislerinin 1945’den sonrasında yazılan tarih kitaplarındaki dayatmasından ibarettir. Türk çocuklarını tarih bilincinden yoksun kılmanın ilk aşamasıdır.
Malazgirt’i temel almak, Aka’ların, Sümerlerin ve Eti’lerin Türk olduklarını inkâr etme yoluyla Türklerin göçebe kavim olduklarını, dolayısıyla barbar olduklarını ve medeniyet kurmaktan uzak olduklarını zihinlere kazıyarak bir tür ‘mankurtlaştırma’ taktiklerinden biridir.


Gazi Paşa bu tarihsel hatayı ortadan kaldırıp atmak için yerin altını işlemekle mükellef kuruluşun adını Etibank, oradan gelecek ürünü işleyebilmek için gerekli maddiyeti temin ve teşvik için de Sümerbank adını kullanarak tarihsel bütünlüğü Türk insanına yeniden hatırlatmak istemiştir.

 

‘1071’ BİR TUZAKTIR.

 

   1071 meselesinin zahirindeki husus ise bu tarihin tamamıyla tuzak olmasıdır.


   Bu konuda biri çok ilmi ve tarihi kaynak mevcuttur.


   Afyon Kocatepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ekrem Memiş Hoca’nın çok önemli çalışmaları bu tarihi saptırmayı ve yalanı ortaya çıkartan ilmi çalışmalardan sadece biri, ama en önemlilerinden biridir.


   Ekrem Memiş hoca konuyla ilgili açıklamalarını birlikte okuyalım:


    ”Anadolu Türklerin ikinci yurdu değildir. Anadolu Türklerin anayurdudur. Anadolu’da bundan 8 bin yıl önce de Türk devletinin var olduğu belgelerle kendini göstermektedir” demiştir.


   Memiş Hoca MÖ. 2 bin 200’lere ait bir olayı anlatarak Akat Kralı Mezopotamya’dan gelmiş Fırat Nehri’ni geçerek Anadolu’ya gelmiş. Anadolu’da o zaman küçük küçük şehri devletleri var. Bu küçük şehir devletlerinden 17’si Hatti Kralı Pampa’nın önderliğinde bir araya gelmişler ve Akat Kralına karşı vatanlarını korumak için mücadele etmişler. Bu 17 kraldan biri de çivi yazılı metnin 15. Satırında geçen Türkî Kralı İlşu-Nail’di.


   (Anadolu’da bu gün dahi rastladığımız ‘Pampa’ veya ‘Pampal’ soyadlarının olması sizce bir tesadüf müdür?)


   Burada geçen ‘Türkî’ kelimesinin Türk olduğuna şüphe yok. 2 bin yıl da buradan koyduğumuz zaman 4 bin 250 yıl önce Anadolu’da Türk kavmi olduğu gerçeği karşımıza çıkıyor.


Memiş Hoca açıklamalarını şöyle sürdürüyor: “ Bu Türk Krallığının da Hurri isimli bir kavimden gelmektedir. Bu kavim MÖ 3 binli yıllarda Anadolu’da yaşamıştır. İlmi verilerin ışığında çok daha gerilere gidildiğinde kavmin soyunun 6 binlere dayanmaktadır.2 bin de Milattan sonraki dönem eklendiği zaman karşımıza 8 bin yıllık dev bir tarih çıkmaktadır.”


   Memiş Hoca açıklamalarında işin arkeolojik boyutlarına da değinerek,” o günlerden bu güne gelen 3 kültür var. İlki; neolitik köy kültürü. Onu takip eden 5 binlerde kalkolitik kültür var. Köylerin yerini şehirlere terk ettiği dönem 3. dönem. Bu dönem ise eski Tunç Çağı. Bu üç kültür arasında hiçbir kopukluk yok. Bu kopukluğun oluşmaması ise kavmin değişmediğine işaret etmektedir” diyor.

 

Türk adını ilk taşıyanlar Hunlar mı, Türkîler mi?

 

   Bildiğimiz ya da bilmemizi istenilen tarihteki bilgilerimizin yanlışlığının da altını çizen Prof. Dr Ekrem Memiş. Hurilerin Anadolu’nun Doğu bölgelerinde yaşayan en eski sahiplerinden biri olduğunu ve Anadolu’nun Türk’ün ikinci vatanı olmadığı, hatta anavatanı olduğunu belirterek Göktürk Devleti’nin de ilk Türk adını taşıyan devlet olduğu tezine de karşı çıkmakta. 


Memiş Hoca Hurrilerin devamı olan ve MÖ binlerde yaşayan Türkî Krallığının Türk adını taşıyan ilk devlet olduğunun da altını önemle çiziyor.


Memiş Hoca bununla da yetinmeyerek Evet hunlar Orta Asya’da bir Türk devleti kurmuşlardır ama bu devlet ilk Türk devleti değildir. Biz buralara sonradan gelmedik. Hep vardık. Ders müfredatında bunlar mutlaka işlenilmelidir.” Diye feryat ediyor.


Hadi son fasılda birkaç örnek daha vereyim.


 Tanrı ömrünü uzun eylesin de Türk’e hizmetinden eksik eylemesin.
 Muazzez İlmiye Çığ hanımefendinin bir sözünü aktarmak istiyorum.  “Yahu biz Türkler Anadolu’nun bizim olduğunu anlatabilmek için daha kaç sefer fethetmek zorunda kalacağız “


..   Dahası….. Amerika’da yapılan Sümer araştırmalarında Sümerlerin müzik aletinin bilgi ve bulguları tespit edilmiştir. Sümer kayıtları bu tınıları elde edebilmek için bir çalgının olduğunu belirterek çalgının tarifini de yapmışlardır.


Ayrıntıları bir kalem geçelim. Kısacası bu çalgının adı nedir, biliyor musunuz?

“Bağ” 


Yani; şu bizim bildiğimiz, meftunu olduğumuz Milli Sazımız “ Bağlama’nın atasıdır yahu..


Ne dersiniz, bağlamaya da 1071’den sonra mı kavuştuk?

… ve sözün sonu

Özellikle adında ‘Milliyetçi’ ibaresi olan bir siyasi partinin başta genel başkanı olmak üzere bütün mensupları şu 1071 meselesini bir kez gözden geçirmek zorundadırlar. 


Tarihi ve ilmi gerçekler Türk ve Kürt meselesinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır.


Ayrıca çok önemli bir husus daha vardır ki ‘ayrışma’nın asıl  kodları  bu nokta kilitlenmiştir. 


“Biz sizinle 1071’den beri kardeşiz” demek, aslında ‘siz ayrı bir milletsiniz ama biz sonradan, 1071’den beri  kardeş olduk” demektir. Birleştirelim derken ayrışmaya hizmet etmek  tam olarak bu cümlede şifrelenerek yönlendirme demektir.


 Ezcümle bütün ‘Milliyetçiler’ Amerikan dayatmasında basılan 1945 sonrası ders kitaplarına ve   zihniyetli sözde ilim adamlarının kaleme aldığı safsatalara kapılarak değil. Tarafsız, yansız sadece ilmi  ve bilgisi olan ilim adamlarından faydalanabilirler.


İsimlerini bilmiyorlarsa listesini verebilirim.


Prof. Dr. Ekrem Memiş Hoca’nın adını zaten verdim.
Memiş Hoca’nın feryadına kulak tıkamasınlar yeter!

 

***********************************************************************************

 

Saygılarımla,

Arif Neşet Caner

 

Günün Sözü:

 

"KENDİ AKLINA HÂKİM OLAMAYANLAR, BAŞKALARININ AKLINA MAHKÛM OLURLAR."   

 

 





Arif N Caner

unread,
Apr 18, 2016, 1:27:40 PM4/18/16
to gti...@aol.com, TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP, Ali Aslan Dumanol, zeki...@yahoo.com

A D A L E T  ! ! ! !



Alman Kralı II. Frederick 1750 yılında Potsdam'dan geçiyor. Orayı çok beğeniyor ve 'Bana şuraya bir saray yapın" diyor. Ertesi gün adamları gidip bakıyorlar, Kral'ın beğendiği yerde bir değirmen. Adamlar kapıyı çalıyor, yaşlı değirmenci açıyor.


- Buyurun?


- Bizi Kral gönderdi. Burayı görüp çok beğendi, satın alacak. Kaç para?


- Satmıyorum ki ne parası?


- Saçmalama Kral istedi.


- Bana ne. Ben satmadıktan sonra kimse alamaz ki.
Adamları gelip Kral'a diyorlar ki;


- Efendim beğendiğiniz yerdeki değirmenci deli. Satmıyorum dedi.

- Çağırın bakalım bana şu adamı.


Değirmenci gelip, Kral'ın karşısında duruyor. II. Frederick;

- Yanlış anladınız herhalde beyefendi, ben satın almak istiyorum orayı. Kaç para?

- Yoo, yanlış anlamadım, adamların da dün bunu söyledi. Satmıyorum!

- Beyefendi inat etmeyin, paranızı fazlasıyla vereceğim.


- Sen koskoca kralsın, paran çok. Git Almanya'nın her yerine saray yap. Burayı benden önce babam işletiyordu. Ona da babasından kalmış, ben de çocuğuma bırakacağım. Satmıyorum!

II. Frederick ayağa kalkıyor;


- Unutma ki ben Kralım!


Değirmenci bakıyor ve diyor ki;


- Asıl sen unutma ki Berlin'de hâkimler var!


Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar kral bile olsa adaletten
üstün değildir. Hiç kimse adaletin üstüne çıkamaz. Orada oturamaz.

Bugün bütün gelişmiş ülkeler hukuk fakültelerinde bu olayı anlatırlar.

"Berlin'de hâkimler var!"



