
İBDA-C
IBDA fikriyati, Islamci edebiyatcıNecip Fazıl Kısakürek ve onu Şeyhi Seyyid Abdulhakim Arvasi yanlısı akıncı gençler tarafindan 15 Kasım 1975 tarihinde, Salih Mirzabeyoglu öncülügünde çıkarılan Gölge dergisi çerçevesinde oluştu .
1980 öncesinin radikalleşen Islamcı Devrimci gençleri arasında yayıldı. Ülkücü ve Marksist örgütlerden farklı olarak Akıncılar adıyla yeni bir örgütlenme çizgisi ortaya konuldu. Hareket mensupları, bu dönemde Islamcılık ideolojisi ile Marksist örgütlenme biçimini birleştiren gençlerden oluşuyordu.
12 Eylül öncesinde çesitli miting ve gösterilerde boy gösteren örgüt, silahli çatismalarda bazi militanlarini kaybetti. 1979 yilinda, grup tarafindan Akinci Güç dergisi çikarilmaya baslandi. Akincilar, Anadolu'dan silahli egitim kamplari kurdular ve IKP-C adiyla çesitli eylemler düzenlediler. Yandaslari için Gönüldas tabirini kullanan hareket, 1 Agustos 1984'de fiili bir örgütlenmeye giderek, kendilerine Necip Fazil'in Büyük Dogu idealine dayanarak Islami Büyük Dogu Akincilar Cephesi: IBDA-C ismini verdiler.
Kendileri disindaki Nurcu, Milli Görüsçü bütün Islamci gruplara sert muhalefet gösteren örgüt yanlilari, daha çok sehirlerde yasiyor ve topluma yabancilasan problemli kisiliklerden olusuyor. IBDAcilar yayinlarinda son derece ahlaksiz, bayagi yakistirmalar ve ifadeler kullaniyorlar. "Siddet Çözer, Seriat Için Silahli Mücadele" gibi sloganlar kullanan hareket mensuplari "Kendinden Zuhur" ögretisi çerçevesinde birkaç kisi bir araya gelip bir cephe olusturuyorlar. IBDAcilar, "Kendinden Zuhur" ögretisi konusunda sunlari söylüyor:
"IBDA, muhataplarindan kendinden zuhur ilkesi çerçevesinde faaliyet göstermelerini ister. Kendinden zuhur, gerekeni gerektigi yer ve zamanda gerektigi sekilde yapmak demektir. Bunun için, kendinden zuhur etrafinda dogru faaliyette bulunabilmek için IBDA Külliyati özümsenmelidir. Bu sayede, IBDA baglisi, IBDA'nin cephesi olarak hareket etme kabiliyeti kazanir. Kazanilan bu kabiliyet, IBDA baglisina herhangi bir yerden emir almadan hadiseler karsisinda dogru karar verip, dogru tavir alabilme melekesi kazandirir. IBDA baglisi, dogru tavir koyma melekesi ile nerede neyi nasil yapacaginin kararini kendi verir ve uygular. Hareketimiz "NBKK" teorisiyle izahini bulmustur. NBKK, Nizam bozucu Kitle Kiyami manasinadir. NBKK'nin mücadele formu olarak "milis savasi" uygun düser. Milis, askeri birlige katilan ve destek veren halk birligi demektir. Ve dolayisiyla milis savasi, Nizam Bozucu Kitle Kiyamini kaçinilmaz olarak dogurur. Milis gönüllü savasçidir. Isgal düzeninin kurdugu dengeleri yikmak için, meydanlarda, sokaklarda, okullarda... Milis savasi verilen her yer IBDA bölgesidir. Bu bölgelerde faaliyet gösteren milis güçlerinin stratejik hedefi sömürge rejiminin her türlü isgal dengelerini, iliskilerini, müessseselerini imha ve isgal otoritesini bozup ona karsi bir itaatsizlik ve kaos ortami meydana getirmektir. Isgal düzeninin müesseselerine karsi girisilen bu bütün imha eylemlerinin sebebi, sonucu ve gayesi NBBK, yani Nizam Bozucu Kitle Kiyamidir."
