"ehven-i şerreyn ihtiyar olunur" = "genel zararı önlemek için kısmi zarar göze alınır"
Son seçim analizlerinden çıkarabildiğimiz kadarıyla, mevcut durumda görünen o ki, Muhalefet adayının sadece ilk Turda ~ %51 oyla ile seçilmek şansı var.
Bunun dışındaki bütün durumlarda RTE Cumhurbaşkanı olacaktır; yani,
· HDP %10 üzerinde oy alırsa (ki bu olasılık düşük değil)
· CHP'nin Ekmel Beyi destek oylarında düşüş (boykot) olursa, katılım düşük olursa,
· Seçim 2. tura kalırsa
RTE kesinlikle (~%53 oy alarak) CB seçilecek demektir.
ORHAN BEY ASLINDA SECENEKLER BIRAZ DAHA DETAYLI GOSTEREBILINIR;
GUNDEMDEKI SORU BUGUNDEN ITIBAREN NE OLACAK ??
, ELIMIZDE BIR TEK BU SORU VAR , BASKA YOK, GECMIS GITTI , BIR DAHA GERI GELMIYECEK
BUGUNE VE GELECEGE BAKALIM…
4 ADET SECIM HAKKIMIZ VAR, SIZINDE, BENIMDE HERKEZINDE
1- TAYYIP ERDOGAN
2- EKMEL BEY
3- PKK YANI DEMIRTAS
4- OY VERMEMEK VEYA GECERSIZ OY VERMEK = TAYYIBE OY VERMEK
SAYET KUVVETLI VE GUVENILIR VE ATATURKUN MIRASINI KORUYAN BIR ORDU OLSA IDI 5 NOLU SECIM HAKKI DIYEBILECEGIMIZ BIR ALTERNATIFDE OLURDU.. AMA YOK
BENIMKI 2 , CUNKU BASKA BIR SEY YAPARSAM NE OLACAGI HAKKINDA KESIN KARARIM VAR, 2 NUMARADA ISE DURUM DEGISIK TABII BU BENIM GORUSUM, MUAZZEZ HANIMN GORUSU, DEGERLI ESKISEHIR BELEDIYE BASKANIMIZIN VE EKMEL BEYI YAKINDA (SUNDAN BUNDAN , GAZETELERDEN, TAYYIBIN ALEYHDE PROPOGANDASINDAN DUYDUKLARINDAN DEGIL) TANIYANLARIN ISTISNASIZ GORUSU .. BIR SANS VERMEK ISTIYORUZ , VE umit ediyoruzki ISLER TAYYIBIN BIZI BATIRACAGI CUKURDAN DAHA FENA OLAMAZ .. FAKAT MESELENIN TEMELI.. BIR SECIM YAPMAK ZORUNDAYIZ BUGUN VE BENIM SECIMIM 2 NUMARA… SEBEB ISE YUKARDAKI IKI SATIRIN ICINDE
BASKA NE YAPABILIRIM, ? HICBIRSEY (SADECE HAVANDA SU DOVMEK) MALESEF ,
ZAMANI GERI CEVIRSEM BILE , VAKTINDE UYANMAMIS BIR KITLEYI UYANDIRMAK , VE DEVEYE HENDEK ATLATMAK AYNISEY , BUDA ISIN FELSEFESI, YANI HAVANDA SU DOVMESI
HURMETLERIMLE
KAYAALP BUYUKATAMAN
11 Temmuz 2014 17:59 tarihinde Orhan Tan <tan....@gmail.com> yazdı:
Prof. D. Ali Ercan' ın mesajını yönlendiriyorum. Bu uzunca mesajı okumak için zaman ayıramayacak kişilere, mesajın ana fikri olduğunu düşündüğüm ve tamamen katıldığım şu son cümleleri tekrarlamak istiyorum.
"....Seçmenin önünde 2 seçenek var. var.
1-Ekmel Beyi seçmek
2-Ekmek beyi seçmemek. (RTE yi seçmek, S.Demirtaşı seçmek, sandığa gitmemek veya boş oy vermek)
Bu arada, Atatürkçülüğü, Yurtseverliği kendi tekellerinde gören bir takım aydınlarımızın da, kafa bulandırıcı yorumları ve değerlendirmeleri bir yana bırakarak, Seçmene bu 2 seçenekten birini önermelerini bekliyorum. ...."