- Potsdam'da Sansosi Sarayı. Saray ve değirmen yan yana. Kral ve değirmenci adaletle komşu oluyor.


Sabahları II. Frederick arka bahçeye çıktığında değirmenci sesleniyor;

- Hey Frederick, ekmek yaptım göndereyim mi?


II. Frederick diyor ki;


- Adalet her sabah bana, sıcak bir ekmek kokusuyla gelirdi.
Ve 31 Aralık 1917. Berlin'de bir otelde yılbaşı kutlamaları yapılacak, Osmanlı heyeti var orada. Aralarından biri bu öyküyü anlatıyor.


- Hadi Potsdam çok yakın. Gidip adaletin simgesi olan o değirmen ve sarayı yan yana görelim.


Kimse gelmiyor ve o öyküyü anlatan tek başına kalkıp gidiyor. Herkes yılbaşı kutlarken o gidip adaletin simgesini izliyor uzun uzun.



İŞTE O KİŞİ
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'TÜR...



Saygılarımla,

Arif Neşet Caner

arifn...@gmail.com





17 Nisan 2016 14:07 tarihinde <gti...@aol.com> yazdı:

ahmet dogan Simsek

unread,
Apr 19, 2016, 7:23:05 AM4/19/16
to TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP, gti...@aol.com, Ali Aslan Dumanol, ZEKI SAHIN, Arif N Caner, Kamil Ergenekon

Türk Milliyetçiliği mi? Türkçülük mü? Yoksa doğrudan tarih boyu yağaşaya geldiğimiz ana dili Türkçe tek Milliyetçilik mi?

Sayın Arif Bey

Bu yazdıklarınızı, bir arkadaşım üzerinden ismini vermeyeceğim önemli bir tarih araştırmacısı yazara sordurdum.

Bu bilgilerin milletin geçmişi ile arasını açmak amaçlı aşırı abartılarak bir Türk ve Müslüman düşmanı kişi tarafından hazırlanmış bir yazı olduğunu söyledi. Demek ki daha öncede bu yazı karşısına gelmiş ve gerçeğe uymadığı test edilmiş olmalı.

Doğru olsa dahi insan, babanın tohumundan ürer. Yumurtanın hangi cins tavuk yumurtası olduğu pek fark etmez. Zaten Osmanlıda Şehzadeler daha beş yaşından itibaren özel eğitmenler dadılar tarafından devlet adamı olarak yetiştirilir. Annelerinin etkisi anne şefkati dışında minimuma düşer. Bu yazılanız kendi dedeniz ile nenenize hakaret amacı taşıdığından sizin kendinizi dahi Türk milleti açısından kuşku duyulan bir Müslüman Türk düşmanı olarak görülmenize sebep olabilir. Ben sizin böyle biri olduğunuzdan daha ziyade ciddi bir araştırmacı olmayan ezberleri ile hareket eden bir dağarcığı duydukları ile doldurulmuş yanılmalar içindeki birisi olduğunuzu düşünüyorum.

Buraya kadarını geride bırakalım. Size gelelim. Yere göğe sığdıramadığınız atanızın en azından üç nesil olsun gerideki dedeleri ve neneleri hatta babasının kim olduğu, annesinin kimlerden olduğu hakkında azda olsa bir bilginiz var mı ki böyle ileri geri ecdadımız hakkında konuşuyorsunuz?

Gerçeğe dayalı bilgileriniz varsa bizimle de paylaşır mısınız?

Yalnız Devrimler diye milli kültürümüzü Türküm diyen Kripto Yahudilerin yazdırdığı uyu uyu yat uyu alfabesi ile bizleri okumak yerine uyutan bir alfabe ile okula başlatanların kimler olduğunu. Osmanlı’nın milyonlarca askeri cephelerde, düşmanlara kimlerin sattığını ve katlettirerek, Şehit ettirdiğini hangi tarihçiler yaza bildi. Ya da yazdıklarını neden yayınlatamadılar. Mısırda yüz bin den fazla askeri on binden fazla askeri olan İngilizlere kimlerin ellerinden silahlarını alıp yada mermi vermeyerek teslim ettiğini ve bunlardan on beş bin Türk askerinin ilaçlı su havuzlarına sokulup kafalarını zorla suya sokturup kör ettiklerini falan biliyor musunuz? İngiliz Ordularının Irak Kuttül amare de Türkler tarafından bozguna uğratılıp bütün komuta kademelerinin esir alındığını ve Osmanlı tarihini zafere dönüştüren bu zaferin nasıl masada İngiliz esiri komuta kademesi ile birlikte İngilizlere satıldığını falan hiç duydunuz mu? 1. Cumhurbaşkanımızın Libya da ve Suriye de ki savaşlara katıldığında nasıl muharebelere girdiğini yazan yazılara rastladınız mı? Pera Palas da İngiliz İşgal birlikleri subay ve komutanları ile kalırken oradaki bir İngiliz subayına nasıl bir ders verdiğini çoğumuz okumuşuzdur da neden orada kaldığına dair bir bilgiye ben rastlayamadım. Siz rastladınız mı?

Cumhuriyet döneminin doğrudan sahte ve ya çarpıtılmış masallardan ibaret tarihini hiç sorgulamayı düşündünüz mü? Osmanlı Arşivlerinin Bulgar Mason localarına kilosu beş kuruştan hurda kâğıt olarak satılması ile tarihimizin ve ecdadımızı araştırma imkânlarımızın sözde Cumhuriyetçiler tarafından neden satıldığını hiç merak ettiniz mi?

Kökünü kendisi kurutmaya çalışan bir milletin varlığını sürdürebilmesi mümkün değildir. Muhterem kardeş. Baban deden iyi de olsa, kötü de olsa senin köklerindir. Yaşlanmadan önce İspanyada ki bir katliamdan kurtarıp iyi niyetle devlet kademelerinde iş verdiği hizmetkârları tarafından orduları düşmana satılıp kendilerinin de öldürülmüş oldukları fitnelere uğradıklarını biliyor mu idiniz.

Bazılarımız Türkçülüğü, kavmiyetçiliğe çevirip diğer kardeş kavimleri de dışlamak ile kendi kendimizi bölüp azınlık olmaya ittiğimizi göremiyor olabilirler. Bazılarımız sizin gibi kendi ihanete uğramış ve tarihin güneşi yeniden doğmak üzere batıp gece oldu diye köklerimizi keserek ne yaptığını bilmeden saldırıyorlarsa ne yapacağız.

Kimilerimiz Türkiye’deki Türk genini% üç-beşlere düşürüyor. Kripto Yahudi Türk milliyetçilerinin  hazırladıkları milli eğitim tedrisatı ile yetiştirdiği Türkler dahi Müslüman Türklerden ayrıştırılıp düşman ediliyor ise bu iş nereye varır. Türk milletini bu coğrafyada temelli yok etmek için kâfir veya Kemalist Putperestliğine eğittikleri vatandaşlarımızı kullanıyorlar ve milletten ayrıştırıyorlar ise bizleri kim kurtaracak.

Bizler ne yapıyoruz. Nerede yangın oraya benzin diye oradan oraya yangının hepimizi yakıp kül etmesine neden olacak şekilde koşuşturup duruyoruz.

Böyle günü birlik yaşamak Şeyh Edep Ali’nin Osman Beye nasihatinde söylediği gibi, İnsanlar vardır, sabah doğar akşam batarlar. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Dünyanın süper gücü ABD içinde,  her ne ararsan bulursun derde devadan gayri, deyimindeki türde insanlardan oluşuyor. Onları yöneten ise bir miktar İdealist Siyonist Yahudi ile bir miktar da İngiliz FUCK (kısaltılmış adı ile insan haralarından doğanlar) projesinin sözde asilzade diye yetiştirilmiş çocukları tarafından yönetiliyor. Bunlar ABD de Yahudi olarak %  1'i, FUCK çocukları olarak da aynı miktarda kişi tarafından diğerlerinin dizginleri elde tutulmak sureti ile yönetiliyor. Türkiye ki Türk nüfus ABD kaynaklı dünya verilerine göre % 3-5 çıkabilir.

Ama bunlar. Bir zamanlar Dr. Babuna’yı Kanserden kurtarmak için ilik nakli aranıyor numarası ile İstanbul sömürge valiliği medyasının yaptığı büyük kampanya sayesinde milletimizden topladıkları yüz binleri bulan kanların yapılan analizleri üzerinden ortaya atılmış rakamlardır.

O kampanyayı orta yaş üstü olanlarımız gayet net hatırlarlar. Bu kanlar nereden toplanmıştır? İstanbul ve İzmir den. Bu şehirlerin varoşlarından kaç kişi kan vermiştir. Yok denecek kadar az. Anadolu şehirlerinden ve bilhassa o dönemde köylü nüfusun ağırlıklı olduğu dönemde köy ve kasabalardan kaç kişi kan vermiştir. Hiçe yakın sayıda, Dolayısı ile bir de bu açıdan bakılır ise veriler önemli ölçüde yer değiştirir. Ayrıca Biz Türkler tarih boyunca iç içe yaşadığımız. Yakın temasta olduğumuz Müslüman kavimler ile kız alıp vermekte yakın akrabalıklar kurmuşuzdur. Ölümü beklenen Dr. Babuna kanserden kurtuldu mu derseniz. Kanser olmadıydı ki kurtulsun. Kan toplama kampanyası biter bitmez daha sonuçlara bakılmaya başlanmadan sağlığına kavuştuğu ilan edilmiştir.

Peki Dr. Babuna’nın kökeni nedir. İstanbul dukalığı en son marifeti olarak HDP yi %13’ün üzerine çıkaranların, en çok kan verenler olduğu için kimliğini de düşünmeye başlamalıyız.

