Allah’ı/Yaratıcı kudreti devre dışı bırakıp, herşeyi kendilerine mâl eden, elde ettikleri bilgileri kendilerinden zannedenler, büyüklük kuruntusu içine girip kibirle, gururla vazgeçilmez olduklarını düşünebilirler. Alt yapısı bilgi ile donanmamış kibirli insan, bir de çevresinin aşırı övgülerine muhatap kılınıyorsa, aşırı derecede azıp zalimlik noktasına varabilir. Hiçbir şeyin kendisini durduramayacağı, her türlü ayrıcalığın üstünde olduğu vehmine kapılanların, tarihteki örnekleri ve sonları ürperti, ibret vericidir. İnsanı, bilginin kaynağını reddetmesinin, azdırabileceği uyarısını da yapmıştır Kur’an. Alak suresi,6,7,8.ayetlerde Yüce Yaratıcı şöyle seslenir: “İnsan, öğrendiklerini Rabbinden soyutlarsa, aşırı derecede azabilir; çünkü insan, bildikleriyle kendisini her türlü ayrıcalığın üstünde görür. Oysa ki en sonunda insan, tekrar Rabbine dönecektir.”
Esas Yaratıcı Kaynağa minnetsizlik, vefa duygusu yokluğu, insanı mutsuz, umutsuz yapar, boşluğa, kibre, gurura iter. Sevginin, şefkatin kaynağı olan Yaratıcı Kudret/Allah, yarattığı kulları için her daim iyi, güzel ve doğru olanı dilemektedir ama seçimler konusunda özgür bırakmaktadır. O’nunla birlikte doğruluk yolunda yürümek, yaşam denilen bu hayat macerasını güzel sonlandırmak ve boşuna yaşanmamış bir ömür geçirmek için en önemli ilkelerden biri de paylaşmaktır. Size verilen herşeyin ihtiyacınızdan fazla olanını ihtiyaç sahipleri ile paylaşmak. İşte esas mutluluklardan biri de bu! İsteyerek, gönüllü vermek; maldan, paradan, bilgiden, candan vermek ama sadece esas kaynak olan Yaratıcı için vermek! Hiçbir karşılık beklememek! Çok zorlar ama işte gerçek mutluluk budur der KUR’AN!!!
Yasemin Çin