Saygılar,
O. Tan
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: D.Ali Ercan
Tarih: 11 Temmuz 2014 17:06
Konu: "Ehven-i Şer" üzerine
Kime:

EHVEN-İ ŞER
Değerli arkadaşlar, Son günlerde, Mustafa Kemal'in Sivas Kongresindeki konuşmasından bir sözü, "ehveni-şer şerlerin en kötüsüdür" deyimi, RTE ye karşı Muhalefet Partilerinin ortak CB adayı Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu için sık kullanılır oldu. Ehven-i şer demek kötünün en hafifi anlamına arapça bir sözdür; Tanzimat Hukuku mecellede (1870) "ehven-i şerreyn ihtiyar olunur" maddesi bu günkü çağdaş hukukta da "genel zararı önlemek için kısmi zarar göze alınır" şeklinde geçerliğini korumaktadır..
Matematik anlamda 0 değerini mutlak kötü ve 1 değerini mutlak iyi kabul edelim; Bu durumda 0,5 ten küçük değerler kötüye yakın değerlerdir. 0,3 değeri 0,2 değerinden daha az kötü yani ehven-i şer sayılır. Mustafa Kemal için o zamanki seçenekler ya teslim olmak, manda veya himayeyi kabul etmek (kötü seçenekler), ya da Kurtuluş savaşı (iyi seçenek) yapmaktı;
Ya (1) kurtulur, özgür bir toplum, bağımsız bir devlet halinde yaşardık, ya da (0)Tarihten tamamen silinir giderdik. O nedenle Mustafa Kemal "Ya istiklâl ya ölüm!" diyerek 0-değerine yakın seçenekleri reddediyordu.. Çünkü O iyi seçenek olarak bir kurtuluş Savaşı yapmayı kafasına koymuştu ve bu savaşı kazanacağına inancı tamdı. Kötü seçenekler arasında tercih yapmak istemiyordu.
Birinci Dünya Savaşı sonrası İttihat ve Terakki Partisine yakın milliyetçi reformistler, Halide Edip, Rauf Bey, Kara Vasıf, Yunus Nadi gibi, daha sonra Kurtuluş Savaşı'nın düşünsel önderleri arasında yer alacak olan kişiler dahil bir çok aydın İngiliz veya Amerikan mandasına girmek gerektiği üzerine açıklamalar yapıyor... Halide Edip, Minber gazetesindeki makalesinde “Bütün eski ve yeni Türkiye hudutlarına şamil olmak üzere, muvakkat bir Amerikan mandasını ehven-i şer olarak görüyoruz” diye yazıyordu.
Miralay Kara Vasıf Bey, Eylül 1919 Sivas Kongresi'ndeki konuşmasında yine aynı kavramı kullanarak şöyle konuşmuştu:
“Manda'nın isminden korkmayalım, isterseniz buna 'müzaheret' diyelim. [...] Büyük bir harpten mağlup çıktık. Bütün memleket perişan vaziyettedir. Beş yüz milyon lira (adam başı ~15 bin dolar. æ) borcumuz var. Bunu ne ile, nasıl ödeyeceğiz? Gelirimiz bu borcun faizine bile yetmez. Tamamiyle müstakil yaşamaya, mali vaziyetimiz müsait değildir. Şimdi istiklalimizi kurtarsak bile, olduğumuz yerde sayarak bir adım ilerleyemez ve günün birinde, bizden kuvvetli olanların hükmü altına girmeye mecbur oluruz. İşte bu sebeplerden dolayı, Amerika'yı şerrin ehveni saymalıyız.”
[...]
Bunun üzerine, “Hangisi daha ehven-i şerdir?” diyerek 'Amerikan himayesi' veya 'İngiliz mandası' arasında tercih tartışması yapan delegelere her iki seçeneği de kabul etmeyen Mustafa Kemal'in yanıtı şöyle olmuştu: “Ehven-i şer şerlerin en kötüsüdür. Ya istiklâl ya ölüm!” diyerek yanıtlamıştı.