Umarım Sayın Güneş Bey dostumuzda büyük gayretle çabalarının sonucu birçoğumuzu düşündürmüş ve içimizden acıtarak da olsa uyanmamızda etkili olanlardan bir arkadaştır ve Türk düşmanı da değildir sadece ilerideki gelecek tehlikelere karşı bizleri uyarmıştır.

Ama artık bundan sonrası için Türkün bir milli karakteri simgelediğinin, saf kan olma iddiasının faydadan çok zarar vermeye başladığının farkına o da varmaya başlamıştır diye düşünüyorum.  Amerika da Kaç tane yerli Amerikalı kalmıştır diye bir araştırma yapılsa orada da Kızıl derili ve Türk ya da Orta Asya kökenlilerin % 1'i bulması dahi zordur. Çünkü diğerleri katledilerek yok edilmiştir. Bu coğrafyada da bizler için benzer planlar yapılmış olabileceği kuvvetle muhtemeldir. Bu yüzden ABD deki istatistikleri yapanlar ellerindeki verileri kullanan dürüst insanlar olabilirler. Ama verileri toplama kuruluşları genellikle istenilen sonuçları vermiyor ise dikkate alınmazlar çünkü merkezi güç hangi sonuçları istiyor ise o sonuca yakın sonuçları analiz yapanlara ulaştırırlar.

Selamlar

A.D.Şimşek



17 Nisan 2016 11:38 tarihinde Arif N Caner <arifn...@gmail.com> yazdı:

OSMANLI HANEDANININ NESEBİ

ZEKI SAHIN

unread,
Apr 19, 2016, 6:13:37 PM4/19/16
to Grbuz Guvendag, gti...@aol.com, arifn...@gmail.com, Turkiye-i...@googlegroups.com, adum...@gmail.com
Tebrik ederim aziz Kardeşim Gürbüz Bey, gerçekleri gayet açık bir dille ifade etmişsiniz...

Yüce allah yardımcımız olsun..



Subject: Re: [Türkiye] Antropolog Timucin: "Turkler Orta Asya'dan gelmedi"

Sayın Günes Tecer,

Türküm demek Irkçılık değildir.Gercegi söylemektir.Hic bir zaman başka kavimleri
küçük görmedir.
Yapılması gereken,bilim,akıl ,teknoloji  alanında yarışmaktır.
Savas taraflısı değiliz.
Bakın benim ailem ,Horasndan göc etmiş.Milyonlarca,Türk,Anadoluya göc olarak gelmiştir.
Burda Süryaniler var.Kendini gizlemiş ,Ermeniler ve Rumlar bunları da inkar edemeyiz.
Hatta,benim iddiam,ben Ermeni veya Rum kökünden geldim diyen TC düşmanları sıkı bir birlik halinde,Türkce konuşan Türkleri yok etme pesinde.

Zaten  Atlantik ittifakının bir amacı budur.
Rusya da yasıyan bir arkadaşım,Rusların  Orta Asya kimliğini yok etmek için nasıl
bir caba içinde olduğunu  anlatıyor.
Türk birliği .250 milyon Türk ün ,kültürel  birliği istenmiyor.
İcimizdeki hainlerde  ,Türk birliğini istemiyor.
Türkce ,dünyada en cok konuşulan 5.dil.
Mesela Kürtcenin esamesi bile okunmuyor.
Iran ın yarısı Türk.
Türk kız ve erkeklerine taciz olayının yapılasının amacı da budur.
Petrol zengini arablar,Türklügü öldürmek , Arabcayı egemen kılmak ,Islam ı bir Arab egemenliği altına sokma gayreti içindedirler.
Bazı dinci gruplara para dağıtarak  Arabca hakimiyeti yayılıyor.
Kuran -ı Kerim Kursları,Imam Hatip  eğitimi ile  Kuran ın Türkcesini anlamını bilmiyen
sadece bunu ezberliyen bir nesil yetistirliyor.

Toplum içine girip bakın Kuran-ı Kerim söyle söylüyor deseniz ,toplumda pek saygı görmezsiniz.
Fakat Arabca bir dua okusanız.Ezber  Arabca bir ayet okusanız.Sizi ,önemli bir kişiymiş gibi görürler.
Ben bunu yasadım.Kuran-ı Kerimin Arabcasını okuyan bir Hristiyan a halk ne güçlü Müslüman diye saygı göstermişti,o da bana dönüp,yahu ben Hristiyanım demist.

Bir siyasetçi kalkmış,Biz Kurtulus savası ile bu ülkeyi kurtarmadık,Pakistan,Hindistan Müslümanları  dua etti öyle kurtulduk demiş.Bu ülkeler,Ada imparatorluğundan kendilerini kurtaramamış bizi kurtarmışlar.Yazık bu kafalara.
Yani bu millet,yarabbi bize yardım et deyince,Allah yardım etmiyor,Arabca anlamını
bilmediği dua edince kabul ediyor,nasıl bir is.
Düsman varsa ,savunma da vardır.Inanıyorum,ırkcılık olarak ,benlik olarak.Biz Türküz ,Müslümanız, Kuran-ı Kerime  uyan   ve Peygamberi takip  eden  ,güçlü bir Müslüman Türk Birligi oluşabilir.Inanıyorum.

Siz ,kötülük yapmaya devam edin.
Kötülükte de de bir hayır var.
TC  devletine ,TC ordusuna saldıranlar, Güneydogu cete saldırları sonucu   toz duman oldular.
TC ordusu gücünü gösterdi.
Ben varım  dedi.
Sehirlere sığınan TC devleti düşmanı yobazlarda   bir gün  silinebilir.
Bu ordu binlerce senelik,Türk ordusu geleneğinden geliyor.
Göktürklerden ,Atilladan,Selcuklulardan geliyor.
Haclıları ,Anadolu da yok eden TC ordusuna ,düşmanlığınız var.
Alanya yaylalarında ,Alaaddin Keykubatın Camisini görmüştüm.
Küçük ve anlamlı bir eser.
Sahte ,Sarıklı dincilerde ,Anadolu da ezilebilir.Inanıyorum.

Gur-Buz


On Tuesday, April 19, 2016 3:32 AM, "gti...@aol.com" <gti...@aol.com> wrote:


Yok! O dedikerin karartmadan baska bir sey degil Arif bey.

Dogruyu soyleyen kotu degildir; dogrulari saklayan kotudur.
Dogrulari saklamak, yalan soylemektir.

Yalan soyleyen, veya kendisini yalanlara inandiran ise nereye giderseniz gidin kotudur.
En kotusu de, dogrulari bildigi halde gormezden gelip, isledigi suclari, mezalimi surdurendir.

Vatan sevgisi yalanlar uzerine kurulamaz.
Kurulursa sahte bir sevgi olur.
Yalan soyleyenin yalan soyleme nedenini gizlemesi demek olur.
Gizlemesi, mutlaka gizli bir niyetin isaretidir.

Irk uzerinden yapilan irkcilik, insanliga yapilan en buyuk kotuluklerden birisidir.
Bunu yapan, her seyden once yuce Allah'a karsidir.

Cunku, irkci olan, karsisindakini ya asagilik bir sey gibi gorur; ya da, kendisini karsisindakinden ustun gorur.
Ve ikisinde de yanilgi icindedir; cunku, ne ustundur, ne de karsisindaki asagiliktir.
Allah herkesi esit yaratmistir; ayni anne babadan geliriz hepimiz.

Karsindakinden kendini daha degerli hissediyorsan onlari oldurmekte beis gormezsin,
Nasil olsa onlar asagilik insanlardi, hainlerdi, kripto casuslardi, ileride problem olacaklardi gibi desteksiz suclamalarla kendini hakli cikarirsin.

Lakin, kendini nasil gorursen gor, ne sebepler uydurursan uydur, alt tarafin bir katil olmandir.

Vatan sevgisi ile irkciligi birlestirmek ise kotulerin kotusudur.
Senin irkciligin, cehaletinin sonucudur;
kendinden daha asagida birilerini gorme hevesinin altinda ozguvensizligin yatar.

Cehaletinle, insanliga olan dusmanligini toplasan, vatanperverlik etmez; sahtekarlik ederek kendini pazarlaman eder.

Sahtekarlar, herkesten daha vatan sever gorunme cabasi icindedirler;
lakin, bunlarin vatan sevgisine guven olmaz; yalandir cunku.
Asil dertleri, iclerindeki ezikliktir;
ve, bu ezikligin insana yaptirmayacagi kotuluk yoktur.

Boyleleri vatan sevgisini ancak kendi pis emelleri icin kullanir.
Kendi aralarinda irkcilikta yarisarak, adam olduklarini sanarlar.

Gunes Ecer




-----Original Message-----
From: Arif N Caner <arifn...@gmail.com>
To: gtiecer <gti...@aol.com>
Cc: zekisahin <zeki...@yahoo.com>; TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP <Turkiye-i...@googlegroups.com>; Ali Aslan Dumanol <adum...@gmail.com>
Sent: Mon, Apr 18, 2016 4:53 pm
Subject: Re: [Türkiye] Antropolog Timucin: "Turkler Orta Asya'dan gelmedi"


19 Nisan 2016 01:11 tarihinde <gti...@aol.com> yazdı:
Gunes

Gunes



Başkalarına asla kötü bir şekilde konuşma. Evrene bıraktığın negatif enerji, sana katlanmış olarak geri döner.


Kötü düşünceler zihinsel, bedensel ve ruhsal hastalıklara neden olur. İyimser ol.


Vatan sevgisi maya gibidir

Kanı bozuklarda tutmaz!
 