IBDA hareketinin fikir temeli, silahli ihtilal ve siddete dayaniyor. Hareket adina çikan kitaplar ve süreli yayinlar genç ve dinamik Islamcilari siddete dayali küçük örgütlenmelere yönlendiriyor. Birbirinden bagimsiz küçük terör gruplarinin ise, takibi ve belirlenmesi oldukça zorlasiyor. Günümüzde, Güneydogu'da PKK, kentlerde THKP-C ile uyumlu bir faaliyet sergileyen IBDA-C, bu tavriyla Suriye-Lübnan tarzi bir savas stratejisi yürütüyor.
IBDA/C (Islami Büyükdogu Akincilar Cephesi)
Necip Fazil Kisakürek'in "BÜYÜK DOGU" fikriyatindan etkilenerek ortaya çiktigi iddia edilen, Osmanli Devleti modelinde federatif yapili bir Islam Devleti kurulmasi amacini güden ve bu amaç dogrultusunda silahli mücadele yöntemini benimseyen terör örgütüdür. 1970'li yillardan beri radikal Islami faaliyetler içerisinde oldugu bilinen Salih Izzet Erdis'in liderligini yaptigi örgüt, 1989 yilinda Ankara ve Istanbul'da yapmis oldugu korsan gösteriler ile adini duyurmustur. Örgütün en bariz vasiflari; radikal dini düsünceleri tasimakla birlikte sünni anlayis içerisinde, Iran yanlisi sii hareketlere karsi cephe almasi, hatta kendinden baska hemen hemen her türlü Islami olusuma tepki göstererek onlari alabildigine elestirmesi ve bununla birlikte gayrimesru oldugunu iddia ettigi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karsi gelen bütün olusumlara sicak bakmasi, bilhassa PKK'nin ve sol örgütlerin mücadelesini destekledigini ifade ederek bunlarla ortak mücadele zeminleri arayisi içerisinde bulunmasidir.
Lideri
Örgütün liderligini Salih Mirzabeyoglu adi ile taninan ve örgüt mensuplarinca "Kumandan" olarak isimlendirilen, Salih Izzet Erdis isimli sahis yapmaktadir. 29.12.1998 günü yakalanarak gözaltina alinan örgüt lideri Salih Izzet Erdis 04.01.1998 günü tutuklanarak cezaevine konmustur. Teskilat Yapisi Yapilanma açisindan örgüt çok enteresan bir metod uygulamaktadir: "KENDINDEN ZUHUR DIYALEKTIGI" olarak ifade ettikleri bir teknigin geregi olarak, örgüt mensuplari kesinlikle hiyerarsik bir irtibata girmeksizin bagimsiz yapilanmaktadirlar. Örgütün legal ve illegal alandaki faaliyetleri tamamen birbirinden bagimsiz inisiyatifler çerçevesinde olusturulan cepheler tarafindan yürütülmektedir. Her cephe, belli bir hedef ve fonksiyon belirleyerek ayri ayri yapilanir ve herkes BÜYÜK DOGU IBDA fikriyati dogrultusunda, kimseden emir almaksizin kendi grubu içerisinde faaliyet gösterir. Dolayisiyla yapilan eylem ve etkinliklerden çogu zaman diger cepheler de haberdar olmazlar. Cepheler legal ve illegal olmak üzere iki tarzda faaliyet gösterirler;
Legal Cepheler: Daha ziyade propaganda agirlikli faaliyet içerisindedirler. Kitap ve dergi yayini, izinli toplanti, konferans ve sergi seklinde çalismalari vardir. Illegal Cepheler: Örgütün yayin organlari vasitasi ile nesredilen fikirlerden etkilenen sahislar, kendi aralarinda bir araya gelerek tamamen kendi insiyatifleriyle illegal cepheleri olustururlar. Genelde üçer-beser kisilik gruplardan olusan illegal "CEPHE"ler örgütün stratejisi dogrultusunda eylemlerde bulunurlar ve örgütün yayin organlarina bu eylemleri bildirirler.