Değerli arkadaşlar Şimdi içerisinde bulunduğumuz durumda, ya iktidar tarafını, ya da muhalefet tarafını seçeceğiz. Seçime gitmemek, boykot etmek dolaylı yoldan iktidarı desteklemekle eş anlamlı, dolayısıyla üçüncü bir seçenek yok; yani ehven-i şer den bahsetmenin de bir anlamı yok. Mustafa Kemal bu sözü o günkü özel koşullarda ve beğenmediği her iki seçeneğin ikisini de reddetmek anlamında söylemişti; Yoksa bu ifade mantıken "genel geçer bir ifade" değildir. Genel geçer bir ifade olmayışını şöyle bir örnekle açıklayayım; Diyelim ki Ağyar köyünden Hüseyin ağa Hastalanan çocuğunu ivedilikle Kars'taki Hastaneye götürecek.. Yolculuk için Üç seçenek var 1-Yaya 2-at arabası 3- Otomobil.... Otomobil en hızlı olanı; Otomobil seçeneği yanında Yaya veya at arabasıyla gitmek kötü seçenekler. Peki otomobil bulamayan Hüseyin ağa neyi tercih edecek? Hüseyin Ağanın tercihi açıkça at arabası olurdu yani ehven-i şerri tercih ederdi.

4Eylül-11Eylül 1919 Sivas kongresine katılan delegeler
Değerli arkadaşlar, Demokrasi Halkın Halk tarafından yönetimi, Halk egemenliği demektir. (demos=halk, kratos=kuvvet, iktidar) Eşitlik ve özgürlük Demokrasinin olmazsa olmaz iki temel kavramıdır. Demokraside seçim esastır. Seçimde her yurttaşın eşit bir oyu (fikir beyan hakkı) vardır. Buna göre seçmenlerin yarıdan fazlasının kabul ettiği bir karar uygulamaya girer. Toplum kendi seçtiği kurullarla temsil ve idare olunur kendi anayasasını kendi yapar. Anayasaya uygun yasalarla idare olunur. Mutlak Çoğunluk esasında yapılan Seçimlerde Her yurttaşın eşit bir oyu vardır. Daha açık ve basit bir ifade ile 51 kişi 49 kişiyi yönetir. Siz istediğiniz kadar "O 2 salak herif oylarını bu taraftan yana kullansalardı, yöneten biz olurduk" deyin, maalesef değişmez acı gerçek budur... Bir başka gerçek de şudur ki, İnsanlar kendini beğenir, dolayısıyla kendilerine benzeyen, kendileri gibi düşünen kendileri gibi davranan kişileri beğenirler ve seçerler; yani seçilenler ister istemez Toplumun değer ortalamasına çok yakın insanlardır.. Demokrasi ortalama bir sonuç doğuruyor; Çok iyi ve çok kötü iki uç arasında riske girmemek için yaklaşık bin yıllık bir deneyimden sonra insanlığın geldiği bir ara çözüm, bir ehven-i şer de diyebiliriz. Çok kötü olasılığından kaçınmak için çok iyi olasılığından vazgeçmek de diyebiliriz.. Demokrasi Toplumun en üstün moral değerler taşıyan Bilge kişiler tarafından yönetildiği bir yönetim biçimi değildir.
Bir Ülkedeki demokrasinin Kalitesi öncelikle seçmenlerinin (seçmenlerin kimler olacağını da yine seçmenler belirliyor?! zihinsel özürlüler, geri zekalılar oy kullanamaz diye bir yasa çıkarılmıyor) eğitim ve gelir düzeyine bağlı.. Seçmenler ne kadar ekonomik anlamda özgür olurlarsa o kadar medeni cesaret sahibi olur, o kadar bağımsız hareket edebilirler; yine seçmenleri eğitim düzeyi ne kadar yüksek olursa seçimlerini o kadar objektif yapar o kadar doğru kararlar alırlar. Tabii bu iki koşulun yanında Gelir dağılımında adalet ve katılımcı demokrasi kültürü de önemli koşullardır.. Bu dört koşulla normalize edilmiş Demokrasi değerlendirmesinde Türkiye 0,60 puanla Dünya sıralamasında ortalarda bir yerde, En tepedeki İsveç ile aramızda 86 Ülke var.

Özetle şunu söyleyebiliriz. Kör-topal, ağır-aksak gitse de bir Demokrasimiz var; ama 100 üzerinden 60 puvanlık bir Demokrasi...İktidarı ve Muhalefetiyle seçeni ve seçileniyle ortalama 60 Puvanlık bir Demokrasi; Bizim Demokrasimizin ana problemi, 12 yıldır "tek parti iktidarı"na yol vermiş olmamızdan kaynaklanıyor. Koalisyonsuz, tek partili bir rejim ister istemez "Dikta" ya giden bir yoldur... Ve böyle bir partinin başındaki kişinin de "Diktatör" olması kaçınılmazdır. Avrupa Ülkeleri yıllardan beri "koalisyon" larla yönetilir. Gerçek Demokrasi koalisyon içerisinde uzlaşarak gerçekleştirilen yönetimdir.