ZEKI SAHIN

unread,
Apr 19, 2016, 11:54:03 PM4/19/16
to gti...@aol.com, gurbu...@yahoo.com, arifn...@gmail.com, Turkiye-i...@googlegroups.com, adum...@gmail.com, Ahmetdogansimsek, Zubeyr Auf, Yunus Kavik, Dumanol. UNITED-TURKS GRUP, Birleşmiş Türkler, Cesuryorum ..., Ahmet Kılıçaslan Aytar, Haydar Ates, Kutlu Altay Kocaova, Ali Nejat Ölçen, Zihni Çakır, Oraj Poyraz, Mustafa Nevruz SINACI, Dr. Erdal Sener- Turkish Forum, Abdurrahman Dilipak
Günes Bey,

Gerek Türküm diyenler ve gerekse Müslümanım diyenler bahsetmiş olduğunuz emperyalist projelerin zebunu olmaktan kurtulamamışlardır. Bunun sebebi cehalettir. Cehalete mahkum edilen gafil Türkler ve gavur imamlar eliyle iğfal edilen ve kendisini Müslüman sanmakla beraber dalalet içinde hareket eden gafil Müslümanlar, bu halleri ile hem kendilerini hem de kendilerine bel bağlayan diğer unsurları hüsrana uğratmışlardır.

Yazdıklarınız genel olarak doğru olmakla beraber, Türklerin katliam yaptığı doğru değildir. Her yönden saldırıya uğrayan Türkler, maskeli ve sinsi - müştereken ve müteselsilen hareket eden - kripto kimlikli bir azgın azınlık tasallutu altında ezilmişlerdir. Bu zulüm "musallat" güruhun uydurduğu sahte ve kontrollu "laiklik, demokrasi, milliyetçilik, sosyal adalet, hümanizm ve dincilik" maskeleri ile halen sürdürülmektedir.

Mesele, tarih bilmek, sosyal ve siyasal olaylara ilgi duymak ve müdahil olmakla yavaş yavaş da olsa çözüme doğru gitmektedir. İşte Bahçeli gibi "görevli" tiplerin "sevsen de vazgeçmez" tavrı buna bir misaldir.

İşte eline "devlet" gücünü geçiren Kürt kimlikli tiplerin haksız ve adaletsiz, yağmacı ve talancı ayırımcı tavırları gözler elindedir. 

Allah sonumuzu hayırlı etsin. 



Subject: Re: [Türkiye] Antropolog Timucin: "Turkler Orta Asya'dan gelmedi"

Zeki Bey:
Dediginizin aksine, Gurbuz bey p
ek gercekleri ifade etmiyor; cunku, Kemalist'ce konusuyor.

Osmali ukesinde petrol oldugu ortaya cikinca, Osmanli'yi parcalama planlari da ortaya cikti.

Milliyetcilik ve irkcilik asilandi; once Osmanli'nin idare ettigi Yunanistan, Ermenistan, Bulgaristan gibi ulklerde, sonra da buna reaksiyon olarak Turklerde.

Ingiltere o donemin Amerika'si idi. Ortaligi somurmek icin her turlu yolu gayet iyi bilen bir mustemlekeci-tertipci ulke idi.
Jon Turklerle Turk irkciligini baslattilar; Ittihat Terakki ve Kemalizm ile surdurduler.
Gayeleri Osmanli'yi zayiflatip petrol zenginliklerini ele gecirmek ve Israil'i kurmakti.

Bu emeller etrafinda, Ingiliz istihbarati basta, Rothcilds (kizil kalkan demek. Hazar Turklerinden olduklari soyleniyor) ailesi, B'nai-B'rith Yahudi servis organizasyonu, ve Siyonistler birlestiler.

Rothchilds ailesi Baku petrollerini istiyordu. Ingilizler Arap petrollerini, iki yahudi organizasyonu da Israil'in kurulmasini istiyorlardi. Ama, hepsi Osmanli'nin parcalanmasini istiyordu.

Ittihat Terakki'ye uye olabilmek icin Mason olmak gerekiyordu. 140 bin uyesinin ucte ikisi Selanik Yahudisi idi. Osmanli'yi en kolay yoldan bolmek icin etnik irkcilik bir numarali yoldu. Karsilikli etnik gruplar carpistirilarak Osmanli parcalanacakti.

Turk irkciligi 19.asrin ortalarinda basladi. Daha once yoktu. Hatta Turkler cok iyi savastiklari icin, buyuk ordular kurmanin yolunu da irkci davranmayarak bulmuslardi. Turk ordulari daima bircok degisik irktan kavimlerden  olusurdu. Osmanli, bunu daha da ileri bir sanata cevirdi. Yeniceri ocagini kurdu.

Yeniceriler daha ziyade Hristiyan dunyadan getirilen cocuklarin egitilmesi ile meydana getirilen, sadece Sultan'a sadik cok iyi savasan, elit bir ordu idi. Bunlar gecmislerini unutmasalar da, Osmanli, bir sekilde, bu insanlari tam bir Musluman ve sadik yetistirmesini biliyordu. Islami degerler zaten irkciligi reddediyordu.

Bu durum, Ittihat Terakki ve Kemalizm ile degisti; daha dogrusu degistirildi. Turk tarihinde ilk defa irkcilik one cikarildi. Oyle ki, okullarda ogretildi; kanunlar cikarildi; devlet politikasi oldu; kimlikler yasaklandi, katliamlar yapildi...kisaca, bayagi adaletsizlik yarattik irkci olcagiz diye. Bugunun Kurt probleminin altinda yatan budur.

Ipleri ellerinde tutan Osmanli dusmanlari, icimizdeki isbirlikcileri ile, bizi birbirimize kirdirmak icin kurallari da adaleti de degistirdiler. Masum insanlara karsi katliamlar yapabilen bir millet olduk. Kendi irkimizi ustun kilmak icin azinlik birakmadik Anadolu'da. Islam, adil bir dayanak olmaktan cikarilip, kohne bir zihniyetmis gibi ogretilir oldu.

Evet, bu vahseti cesitli bahanelerle mudafa edebiliriz; lakin, bu elimize masum kaninin degdigi gercegini degistirmez. Allah'in bunu kabullenmesini bekleyemeyiz herhalde; zaten, Allah'in kurallarindan ne kadar uzaklastiysak, o kadar elimizden kan akti. Cunku, idare Allah'a inanmayanlarin elindeydi.

Isin icine, Irkcilik girdikten sonra, darbeler, etnik savaslar donemi basladi.
Ilk baslarda Turk irkcilar, Japonlari ornek aldilar. Sonra, Avrupa da irkcilik ortaya cikinca, Avrupa'ya yoneldiler. Alman irkciligi yenilince, Turkiye'de de yavasladi; ama, durmadi.

Irkcilik, insanlari ustunsunuz diye aldatarak, asagilik insanlara (dusmana) karsi azili savasci yapmak icindi.
Lakin, dusman nedense hep icimizdeki azinliklar oldu. Sayilari azdi ve askeri yonden guclu degillerdi. Birinci Dunya savasi sirasinda, ic ice yasadigimiz bazi azinliklar isyan etsin etmesin kiyima ugratildi. Bu kiyim 1924-25'lere kadar surdu. Artik kac milyon yok oldu tartisilabilir.

Onemli olan adil olmamizin sorgulanir olmasi.

1071'de, 30-40 binlik ordusuyla 200 binlik Bizans ordusunu yenen yuce Sultan Alpaslan neden bu basariya ulasmisti? Islami inanclari yuzunden mi, yoksa adil bir devlet adami oldugu, hic bir katliama girismedigi icin mi? Bence, her ikisi de dogrudur; cunku, ikisi de Islamdir.

Turk ordulari, saf Turk degildi. Hunlar, mesela, bircok Avrupa kavimlerini katarak buyuk bir ordu olmuslardi. Gelenek bu idi; irkcilik yoktu. Selcuklular da, Osmanli da boyle idi.

Anadolu'da zaten kucuk bir azinlik gen havuzu oldugumuz artik bilimsel bir gercektir. Lakin, guc bizim elimizde. Ve ne kadar adil olursak, o kadar huzurlu bir ulke yonetebiliriz.

Ordumuz, maalesef, Koyu Kemalist dusunce sistemi ile yetistirildi. Bu yuzden, Kemalist (irkci) kiyimlarin hic birisine itiraz etmedikleri gibi, istekli katilimci oldular. 1990'larda bile 2.5 milyon Kurd'e yapilan haksizlik onlarin kontrolu altinda ve eliyle yapildi.

Alpaslan'in zaferi ile ovunuyoruz; lakin, asil ovunebilecegimiz sey Alpaslan'in hancerlendikten sonra olum doseginde Allah'tan diledigi afta ifade ettikleridir. Bir arastirin isterseniz.

Adil degilseniz, yonetimi hak etmezsiniz;
irkci iseniz adil olamazsiniz.

Gunes Ecer

Arif N Caner

unread,
Apr 20, 2016, 2:23:48 AM4/20/16
to Güneş Ecer, zeki...@yahoo.com, Grbuz Guvendag, TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP, Ali Aslan Dumanol

TÜRKLER NASIL MÜSLÜMAN OLDU, TALKAN, CURCAN KATLİAMI



 

 

Aşağıdaki bilgilerin tamamı İslami kaynaklardan, Taberi ve Zekeriya Kitapçı gibi İslami tarihçi ve yazarlardan alınarak düzenlenmiştir.
Türklerin kılıç zoruyla Müslümanlaştırılmaları ile ilgili 670’li tarihlere dayanan bilgiler maalesef okullarda bizlere hiçbir zaman verilmemiş, verilen bilgiler ise, Türklerin Müslümanlığa geçişleri kendi istekleri ile olmuş gibi gösterilerek, 740’lara kadar ki tarih atlanarak verilmiştir.

İslam''ın Türklere zorla kabul ettirilmeleri ile ilgili 670’lerden başlayarak 740’lara kadar uzanan tarihin bize okullarda anlatılmamasının nedenlerini, bu kısa tarihi öğrenince biraz daha anlamak mümkün olabilecektir. Şimdi, bu atlanan 70 senelik tarihe bir göz atalım..