Illegal cephelerde kisi sayisinin az tutulmasina özen gösterilir. Illegal Cephelerden bazilari; Ultra Force, Altinordu, Lazistan, Ülkücü Kisas Kitalari, Devrimci Sofi Birlikleri isimleriyle adlandirilmaktadirlar. Yayin Faaliyetleri Örgütün en önemli faaliyeti yayin alanindadir. Açmis olduklari kitabevleri, yayin organlari vasitasi ve internette olusturan web sayfasi ile taban kazanmakta ve bunlarin teorik olarak egitimlerini ve eylemlere hazirlanmalarini büyük ölçüde yine yayin organlari ve belli ölçüde de kitabevleri çevresinde gerçeklestirmektedirler.
Geçmiste AK-DOGUS, AK-ZUHUR, AKIN YOLU, TARAF ve TAHKIM gibi çesitli dergileri çikartan örgüt; günümüzde RUH-UL FURKAN adi altinda yayinladigi dergi ile propaganda faaliyeti yapmaktadir. Eylem Sekilleri Daha ziyade molotof kokteyli atma ve kundaklama gibi, risksiz, ancak bununla birlikte sansasyonel yönü agir basan eylem türleri tercih edilmektedir. Eylem tarzi ve hedefleri genellikle açiktan yayin organlari vasitasiyla nesredilmek suretiyle, örgüt mensuplari bu dogrultuda yönlendirilir. Örgütün stratejisi dogrultusunda, cepheler kendi inisiyatifleri ile karar alarak eylemleri gerçeklestirmekte ve eylemi kendileri adina üstlenmektedirler. Eylem Hedefleri 1. Sansasyonel olmasi açisindan camilere, 2. Azinliklara ait kilise, vakif ve merkezlere, 3. TV vericileri, gazeteler ve ilgili derneklere, 4. Atatürk heykellerine, 5. Birahane, banka ve oyun salonlari ile tekel bayilerine, 6. Güç gösterisinde bulunmak, kitleleri sindirmek ve kendilerine maddi kaynak saglamak amaciyla esnaflara yönelik eylemler gerçeklestirmektedirler.
Örgüt, kamuoyunun dikkatini çeken eylemlerle sik sik gündeme gelmesine ragmen, sergiledigi görüntünün aksine genis bir tabana sahip degildir. Kendini oldugundan fazla gösterebilmek ve kamuoyunun sürekli olarak gündeminde kalabilmek düsüncesini tasiyan örgüt; risksiz ancak sansasyonel eylemlere yönelmekte hatta yayinlarinda, gerçeklestirmedigi bir çok eylemi de kendi mensuplari yapmis gibi üstlenmektedir. Özellikle gelenekçi Islami kesimleri devletin yaninda yer almak ve pasif davranmak ve Müslümanlari pasifize etmekle de suçlayan örgüt kendisi disindaki olusumlar tarafindan provakatör olarak nitelendirilmektedir. Son dönemde yasadisi örgütün eylemlerinde görülen azalma, güvenlik güçlerinin yaptigi operasyonlarla örgütün önemli ölçüde pasifize edildigini göstermektedir. Ancak örgütte hiyerarsik bir yapilanma bulunmasi ve birbirinden bagimsiz cephelerden meydana gelmesi ve örgüt basinin tutuklanmasindan sonra, cezaevinde ziyarete gelen örgüt mensuplarina araliksiz eylem yapmalarinin gerektigi konusunda talimat vermesi sebebi ile, eylem yapabilecekleri degerlendirilmektedir.
Lideri ve militanlarinin büyük bir bölümü cezaevinde bulunan örgütün son dönemde çesitli basin yayin organlarinin Internet ve e-mail adreslerine gönderdigi radikal söylem ve spekülasyona dayali maksatli haberlerle, kamuoyunun dikkatini çekmeye matuf arayislara yöneldigi ve bu suretle Türkiye Cumhuriyeti üzerinde bir tehdit unsuru oldugu imajini yaratmaya çalistigi gözlenmektedir.
[publicize twitter]
[publicize facebook]
[category terör]
[tags TERÖR DOSYASI, İBDA-C, TERÖR ÖRGÜTÜ]