Mademki "Uzlaşmak" farklı görüşteki taraflarca kabul edilebilir seçeneklerinin ortak kesitidir, o halde ortak karar (uzlaşı) değeri doğal olarak Tarafların kendi ideal beklentilerinin, en iyi seçeneklerinin ortak kesitinden daha küçük bir değerde (0,5 civarında) olacaktır. Bir başka ifade ile Uzlaşı sonucu sizi %50 oranında tatmin edecektir.
Şimdi Türkiye'de koalisyonu yapan, uzlaşan bir muhalefet grubu tarafıdır... Bu Türkiye için demokratik bir gelişim aşaması sayılır. Öyle ya da böyle, Ülkenin şu anda bir Muhalefet CB adayı var: Ekmel Bey. (Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüne aykırı siyasi emelleri olan HDP/BDP yi muhalefetten saymıyoruz) ister dayatma, ister emr-i vaki deyin, de facto bir Muhalefet adayı var. "Şöyle olsaydı, böyle olurdu..." cinsinden geçmişe dönük yakınmaların ve eleştirilerin pratik bir anlamı da kalmadı; artık Seçmenin önünde 2 seçenek var.
1-Ekmel Beyi seçmek
2-Ekmek beyi seçmemek. (RTE yi seçmek, S.Demirtaşı seçmek, sandığa gitmemek veya boş oy vermek)
Bu arada, Atatürkçülüğü, Yurtseverliği kendi tekellerinde gören bir takım aydınlarımızın da, kafa bulandırıcı yorumları ve değerlendirmeleri bir yana bırakarak, Seçmene bu 2 seçenekten birini önermelerini bekliyorum.
Son seçim analizlerinden çıkarabildiğimiz kadarıyla, mevcut durumda görünen o ki, Muhalefet adayının sadece ilk Turda ~ %51 oyla ile seçilmek şansı var. Bunun dışındaki bütün durumlarda RTE Cumhurbaşkanı olacaktır; yani,
· HDP %10 üzerinde oy alırsa (ki bu olasılık düşük değil)
· CHP'nin Ekmel Beyi destek oylarında düşüş (boykot) olursa, katılım düşük olursa,
· Seçim 2. tura kalırsa
RTE kesinlikle (~%53 oy alarak) CB seçilecek demektir.
Sevgilerimle. æ
--
COK GUZEL TAYYIBIN KOKUNDE YAHUDI OLDUGUNU BILIYORUZ, GURCU KOYUNDE YASAYANLAR ERMENI VE YAHUDI KOKENLI… SON ZAMANLARDA EKMEL BEYINDE KOKENINDE ISPANYADAN GOCEN SEFARDIK YAHUDILERIN SOYUNDAN OLAN BIR ANNE VAR DEMEKTELER .. DOGRUMU YANLISMI BILMIYORUM.. BU KONUDA BIZI PULAT TACAR BEY EN IYI AYDINLATABILIR .. AYRICA UNUTMIYALIM.. ATATURK ICINDE YAHUDI DOLU DEMEKDE IDILER .. FETULLAH ICINDE OYLE DIYORLAR ANNESI YAHUDI.. BU GALIBA MUSTEREK BIR CAMUR ATMA YOLU .. CEHENDEMDEKI KAZAN VE RTURKLER HIKAYESI GENE FAALIYETDE , HERZAMAN OLDUGU GIBI..
MALESEF GORDUKLERIM ULUSALCI GECINENLER VE ASKER EMEKLILERININ OY VERMIYECEKLERI – GECERSIZ/BOS OY VERECEKLERI .. KAFALARI ALMIYORKI BU TAYYIBIN YUZDESINI ARTTIRACAK.. BU DURUMDA BU KISILER SOZDE ULSALCI VE MIILIYETCI OLURLAR CUNKU TAYYIBI DESTEKLIYORLAR DEMEKDIR.. EKMEL BEYIN BUYUK BIR SANSA IHTIYACI OLACAK BU SECIMLERDE…. SOZDE ULUSALCI VE MILLIYETCILERIN OYLARINI KAPATMAK ICIN ..