1. TARİHİN EN AŞAĞILIK SOYKIRIMLARINDAN BİRİ - TALKAN KATLİAMI



Buhara’da olanlar diğer Türk Beyliklerinde de etkilerini gösterir.. Aynı şeylerin kendi başlarına geleceğinden korkmaktadırlar.. Sogd meliki Neyzek Tarhan şehrinin yıkıma uğramaması için Kuteybe ile anlaşmak zorunda kalır.. Bu anlaşmaya göre Tarhan haraç verecek ve tarafsız kalacaktır.. Ancak bu tarafsız kalmalar ve Türklerin birleşememeleri Arapların işlerini kolaylaştırmış ve Türk beyliklerini istedikleri gibi istila edip talan etmişlerdir.. İlk olarak saldırıya uğrayan Kibac Hatun’a diğer beyliklerden yardım gelmeyince, o yardımı esirgeyenler aynı akibete uğramışlardır.. Bu olaylarda Türklerin belli bir şekilde organize olamamaları da onların Araplar tarafından istila edilmelerini kolaylaştırmıştır.. Neyzek Tarhan daha sonra Kuteybe ile yaptığı anlaşmada hatalı olduğunu ve bu anlaşmanın kendisine hiçbir güvence getirmeyeceği gibi diğer Türk Beylerine de ihanet etmiş olacağını anlar.. Tohoristan’a dönerek bütün Türk Beyliklerine birer mektup yazar ve onları ortak bir direnişe girmeleri için uyarmaya çalışır.. İlk olumlu yanıt Talkan meliki Sehrek’den gelir..Tarhan’ın planlarını öğrenen Kuteybe, buna karşılık Belh şehrinde hazırlık yaparak, baharda büyük bir ordu ile Talkan şehrine doğru yürür.. O ana kadar bir direniş hazırlığı yapamayan Talkan şehri meliki Sehrek, Kuteybe’nin gelişinden önce şehri terk eder.. Şehre hiç savaşmadan giren Kuteybe’nin adamları şehirde eli kılıç tutabilen ne kadar erkek varsa hepsini kılıçtan geçirirler.. Bu katliam o zamana kadar yapılanların en büyüğüdür.. Kuteybe bu katliamı diğer beyliklere ibret olması için yapar.. Kuteybe’nin askerleri öldürebildikleri kadar öldürürler, geri kalanları da, Talkan yolu üzerindeki ağaçlara asarlar.. Bu yolun 4 fersah ( 24 Km.) mesafelik bölümü Türklerin ağaçlara asılan cesetleri ile doludur.. Talkan katliamı tarihe, Arapların o güne kadar yaptıkları katliamların en büyüğü olarak geçmiştir.. Halk, Müslüman Araplarla savaşmadığı halde, Kuteybe ve askerleri sırf diğerlerine örnek olsun diye 40.000 kadar kişiyi kılıçtan geçirmiş, ağaçlara asmıştır.. bütün bunlar hep İslam adına yapılmıştır..

 


Kuteybe, Talkan katliamından sonra Suman’a girer.. erkeklerin pek çoğunu öldürterek, kadınlarını ve kızlarını cariye olarak alıkoyar.. Daha sonra Kes ve Nesef’de aynı şeyleri yapar.. Erkekler öldürülür, Türk kadın ve kızları utanç verici bir şekilde Araplara cariye olurlar.. Daha sonra Faryab’a yönelir ve Faryab’ın teslim olmasını ister.. Faryab halkı başlarına gelecekleri bildiklerinden teslim olmaya yanaşmazlar.. Erkekleri dövüşerek ölürler.. Bütün şehir yakılır.. Araplar bu şehre yakılmış şehir anlamında Muhtereka derler.. Kuteybe, Faryab’dan sonra, Tarhan’ın çekildiği kale Bazgis’i kuşatır.. 2 ay süreyle devamlı olarak buraya saldırır fakat bir sonuç elde edemez.. Bu arada kış yaklaşır..Kuteybe’nin kışın savaşacak gücü yoktur ancak, kale içindeki Türklerin de yiyecekleri bitmiştir.. Her iki tarafta savaşın kendileri için kaybedildiğini düşünür.. Kuteybe son olarak bir hileye baş vurur.. Tarhan’ın yanına Muhammed bin Selim adındaki adamını gönderir.. Muhammed ibni Selim Tarhan’ın teslim olması durumunda kendisine hiç bir şekilde zarar gelmeyeceği güvencesini verir.. Kalenin açlık içinde olmasından dolayı Tarhan’ın Kuteybe’nin teklifini kabul etmesinden başka yapılacak bir şeyi yoktur.. Komutanları ile görüşüp teklifi kabul ederler.. Silahlarını teslim ederek kaleden çıkarlar.. Tarhan kaleden çıkar çıkmaz yakalanır, etrafı hendek açılmış bir çadırda zincire vurulur..Kuteybe bu arada Tarhan’ı hemen öldürmez.. Haccac’a haber göndererek ne yapacağını sorar.. Haccac Tarhan için, “ O bir Müslüman düşmanıdır hiç aman vermeden öldür” der.. Kuteybe önce Tarhan’ın iki oğlunu, Tarhan’ın ve toplanan halkın gözü önünde öldürtür.. Arkasından 700 kadar Türk savaşçısının başlarını gene Tarhan’ın ve halkın gözü önünde kestirir.. Tarhan’ı da bizzat kendisi öldürür.. Bütün kesilen başlar Haccac’a gönderilir.

 



Tarhan’ın öldürülmesinden sonra, Kuteybe, Aral Gölü’nün altında bulunan Harzem bölgesine yürür.. Harzem’de Caygan ile Havarizat arasında taht kavgası vardır.. Kuteybe Caygan’la işbirliği yapar.. Önce Havarizat ile etrafındakileri öldürtür.. Arkasından Camhud melikini yenerek 4000 civarında esir alırlar.. Ancak, daha sonra bunlar Kuteybe’nin emri üzerine öldürülürler..

 



Bu olay, Ziya Kitapçı''nın, İslam Tarihi ve Türkler adlı kitabında aynen şöyle anlatılır;

 


Bu harplerden birinde, et-Taberi''nin bütün tafsilatı ile anlattığına göre, bir defasında Abdurrahman b. Müslim, Kuteybe''ye, 4000 esirle gelmişti. Kuteybe, Abdurrahman''ın böyle kalabalık Türk esirleri ile geldiğini görünce hemen tahtının çıkarılmasını ve bir meydana kurulmasını istedi. Tahtının üzerine mağruru bir eda ile oturan Kuteybe, bu Türk esirlerinden bin tanesini sağına, bin tanesini soluna, bin tanesini arkasına ve bin tanesini de önüne dizilmelerini söylemiş ve sonrada Arap askerlerine dönerek yalın kılıç bu Türklerin kafalarının koparılmasını emretmiştir. Cebbar, zorba, insafsız Arap komutanının etrafının bir anda bu Türklerin kafa kol ve gövdeleri ile bir kan gölü haline geldiğinden hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır. Bu harplerde öldürülen Türklerin haddi hesabı yoktu. Nitekim bu vahşetten adeta gururlanan bir Arap şairi Kaah el-Aşkari şöyle haykırmıştır,

”Kazah ve Facfac önlerinde korkudan birbirlerine sarılmış zavallı Türkleri öldürdüğünüz geceleri hele bir hatırlayınız.



Herkesi kılıçtan geçirdiniz. Sadece ata dahi binmeyecek yaşta küçük çocuklar kaldı. Binenlerde o hırçın atların sırtında sanki bir yük gibiydiler.”



Harzem’de ayaklanan halk, Kuteybe ile işbirliği yaptığı için Caygan’ı öldürür..Bunun üzerine, Kuteybe bütün Harzem’i yakıp yıkar, halkı kılıçtan geçirir.. Harzemli ünlü Türk bilgini, Biruni Harzem’deki uygarlığın yok edilişini şu şekilde anlatır.. “Kuteybe, her çareye baş vurarak Harzemlilerin yazılı dilini bilenleri, geleneklerini koruyanlarını, bütün bilginleri öldürttü, böylece her şey karanlıklara gömüldü.. İslam Harzemlilerin içinde girerken, onların tarihi hakkında bilinenleri artık öğrenme olanağı bırakmadı..Harzem’i yıktıktan sonra Kuteybe, Semerkant üzerine yürür..Semerkant meliki Gurek üzerine gelen Müslümanlara karşı diğer Türk Beyliklerinden yardım ister.. Taşkent ve Fergane’den yardım gönderir, fakat gelen birlikler yolda Kuteybe’nin askerleri tarafından pusuya düşürülerek yok edilirler..Semerkant, kuşatılır.. Araplar mancınık ateşi ile saldırırlar.. Daha fazla dayanamayacağını anlayan Gurek, Kuteybe ile anlaşmak zorunda kalır..Bu anlaşmaya göre,



1.Semerkant Araplara her sene 2.200.000 altın ödeyecektir..


2.Bir defaya mahsus olmak üzere 30.000 Türk gencini esir olarak verecektir..


3.Şehirde Cami yapılacaktır..


4.Şehirde eli silah tutan kimse dolaşmayacaktır..


5.Tapınak ve putlardaki tüm mücevherler Kuteybe’ye teslim edilecektir..



Daha sonra Kuteybe, altından yapılan putları erittirerek alır ve Merv’e geri döner.. Dönerken kardeşi Abdurrahman bin Muslim’i Semerkant’ın başına vali olarak bırakır..

