Yorgan gitti dava sürer

0 views
Skip to first unread message

ahmet dogan Simsek

unread,
Dec 30, 2013, 2:05:23 AM12/30/13
to

Yorgan gitti dava sürer.

Bizlerde derdimize yanmayı konuşuruz.

Türkiyeyi karıştırıp soyduran savcının sabıka künyesini Vatan gazetesinden bir yazar şöyle açıklamıştı.

İşte Okay Gönensin'in Savcı Akkaş'la ilgili yazdığı yazıdaki o bölüm;

SAVCININ ÇORBAYA DÖNEN 4 DAVASI

"Bu arada, ilk savcının künyesine bakıldığında da ilginç bilgiler görülüyor. Söz konusu savcı Hrant Dink cinayeti davasında vardır, bu dava baştan aşağı bir karartma operasyonudur. Sabancı cinayeti davası vardır, asla aydınlanmamış, başından karartılmıştır. Ergenekon davasının çorbaya çevrilmesindeki imzalar içinde aynı isim vardır. Yine aynı savcı 'darbe günlükleri' davasında vardır ve darbe davalarında bu günlükler ana kanıtlar arasına sokulmamıştır."

Ben bu yazıyı gruplara gönderince bir arkadaş

ergenekon davası nasıl bir olguydu?

Diye sormuş

Göründüğü gibi bir olguydu ama davada yakılması gerekenlerin pek azı yakılırken pek çok da temiz askerin yakıldığı anlaşılmaktadır.

Operasyon doğru başlayıp karışık biterek doğru olanlarda yakılınca geride kalan doğruların morali çökertildi.

Şimdi Hükümete karşı gibi gösterilerek yapılan operasyonda cemaatin içindeki bazı Gladio üyesi oldukları anlaşılan kişiler tarafından, cemaati çıra olarak kullanıp devleti ve ülkeyi tutuşturmakta kullanılıyor. Cemaati ele geçirenlerde CHP ile birleştirilip Türkiye den atmak istediğimiz Yahudi baronların hizmetine verilmeye çalışılıyor. Bu oyunları bilmeyen temiz insanlar da bağıra çağıra kavrulurken kavurma olduklarını fark edemiyorlar. Yanlış teşhisten doğru sonuç çıkmaz. Bu oyun bize iki yüz senedir sürekli sahnelenip bizleri de figüran olarak bedava kullanıp malı götürenler tarafından uygulanıp duruyor. Henüz nasıl bir oyun kurulduğunu kimse tam bilmiyor. Bizler üç beş milyonluk yolsuzluk diye sahneye konan  aslının ne olduğu bilinmeyen Ayakkabı kutuları ve para görüntülerini seyir ederken dün akşam itibarı ile soyulan para 120 milyar dolar oluyor. Hükümet linç edilirken bu parayı kimler götürdü ve ülkedeki değeri bir anda yok bahasına düşen şirketleri kim devir aldı diye takibata başlayamıyor. Karanlık işlerde kullanılan bir Gladio savcısı cemaatten olarak ortaya çıkıp cemaati arkasına alıp hükumet ile iki tarafı kapıştırıp arkasındaki gücün patronu ABD büyükelçisi Ricardone nin ağzından şimdi sizler bir imparatorluğun çöküşünü izliyorsunuz diye neler olup bittiğini açıklayıveriyor.

Türkiye yeteri kadar imparatorluk olmadığına göre Dünyanın her yerine şube açmış ve o ülkeleri Türkiye’ye en azından gönül bağı ile bağlayan ve oralarda Milletimiz için uç beylikleri kurmaya çalışan Cemaatten ve o cemaatin faaliyetleri ile inşa edilmeye çalışılan imparatorluktan söz ediyor olmasın diye kimse düşünmüyor. Cemaatin içindeki bunca İslam karşıtı düne kadar Müslümanları gericilikle suçlayan yazar çizer savcı, 28 Şubat davasında tutuklu sanık bırakmayan yargıç buraya neden dolduruldu diye de soran yok. Cemaate yardıma gelip ben cemaati severim, bu yüzden yardım ediyorum diyenler kendi ajanlarını çoktan kritik noktalara yerleştirmiş gibi görünüyor.

Bediüzzaman Saidi Nursi’nin. Hırs sebeb-i hasarettir sözü burada Cemaatin devleti ele geçirmek kadar aşırı hırsının içine düşmekte olduğu çöküntünün sebebinin kendi hırs ve ihtiraslarının olduğu gayet güzel açıklıyor. Devletin tamamını yönetme hırsını kışkırtanlar aslında yine Gladionun ajanları oluyor ve Türkiye bu olaydan elleri kırılmadan bu vartayı da atlatsa bile artık cemaat eski cemaat olma şansını kaybetmiş ve Türkiye de onların yurt dışı hizmetlerini kullanma imkânından yoksun duruma düşürülmüş oluyor. Zaten bu kadar zarar ve çöküntüyü toparlamak epeyce zaman alacak gibi görünüyor. Ortadan buharlaşan mali imkanlar eğer Ülkeyi bölmek için kullanılacak ise oda ayrı bir felaket senaryosu olacağa benziyor. Ülkeyi Tunçelili (Dersim li) Kemal ile Sarıgüle teslim ederlerse onlar daha işi öğrenmeye bile vakit bulamadan Türkiyenin parçalanmasında kullanılmasınlar. Ve ya neden Türkiye’yi araların da kardeş payı diye paylaşmasınlar.

Nasrettin hocanın dediği gibi Yorgan giderse kavga biter.

Fıkra

Gecenin bir yarısı kış kıyamet kapının önünde üç kişi bir birine girmiş kavga ediyor. Hoca bakıyor ki kavganın biteceği yok yorganı sırtına alıp dışarı çıkıp yapmayın etmeyin diye kavgacıların arasına giriyor. İçlerinden biri o hengâme de yorganı kapıp kaçıyor. Biride ben tek kaldım bu beni döver ağabey, şunu tut da ben kaçayım diyor hoca birini engellemeye çalışırken o da kaçıyor. geride kalan adamda kaçmasalardı ben onlara yapacağımı bilirdim diye söylenerek çekip gidiyor.Hoca soğukta titreyerek eve giriyor.Hanımı, efendi dava ne imiş diye sorunca hoca bizim yorganmış diyor. Hanımı, efendi öyle saçma şey olur mu diye tekrar sorunca. Hoca oldu bile Yorgan gitti dava bitti diyor.

Savcının açtığı dava bizim en azından beş senelik emeğimiz ile kazandıklarımızı alıp götürüyor. Para gitti davada kısa süre sonra biter. Kimse bundan sonra art arda gelecek zamlar neyin nesi demesin. Herkes Ayakkabı kutularına takılıp kalırsa bizi daha çok soyarlar. Parayı ve malları götürenler değerini düşürüp yok pahasına satılacak malları ve hisseleri o para ile on katı ile bizden geri satın alırlar. Bizlerin bankamatik önünde maaşını çekip, kap kaççılara kaptırmış emekli dede  ile yanındaki yaşlı nine gibi dövünüp ağlayışımıza bakarken Parayı malı götürenler de şimdi kendi aralarında nasılda kahkahalar atıyorlardır değil mi? Selçuklu ve Osmanlı gibi imparatorluklar kuran nesillerin miras yedi çocukları yeniden soyulup çökertildi diye.

Yine bize ağlamak onlara Hurra diye nara atıp kıkır kıkır gülmek kalıyor.

A.D.Şimşek

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages