Olayın
kahramanlarını sayayım.
Kör bir intikam hissi taşıyan cahil mürteci kalabalığını en başa
yerleştirmek lazım.
Anlaşılan yakın zamanda bu kalabalığa Gürer Aykal, Borusan
Filarmoni Orkestrası da eklenmiş.
Klasik batı müziği aleminde ismi
olup da, on yıllar geçirmiş, makam sahibi olmuş, ama bir Fazıl
Say'ın sahip olduğu uluslar arası nama sahip olamamış birisidir
Gürer Aykal.
Yönettiği orkestraları dinledim, iyiydi, güzeldi, sanatını
alkışlamıştık.
O kadar.
Ama bestecilik başka bir şey.
Klasik Batı Müziği cephesinde çok fazla yoktur.
Ve bunlardan birisidir, Fazlı Say.
Ahmet Adnan Saygun
Ulvi Cemal Erkin
Cemal Reşit Rey
Hasan Ferit Alnar
Necil Kazım Akses
Türk beşleri.
Belki bir beş kişi daha çıkar.
Hepsi budur.
Bir de Fazıl Say var.
Yaşayan, üreten ve hala üretken olan birisi.
Evet, bu topraklarda artık sanata
sanatçılar dahi tükürmeye başladı.
Bu ülkenin çivisi çıkmıştır diyoruz iki de bir.
İşte bu da bir ölçüdür.
İpin ucunun kaçtığını anlamak
için göğün göçmesini, yerin ters düz olmasını, denizlerin
kurumasını, karaların çöl olmasını beklemeyin.
Böyle olur, çürüme.
Yavaş yavaş, alıştıra alıştıra.
Pis bir koku gibidir, bir süre sonra anlamaz, hissetmezsiniz.
Saygılar.
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
FAZIL SAY
Kendisine ölümcül darbeler vuran baltaya ağacın serzenişi:
"Hiçbir şeye yanmam da, sapın bendendir!"
Onu uzun
uzadıya anlatmanın gereği yok!
Bir müzik dahisi demek onu kestirmeden tanımlayabilecek özlü
bir niteleme olur!
Piyano virtüözlüğüne eklenen besteciliğiyle Türkiye kadar
dünyada da tanınan
bir kişiliktir.
Bu yanıyla
gördüğü ilgi onu gezginleştirmiş durumda.
Türkiye’den çok dünyanın çeşitli yerlerinde bulunduğunu
söylemek yanlış
olmayacaktır.
Onu önemli kılan ve gündemde tutan bir başka özelliği ödünsüz ve yürekli aydın tavrıdır!
Her şeyden önce bir özgür insan olarak gösterdiği duruşla özdeşleşmiş bir kişilik olarak boy göstermektedir müzikteki yetkinliğinin yanı sıra!
Türkiye’nin aydınlık ve çağdaş yüzüdür!
Oy gücüyle karanlığı, ahlâksızlığı ve çağdışılığı yerleşikleştirenlerin boy hedefi olmasında şaşılacak durum yok!
Sosyal medyadaki bir paylaşımı üzerinden din düşmanlığıyla etiketlenen Fazıl SAY, şimdilerde bir kez daha gündemde!
Üstelik bu kez müzik ortamından uzak tutulması girişimleri söz konusu!
Antalya’daki Piyano Festivali’nin sonlandırılması ve dolayısı ile Fazıl Say’dan uzak durulması bu kentimize bir dönem aradan sonra bir kez daha egemen olan gerici anlayıştan beklenen yaklaşım olarak görülmeli!
Borusan Filarmoni Orkestrası’yla olan Fazıl Say birlikteliğinin sona erdirilmesi de bir başka ilginç güncel gelişme olarak gündeme girmiş durumda!
Uzaklaştırıcı ve yok sayıcı girişimlerle Fazıl Say’ın değerinden bir şey yitirmesi elbette ki söz konusu olamaz!
Bu gibi kaba
yaklaşımlar olsa olsa onun Türk izleyicilerden uzak tutulması,
daha da doğrusu
yurttaşlarının ondan yoksun bırakılması anlamı taşır.
Toplamda ülkemiz için kötü bir nottur!
Bizlerin duyarsızlığını yansıtır!
Fazıl Say
olayında önemli ayrıntı çok daha çarpıcıdır.
Her iki olguda da olayın gerisindeki adın Gürer Aykal olması
göz ardı edilecek
gibi değildir.
Keşke olmasaydı!
Aynı konumda ve safta olması gerekli bir başka değerli müzik insanının Fazıl Say’a yönelik bu girişimlerin içinde yer alması üzücüdür!
Kuşku duyulmasın ki, günü ve zamanı geldiğinde benzer kaba yaklaşım Gürer Aykal için de söz konusu olabilecektir.
Ağaç, balta
öyküsüne dönecek olursak; Türkçemizde bir de baltaya sap olmak
deyişi vardır!
Olumlu bir ifadedir.
Ama, baltaya da böyle sap olunmamalıdır!
Öyle değil mi?
Ceyhun BALCI, 03.09.2014

| Kurmus
oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: Ozgur_Gunde...@yahoogroups.com |
Ayrilmak
isterseniz de : Ozgur_Gundem...@yahoogroups.com |
Grup
Sayfamız
: http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ |
Arzu
ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot.com/ |