 


Kuteybe’nin Merv’e dönüşünden sonra, Türkler kendi aralarında işgalci Müslümanlara karşı bir direniş birliği kurarlar.. Zaman zaman Ceyhun ırmağını geçerek Araplara pusu kurar ve ciddi zararlar verirler.. Haccac Kuteybe’ye Taşkent ve Fergana’yi işgal etmesi talimatını verir.. Kuteybe Taşkent’e gider fakat başarılı olamaz.. Bu arada Haccac ölür. Halife Velid, Kuteybe’ye Türklere karşı savaşları devam ettirmesini söyler.. Kuteybe bu sefer Kasgar’a doğru yola çıkar.. Tam Kasgar’ı kuşatacakken Halife Velid ölür, yerine Süleyman ibni Abdülmelik halife olur.. Bu yeni Halife ile arası hiç iyi olmayan Kuteybe Kasgar seferini yarıda bırakarak ona karşı ayaklanır, ancak kendi komutanları tarafından 11 yakını ile birlikte 716 senesinde kafası kesilerek öldürülür.. Çünkü Kuteybe’nin komutanları Halifeye karşı gelmek istememişlerdir..





Taberi Anlatımları



Aşağıdaki pasajlar doğrudan Taberinin anlatımından alınmıştır.



Tarih-i Taberi / Cilt 3/(Syf-343)



Her kim Türk’lerden baş getirirse yüz dirhem vereceğim. İmdi müslümanlar bir bir Türk’lerin başını kesip getirip 100 dirhemi aldılar. Ve Türk’leri dağıtıp hesapsız kırdılar ve mübalağa ile mal ve ganimet alıp yine dönüp Merv’e geldiler.



Yaz gelince Kuteybe Horasan şehirlerine nameler gönderip asker topladı. Sonra göçüp Talkan’a vardı. Şehrek ki Talkan meliki idi. Neyzekle müttefik idi. Kuteybe’nin geldiğini işitince kaçtı. Kuteybe Talkan’a girdiği vakit hükmetti ki ahalisini kılıçtan geçireler. Ne kadar kırabilirlerse kıralar. Bunun üzerine Kuteybe’nin askeri orada hesapsız adam öldürdü.



Rivayet ederler ki 4 fersenk yol iki taraftan muttasıl ceviz ağacı dallarına adamlar asılmış idi. Oradan göçtü. Mervalarüd’e kondu. Oradaki melik kaçtı. Kuteybe onun da iki oğlunu tuttukta kalan şehrin beyleri itaat edip istikbale geldiler.(Syf-344)



Kuteybe dedi: - Vallahi eğer benim ömrümden üç söz söyleyecek kadar zaman kalmış olsa bunu derim ki (Uktülühü uktülühü uktülühü). ( Hepsini öldürün, hepsini öldürün, hepsini öldürün )

 


Bunun üzerine Neyzek’i ve iki kardeşi oğulları ki biri Sol ve biri Osman’dır. Ve yine o kendisi ile mahsur olanların hepsini öldürdüler.hepsi 700 adam idi. Buyurdu başlarını kesip Haccac’a gönderdiler.(Syf-347)
Kuteybe deve palanı demek olur.(Syf-351)

 


.......



Bu 70 yıl süren Türk-arap savaşlarının en önemli noktaları ve sonuçları;



1- 100.000'in üstünde Türk katledilmiştir.


2- 50.000'in üstünde Türk genci köle ve cariye yapılmıştır.


3- Şehirler yağmalanmış, ganimet diye halkın her şeyi talan edilmiştir.


4- Tüm zenginlikler, tarihi eserler yok edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.


5- Dünyanın en büyük katliamlarından biri olan "Talkan Katliamında" 40.000 Türkün kesilerek 24 km yol boyunca ağaçlarda sallandırılmıştır.( Tarihte örneği çok azdır.)


6- Aynı şekilde "Curcan Katliamında da esir alınan 40.000 Türk'ün nehir kenarında kafaları kesilmiş, nehrin suyu kıpkızıl olmuş, cesetler yine ağaçlarda sallandırılmıştır.


7- "Teslim olursanız canınız bağışlanacak" sözü hiç bir zaman yerine

getirilmemiş,



"ŞERİAT SÖZ TANIMAZ" DENİLEREK KADIN-ERKEK KILIÇTAN GEÇİRİLMİŞTİR.



8- Araplar tarihte yaşadıkları bu en büyük yağma ve talandan çok büyük servet elde etmişlerdir.


9- Türkler böyle bir vahşet ve mezalimi Çinlilerden dahi görmemişlerdir.


10-Bu tarihi gerçekler "islam etkilenmesin" düşüncesiyle gizlenmekte, bahsedilmemektedir.

 


Türkçü siyasetçiler dahi konuyu geçiştirmektedir. Bundan da Araplar nasiplenmektedir.



Saygılarımla,

Arif Neşet Caner

arifn...@gmail.com





20 Nisan 2016 03:51 tarihinde <gti...@aol.com> yazdı:
Gunes Ecer


-----Original Message-----
From: ZEKI SAHIN <zeki...@yahoo.com>
To: Grbuz Guvendag <gurbu...@yahoo.com>; gtiecer <gti...@aol.com>; arifncaner <arifn...@gmail.com>
Cc: Turkiye-icin-el-ele <Turkiye-i...@googlegroups.com>; adumanol <adum...@gmail.com>

gti...@aol.com

unread,
Apr 20, 2016, 2:23:48 AM4/20/16
to zeki...@yahoo.com, gurbu...@yahoo.com, arifn...@gmail.com, GTI...@aol.com, Turkiye-i...@googlegroups.com, adum...@gmail.com
Gunes Ecer


-----Original Message-----
From: ZEKI SAHIN <zeki...@yahoo.com>
To: Grbuz Guvendag <gurbu...@yahoo.com>; gtiecer <gti...@aol.com>; arifncaner <arifn...@gmail.com>
Cc: Turkiye-icin-el-ele <Turkiye-i...@googlegroups.com>; adumanol <adum...@gmail.com>

gti...@aol.com

unread,
Apr 20, 2016, 2:25:22 AM4/20/16
to nazim...@gmail.com, arifn...@gmail.com, gurbu...@yahoo.com, GTI...@aol.com
Olur mu oyle sey Nazmi abi?
Islam ummetiymis...peygamberin soyu Araplarmis....!

Sen mutlaka bir kripto Ermeni'sindir, veya Kurtsundur abicim.
Yoksa boyle soysuz seyler soylemezsin abi.

Farketmedin mi abi, damarlarimizda asil kan akiyor.
Tabi ki, kanini tasiyandan baskasina inanmayacaksin abicim. Cunku, biz ustun bir irkiz abi.

Bizler, yıldırımlar yaratan bir ırkın ahvadıyız. Diger milletleri idare etmek icin yaratildik abicim, bilmiyor musun yoksa?
Ilk okuldan beri bunlari bosuna mi ogrettiler sana ha Arab'in usagi?

Dünya yüzünde, Türk’ten daha büyük, ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet yoktur ve bütün insanlık tarihinde görülmemiştir. abi!

Bilim adamlarina gore, Anadolu'da Turk genleri cok azmis guya abicim.
Turkler yok mu yani abi? Butun dunya birlesmis, Turkleri yok etmeye calisiyor abi...
Bir gün, ressamlar Türk’ün simasını kaybederlerse, yıldırımı alsınlar, yapıversinler, abicim!

Bana gelince, abi; hayattaki yegane üstünlüğüm, Türk doğmaktır!
Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki; sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki cevher-i asli’yi çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin.
Gerekirse boylelerini topluca katliamlarla temizlesin abicim.

Doğuşumuzdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemizdir. abicim.
Türk budur: Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir abi.

Bi dakka abi!
Yoksa sen mavi gozlu, sari sacli degil misin abicim de boyle ters konusuyorsun?
Turk irki mavi gozlu sari saclidir abi. 1930'larda yapilan sempozyumlarda, bizlere bunlari soylerdi ilim adamlarimiz abicim.

Unutmayalim abi!
Bir gun icimizdeki Rum, Ermeni, Arap, Iran, Afrika, Alman, Ingiliz genlerini yenmek istersek abicim, Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımizdaki asil kanda mevcuttur! Cunku, abi, bir Türk, cihana bedeldir! abicim....

Gun gelecek icimizdeki %5-7, %90-95'ten daha buyuk oldugunu gostercek abi; sen buna inanmazsan Arab'in dinine inanirsan geri kalirsin abicim. Sekiz asirlik Arab'in medeniyetini Turkler yaratmisti abi!

O da ne? Sabah olmus abi.
Ilk isimiz, su Anadolu'da Turk genleri cok az diyen ilim adamlarini bulup tek tek temizlemek olmali abi...
Bu gercekler sakin duyulmamali abicim.

Ama, ben sana guvenemem ki abi.
Sen Muslumansin, katliamlara irkciliga karsisin, yaradanin onunde herkes esittir - insan haklari vardir diyorsun, sana saldirilmazsa saldirma diye bir de emredilmis abi. 
Senin gibi Arab'in yagvelerine inanan, soysuzlardan bize hayir gelmez abicim!
Katliamsiz devlet mi kurulurmus abi?

Gunes Ecer, abicim!



-----Original Message-----
From: Nazım Güvenç <nazim...@gmail.com>
To: gtiecer <gti...@aol.com>
Sent: Tue, Apr 19, 2016 11:16 am
Subject: Re: [Türkiye] Antropolog Timucin: "Turkler Orta Asya'dan gelmedi"

Türk diye bir etni yoktur!! O yapay, uyduruk bir şeydir!! 
En kısa zamanda inşallah buranın adı da değiştirilecek ve bu topraklar İslam ümmeti Birliğinin bir parçası olacaktır Büyük Reis'in inayetiyle... 
Türk demek, Türkleri, Türklüğü savunmak sadece ırkçılık değil, gavurluktur, dinsizliktir. 
Neyse ki az kaldı bir iki yıla bu 90 yıllık enkazı kaldırırken Türklük denen ırkçılık da gömülecektir. Yerine Arapçanın, Arap elif basının egemen olduğu, İslam şeriatının kurallarının geçerli olduğu, tüm okulların İmam Hatip olduğu, kız çocukların ortaokuldan daha fazla okutulmadığı, batı gavur tipi üniversitelerin yerine yeniden medreselerin açıldığı ... Allah'ın dediğinin  Büyük Reis'in aracılığıyla sevabına hayata geçirildiği ilahi düzene az kaldı. 
Başta Türkler ve Türkleri, Türklüğü savunanlar olmak üzere tüm ırkçılar kahrolsunlar inşallah ve maşallah... 
Çok haklısınız .... Allah sizden razı olsun ... Ne mutlu paygamberin soyu Araplara, ne mutlu İslam Ümmetine, Kahrolsun Türkçe ...         

19 Nisan 2016 03:32 tarihinde <gti...@aol.com> yazdı:

Arif N Caner

unread,
Apr 20, 2016, 2:30:20 AM4/20/16
to Güneş Ecer, zeki...@yahoo.com, TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP, Ali Aslan Dumanol
19 Nisan 2016 03:32 tarihinde <gti...@aol.com> yazdı:
Gunes Ecer

Gunes Ecer



HASTA RUHLARI VE KİMLİK BOZUKLUKLARINI BEN DÜZELTMİYORUM.

EN İYİSİ, SAĞLAM BİR BİYOLOJİK, FİZYOLOJİK, PATALOJİK VE RUHSAL DENGELERİNİ BİR KONTROL EDİVER.

VİDALARINI GEVŞETMİŞSİN AMA FARKINDA DEĞİLSİN!!!

SENİN GİBİ, SOYUNU İNKAR EDENLERE YÜCE TANRIMIZIN ŞEFAATI BİLE YETMEZ.

Arif N Caner

unread,
Apr 20, 2016, 2:30:20 AM4/20/16
to Güneş Ecer, TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP, Ali Aslan Dumanol, zeki...@yahoo.com

19 Nisan 2016 03:42 tarihinde <gti...@aol.com> yazdı:
Gunes Ecer

Gunes Ecer


​SENİN İLACIN BENDE YOK. OLSA OLSA, BAKIRKÖY'DE OLABİLİR!

gti...@aol.com

unread,
Apr 20, 2016, 2:31:10 AM4/20/16
to gurbu...@yahoo.com, arifn...@gmail.com, zeki...@yahoo.com, Turkiye-i...@googlegroups.com, adum...@gmail.com
Turkum diyene kimsenin bir sozu mu oldu ki Gurbuz bey?

Genetik bilimlerdeki buyuk ilerlemeler sayesinde,
Anadolu'da yasayan insanlarin ana yurt genlerinin cok az oldugu ortaya cikti.

Bu, Turkuz dememize niye mani olsun ki?
Siz irkcilarin irkcilik balonunu sondurur o kadar.
Ve dunya daha rahat bir nefes alir.

Suphe goturmeyen sonuclara gore, ana yurt genlerimiz %3-7 arasi.
Geri tarafimiz Bati Asya, Avrupa, ve Orta-dogu'ya has genler.
Ve bunlar da Turkler Anadolu'ya gelmeden once Anadolunun sakinlerinin genleri.

Sadece bizim icin degil, butun irklar icin ayni seyler gecerli.

Ne diyeceksin buna?
Inkar mi edeceksin?
Hayir bu sonuclar dogru degil mi diyeceksin?
Bilimsel bir tarafini mi eklestireceksin?
15-20 bilimsel calismanin hepsi hemen hemen ayni sonuclara varmis. Nasil degistirebilirsin ki?

Sen ne yapiyorsun?
Bunlari getiren bana saldiriyorsun.
Ne ise yarayacaksa!

Sen aglasan da zirlasan da,
ben bu calismalari getirdim diye bana dunyanin iftirasini atip, hakaretler etsen de hic bir seyi degistirmeyecek.

Sen Turk irkindan degilsin; bu kesin.
Alismani tavsiye ederim.
Lakin, pek kolay alisamayacaksin; cunku, irkcisin.

Bircoklarimiz icin irk onemli degil; cunku, yaradanin onunde esitiz ve ayni anne babanin neslindeniz.
Bizlerde ayirimcilik, asagilik kompleksi; ozguvensizlik yok.; Allah'in emirleri var.
Dolayisiyle bizler rahatiz. Sen kendini dusun.

Zira, bu saydigim psikopatik dusunceler irkcilarda bol bol var.

Irk dayanaginiz ayaklarinizin altindan hizla cekilen bir hali gibi cekildi;
simdi ne yapacaksiniz?
Deli danalar gibi etrafiniza mi saldiracak siniz?

Demek ki, yuce Allah'in emirlerine ragmen ayirimcilik yapanlar icin kara gun bugunlerde gelecekmis.
Allah'in taktiri iste!

Ne yapabilirsiniz ki?
Hic bir sey!

Diger sacmaliklarina girmeme bile gerek yok...!

Gunes Ecer







-----Original Message-----
From: Grbuz Guvendag <gurbu...@yahoo.com>
To: gtiecer <gti...@aol.com>; arifncaner <arifn...@gmail.com>
Cc: zekisahin <zeki...@yahoo.com>; Turkiye-icin-el-ele <Turkiye-i...@googlegroups.com>; adumanol <adum...@gmail.com>
Sent: Mon, Apr 18, 2016 8:52 pm
Subject: Re: [Türkiye] Antropolog Timucin: "Turkler Orta Asya'dan gelmedi"

gti...@aol.com

unread,
Apr 20, 2016, 2:31:10 AM4/20/16
to arifn...@gmail.com, gurbu...@yahoo.com, zeki...@yahoo.com, Turkiye-i...@googlegroups.com, adum...@gmail.com
Gayet kolay;

Cunku, Allah'in indirdigi Islam dini herseyin ustundedir.
Irkcilik ise Allah'in yasakladigi bir illettir.

Bu sadece Islam'in bir geregi de degildir;
modern insan haklarina da karsidir.

Turkler Islamiyetin icinde erimedi;
Islamiyet'te diger muminlerle birlesip bir ummet oldu.

Kimse zorlanmiyor bu konuda. Isteyen Muslumanligi birakir.

Lakin Turk irkciligi zorlanmis gorunuse gore ki, irk olarak ana yurt genlerimiz %3-7 iken, nufusun %78'i Turkuz diyor.

Gunes

-----Original Message-----
From: Arif N Caner <arifn...@gmail.com>
To: Güneş Ecer <gti...@aol.com>
Cc: Grbuz Guvendag <gurbu...@yahoo.com>; zekisahin <zeki...@yahoo.com>; TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP <Turkiye-i...@googlegroups.com>; Ali Aslan Dumanol <adum...@gmail.com>
Sent: Tue, Apr 19, 2016 3:26 am
Subject: Re: [Türkiye] Antropolog Timucin: "Turkler Orta Asya'dan gelmedi"


19 Nisan 2016 11:54 tarihinde <gti...@aol.com> yazdı:
Gunes Ecer

Gunes Ecer



"YERYÜZÜNDE BİR BAŞKA TOPLUM GÖSTERİLEMEZ Kİ, BİZ TÜRKLER KADAR ÖZ BENLİĞİNİ YİTİRİP MENSUP BULUNDUĞU DİN İÇERİSİNDE ERİMİŞ OLSUN.
 
BİR BAŞKA MÜSLÜMAN TOPLUM YOKTUR Kİ, BİZ TÜRKLER KADAR ULUSAL GELENEK VE NİTELİKLERİNİ, DİLİNİ, TARİHİNİ VE HER ŞEYİNİ İSLÂMİYET ADINA UNUTSUN VE KENDİNDEN OLMAYAN BİR KILIĞA BÜRÜNSÜN. (YN: BU KADAR CAHİLLİK NASIL İZAH EDİLEBİLİR?)
 
 
ÜSTELİK BUNUNLA DA KALMAYIP, DİNİ UYGULAYACAĞIM DİYE KENDİ ÖZ CEDDİNİN RUHUNA TÜKÜRSÜN.”


PROF. İLHAN ARSEL
 
AKTARMA NOTU         : BİR MİLLET BU KADAR DÜŞÜNME ÖZÜRLÜ OLURSA SONUÇLARINA DA KATLANMAK ZORUNDA KALIR. ANC
 

"KENDİ AKLINA HÂKİM OLAMAYANLAR, BAŞKALARININ AKLINA MAHKÛM OLURLAR."    :BU SÖZÜM ARAP KERTMELERİNEDİR.

Arif N Caner

unread,
Apr 20, 2016, 2:31:10 AM4/20/16
to Güneş Ecer, Grbuz Guvendag, zeki...@yahoo.com, TÜRKİYE İÇİN EL ELE GRUP, Ali Aslan Dumanol

19 Nisan 2016 11:54 tarihinde <gti...@aol.com> yazdı:
Gunes Ecer

Gunes Ecer



"YERYÜZÜNDE BİR BAŞKA TOPLUM GÖSTERİLEMEZ Kİ, BİZ TÜRKLER KADAR ÖZ BENLİĞİNİ YİTİRİP MENSUP BULUNDUĞU DİN İÇERİSİNDE ERİMİŞ OLSUN.

 

BİR BAŞKA MÜSLÜMAN TOPLUM YOKTUR Kİ, BİZ TÜRKLER KADAR ULUSAL GELENEK VE NİTELİKLERİNİ, DİLİNİ, TARİHİNİ VE HER ŞEYİNİ İSLÂMİYET ADINA UNUTSUN VE KENDİNDEN OLMAYAN BİR KILIĞA BÜRÜNSÜN. (YN: BU KADAR CAHİLLİK NASIL İZAH EDİLEBİLİR?)

 

 

ÜSTELİK BUNUNLA DA KALMAYIP, DİNİ UYGULAYACAĞIM DİYE KENDİ ÖZ CEDDİNİN RUHUNA TÜKÜRSÜN.”



PROF. İLHAN ARSEL

 

AKTARMA NOTU         : BİR MİLLET BU KADAR DÜŞÜNME ÖZÜRLÜ OLURSA SONUÇLARINA DA KATLANMAK ZORUNDA KALIR. ANC

 

"KENDİ AKLINA HÂKİM OLAMAYANLAR, BAŞKALARININ AKLINA MAHKÛM OLURLAR."    :BU SÖZÜM ARAP KERTMELERİNEDİR.





gti...@aol.com

unread,
Apr 20, 2016, 6:56:49 AM4/20/16
to zeki...@yahoo.com, gurbu...@yahoo.com, arifn...@gmail.com, Turkiye-i...@googlegroups.com, adum...@gmail.com, ahmetdog...@gmail.com, zube...@yahoo.com, yka...@gmail.com, dum...@hotmail.com, united...@hotmail.com, cesur...@gmail.com, ahmetkilic...@gmail.com, ates....@yahoo.com, kutlu...@yahoo.com, alin...@olcen.net, zihni...@gmail.com, cim...@neomailbox.net, gercek....@hotmail.com, er...@turkishnews.com, dil...@dilipak.com
Meseleyi daha acik ve net anlatmam lazim demek ki Zeki bey:

Cumhuriyet doneminde, irkcilik yapanlar, devlet politikasi haline getirenler Kemalistlerdi.

Irkcilik, katliamlarla sonuclandi.
Anadolu'da azinlik birakilmadi.
Kurtlere surekli katliamlar yapildi.
Bu katliamlarin her birisi insanliga karsi islenen suctu.

Bunlar Kemalistlerin isiydi; Musluman halkin degil.
Muslumanlar da katliamlara ugratildilar.

Kurtler hem etnik irkcilik yonunden, hem de Musluman olmalarindan dolayi zulme ugratildilar.
Sadece katliamlarla da kalmadi, Turk olmayanlar icin kanunlar cikarildi; kimlikleri, kulturleri yasaklandi.

Gunes Ecer



gti...@aol.com

unread,
Apr 20, 2016, 6:57:26 AM4/20/16
to arifn...@gmail.com, zeki...@yahoo.com, gurbu...@yahoo.com, Turkiye-i...@googlegroups.com, adum...@gmail.com
Hadi diyelim hepsi dogru (aslinda tek tarafli bir hikaye; ama, neyse)
Araplarla Turklerin savasinin Islamiyet'le ne iliskisi var?

Araplar asiri ve katliamci davrandi diye Islam kotu mu sence?
Allah'in sozleri ve emirleri esastir; Muslumanlarin yaptiklari degil.

Turkler inanmasaydi da Islamiyet buyuk bir din olurdu;
cunku, Kuran binbir mucizesiyle Allah'tan geldiginin isbatidir.

Gerisi teferruattir.

Senin yaptigin ise Allah'in inkaridir.
Irkci birisinin Islam'da yeri olmaz zaten.

Gunes Ecer

Mustafa Nevruz SINACI

unread,
Apr 20, 2016, 9:35:17 AM4/20/16
to Arif N Caner, Grbuz Guvendag, gti...@aol.com
http://ulusalajans-zekeriyatumer10.blogspot.com.tr/2016/04/kimdir-bu-sabetaylar-gibi-yahudi.html


From: arifn...@gmail.com  Date: Wed, 20 Apr 2016 14:56:05 +0300  Subject: Re: [Türkie] Antropolog Timucin: "Turkler Orta Asya'dan gelmedi"  To: gurbu...@yahoo.com
CC: gti...@aol.com


Arif N Caner

unread,
Apr 21, 2016, 12:02:50 AM4/21/16
to Güneş Ecer, ahmet dogan Simsek, ahmet...@hurriyet.com.tr, Ahmet Kılıçaslan Aytar, Ali Nejat Ölçen, Haydar Ates, Cuneyt Sasmaz, Anıl Çeçen, Bülent Esinoğlu, Canfistir Davis, Ali Ercan, Aydogan Kekevi, Ali Aslan DUMANOL, mustafa sınacı, Hulki Cevizoğlu, Kutlu Altay Kocaova, Birleşmiş Türkler, Grbuz Guvendag

Gunes :::


BEDİRHANİLER...



Bedirhanileri Bilmeden, Osmanlı'nın Çöküşünü De, Cumhuriyetin Çöküşünü De Bilemezsiniz...


Osmanlı Çökerken Bedirhaniler Tarafından Kuşatılmıştı, Cumhuriyetimiz De Şu Günlerde Bedirhaniler Tarafından Kuşatıldı !..



Burada Dikkatimizi İki Koordinatöre Verelim, Tarihimize Biri Girit İsyanları Koordinatörü, Yahudi Bedirhan Paşa... Diğeri Pkk Koordinatörü Edip Başer Paşa Diye Geçti.



Bedirhan Paşa Girit İsyanlarında Koordinatör Oldu, Girit Elden Gitti !..



Edip Başer Paşa Pkk İsyanlarına Koordinatör Olduysa, Cumhuriyet De Elden Gidecektir !..


****


Yahudi Bedirhan Paşa, Sözde Kürt Olan Bedirhani Yahudilerinden... 1847 Yılında, Siirt'in "ARINÇ" Bucağında Osmanlıyı Arkadan Vurarak İsyan Edince İsyancı Kadrosuyla Birlikte Tutuklandılar. Sonra Osmanlı'dan Aman Dileyince Affedildiler...



Fakat Affedilen Yahudi Kürt Bedirhan Paşa Bir Daha 1853 Yılında İsyan Edince Bu Kez Osmanlı Tüm Bedirhanileri Sürgüne Gönderdi...



Bedirhan Paşa Ve Yakın Avenesi Girit'e Sürgün Edildi..



Bir Kısım Bedirhaniler Aydın'a -İsmet Sezgin Ve Eşref Kuşçubaşı Kökleri...



Bir Kısım Bedirhani Kayseri'ye , -Abdullah Gül Kökleri Olduğu Söylenir...



Bir Kısım Bedirhaniler Haymana'ya, -Beşir Atalay Kökleri Olduğu Söylenir...



Isparta İstanköy Sakinlerini Söylesek Ağzınız Beş Karış Açık Kalır.



Hadi İslamköy Diyelim, Kapatalım...



Yahudi Bedirhani Eşref Kuşçubaşı, Teşkilatı Mahsusa'nın Türk Başkanı Süleyman Asgari'yi Şakağından Vurarak Süleyman Asgari İntihar Etti Dedi Ve Teşkilatı Mahsusa'yı Yahudi Mason Yuvası Yaptı...



Bedirhan Paşa Girit Sürgünlerinde Boş Durmadı, Giritlileri Hem İsyana Teşvik Etti, Hem De Osmanlı'ya Tuzak Kurarak, Girit İsyancılarıyla Sözde Arabulucu Olmak İçin, Kendini Girit İsyanlarına Koordinatör Paşa Olarak Tayin Ettirdi Ve Sonunda Girit Elden Gitti...


****


Pkk Koordinatörü Ne Demekse... Edip Başer Paşa Da Pkk Koordinatörü Olduysa, Sonunuz Bellidir !..


***
Girit Elden Çıktıktan Sonra, Yahudi Bedirhan Paşa Torunları Vatana Geri Döndü...


Bunlardan En Harbi Olan Torunları, Siirt'in Arınç Bucağındaki İsyanlarına Saygıdan Dolayı, ARINÇ Soyadını Aldıkları Söylenir...



Siirt'in Baykam İlçesindeki, Arınç Bucağının Adının Bile Değiştirildiği Halde, Baba Tarafından Girit Sürgünü Bedirhan Paşa'nın Köklerine İzafeten "ARINÇ" Soyadını Alan Torunlarını Hassaten Tebrik Ederiz !!!!


Anne Tarafını İse En İyi "BAYKAL" Bilir, Çünkü Büyük Anneleri Tesadüfen Alanya'da Aynı Evde Doğmuş, Aynı Delikten Çıkmışlardı... O Evin Şamlı Sebatay Şeyh Ahmet Neşşar'a Ait Olduğu Söylenir...


***


Şeyh Ahmet Neşşar'ın Bir Oğlu İki Kızı Vardı.. Kızlarından Biri Bergama Yahudilerinden İsrail Büyük Elçisi Levi Ailesine, Diğeri İse Kafkas Karayim Yahudi Ailesine Gelin Gitti...


***

 


Burada Yazılanların Hepsi Yalandır (!)


Ölü İnsanlar Ülkesinin Zombileri İçin, Zaten Doğrular Da Yalan Gelir...


Hemen Sorarlar, Belgesi Varmııııı ?!...


ZAVALLILAR !..


Biz Mezar Taşlarını Yazdık, Onlar Öldüklerinin Farkında Değiller;
Gidin Ölüm Kağıdınızı Alın, Belge Olsun !..


***
Sakın Üzülmeyiniz, Osmanlı Katili Bedirhaniler Sizin De Katiliniz Olacaktır !..


Tek Farkla, Ölümünüz Çok Demokratik Olacaktır, Çünkü Kendi Katillerinizi Sandıkta Kendiniz Seçtiniz...


Demokrasi Deyince,


Yalnız Kendi Katillerini Seçme Hakkını Kullanan Kavim, Ölsün De Bu Izdırap Bitsin !!

 






Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages